ÖZET: Bu karar, terör tehdidi nedeniyle mal varlıklarına ulaşamayan dört gerçek kişinin, 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminat talebinin Van Valiliği tarafından reddedilmesi üzerine gelişen hukuki süreçleri ele almaktadır. İlgili mahkemeler, Valilik işlemlerini iptal etmiş ve Danıştay bu kararları onaylayarak kesinleştirmiştir. Ancak, başvurucuların taleplerinin üzerinden on iki yıl geçmesine rağmen, Van Valiliği tarafından hâlâ olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, başvurucuların mağduriyetini artırmıştır.

Hukuki değerlendirme, 5233 sayılı Kanun’un öngördüğü zararların tazmini için gerekli usul ve esasların yerine getirilmediği yönündedir. Mahkeme kararları doğrultusunda yeniden işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak Valilik tarafından bu süreç ihmal edilmiştir. Sonuç olarak, başvuruların ivedilikle sonuçlandırılması ve mağduriyetin giderilmesi talebi, kamu denetçiliği kurumunun öncelikli hedeflerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, idarenin hukuka uygun hareket etmesi ve başvurucuların haklarının korunması açısından kritik bir önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

: 53878609-101.07.05.99-E.

SAYI

BAŞVURU NO : 2018/8422

KARAR TARİHİ

RET KARARI

BAŞVURAN

–

BAŞVURAN VEKİLİ/ TEMSİLCİSİ

BAŞVURUYA KONU İDARE Van Valiliği

BAŞVURUNUN KONUSU Terör tehdidi nedeni ile mal varlıklarına ulaşılamamasından kaynaklanan maddi zararın, 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması amacı ile Van Valiliğine yaptıkları başvunılan hakkında, üzerinden on iki yıl geçmiş olmasına ve mahkemelerce lehte verilen kararlara rağmen, olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmemesi gerekçesi ile yaşanan mağduriyetin giderilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ 25.6.2018

I. USUL

(1) Avukat tarafından, on iki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı adına Van Valiliği aleyhine iletilen on iki ayn dilekçe, başvuıu tarihleri itibari ile kayıt altına alınmıştır. 28.03.2013

1 / 8 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca, şikâyetlerin aynı sebep ve konudan doğduğu ve biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olduğu sonucuna varıldığından; bahse konu başvurular hakkında birleştirme kararı verilerek, inceleme ve araştırmanın tek dosya üzerinden gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır .

( 2) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca gerçekleştirilen inceleme ve araştırma kapsamında, bahse konu on iki dosyadan dört tanesinin yeniden ayrılması kararlaştırılmış ve sekiz başvurucu hakkında, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların

Karşılanması Hakkında Kanunun kapsamındaki başvurularının ivedilikle sonuçlandırılarak haklarında karar verilmesi hususunda 10/ 10/ 2018 tarih ve sayı ile Van

Valiliğine muhatap Tavsiye Kararı verilmiştir .

( 3) İş bu karar önerisi, , , ve ‘in dosyaları kapsamında kaleme alınmıştır .

II. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

( 4) Avukat başvurucu tarafından, yukarıda isimleri kayıtlı dört müvekkilinin, terör tehdidi nedeni ile mal varlıklarına ulaşamamasından kaynaklanan maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması amacı ile Van Valiliğine muhatap başvurularının ret edildiği; bunun üzerine açtıkları iptal davalarında, ilgili idare mahkemelerince lehe hükmü tesis edilerek Valilik işlemlerinin iptaline karar verildiği ve bu hükümlerin Danıştay tarafından da tek tek onanarak kesinleştiği; mahkeme kararlarının, başvurucuların malvarlığı araştırmasının keşif yapılmadan ve usulsüz yapıldığı olgusuna dayandığı, ( 5) İlgili mahkeme kararları doğrultusunda yeniden işlem tesis edilmesi yönündeki taleplerinin

Valiliğe iletildiği, ancak 12 yılı aşan süredir devam eden talepleri hakkında halen olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmediği iddia ve şikâyet edilerek, ( 6) Şikâyete konu başvuruların ivedilikle sonuçlandırılarak mağduriyetin giderilmesi hususunda Van

Valiliğine tavsiyede bulunulması talep edilmektedir .

III. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

( 7) Kurumumuzca, mahkemelerin bağımsızlığı ve mahkeme kararlarının bağlayıcılığı konusunda mer ’i mevzuat hükümleri göz önünde bulundurularak, başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse Valilik ile bahse konu kişiler arasında bir dostane çözümün tesisi amacı ile şikâyete konu talebin, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların

Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre karşılanıp karşılanamayacağı hususunda, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca Van Valiliği nezdinde inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir .

( 8) Anılan Valilikten alınan 31.10.2018 tarih ve sayılı yazıda; “ ile ilgili;

Kaymakamlığı Komisyon Alt Çalışma Grubunun 26.06.2007 tarihinde yaptığı keşif sonucunda / sayılı komisyon kararımız ile ilgiliye 4.068,73 TL ödenmesine karar verilmiş,

2 / 8Van 2. İdare Mahkemesine açılan dava sonucunda keşifte tespit edilen mal varlığının tamamı için

zarar hesabı yapılmadığından işlemin iptaline karar verilmiştir . Mahkeme kararı gereği yeniden inceleme yapılmış, alınan tapu kayıtlarına göre ilgiliye ait herhangi bir tapu kaydına rastlanılmadığından komisyonumuz tarafından ret kararı verilmiştir . Her ne kadar Alt Çalışma

Grubu tarafından başvurucu adına mal varlığı olduğuna dair evrak düzenlenmiş (kadastral sayısal veriye dayanmayan) ise de kadastro çalışmalarında; ‘Şahısların arazi edinimi nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarruflarında olması, taşınmazın maliye hazinesine intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olmadığının tespiti ile mülkiyet tescilleri tapu senedine bağlı olarak belgelendirilmektedir . Köyün bütün arazileri istisnasız olarak koordinat değerlerine bağlı olarak kayıt altına alınmıştır .’ Kişi adına zilyete dayalı ve sayısal veriye göre yapılan kadastro çalışmaları sonrası herhangi bir alan tespiti yapılmamıştır . Köy kadastro çalışmaları kesinleştiğinden, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki yönetmeliğin 11 nci maddesi uyarınca keşif yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır .

ile ilgili; Köy kadastro çalışmalarında; ‘Şahısların arazi edinimi nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarruflarında olması, taşınmazın maliye hazinesine intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olmadığının tespiti ile mülkiyet tescilleri tapu senedine bağlı olarak belgelendirilmektedir . Köyün bütün arazileri istisnasız olarak koordinat değerlerine bağlı olarak kayıt altına alınmıştır .’ Dolayısıyla, kadastro çalışmalarında yerleşim yerinde yer alan bütün arazilerin keşfi yapılmıştır . Kişi adına gerek zilyetli gerekse tapulu alan bulunmadığının keşif yapılması olanağı bulunmayıp tespiti yapılmış alanın mükerrer tespitine de mevzuat izin vermemektedir .

ile ilgili; ilgili; 0,2 dekar üzerinden ödeme yapılmasına karar verilen / sayılı komisyon kararımıza istinaden açılan davada Van 1. İdare Mahkemesinin / karar sayılı 2 kararında davacının Köyünde 647,65 m taşınmazı olduğu 0,2 dönüm üzerinden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden işlemin iptaline karar verilmiştir . Mahkeme kararı gereğince yapılan araştırmalar sonucunda Tapu Müdürlüğünden alınan tapu bilgilerine 2 göre ilgiliye ait 647,66 m2 çayır arazisinin bulunduğu anlaşılmış ve 647,66 m yani 0,65 dönüm üzerinden ödeme yapılmasına karar verilmiştir .

ile ilgili; Mahkeme kararı gereğince yapılan araştırmalar sonucunda Tapu

Müdürlüğünden alınan tapu bilgilerine göre ilgiliye ait 647,66 m2 cayır arazisinin bulunduğu 2 anlaşılmış ve 647,66 m yani 0,65 dönüm üzerinden ödeme yapılmasına karar verilmiştir .

Danıştay Onbeşinci Dairesi / esas, / karar sayılı emsal karar ile; ‘Kadastro çalışmaları tamamlanmış olan yerlerde komisyon tarafından tapu kayıtları dikkate alınarak değerlendirme yapılmasının 5233 sayılı Kanun ruhuna aykırı olmadığı buna rağmen başvuru sahipleri tarafından yine de zararlarının bulunduğunun iddia edilmesi halinde ilgilisi tarafından mülkiyeti ispata yönelik belgelerin sunulması gerektiği böyle bir hususun varlığı halinde idareden bunu yerinde yapılacak inceleme ile ortaya koyması bekleneceği aksi bir anlayışın davalı idarenin her başvuruda ileri sürülen hususlar için keşif ve bilirkişi incelemesi doğuracağı görülmektedir .’ dendiğinden tapu kayıtları üzerinden ödeme yapılmasının hukuka aykırı bir durum olduğu düşünülmemektedir .” bilgisi Kurumumuza iletilmiştir .

IV. İLGİLİ MEVZUAT

3 / 8alınmıştır : “Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır : a)

Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar . b)

Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri .

c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar .” ( 11.6) “Zararın tespiti” başlıklı 8 inci maddesinde, Kanunun 7 nci maddesi kapsamına giren zararların, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirleneceği hükmü getirilmiştir .

( 11.7) “Zararın karşılanmasına ilişkin sulhname” başlıklı 12 nci maddesi dördüncü fıkrasında, “Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir .” hükmü, beşinci fıkrasında “Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır .” hükmü düzenlenmiştir .

( 11.8) Aynı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinde, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları halinde, 19/ 7/ 1987 tarihi ile bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır . Bu maddeye göre yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren iki yıl içinde sonuçlandırılır . Bu sürenin de bitmesi ve başvuruların sonuçlandırılamamış olması halinde, Cumhurbaşkanı bu süreyi her defasında bir yılı aşmamak üzere uzatabilir .” hükmüne yer verilmiştir .

( 12) 20.10.2004 tarih ve 25619 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Terör ve

Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin; “Zararın tespiti” başlıklı 16 ncı maddesinde kapsama giren zararların, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirleneceği öngörülmüştür .

V. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

( 13) Başvuranların iddiaları, idarenin konu hakkında açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, Van Valiliği Zarar Tespit Komisyonunca haklarında daha önceden karar verilen başvurucuların taleplerinin reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

5 / 8VI. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, İnsan Haklarına ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme ( 14) Şikâyet başvurusu, ( 4), ( 5) ve ( 6) numaralı paragraflarda yer verildiği üzere, terör tehdidi nedeni ile dört gerçek kişinin mal varlıklarına ulaşılamamasından kaynaklanan maddi zararın, 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması amacı ile Van Valiliğine yaptıkları başvuruların ret edilmesi, Valilik işlemlerinin mahkemece iptal edilmesi ve bu hükümlerin Danıştay tarafından da tek tek onanarak kesinleşmesinin ardından, yargı kararları doğrultusunda yeniden işlem tesis edilmesi yönündeki aynı kişilerin talepleri hakkında Van Valiliğince halen olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmemesi gerekçesine istinaden , başvuruların ivedilikle sonuçlandırılarak mağduriyetin giderilmesi talebi ile Kurumumuza iletilmiştir .

( 15) Başvuru dosyalarının ayrıntılı tetkikinden, terör olayları nedeni ile köy/mezralarını terk etmek zorunda kaldıkları anlaşılan kişilerin, Van ili sınırlarındaki mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan zararlarının 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması

Hakkında Kanun hükümleri kapsamında tazmini talebi ile tarihi belirli olmayan zaman diliminde

Van Valiliğine müracaat ettikleri, Valilik tarafından bu taleplerin ret edilmesi üzerine, Van 1 ve 2.

İdare Mahkemesinde açtıkları iptal davalarının 2010- 2013 yılları arasında lehlerine sonuçlandığı, bu kararların Danıştay Onbeşinci Dairesince de 2014- 2016 yılları zarfında onaylandığı; yerel mahkeme ve Danıştay tarafından verilen kararların, mahallinde usulüne uygun keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak sureti ile davacılara ait taşınır ve taşınmaz mal varlığının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, tespit edilirse bu mal varlığına ulaşılamaması nedeni ile uğranılan zararın belirlenmesi ve ödenmesi gerekirken, usule uygun keşif yapılmaksızın kayıtlı ve kayıtsız herhangi bir mal varlığının tespit edilemediğinden bahisle taleplerin reddine dair idari işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine dayandırıldığı anlaşılmaktadır .

( 16) Yargı kararları doğrultusunda yeniden işlem tesis edilmesi yönündeki başvurucuların talepleri hakkında Van Valiliğince halen olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmediği ve mağduriyetin devam ettiği iddiası hakkında, Van Valiliğinin, ( 8) numaralı paragrafta yer verilen cevabına göre; ( 16.1) ile ilgili, Mahkeme kararı gereği yeniden inceleme yapıldığı, ilgiliye ait herhangi bir tapu kaydına rastlanılmadığından ret kararı verildiği, ( 16.2) ile ilgili, kişi adına gerek zilyetli gerekse tapulu alan bulunmadığından, keşif yapılması imkânı bulunmadığı, tespiti yapılmış alanın mükerrer tespitine de mevzuat izin vermediği gerekçesi ile başvurunun ret edildiği, ( 16.3) ile ilgili, Mahkeme kararı gereğince yapılan araştırmalar sonucunda

Tapu Müdürlüğünden alınan tapu bilgilerine göre ilgiliye ait 647,66 m 2 çayır arazisinin bulunduğu 2 ve 647,66 m yani 0,65 dönüm üzerinden ödeme yapılmasına karar verildiği,

6 / 8( 16.4) ile ilgili, Mahkeme kararı gereğince yapılan araştırmalar sonucunda

Tapu Müdürlüğünden alınan tapu bilgilerine göre ilgiliye ait 647,66 m 2 cayır arazisinin bulunduğu 2 ve 647,66 m yani 0,65 dönüm üzerinden ödeme yapılmasına karar verildiği, anlaşılmaktadır .

( 17) Bu durumda Valilik Zarar Tespit Komisyonu tarafından, ilgili Van İdare Mahkemelerince verilen iptal kararlarının ardından, dört başvuru dosyası hakkında da karar verildiği; bunlardan ikisi hakkında tazminat ödenmesi için ödeme kararı alındığı, (fakat kişilerin tazminat miktarını kabul etmemesi nedeni ile “uyuşmazlık tutanağı” düzenlenmiştir .) diğer iki başvuru dosyası açısından da aynı şekilde ismi geçen Komisyonun karar verdiği ve ilgililere ait mal varlığının tespit edilememesi nedeni ile başvuruların ret edildiği anlaşılmaktadır .

( 18) Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında devlet tarafından yürütülen mücadele nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların

Karşılanması Hakkında Kanunun “Karşılanacak zararlar” başlıklı 7 nci maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar tek tek sayılmıştır . Bu zararlardan bir tanesi de terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlardır .

( 19) Bu açıdan somut olay incelendiğinde, mezkûr 5233 sayılı Kanunun “Zararın tespiti” başlıklı 8 inci maddesinde kayıtlı usul ve esaslar [zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler, olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirler, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygunluk, bilirkişi görevlendirmesi ve keşif] gözetilerek takdiri Komisyon tarafından yapılmak kaydı ile şikâyete konu talebin, 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini gereken zararlardan olduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır .

( 20) 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan müracaatların sonuçlandırılmasıyla ilgili olarak ilgili

Kanunun 6 ncı maddesinde “Zarar Tespit Komisyonu çalışmalarını başvuru tarihinden itibaren altı ay içerisinde tamamlamak zorundadır . Zorunlu hallerde, bu süre vali tarafından üç ay daha uzatılabilir .” hükmü yer almaktadır . Bununla beraber, her ne kadar Van Valiliğinin Kurumumuza ilettiği cevapta belirtilmiş olmasa da Valiliğin yerel mahkemeye sunduğu savunmada sunduğu belgeye istinaden, süre açısından olayın mahiyetinin 5233 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi hükmüne tabi olduğu anlaşılmaktadır . Buna göre 5233 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları halinde, 19/ 7/ 1987 tarihi ile bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanacak ve bu maddeye göre yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren iki yıl içinde sonuçlandırılacak, bu sürenin de bitmesi ve başvuruların sonuçlandırılamamış olması halinde, Cumhurbaşkanlığınca bu süre her defasında bir

7 / 8yılı aşmamak üzere uzatılabilecektir .

( 21) Valilikçe, bir üstteki paragrafta kayıtlı usule dair işlemlerin yürütülüp yürütülmediği hususunun teyidi bir tarafa bırakılacak olursa; bahse konu dört başvuru dosyası hakkında, ancak uzunca bir zaman zarfından karar verilmiş olmasının, bölgenin zorlu fiziki şartlara sahip dağlık bir yöre olması, bizatihi terör örgütünün yol açtığı tehdit ve tehlike, zaman zaman uygulanan askeri bölge ilanı kararları, yerel bir dizi zorluklar [kan davaları vb. hasımlıklar, sahte zilyetlik belgeleri ile mükerrer ödeme riskleri vs.] da göz önünde bulundurulduğunda, 5233 sayılı mezkûr Kanunun Geçici 4 üncü maddesi hükmüne aykırılık teşkil etmediği değerlendirilmektedir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme ( 22) İyi yönetim ilkelerine 28.3.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin

Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde gönderdiği anlaşılmıştır .

( 23) Bununla birlikte Valiliğin Kurumumuza ilettiği dosya içeriğine göre, Van Valiliği Zarar Tespit

Komisyonu Başkanlığının başvuruculara muhatap usul ve uygulamasının, 31.7.2009 tarih ve 27305 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak

Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri ile 12.10.2018 tarih ve 30563 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2018/ 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi hükümlerine hükümleri ve hukukun genel ilkeleri ile uyumu mümkün olmayan bir yönetim anlayışını temsil etmektedir .

Van Valiliğinin bundan sonraki tazminat taleplerine mahsus taleplerde, sürecin ağırdan işleyişinin önüne geçecek gerekli tedbirleri alması gerektiği değerlendirilmektedir .

VII. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması”

başlıklı 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihinden itibaren , ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Van İdari Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VIII . KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Bu Kararın, BAŞVURAN VEKİLİNE ve VAN VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi