ÖZET: Başvuran, 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe teşebbüsü sırasında Sabiha Gökçen Havalimanında gözaltı işlemleri yaparken yaralanmış ve gazilik unvanı talep etmiştir. Ancak, İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar, başvuranın yaralanmasının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanunu kapsamında değerlendirilmediği gerekçesiyle gazilik unvanı talebini reddetmiştir. Başvuran, 675 sayılı KHK’nın 14. maddesine dayanarak gazilik unvanı verilmesini istemekte, ancak idare, yaralanmanın niteliği nedeniyle başvurunun uygun bulunmadığını belirtmiştir.

İlgili mevzuat çerçevesinde, gazilik unvanı verilebilmesi için İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karar alınması gerekmektedir. Başvuranın durumu, yapılan tıbbi değerlendirmeler sonucunda kronik bir rahatsızlık olarak belirlenmiş ve bu nedenle gazilik unvanı verilmesi talebi reddedilmiştir. Danıştay, başvuranın gazilik unvanı talebinin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Bu durum, gazilik unvanı ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde ilgili mevzuatın titizlikle uygulanmasının önemini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 20595-20595 |sayi|53878609-101.07.05.99-E.53878609-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/7983 2018/ 7983

KARAR TARİHİ : 07/12/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : İçişleri Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı, İstanbul Valiliği

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın gazilik unvanı talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 13/06/2018 13.6.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, 15.07.2016 tarihinde meydana gelen menfur darbe teşebbüsü ve terör eylemleri sırasında Sabiha Gökçen Havalimanında gözaltı işlemlerini ifa ederken sol ayağında çok şiddetli ağrı meydana gelmiş olmasına rağmen ertesi gün sabah saatlerine kadar görevine devam ettiğini ve görevini tamamladığını, yürüyemeyecek durumda olması hasebiyle sabah arkadaşlarının yardımıyla hastaneye gittiğini, sol ayak tendon bağının zedelenmesi nedeniyle 3 gün iş göremez raporu aldığını,

21.02.2017 tarihinde Pendik Kaymakamlığına başvurduğunu, 08.08.2017 tarihinde Pendik

Kaymakamlığı tarafından tarafına tebliğ edilen İçişleri Bakanlığı’nın yazısı ile; İstanbul Valiliği tarafından taleplerinin 667 ve 670 sayılı KHK’lar ile 3713 sayılı TMK’nın 21. madde j bendi uyarınca uygun bulunmadığı ve bu haliyle İçişleri Bakanlığı tarafından nakdi tazminat talebimin reddine karar verildiğini, 29.10.2017 tarihinde Pendik Kaymakamlığı tarafından tarafına tebliğ edilen yazıda; “ ’in durumunda herhangi bir değişiklik bulunmadığından, 2330 sayılı kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği hususunda” denilmek suretiyle itirazının reddedildiği talebine sadece Pendik Kaymakamlığı tarafından cevap verildiğinden ve İçişleri

Bakanlığı’nca herhangi bir cevap gönderilmediğinden, 28.11.2017 tarihinde Başbakanlık İletişim

Merkezi aracılığı ile Pendik Kaymakamlığı’nın itirazının reddedildiğine dair tebliğ edilen kararının

Bakanlığın nihai kararı mı olduğu yoksa Bakanlık tarafından ayrıca tebliğ gönderilip

1 / 7gönderilmeyeceği hususunda bilgi talep ettiğini, BİMER başvurusuna istinaden İçişleri Bakanlığı

tarafından yazılan ve tarafına 01.02.2018 tarihinde gönderilen yazıda “Durumunuz hakkında Pendik

Kaymakamlığı size yazı yazmış ise bu yazının bir sureti Bakanlığımıza bilgi amaçlı gönderilir .

Ayrıca Bakanlığımız size bilgi vermez . Kişi hakkında yeni komisyon kararı durumunda herhangi bir değişiklik olması halinde alınabilir .” denildiğini, 675 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesinde düzenlenen ” 15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle malul olan kamu görevlileri ve siviller ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillere, yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik unvanı verilir . Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenir .” hükmünün yer aldığını ifade etmiş; 15 Temmuz menfur darbe girişimi esnasında görevde bulunduğunu, darbe girişiminde bulunanlara müdahale ettiği ve yaralandığını ifade etmiş; bu sebeple 670 ve 675 sayılı KHK maddelerine rağmen kendisine Gazilik unvanı verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın kararının iptali ve tarafına gazilik unvanı verilmesini talep etmiştir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.1. Kurumumuz tarafından 23/ 07/ 2018 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş, İstanbul Valiliği tarafından 13/ 08/ 2018 tarih ve sayılı yazı ile Kurumumuza cevap verilmiş, ilgili yazıda özetle; 2.2. Başvuranın gazilik unvanı için Pendik Kaymakamlığına başvuruda bulunduğu, Kaymakamlık tarafından 22/ 05/ 2017 tarihinde 2330 sayılı Kanun kapsamında tazminata müstahak olmadığı görüşü ile İstanbul Valiliğine bildirildiği, 2.3. Başvuranın iddiaları doğrultusunda Pendik Kaymakamlığı tarafından İstanbul Pendik Devlet

Hastanesi’nden uzman görüşü istenildiği, bir ortopedi ve travmatoloji uzmanının hazırlamış olduğu raporda, başvuranın aşil tendonundaki rahatsızlığın akut (ani gelişen) bir rahatsızlığı ya da yaralanmayı ifade etmediği, haftalar veya aylar içerisinde gelişen (kronik) bir rahatsızlığı ifade ettiği, rahatsızlığın ilgili tendonda kalıcı bir duruma sebebiyet vermediği, mikroskobik bir iltihaplanma meydana geldiğini ifade edildiği, 2.4. İstanbul Valiliği tarafından 21/ 06/ 2017 tarih ve sayılı yazı ile İçişleri Bakanlığına gönderilen dosyanın İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından 19/ 07/ 2017 tarih ve

/ sayılı karar ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7’nci, 670 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname’nin 9’uncu maddesi uyarınca ’in 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanunu’nun 21’inci maddesinin j bendi kapsamında değerlendirilmesinin uygun bulunmadığının

Valiliğin yazısından anlaşıldığı ve nakdi tazminat talebinin reddedildiği ifade edilmiştir .

3.1. Kurumumuz tarafından 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinde düzenlenen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme görevine istinaden; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan söz konusu madde hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslara ilişkin 02/ 10/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş; 3.2. Bakanlık tarafından 31/ 10/ 2018 tarih ve sayılı yazı ile Kurumumuza bildirilen cevabi yazıda özetle;

2 / 7667 ve 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde yer alan hükümlere göre gazilere sağlanan

haklardan yararlanılabilmesi için İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karar alınmasının zorunlu olduğu, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinde yer alan gazilik unvanı hakkındaki düzenlemenin, usul ve esasların Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenmesini öngördüğü; 3.3. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 05/ 06/ 2018 tarih ve tarih ve sayılı

Bakanlık oluru ile yürürlüğe giren “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler

Dairesi Başkanlığı 15/ 7/ 2016 Tarihinde Gerçekleştirilen Darbe Teşebbüsü İle Devamı Niteliğindeki

Olaylarda Yaralananlara Gazilik Unvanı Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların” yürürlüğe girdiği, usul ve esaslarda yapılan gazi tanımlaması ile daha önceki kararnamelerde belirlenen İçişleri

Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından gazi olduğuna karar verilme şartının korunduğu ifade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname’nin “Vazife malulü aylığı bağlanması ve diğer haklar” başlıklı 7’nci maddesi “( 1)

15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle hayatını kaybeden veya malul olan sivillere 3713 sayılı Terörle

Mücadele Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında bağlanacak aylıklarının hesabında aynı fıkranın (h) bendi hükümleri esas alınır ve kendileri ile hak sahipleri, söz konusu (h) bendi kapsamında bulunanlara ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan aynı şekilde yararlandırılır . Ancak, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, malulün ya da ölenin kendisine bağlanacak aylıktan az olamaz . Ayrıca, bunlar ile bu eylemler sebebiyle yaralananlar hakkında 3/ 11/ 1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun nakdi tazminat hükümleri uygulanır . Bu şekilde bağlanacak aylıklarda, genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin borç olmama şartı aranmaz .

( 2) Birinci fıkra kapsamına giren ve 8/ 6/ 1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu kapsamında emeklilik ikramiyesine müstahak olanların emeklilik ikramiyeleri, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 115 katından az olmamak üzere, 3713 sayılı

Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri esas alınarak ödenir . Birinci fıkra kapsamına girmekle birlikte emeklilik ikramiyesine müstahak olmayan sivillerden yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanların kendileri ile ölenlerin kanuni mirasçılarına en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) 170 katı, diğer malullere ise en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil)

115 katı tutarında ek tazminat, nakdi tazminata ilişkin esas ve usuller çerçevesinde ilgili kurumlar

tarafından ödenir .” 5. 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname’nin “Tazminat ödenmesi” başlıklı 9’uncu maddesi “( 1) 15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralandıkları, tedavi amacıyla başvurdukları hastane ve sağlık kuruluşlarının kayıtları esas alınmak suretiyle, ilgili valinin teklifi üzerine İçişleri Bakanlığı Nakdi

Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan kamu görevlileri ile sivillerden, 3713 sayılı

Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında aylık bağlama şartları oluşmayanlara, 3/ 11/ 1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile

3 / 7belirlenmiş esas ve usuller çerçevesinde engellilik ve yaralanma derecesine göre belirlenecek

tazminatın beş katı tutarında nakdi tazminat ödenir .

( 2) Birinci fıkra kapsamında tazminat hakkından yararlandırılanların kendisi veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya anne, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi hakkında, 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesindeki istihdama ilişkin hükümler uygulanır .” 6. 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname’nin “Gazilik unvanı verilenler” başlıklı 14’üncü maddesi “( 1) 15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemin devamı niteliğindeki eylemler sebebiyle malul olan kamu görevlileri ve siviller ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillere, yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik unvanı verilir . Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Politikalar

Bakanlığı tarafından belirlenir .” hükümlerini amirdir .

7. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21’inci maddesinin j bendi “Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden

Sosyal Güvenlik Kurumuncailgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır .

Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır…” hükmünü haizdir .

8. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 05/ 06/ 2018 tarih ve tarih ve 61951 sayılı Bakanlık oluru ile yürürlüğe giren “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi

Başkanlığı 15/ 7/ 2016 Tarihinde Gerçekleştirilen Darbe Teşebbüsü İle Devamı Niteliğindeki

Olaylarda Yaralananlara Gazilik Unvanı Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların” “Dayanak” başlıklı 2’nci maddesi “Bu Usul ve Esaslar, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır .”, 15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe

“Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde “…c) Gazi :

teşebbüsü ve terör eylemi ile bu eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralandıkları, tedavi amacıyla başvurdukları hastane ve sağlık kuruluşlarının kayıtları esas alınmak suretiyle, ilgili valinin teklifi üzerine İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan kamu görevlileri ve sivilleri .” hükümleri yer almaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’ IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

4 / 79. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

İlgili mevzuatın değerlendirilmesi; 10. 15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü ve terör eylemlerinin bertaraf edilmesi amacıyla

Anayasa’nın 120’nci maddesinin ile 2935 sayılı olağanüstü Hal Kanunu’nun 3’üncü maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından 20/ 7/ 2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmiştir . Olağanüstü hal döneminde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri hazırlanmış olup, daha sonra söz konusu olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kanunlar ile uygun bulunmuştur .

11. 15/ 7/ 2016 tarihli darbe teşebbüsü ve terör eylemleri sırasında, terör örgütünün amacını gerçekleştirmesini engellemeye yönelik pek çok kamu görevlisi ve sivil vatandaş faaliyetlerde bulunmuş, menfur FETÖ terör örgütü tarafından 251 vatandaşımız şehit edilmiş, 2 binden fazla sayıda vatandaşımız da yaralanmıştır .

12. 667, 670 ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerde, 4,5,6 numaralı paragraflarda yer verildiği üzere yaralanan vatandaşlarımızın gazilik unvanı ve hakları ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır . 667 ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerde gazilik unvanı ile ilgili düzenlemelerde 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi

Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine gönderme yapılmış ve İçişleri

Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu’na bu husustaki başvuruları karara bağlama görevi verilmiştir . 667 ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerde gazilik unvanı düzenlenirken, 3713 sayılı Kanun ve 2330 sayılı Kanun uyarınca gazi sayılanlara belirli mali ve sosyal haklar verilmesi hususunda hüküm ihdas edilmiş olup; İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat

Komisyonu gazilik unvanının yanı sıra söz konusu mali ve sosyal hakların temin edilmesi hususlarında da görevlendirilmiştir .

13. 675 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinde yer alan düzenlemede ise 15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü ve terör eylemlerin devamı niteliğindeki eylemlerin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı oldukları sırada yaralanan kamu görevlileri ve sivillere, yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik unvanı verilmesi hüküm altına alınmıştır . Söz konusu maddede ayrıca, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi görevi verilmiştir .

14. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 05/ 06/ 2018 tarihinde bakan oluru ile yürürlüğe giren “ Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanlığı 15/ 7/ 2016 Tarihinde

Gerçekleştirilen Darbe Teşebbüsü İle Devamı Niteliğindeki Olaylarda Yaralananlara Gazilik Unvanı

Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar” ile 675 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname’nin

5 / 714’üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemiştir . Bu usul ve esaslarda 675

sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde kişiye gazi unvanı verilebilmesi için İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından hakkında karar verilmesi gereği esas alınmıştır .

Şikâyete konu olayın hukuka ve hakkaniyete uygunluğunun değerlendirilmesi; 15. Başvuran, 15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleşen menfur darbe teşebbüsü ve terör eylemleri sırasında

Sabiha Gökçen Havalimanında gözaltı işlemlerini ifa ederken sol ayağında çok şiddetli ağrı meydana gelmiş olmasına rağmen ertesi gün sabah saatlerine kadar görevine devam ettiğini ve görevini tamamladığını, yürüyemeyecek durumda olması hasebiyle sabah arkadaşlarının yardımıyla hastaneye gittiğini, sol ayak tendon bağının zedelenmesi nedeniyle 3 gün iş göremez raporu aldığını, yaralanma durumunun Pendik Kaymakamlığı, İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat

Komisyonu tarafından değerlendirildiğini, ancak yaralanma derecesinin 3713 ve 2330 sayılı

Kanunlar kapsamında olmadığı sonucuna varılarak gazi unvanı verilmediğini ifade ederek; 675 sayılı

Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi’nin 14’üncü maddesinde düzenlenen hükme istinaden kendisine gazi unvanı verilmesini talep etmiştir .

15.1. Başvuranın 15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri sırasında gözaltı işlemleri yaparken bacağından yaralandığı, sol ayağı üzerine basamaması sebebiyle 16/ 7/ 2016 tarihinde Özel Hastanesi’nde muayene olduğu ve “sol aşil üzerinde hassasiyet tanısı” konulduğu ve üç gün iş göremezlik raporu düzenlendiği, 15.2. 21/ 02/ 2017 tarihinde Pendik Kaymakamlığına nakdi tazminat almak için başvuruda bulunduğu, Pendik Kaymakamlığı tarafından yapılan inceleme neticesinde başvuranın “ 2330 sayılı Kanun kapsamında ve tazminata müstahak olmadığı” görüşü ile İstanbul Valiliğine gönderildiği, İstanbul

Valiliği tarafından 21/ 06/ 2017 tarihinde aynı görüş ile dosyanın İçişleri Bakanlığına gönderildiği, 15.3. İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu’nun 19/ 07/ 2017 tarih ve 2017/ 753 sayılı karar ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7’nci, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 9’uncu maddesi uyarınca ’in 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21’inci maddesinin j bendi kapsamında değerlendirilmesinin uygun bulunmadığı kararı verdiği görülmüştür .

16. Başvuran hakkında Pendik Kaymakamlığı ve İstanbul Valiliği görüşü üzerine İçişleri Bakanlığı

Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından verilen kararda, başvuranın durumunun 667 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname’nin 7’nci, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ise 9’uncu maddesi uyarınca 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21’inci maddesinin j bendi kapsamında bulunmadığı, bu sebeple nakdi tazminat talebine ilişkin ret kararı verildiği görülmüştür .

17.1. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 15/ 7/ 2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü ve terör eylemlerinin bertaraf edilmesi için kolluk görevini ifa ederken sol aşil tendonundan yaralandığını ifade ettiği, ancak 2.3 numaralı paragrafta ifade edildiği üzere

Pendik Kaymakamlığı’nın başvuranın durumunu incelerken görüşüne dayandığı doktor raporunda başvuranın sol bacağında meydana gelen yaralanmanın akut değil kronik bir ağrı olması hasebiyle başvuranın sol bacağındaki yaralanmanın 2330 sayılı Kanun ve 3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bahisle İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından gazilik unvanı ve tazminat talebinin reddedildiği, 17.2. 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinde yer alan düzenlemeye

6 / 7istinaden gazilik unvanı verilmesi talebinin ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın belirlediği

usul ve esaslarda kişilerin gazi unvanı verilebilmesi için İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat

Komisyonu’nun kararını esas aldığı dikkate alındığında; başvuranın gazilik unvanı talebinin idarece reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA, AİLE ÇALIŞMA ve SOSYAL HİZMETLER

BAKANLIĞINA, İSTANBUL VALİLİĞİNE tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi