Danıştay İdari dava Daireleri Kurulu Esas : 1987/25 Karar : 1988/9

 

Davacı : ………… Köyü Muhtarlığı,

Davalılar : : 1) Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 2) ……. Belediye Başkanlığı

Vekili : Av……………

Davanın Özeti : 20.9.1985 günlü 85/9874 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, ……. ili ……. ilçesinde bulunan ve Karara ekli l sayılı krokide sınırları gösterilen alanın ……. Belediyesi kontrolünde imar düzenine tabi tutulabilmesi amacıyla 17.12.1974 günü 7/9163 sayılı Kararname kapsamından çıkarılmasına ilişkin kısmı ile ……. Belediyesinin 6.6.1981 günlü 85/4 sayılı Kararı ile tebliğ edilen, davacı köyün ……. Belediyesi mücavir alanına alınmasına ilişkin işlemin, Belediye sınırlarına 12 km uzaklıktaki köylerin bulunduğu alanın mücavir alan içerisine alınmasının hakkaniyete aykırı ve sırf belediyeye gelir sağlamaya yönelik olduğu, yapılan işlemlerin 3194 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile hükümsüz kaldığı iddia edilerek, iptali istenilmektedir.

Davalı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Savunmasının Özeti: Dava konusu mücavir alan teklifinin onaylanmasına ilişkin işlemin 6785/1605 sayılı Kanunun 47 inci maddesine göre yapıldığı, 3194 sayılı Kanunun mücavir alan tasdiki ile ilgili prosedürünün de, 6785 sayılı Kanunda belirtilenin aynısı olduğu, söz konusu yerin İmar Nizamnamesinin 46 inci maddesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak incelendikten sonra 6785/1605 sayılı İmar Kanunun Ek 7-8. maddesi kapsamından 20.9.1985 gün ve 85/9674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkartılmasını takiben, ……. mücavir alanına alındığı, kentin gelişme alanında bulunan köylerin mücavir alan içerisine alınması ile köy halkına yüklenecek maliyetlerin, artan arsa fiyatları ile karşılanacağı ve köy arazisi içinde kurulacak tesislerin köy halkına ek faydalar sağlayacağı belirtilerek davanın reddi savunulmaktadır.

Davalı ……. Belediye Başkanlığının Savunmasının Özeti: İlçenin ……. sahilinde birinci derecede turistik yerlerden olduğu, söz konusu yerlerin mücavir alan içine alınmasının çevreye önem kazandırdığı, Belediye hizmetlerinin bu sahalara yayılmasına sebebiyet verdiği, Köy Muhtarlığının davacı olabilmesi için menfaatinin ihlal edilmesinin gerektiği, böyle bir menfaat ihlali olmadığına göre dava açma hakkının bulunmadığı, mücavir sahaya alınma sebebi ve yapılan işlemin İmar Kanununa uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi savunulmaktadır.

Tetkik Hakimi : S.T.

Danıştay Savcısı Y.Ş.”in Düşüncesi: Dava, ……. ili ……. ilçesine bağlı olan davacı köyün ……. Belediyesi mücavir sahasına alınmasına ilişkin 85/9874 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali ile açılmıştır.

Hadise tarihinde yürürlükte bulunan 6785 sayılı İmar Kanununun 1605 sayılı Kanunla değişik 47 inci maddesinde, Belediye hudutlarına mücavir bulunan ve beldenin müstakbel inkişafı bakımından lüzumlu görülen ve belediyenin teklifi üzerine Vilayet İdare Heyeti Kararı ve İmar ve İskan Bakanlığının tasdiki ile kabul edilen sahada da bu Kanunun tatbik olunacağı ve mücavir sahaların ilgili belediye hududuna bitişik olmasının gerekmeyeceği ve ayrıca bu sahanın köyleri de ihtiva edebileceği hükme bağlanmıştır.

Olayda da, davacı köyün ……. Belediyesinin mücavir alanı olması hususu belediye meclisinin 6.6.1985 tarih ve 85-4 sayılı kararı ile teklif edildiği ve İdare Kurulunca da bu isteğin kabulüne 11.7.1985 tarih ve 2689 sayılı Kararı ile karar verildiği ve Kanun uyarınca teklifin Bakanlıkça tasdik bu yerin İmar Kanununun Ek 7 ve 8 inci maddesi kapsamından çıkartılıp, ……. Belediyesi mücavir sahasına alınmasına Bakanlar Kurulunca karar verildiği dosyanın tetkikinden anlaşılmıştır.

Davacı köy kararın verildiği tarihte 6785 sayılı Kanunun yürürlükte bulunmadığını ve köyün ……. Belediyesi sınırlarına bitişik olmadığını iddia etmekte ise de, 3194 sayılı İmar Kanunu 9.11.1985 tarihinde yürürlüğe girdiğinden dava konusu kararda 20.9.1985 tarihli bulunduğundan 6785 sayılı Kanunun tatbikinde kanunsuzluk yoktur.

Mücavir sahaya alınabilmek için, Belediyenin bitişiğinde bulunmak şart olmadığından davacının bu husustaki iddiaları da yerinde görülmemiştir.

Bölgenin planlı bir gelişme sahası olabilmesi için, davacı köyün belediye mücavir sahasına alınmasında kanunsuzluk bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay idari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü.

Dava 20.9.1985 günlü 85/9874 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, ……. ili ……. ilçesinde bulunan ve karara ekli l sayılı krokide sınırları gösterilen alanın ……. Belediyesi kontrolünde imar düzenine tabi tutulabilmesi amacıyla 17.12.1974 günlü 7/9163 sayılı Kararname kapsamından çıkarılmasına ilişkin kısmı ile ……. Belediyesinin 6.6.1985 günlü 85/4 sayılı kararı ile teklif edilen davacı köyün ……. Belediyesi mücavir alanına alınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Davalı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı davaya konu ……. mücavir alan teklifinin idarelerine 6.6.1985 günlü 2681 sayılı İl İdare Kurulu Kararı ile gönderildiği, İmar Tüzüğünün 46 inci maddesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak inceleme yapıldıktan sonra 6785-1605 sayılı İmar Kanununun Ek 7-3 inci kapsamından 20.9.1985 günlü 85/9674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkartıldığı ve 6785 sayılı Kanunun 47 inci maddesine göre onandığı belirtmektedir.

6785 sayılı İmar Kanununun 47 inci maddesinde belediye hudutlarına mücavir bulunan ve beldenin müstakbel inkişafı bakımından lüzumlu görülen ve belediyenin teklifi üzerine, vilayet idare heyetinin kararı ve İmar ve İskan Bakanlığının tasdiki ile kabul edilen sahalarda da bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı ve bu sahaların köyleri de ihtiva edebileceği, İmar Tüzüğünün 46 inci maddesinde de, belediyelerce İmar Kanununun 47 inci maddesine göre teklif edilecek mücavir sahaların tespit ve tahdidinde; bu yerlerin beldenin sosyal münasebetleri dolayısıyla müstakbel inkişaf sahası veya sayfiyesi olduğu ve bu sebepten müşterek nizam altına alınması lazım geldiği, İmar Yasasının tatbik edilmemesi halinde gerek iskan gerekse şehircilik bakımından iskan dışı tutulması zarureti ile buralarda inşaata müsaade edilmemesinin gerektiği gibi geçerli sebeplerden bir veya birkaçına dayanılmasının gerektiği hükme bağlanmıştır.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, köy arazisi içinde kurulan tesislerin köy halkına ek faydalar sağlayacağı ve bu alanların kentin müstakbel gelişme alanı olması nedeniyle ilgili belediyece denetim altında tutulması ve belediyenin hizmet götüren eleman, araç ve gereçlerinden faydalanılacağını öne sürmekte ise de; Dava dosyasında bulunan ……. Belediyesi mücavir alan teklifi haritasının incelenmesinden,

……. Belediyesinin imar hududunun henüz belediye hududuna kadar bile gelemediği ve ayrıca mücavir alan içerisine davacı köyün yerleşim alanının değil sadece sahilinin alındığı ve böylece mücavir alana alınma halinde köy açısından doğacağı öne sürülen faydaların gerçekleşme olanağının bulunmadığı ve sahilin belediye yararına kullanılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan belediye mücavir alanı içinde olup olmama İmar Kanununun uygulama açısından değil, uygulayıcı idare açısından önem taşıdığından ve mücavir alan içinde Belediye, dışında ise il yönetimi yetkili olduğundan, aynı köyün bir bölümünde belediyenin diğer bölümünde il”in kontrolünde imar uygulaması yapılmasının hizmet gereklerine de uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davacı köyün, 6785/1605 sayılı İmar Kanunun Ek 7 ve 8 inci maddesi kapsamından çıkarılarak, ……. Belediyesi mücavir alana alınmasına ilişkin karar ve işlemlerin iptaline ve aşağıda dökümü gösterilen 8100 .- (sekiz yüz bin) lira yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine 4.3.1988 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 6785 sayılı İmar Kanunun 1605 sayılı Kanunla değişik 47 inci maddesinde belediye hudutlarına mücavir bulunan ve beldenin müstakbel inkişafı bakımından lüzumlu görülen ve belediyenin teklifi üzerine Vilayet İdare Heyeti Kararı ve İmar ve İskan Bakanlığının tasdiki ile kabul edilen sahada da bu Kanunun tatbik olunacağı ve mücavir sahaların ilgili belediye hududuna bitişik olmasının gerekmeyeceği; ayrıca, bu sahanın köyleri de ihtiva edebileceği hükme bağlanmıştır.

İmar düzenini sağlamak için yürürlüğe konulmuş bulunan İmar Kanunu ve Belediye İmar Yönetmelikleri ile 6785/1605 sayılı Kanunun Ek 7 ve 8 inci maddelerine göre çıkarılmış bulunan Yönetmelik hükümleri karşılaştırıldığında, İmar Kanunu ve bu Kanuna göre düzenlenmiş bulunan Belediye İmar Yönetmelikleri ile getirilen düzenlemelerin daha ayrıntılı olduğu kuşkusuzdur.

……. Belediyesi kontrolünde imar düzenine tabi kılınan bu alanın tarımsal nitelikli olmadığı, tarımsal alanların korunduğu, sahilde bulunması ve karayolunun geçmemesi nedeniyle ilçenin gelişme gösterdiği ve bu gelişmeye paralel olarak özellikle sahilde kaçak ve düzensiz yapılaşmaya engel olunması ile birlikte sahilin tek elden imar düzenine tabi tutulmasının amaçlandığı anlaşıldığından; davacı köyün sınırları içinde kalan bir kısım alanın, belediyenin kontrolünde imar düzenine tabi kılınmasında mevzuata aykırı bir yön görülmemiştir.

Bu nedenle davanın reddi gerektiği oyuyla, karara karşıyız.

 


ÖZET: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, davacı köy muhtarlığının, ……. Belediyesi mücavir alanına alınmasına ilişkin 20.9.1985 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, köyün belediye sınırlarına 12 km uzaklıkta olduğunu ve mücavir alanın belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu iddia etmiştir. Davalılar ise, işlemlerin İmar Kanunu’na uygun olduğunu ve köy halkına fayda sağlayacağını savunmuşlardır. Sonuç olarak, davanın reddine ve davacıya yargılama giderlerinin ödenmesine karar verilmiştir.