|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının davalı şirketteki 4/a sigortalılıklarının iptali istemiyle açtığı dava, taraf sıfatı ve dava ehliyeti açısından incelenmiştir. Dava ehliyeti, bir kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı takip etme yetkisini ifade ederken, taraf sıfatı, dava konusu hakkın sahibinin kim olduğunu belirler. Davalı şirketin yargılama sırasında tasfiye edilip ticaret sicil kaydından silinmesi, taraf sıfatının kalmadığını göstermektedir. Bu nedenle, mahkeme, taraf teşkilini ihya etmeli ve delilleri toplayarak karar vermelidir.
Sonuç olarak, davanın kısmen kabul kısmen reddine dair ilk derece mahkemesi kararı, davalı şirketin taraf sıfatının kalmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkeme, taraf sıfatı yokluğundan dolayı dava konusu hakkın incelenemeyeceğini belirterek, taraf teşkilinin sağlanması için gerekli işlemlerin yapılmasını istemiştir. Bu durum, dava sürecinde tarafların hukuki durumlarının net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2023/8427 E. , 2024/51 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3203 E., 2023/1387 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/36 E., 2022/77 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, davacının davalı şirketteki hissesini 26.12.2012 tarihinde devrettiğini, bu tarihten sonra davalı şirkette sigortalı olarak sigorta primlerinin ödendiğini, ancak davalı Kurumca davalı şirketten bildirilen 4/a sigortalılıklarının iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının esas olduğunu, resmi Kurum kayıtlarının aksinin tanık anlatımları dışında yazılı kanıt ile kanıtlaması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacının 26.03.2013-10.06.2013, 19.06.2013-30.06.2014 ve 10.07.2014-30.11.2014 tarihleri arasında 4/a sigortalılıklarının iptaline ilişkin davalı kurum işleminin iptaline, davacının bu dönemlerde 4/a sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1. Davalı Kurum vekili İstinaf Sebepleri
Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 419111 sicil sayılı…. Petrol İnşaat Boya Tekstil Turizm Ticaret Limited Şirketi’nde 30.07.2008 tarihinde ortak olduğu, 25.12.2012 tarihli noter tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile payını …’a devrettiği, ortaklar kurulunun 26.12.2012 tarih ve 2012/1 sayılı Kararı ile davacının pay devrinin kabulüne ve pay defterine işlenmesine karar verildiği, bu karar Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmemiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.01.2013 tarih ve 2012/21-734 E. 2013/152 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere ortaklar kurulu kararının sicil gazetesinde ilanının, işlemin hukuken varlık kazanmasına değil, bu hususun üçüncü kişilere açıklanması amacına yönelik olduğu, dolayısıyla inşai değil bildirici bir işlem olduğu ve bu nedenle davacının ortaklığının 26.12.2012 tarihinde sona erdiği, davacının bu tarihten sonra 19111 sicil sayılı Polat Ris Petrol İnşaat Boya Tekstil Turizm Ticaret Limited Şirketi’nde 4/1-a bendi kapsamında geçen çalışmalarının hukuken geçerli kabul edilmesi gerektiği; davacının 26.03.2013-10.06.2013, 19.06.2013-30.06.2014 ve 10.07.2014-30.11.2014 tarihleri arasındaki 4/1-a sigortalılığının iptal edilerek yersiz ödenen primlerinin 4/1-b hesabına transfer edildiği görülmüş ise de davacının ortaklığının 26.12.2012 tarihinde sona ermesi nedeniyle bu tarihten sonra 4/1-a bendi kapsamında geçen çalışmalarının hukuken geçerli kabul edilmesi gerektiği ve iptalinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı şirkette 4/a sigortalılıklarının iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288).
3.Değerlendirme
Dava, davacının davalı şirketten bildirilen hizmetlerinin Kurumca iptali işleminin iptali istemine ilişkin olup davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Ancak davalı şirketin yargılama sırasında tasfiye sonucu terkin edildiği, ticaret sicil kaydından 19.10.2021 tarihinde silindiği, bu haliyle davalı şirketin taraf sıfatının kalmadığı anlaşıldığından ihya edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmalı, delilleri varsa toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.