|
ÖZET: Uyuşmazlık, maluliyet aylığını kesen Kurum işleminin iptali ve yersiz ödenen aylıklar ile sağlık giderlerinin iadesine ilişkindir. Davacı, maluliyet aylığının başlangıçta hukuka uygun olarak bağlandığını, ancak şirket ortaklığının gizlenmesi nedeniyle iptal edildiğini iddia etmektedir. Davalı SGK ise, davacının maluliyet aylığı alırken şirket ortağı olduğunu gizlediğini ve bu nedenle aylığın kesilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının maluliyet aylığı kesilmesine ilişkin talebini reddederken, yersiz ödenen aylıkların bir kısmının iadesine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının maluliyet aylığı talep ederken şirket ortaklığını gizlediğine dair bir delil bulunmadığını, dolayısıyla maluliyet aylığının bağlanmasında Kurumun yeterli araştırma yapmadığını belirtmiştir. Mahkeme, davacının maluliyet aylığına ilişkin kötü niyetli bir davranışının olmadığını ve yersiz ödemelerin tahsilinin gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kısmen kaldırarak, maluliyet aylığının kesilmesi talebinin reddine ve yersiz ödenen aylıkların tahsil edilmesine karar vermiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2023/12339 E. , 2024/9691 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/142 E., 2022/1720 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/398 E., 2019/150 K.
Taraflar arasındaki maluliyet aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile yersiz ödenen aylıklar ve sağlık giderlerinin iadesine ilişkin işlemlerin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 01.12.2011 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlandığını, 28.02.2011 tarihi itibariyle şirket ortaklığı kaydının bulunması sebebiyle 01.03.2011 tarihi itibari ile 4/1-b esnaf sigortalısı olması gerektiğinden bahisle maluliyet aylığının başlangıçtan itibaren iptal edilerek adına borç kaydı oluşturulduğunu, yersiz ödendiği iddia edilen maluliyet aylıkları ve sağlık giderlerinin iadesine ilişkin olarak başlatılan icra takiplerinin dayanağı işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, maluliyet aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile takiplerin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 01.12.2011 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlandığını, 5510 sayılı Kanun’un 27 nci maddesindeki şartların varlığının Kurum tarafından araştırıldığını, davacının 4/1-b sigortalılığını gerektiren şirket ortaklığını gizlediğini ve Kurumu yanıltmak sureti ile kendisine maluliyet aylığı bağlanmasını sağladığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,
A)Davacının, davalı Kurumun maluliyet aylığının kesilmesine ilişkin işleminin iptali talebinin reddine,
B)Davacı hakkında, davalı Kurumca yersiz ödenen maluliyet aylığından dolayı 01.05.2015 öncesi ödenen aylıkların iadesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, 01.05.2015 ve sonrasi dönem yönünden talebin reddine,
C)Yersiz ödenen sağlık giderinin iadesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacılar Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; somut olayda davacının maluliyet aylığının kesilmesi şartlarının oluşmadığını, aksi yöndeki Mahkeme kabulünün yerinde olmadığını, davacının şirket ortaklığının maluliyet aylığı bağlanma tarihinden önceki tarihte başlamış olduğunu, bir şirkete ortak olmanın, kanunun aradığı şekilde maluliyetle çelişir fiili bir çalışma olarak değerlendirilemeyeceğini, davanın kabulüne karar verilen kısmı ile ilgili maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu, limited şirket ortağı olan davacıya ortaklığı döneminde ödenen maluliyet aylıklarının yersiz olduğunu, çalışma olgusu nedeniyle maluliyet aylığının kesildiğini, yapılan sağlık harcamalarının da yersiz olduğunu, aksi yöndeki Mahkeme hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talep tarihinden sonra davacının vefat ettiği anlaşıldığınan yasal mirasçılarının davaya dahil edildiği, somut olayda, davacıya Kurum tarafından 01.12.2011 tarihi itibariyle maluliyet aylığı bağlandığı, davacının 2008 yılından itibaren ise limited şirket ortaklığının bulunduğu, Kurumca 2016 yılında davacının yaşlılık aylığı talebi ile ilgili işlemler yapıldığı sırada, maluliyet aylığı almakta olan davacının aynı zamanda limited şirketi olduğunun anlaşılması üzerine maluliyet aylığının kesilerek yersiz ödenen aylıklar ve sağlık giderlerinin iadesinin istendiği, öte yandan davacının maluliyet aylığı talep ederken limited şirket ortaklığını gizlediği yönünde dosyada bir delil bulunmadığı gibi aleni ticaret sicil kayıtlarında da davacının ortaklığının görüldüğü ve Kurumca yeterli araştırma yapılmaksızın davacıya maluliyet aylığı bağlandığının anlaşıldığı, ancak 5510 sayılı Kanun’un 27/3 maddesi gereğince, ticaret sicil kayıtlarında, maluliyet aylığı talep tarihinde ve devamında, limited ortaklığı görünen davacının çalışma olgusu sabit olduğundan, maluliyet aylığının hiç bağlanmaması gerektiği, davacının maluliyet aylığı bağlandığı esnada Kurumu yanıltıcı herhangi bir davranışının bulunduğunun sabit olmaması, şirket ortaklığının Kurumca ticaret sicil kayıtlarından yapılacak basit bir araştırmayla tespit edilebilecek olmasına göre, Kurumun yapmış olduğu yersiz ödemelerin, 5510 sayılı Kanun’un 96/b maddesi gereğince tahsilinin gerektiği, aynı gerekçelerle, davacının kendisine maluliyet aylığı bağlanması ile ilgili kötü niyetli herhangi bir davranışı bulunmadığından sağlık giderleri yönünden yapılan ödemelerin 5510 sayılı Kanun’un 60 ıncı ve geçici 45 inci maddesi gereğince talep edilemeyeceği, Mahkemece farklı gerekçelerle hükümdeki gibi karar verilmiş olmasının Kanun’a ve olaya uygun olmadığı kanaatine varılarak hükmün düzeltilmesi gerektiğinden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b2. maddesi gereğince Mahkeme hükmünün kaldırılarak, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, Mersin 1. İş Mahkemesinin 2017/398 E.-2019/150 K. sayılı ilamının kaldırılmasına, davacı sigortalı …’un maluliyet aylığının kesilmesi işleminin iptali talebine ilişkin davasının reddine, yersiz ödenen maluliyet aylıklarının 5510 sayılı Kanun’un 96/B maddesi gereğince tahsil edilmesi gerektiğinin tespitine, Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2017/2667 takip sayılı dosyasında takibin faiz yönünden iptaline, Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2017/2666 takip sayılı dosyasında davacı aleyhine yersiz sağlık ödemelerine ilişkin davalı Kurum tarafından yapılan takibin iptaline karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, maluliyet aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile yersiz ödenen aylıklar ve sağlık giderlerinin iadesine ilişkin işlemlerin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.