|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti konusundaki hukuki uyuşmazlık ele alınmıştır. Davacı, belirli bir süre boyunca davalı işveren yanında çalıştığını, ancak sigortalı gösterilmediğini ve eksik prim ödemeleri yapıldığını iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının belirli tarihler arasında çalıştığını kabul etmiş, ancak diğer işyerlerinde yapılan sigortalılık bildirimlerini dikkate almamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddetmiş, ancak Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını belirterek, kararın bozulmasına ve davanın yeniden ele alınmasına hükmetmiştir. Yargıtay, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından, davacının çalıştığı dönemlerdeki tüm belgelerin toplanması ve tanıkların dinlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, davanın kamu düzenini ilgilendirdiği ve titizlikle incelenmesi gerektiği ifade edilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/57 E. , 2024/2622 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/737 E., 2023/1857 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/190 E., 2022/42 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 2008 yılında işten çıkarıldığı 17.08.2019 tarihine kadar davalı firma bünyesinde, …’nın işverenliğinde çalıştığını, firma yetkilisi …’nın belirli aralıklarla aynı sektördeki farklı işyerlerini kiraladığını, çalışanları ile bir süre kiralanan mekanlarda hizmet verdikten sonra tekrar davalı firmaya tüm çalışanları ile birlikte döndüğünü, davalı firma yetkilisi …’nın, hizmet cetvelinde görüleceği gibi her ne kadar kendi firması olan … işyeri sicil numaralı … Anadolu Limited Şirketi dışında 20.02.2015- 24.02.2015 tarihleri arasında …işyeri sicil numaralı … Limited Şirketi (işletme adı Milano); 25.12.2016-13.08.2017 tarihleri arasında …. işyeri sicil numaralı … Limited Şirketinde (işletme adı …) 14.08.2017-21.11.2018 tarihleri arasında … işyeri sicil numaralı … Limited Şirketinde (işletme adı Miami) sigortalı gösterilmiş olsa da aslında tüm zaman diliminde sigortalı gösterildiği firmaların bünyesinde çalışmadığını, sadece …’nın talimatları doğrultusunda diğer çalışan arkadaşları ile birlikte işyeri değişikliği sonucu verdiği hizmeti farklı adreslerindeki işyerlerinde yerine getirdiğini, davalı firmanın bu değişiklikleri bilerek, kasıtlı olarak gerçekleştirdiğini, belli dönemlerde işten çıkış- giriş bildirimi yapıldığını, kısa süre sonra yeniden işe giriş bildirimi verildiğini, sigortalı sözüktüğü aylarda ise gün sayısının eksik gösterildiğini, bu dönemlerde iş akdi gereği davalı firmayla devam ettiğini, tüm bu süreler zarfında davalı firma bünyesinde haftanın 7 günü, tatil dahi olmadan çalıştığını, bahsi geçen firmalar tarafından ödendiği gözüken tüm sigorta primlerinin aslında kendisi tarafından ödendiğini, işyeri uygulamasına göre günlük yevmiyelerden her gün 20 TL sigorta primi ödemesi yapılmak üzere kesinti yapıldığını, günlük yevmiyesinin 100 TL olduğunu, elden teslim edildiğini, teslim alındıktan sonra kendisinden 20 TL sigorta primi ödemesine karşılık geri vermesinin istendiğini, işyerinde günlük 100 TL yevmiye, 150-200 TL bahşiş ile 3.000 TL sabit, 4500 ile 6000 TL arasında değişen ücret ile çalışmasına karşın, her seferinde 20 TL günlük geri alındığını, maaşının 3000 TL olan kısmının 2400 TL olarak eksik ödendiğini, işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını belirtilerek, davacının, dava konusu dönemde aralıksız olarak davalı işveren yanında çalıştığının tespitini, davalı firmada ve işyeri sicil numaraları bildirilen diğer firmalarda (gerçekte davalı firma bünyesinde sigortalı olması gerekirken) sigortalı olarak çalıştığı dönemlerdeki eksik primlerin davalı tarafından tamamlanmasıni talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Anadolu Eğl. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının bahsettiği sürede çalıştığı diğer firmalar ile davalı işverenlik arasında organik bağ olduğu ifade edilmiş ise de bunun kabul edilmediğini, davacının haksız kazanç elde etmek için davalı ile bağlantısı olmayan başka firmaların gösterildiğini, ücretinin bordroda görüldüğü gibi olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
2.Feri müdahil kurum vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne,
Davacının davalıya ait iş yerinde
01.07.2013 – 08.07.2013
23.04.2014 – 02.05.2014
13.05.2014 – 19.05.2014
20.08.2014 – 09.01.2015
11.06.2015 – 17.06.2015
17.07.2015 – 21.07.2015
29.05.2016 – 05.06.2016
05.07.2016 – 11.07.2016 tarihleri arasında hizmet akdi ile ve asgari ücretle çalıştığının tespitine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm beyanlar ve dilekçelerindeki bilirkişi raporuna itirazlarının mevcut olduğunu, buna rağmen İlk Derece Mahkemesinin söz konusu hükmü kurduğunu, dosyaya sunmuş oldukları delil, belge ve tanık ifadelerine rağmen davacı müvekkilinin sigortasız çalıştığı döneme ilişki hizmetin kabul edilmemesi, diğer işyerlerindeki çalışmaların sayılmamış olmasının tamamen hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığından ve hak düşürücü süre geçtiğinden zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında dinlenen ve beyanları hükme esas alınan davacı tanıklarının müvekkiline karşı açılmış davada davalı olarak bulunduğunu, davacının müvekkil işverenlikteki çalışmasının sgk kayıtlarında görüldüğü gibi ve kesintili olduğunu, SGK’ya bildirilmeyen çalışmasının bulunmadığını, davacının istinaf dilekçesinde tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığı ifade etmişse de husumetli tanıkların beyanlarına göre karar verildiğinden davacının bu konudaki itirazlarının geçerli olmadığını, husumetli tanıkların beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespit davalarının yasal dayanağının 506 sayılı Kanun’un 79/8 inci ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi olduğunu, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden, davanın ayrı bir titizlikle incelenmesi ve davacı çalışmalarının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti için tüm delillerin toplanması gerektiğini, kamu düzenini ilgilendirir niteliği gereği ayrı bir incelemeye tabi tutulması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararı bozulmasını istemiştir.
3. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararında prime esas kazançla ilgili olarak tanık ifadelerine itibar edilmediğini, Mahkeme kararının ücrete ilişkin kısmının bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Davacının davalıya ait şirkette 2008-17.08.2019 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak, günlük 100 TL yevmiye, 150-200 TL bahşiş ile 3.000 TL sabit, 4500 ile 6000 TL arasında değişen ücret ile çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece davacının talebine konu dönemde dava dışı işverenler tarafından, davacı adına yapılan sigortalılık bildirimleri ve ramazan ayına tekabül eden çalışma süreleri dışlanmak suretiyle, kalan hizmet döneminde davalı işverenlik bünyesinde çalışmalarının tespitine karar verilmişse de, verilen hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece öncelikle davacı yanın beyanı alınmak suretiyle, talebine konu dönemde sigortalı çalışmalarının bildirildiği dava dışı işverenliklerden yapılan bildirimlerin iptalini talep edip etmediği sorulmalı, iptalinin talep edilmesi halinde, davacının talebi doğrultusunda verilecek hükmün bu işverenlerin hak alanını ilgilendirdiği anlaşıldığından, HMK m. 124 gereğince anılan dava dışı işverenliklere usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltilerek, davaya katılımları sağlanmalı gösterecekleri deliller toplanmalı, tanıklar dinlenmeli, davacının bu işyerlerinde gerçek ve fiili hizmetinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tüm çalışmaların davalı işveren nezdinde geçtiğinin kabulü halinde, hak düşürücü sürenin geçmediği hususu göz önüne alınmalı, gerçek işverenler ve dolayısıyla davacının hangi işverenler nezdinde hangi tarihler arasında çalıştığı her türlü şüpheden uzak bir biçimde açıkça belirlenmeli, toplanan deliller takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.