onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.04.1968 – 17.09.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının aidiyetinin tespiti talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiştir; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı eksik araştırmaya dayalı bulmuş ve usul ile yasaya aykırı olduğunu belirterek bozma kararı vermiştir. Mahkeme, sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesi için gerekli olan aidiyet tespitinin, kuşkuya yer vermeyecek şekilde yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının sigortalılık tescilinin bulunmadığını, ancak davacının iddia ettiği hizmetlerin hangi işyerlerine ait olduğunun ve bu hizmetlerin kime ait olduğunun resen araştırılması gerektiğini ifade etmiştir. Mahkeme, davacıya ait hizmetlerin geçtiği işyerlerine ait bordroların ve tanık beyanlarının toplanması gerektiğini, ayrıca nüfus kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, Mahkeme, eksik inceleme ve araştırma nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş ve davanın yeniden değerlendirilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından önem arz etmektedir.

10. Hukuk Dairesi         2024/108 E.  ,  2024/1404 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/2516 E., 2023/2512 K.
    KARAR : Esastan red
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2019/230 E., 2023/266 K.

    Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi …. tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.04.1968 – 17.09.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kurum kayıtlarında… olarak kaydedildiğini beyanla, müvekkilinin bu tarihler arasındaki fiili çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği hizmetlerin aidiyetinin anlaşılabilmesi için diğer sigortalının da davaya dahil edilmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayalı hüküm verilmemesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ile …. SSK sicil numarasında kayıtlı sigortalı bildirimlerinin davacı … (….)’a ait olduğu, SGK Tescil Hizmet Dökümüne davacının TC kimlik numarasının işlenmesi gerektiği gerekçesine dayalı olarak “Davacının davasının kabulüne; ….. SSK sicil numarasında kayıtlı sigortalı bildirimlerinin davacı ….. TC Kimlik numaralı … (…..)’a ait olduğu, SGK Tescil Hizmet Dökümüne davacının TC kimlik numarasının işlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir kısım tanık beyanları ile hatalı rapora itibar edilerek karar verildiğini, kesinleşmiş Mahkeme kararı ile doğum kağıdı dikkate alınarak davanın reddedilmesi gerekirken kabulü yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, eksik ve hatalı incelemeye dayalı karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Kurum kayıtlarına göre davacının sigortalılık tescilinin bulunmadığı, …..sigorta sicil numarası ile 01.09.1986 tarihinde …. sicil sayılı … unvanlı işyerinden verilen işe giriş bildirgesi ile sigortalılık tescili yapılan… adına, 01.01.1987 – 31.01.1987 döneminde 134022, 1987/2-1991/3 döneminde 124835, 02.01.1993 – 01.09.1993 döneminde 321036, 01.11.1993 – 17.09.1999 döneminde 5565 sicil sayılı işyerinden bildirimlerin bulunduğu, işveren … ile bordro tanıklarının anlatımları, nüfus ve doğum kayıtları birlikte değerlendiğinde, … kızı 10.08.1969 doğumlu hane 29 cilt 5, sayfa 94 Konya-Beyşehir nüfusuna kayıtlı… adında birinin bulunmadığı,…. sigorta sicil numarası ile… adına gözüken çalışmaların davacıya ait olduğu, davacının uyuşmazlık konusu dönemde fiili olarak çalıştığı yönünde iddiayı doğrulayan aydınlatıcı ve net anlatımlar karşısında, taraflar arasındaki çekişme konusu tarihlerde hizmet akdine tabi çalışma olgusunun davacı yönünden gerçekleştiğinin ve… ismiyle gerçekleştirilen hizmetlerin davacıya ait olduğunun kanıtlandığı belirgin bulunmakla, davanın kabulüne yönelik mahkeme kararı usul ve kanuna uygun bulunmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, aidiyet tespiti talebine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.

    3. Değerlendirme
    Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı tarafından 01.04.1968 – 17.09.1999 tarihleri arasındaki Kurum kayıtlarında… adına kayıtlı olan çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitinin talep edildiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de Mahkeme hükmü eksik araştırmaya dayalıdır.

    Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki temel haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, ihtilafa konu süredeki hizmetin kime ait olduğunun resen araştırma ile saptanması gereklidir.

    Mahkemece yapılması gereken, davacıya ait olduğu belirtilen hizmetlerin geçtiği tüm işyerlerine ait dönem bordroları getirtilip resen bordrolu tanık beyanlarına başvurulmalı, bordrolu tanık bulunmaması durumunda zabıta marifetiyle komşu işyeri tespiti yapılıp bu işyerlerinden bildirimi yapılan tanıklar dinlenilmeli, tarafların ikamet durumları işyeri karşılaştırması yapılmalı, işe giriş bildirgeleri ve işyeri sicil dosyaları ve varsa tarafların göstereceği diğer deliller ikmal edilmeli, ayrıca nüfusta… adlı başka kimsenin olup olmadığı sorularak var ise Kurum kayıtları getirtilerek uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    VI. KARAR
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.