onecikan-yargitay

ÖZET: Bu karar, iş kazası tespiti davasına ilişkindir. Olay, 21.03.2018 tarihinde, davacının çocuklarının çalıştığı iş yerinde meydana gelen bir silahlı saldırı sonucu gerçekleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi, olayın mesai saatleri içinde ve iş yeri eklentisi sayılabilecek bir alanda gerçekleştiği gerekçesiyle iş kazası olduğuna hükmetmiştir. Davalı Kurum, olayın iş yeri dışında meydana geldiğini ve dolayısıyla iş kazası sayılmayacağını öne sürerek istinaf başvurusu yapmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi, işçilerin mola sürelerinde iş yeri dışındaki bir büfeye gitmelerinin, işverenin bilgisi dahilinde olduğunu ve bu durumun iş kazası ile illiyet bağı oluşturduğunu belirterek, davalı Kurumun istinaf talebini reddetmiştir. Mahkeme, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, temyiz başvurusu da reddedilmiş ve ilk karar onanmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/936 E.  ,  2024/1820 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/127 E., 2023/170 K.
    HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2019/130 E., 2021/190 K.

    Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.03.2018 tarihinde meydana gelen olayda hayatını kaybeden… ve …’nin, davacının çocukları olduğunu, vefat edenlerin davalı … Giyim Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’de çalışmaktayken çay paydos saatinde daha önce işyerinde çalışan… isimli şahsın alacağını almak için iş yerine gelmesinden sonra yaşanan tartışmalardan sonra çıkan kavgada, kavganın tarafı olmamalarına rağmen olayı ayırmaya çalışırken vurularak yaşamlarını yitirdiklerini belirterek, olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

    Davalı … Giyim Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.03.2018 tarihinde meydana gelen ölüm olayında hayatını kaybeden… ve …’nin davalı … Giyim Tekstil San. ve Tic. A.Ş.’de çalışmaktayken… isimli şahıs tarafından silahla öldürüldükleri, dosyaya konu ölümlü olayın mesai saatleri içinde olduğu, zira mola sürelerinin
    mesai saatinden sayıldığı, iş yeri firmanın iş yeri sahasında sigara içilebilecek
    çay ocağı, büfe, vb. yerin mevcut olmaması nedeniyle molalarda işçilerin
    toplu olarak iş yeri bina girişi kapı önüne çıkmaları, sokağın karşısında (iş yeri
    sahası dışında) bulunan büfeye çay ve sigara içmek için gitmeleri ve bu
    ihtiyaçlarını giderdikten sonra mola bitiminde tekrar iş yerine dönerek
    mesailerine devam ettikleri hususunun dosya kapsamında aynı iş yerinde çalışan tanıkların beyanları ile sabit olduğu bu nedenle büfe iş yeri dışında olmasına rağmen işyeri
    eklentisi olarak değerlendirilebileceği, … işçilerin ara dinlenme
    saatlerinde 20 dakikalık mola süresi sonunda iş yerine dönerek mesailerine
    devam etmeleri nedeniyle, büfe ile mesai saatlerinden sayılan
    ara dinlenme süreleri arasında bir illiyet bağının bulunduğu, işçilerin molalarda iş yeri bina girişine inmeleri ve karşıda bulunan büfede
    vakitlerini geçirmeleri ve alış veriş yapmaları hususunda her ne kadar işveren
    tarafından yazılı olarak bir izin mevcut değil ise de; işçilerin toplu olarak dışarı
    çıkıp çay, meşrubat, sigara içme mekanı olarak kullanılan büfeye, çay, sigara
    içtikten sonra geri iş yerine dönüp mesailerini sürdürdükleri ve bunu sürekli
    yaptıkları işveren / işveren vekilinin de bilgisi dâhilinde olduğu ve giriş – çıkışlara
    göz yumduğu, dolaylı olarak bunu onaylamış olduğu dikkate alındığında olayın bir iş kazası olduğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 11 inci maddesi gereğince,
    İşyeri bina önü ve karşısındaki büfenin İş Yeri Eklentilerinden sayılacağı ve söz konusu olayın burada gerçekleştiği bir arada değerlendirildiğinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu,
    madde: 13/b ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, madde:3/g’ ye
    istinaden 21.03.2018 tarihinde meydana gelen ölümlü olayın bir iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca bir olayın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için “sigortalının, işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş dolayısıyla, sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda…” hallerinden birinde meydana gelmesinin gerektiği, belirtilen olayın iş yeri dışındayken meydana geldiğini, nedensellik bağının kesildiğini, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.03.2018 tarihinde meydana gelen olayda hayatını kaybeden … ve …’nin davalı … Giyim Tekstil San ve Tic AŞ’de çalışmaktayken dava dışı… isimli şahıs tarafından silahla öldürüldükleri, müteveffalar … ve …’nin kaza tarihindeki hizmet döküm cetveline göre …,…,.., sicil numaralı davalı “…”nden hizmetlerinin bildirildiği, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 04.09.2019 tarihli inceleme raporunda; kaza olayının 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, mirasçılık belgesinin mevcut olduğu ve davacının müteveffaların mirasçısı olduğu, dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ölen sigortalıların bekar olarak vefat ettikleri, 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesine göre annenin belli koşullar altında ölüm aylığı alma hakkının bulunduğu, davaya konu olayın mesai saatleri içinde olduğu, zira mola sürelerinin
    mesai saatinden sayıldığı, iş yeri firmanın iş yeri sahasında sigara içilebilecek
    çay ocağı, büfe, vb. yerin mevcut olmaması nedeniyle molalarda işçilerin
    toplu olarak iş yeri bina girişi kapı önüne çıkmaları, sokağın karşısında (iş yeri
    sahası dışında) bulunan büfeye çay ve sigara içmek için gitmeleri ve bu
    ihtiyaçlarını giderdikten sonra mola bitiminde tekrar iş yerine dönerek
    mesailerine devam ettikleri hususunun dosya kapsamında aynı iş yerinde çalışan tanıkların beyanları ile sabit olduğu, bu nedenle büfe iş yeri dışında olmasına rağmen işyeri
    eklentisi olarak değerlendirilebileceği, … işçilerin ara dinlenme
    saatlerinde 20 dakikalık mola süresi sonunda iş yerine dönerek mesailerine
    devam etmeleri nedeniyle, büfe ile mesai saatlerinden sayılan ara dinlenme süreleri arasında bir illiyet bağının bulunduğu, işçilerin molalarda iş yeri bina girişine inmeleri ve karşıda bulunan büfede
    vakitlerini geçirmeleri ve alış veriş yapmaları hususunda her ne kadar işveren
    tarafından yazılı olarak bir izin mevcut değil ise de; işçilerin toplu olarak dışarı
    çıkıp çay, meşrubat, sigara içme mekanı olarak kullanılan büfeye, çay, sigara
    içtikten sonra geri iş yerine dönüp mesailerini sürdürdükleri ve bunu sürekli
    yaptıkları işveren/işveren vekilinin de bilgisi dâhilinde olduğu ve giriş-çıkışlara
    göz yumduğu, dolaylı olarak bunu onaylamış olduğu dikkate alındığında, olayın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 13/b
    maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 3/g maddesine
    istinaden bir iş kazası olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplere dayalı olarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesidir.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.