onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, hizmet tespiti davasının hukuki niteliği ve yasal dayanakları ele alınmıştır. Davacı, belirli tarihler arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia ederek hizmet tespiti talep etmiştir. Mahkeme, davacının çalıştığı döneme ilişkin belgelerin eksik olduğunu ve tanık beyanlarının yetersiz olduğunu tespit etmiştir. Yargıtay, sosyal güvenlik hakkının korunması amacıyla bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğunu vurgulayarak, delil toplama sürecinin daha titiz yürütülmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.

Yargıtay, davanın kısmen kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını belirterek, temyiz başvurularını kabul etmiş ve mahkeme kararının bozulmasına hükmetmiştir. Bu karar, sosyal güvenlik haklarının korunması ve hizmet tespitine ilişkin davaların titizlikle yürütülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Mahkeme, tarafların sunduğu delillerin yanı sıra, gerektiğinde kendiliğinden araştırma yaparak daha kapsamlı bir inceleme yapılmasını istemektedir.

10. Hukuk Dairesi         2024/964 E.  ,  2024/2418 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2020/418 E., 2023/832 K.
    KARAR : Kısmen kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Nizip 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2017/32 E., 2019/998 K.

    Taraflar arasındaki hizmet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde fiilen işe başladığı tarih olan 15.03.2003 tarihi ile 11.05.2011 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu yaptığı iddialarının hak düşürücü süreye uğradığını, bu yöndeki itirazlarının tetkiki ile davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin diğer itirazlarının kabulü ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    2.Fer’i müdahil Kurum vekili beyan dilekçesinde özetle; davacının 07.02.2017 havale tarihli dava dilekçesinde 15.12.2009 ila 03.02.2017 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, 15.12.2009 ila 11.05.2011 tarihleri arasında sigortasının yapılmadığını ve yapılmayan dönemlerinin hizmet tespitini talep ettiğini, davacının talebinin haksız olup reddi gerektiğini, davacının bu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, davacı ile Kurum arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığından işçilik haklarına ilişkin talebin husumet sebebiyle reddi gerektiğini, hizmet tespiti davalarının yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un mülga 79/10 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi olduğunu, konuya ilişkin Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında da açıkça belirtildiği üzere (10. Hukuk Dairesi 28.02.2006 tarih, 2005/11870 Esas, 2006/2054 Karar) bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden, işverenin kabulü tek başına hukuki sonuç doğurmadığını, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının davalıya ait işyerinde 15.07.2003-20.08.2009 tarihleri ile 01.01.2011-11.05.2011 tarihleri arasında günün asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, davacı vekilinin ödenmeyen sigorta primlerinin ödenmesine dair talebinin reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararda davanın reddedilen kısmı üzerinde müvekkil lehine ücreti vekalet takdir edilmemesi ve davacıya yükletilmemesi hatalı olduğu, hak düşürücü süre yönünden de itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, davacı davasını ispatlamadığını, yetersiz ve çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesi kanun ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

    2.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumumuz kayıtlarına göre davacının davalı iş verene ait iş yerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını, ayrıca Kurumumuz davayı tahrik etmediğinden ve kusuru da bulunmadığını beyan ederek kararın bozulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini beyan ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından davacı ve davalı SGKB vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme hükmünün kaldırılarak HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ( İş Mahkemesi Sıfatıyla) 24.09.2019 tarih ve 2017/32 Esas -2019/998 K. sayılı ilamının HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddine davacının davalıya ait işyerinde 15.07.2003-20.08.2009 tarihleri ile 01.01.2011-11.05.2011 tarihleri arasında günün asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davalı vekili istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

    2.Fer’i müdahil Kurum vekili Mahkemenin yeterli inceleme yapmadığını, ayrıca tanıkların beyanlarının nazara alınmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

    2.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

    3. Değerlendirme
    1.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu davada, davacının, 15.07.2003 – 03.02.2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde terzi ustası olarak askerlik dönemi hariç aralıksız çalışmasına rağmen 15.07.2003 ile 11.05.2011 arası bildirimlerinin eksik yapıldığını, tespitini talep ettiğini belirttiği ,davacının davalı işyerinden 20.08.2009 – 31.08.2009 arasında 12 gün, 11.05.2011 – 03.02.2017 tarihleri arasında ise aralıksız şekilde bildirimlerinin yapılmış olduğu, 1 Eylül 2009 ile 1 Aralık 2010 arasında da askerlik görevini ifa ettiği, Mahkemece davacı ve davalının bildirdiği tanıklar ile bir kısım bordro tanıkları ile komşu iş yeri tanıkları dinlenerek davanın kısmen kabulüne dair verildiği, dinlenen tanıklardan … dışındakilerin uyuşmazlık dönemini kapsar şekilde çalışmalarının olmadığı, Mahkemenin verdiği hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.

    2.Mahkemece, işyerinden dava konusu dönem bordrolarında bildirilen başkaca kişiler varsa bunlar tespit edilerek yeteri kadar bordro tanığı dinlenmeli, bu şekilde bordrolu çalışanın olmadığının tespiti veya dinlendiği halde kanaat edinmeye yeterli olmadığı takdirde dosyada tespit edilmiş ve dinlenmemiş komşu işyeri çalışanları dinlenmeli, bu tanıkların da beyanlarının yeterli olmaması halinde davacıya da sorularak çalışmasını bilebilecek başkaca kişiler varsa bunlar da dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

    O hâlde, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

    Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    07.03.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.