|
ÖZET: Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Davacı, 01.08.2009-27.04.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmesi gerektiğini savunmuş ve yaşlılık aylığı talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının sigortalı sayılması gerektiğine ve yaşlılık aylığına hak kazandığına karar vermiştir. Ancak, davalı Kurum bu kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının prim tevkifatının yapıldığını ve sigortalılık talebinin geçerli olduğunu belirterek, ilk mahkeme kararını onaylamıştır. Ancak, davacının 2019 yılına ait prim borcunun bulunması nedeniyle, yaşlılık aylığı bağlanmadan önce bu borcun ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ayrıca, faiz başlangıcı açısından 5510 sayılı Kanun’un 42. maddesinin göz önünde bulundurulmadığına dikkat çekilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, prim borcunun ödenmesi yönünde süre verilerek tahsis yapılmasına karar vermiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hakkının korunması ve prim borçlarının dikkate alınması açısından önem taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/1084 E. , 2024/2190 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1558 E., 2023/1415 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/329 E., 2020/462 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.08.2009-27.04.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur hizmetini ve tescil kaydını iptal eden ve tahsis talebini reddeden davalı Kurum işleminin iptali ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren davacıya emekli aylığı bağlanması ve her bir aylığa ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.08.2009 tarihinden geçerli 5510 sayılı Kanun’un 4/I-b (4) alt bendi (Tarım Bağ-Kur) sigortalısı olarak 01.08.2009-28.04.2011 tarihleri arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine aksine Kurum işleminin iptaline, davacının 01.03.2019 tarihinden geçerli yaşlılık aylığına hak kazandiğinin tespitine 01.03.2019 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına ve bu tarihten itibaren ödenmemiş her bir aylığa ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiz uygulanarak davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiği, davalı Kurum işleminin iptalini gerektirecek hiç bir yasal düzenleme gerekçe gösterilmeksizin yasaya aykırı hüküm kurulduğu gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile tarım sigortalılarının tescil şartlarını yeniden düzenlenmiş, Kanun’un 7/1-b maddesi ile Kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca ya da sigortalıların kendilerince bildirilmesi halinde tescilin yapılacağı belirtilmiş, yine 5510 sayılı Kanun ile Kurumun resen tescil görevi kaldırılmış, muhtarların bildirimi yerine ise Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının bildirimi getirilmiş ise de; davacının teslim ettiği ürün bedellerinden prim tevkifatı yapılmış olması, 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalı olarak tescili bulunmayan davacının prim tevkifatına itiraz etmemiş olması karşısında, söz konusu prim tevkifatı davacı tarafından yapılmış bir prim ödemesi olduğu, aynı zamanda davacının sigortalılık yönünde irade açıklaması/sigortalılık talebi niteliğinde olduğu, öte yandan sosyal güvenlik hakkının vazgeçilmez ve feragat edilemez bir hak olması, sigortalılığın zorunlu olması karşısında prim tevkifatına istinaden davalı Kurumca davacının, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 01.08.2009 tarihinden geçerli 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi (Tarım Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olarak tescil edilmesi, yasal koşulları taşıyan davacının 01.03.2019 tarihinden geçerli yaşlılık aylığına hak kazanması nedeniyle 01.03.2019 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması ve bu tarihten itibaren ödenmemiş her bir aylığa ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiz uygulanarak davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, sonuç olarak Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, 01.10.2008 sonrası tevkifat kesintisine istinaden yapılan ve hatalı olan tescil kaydının 28.04.2011 olarak düzeltildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline dair Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Kanun’un 2, 4, 5, 9, 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10 uncu madde hükümleri.
3. Değerlendirme
Eldeki dosyada; davacının 28.4.2011 tarihli tescil başvurusuna ve 06.07.2009 tarihli tevkifata dayalı olarak geriye dönük tescilinin yapılması talebine istinaden Kurum tarafından 1.8.2009 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının 26.02.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunmasından sonra daha önce Kurum tarafından 01.08.2009 tarihinden devam eden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği ve Kurum tarafından davacıya 24.06.2019 tarihli yazı ile 4/b Tarım Bağ-Kur tescil kaydının 28.04.2011 olması gerekirken sehven 01.08.2009 olarak yapıldığının ve emeklilik talebine istinaden 4/b dosyası kontrol edilirken 01.10.2008 sonrası tevkifat kesintisine istinaden 01.08.2009 olarak yapılan tescil kaydının 28.04.2011 olarak düzeltildiğinin bildirildiği, yaşlılık aylığı bağlanması için 15 yıl hizmet süresi bulunmadığı gerekçesiyle tahsis talebinin reddedildiği, davacının 06.07.2009 tarihli tevkifatının ve 28.07.2003 tarihinden devam eden ziraat odası kaydının bulunduğu, Dairemizin 04.12.2023 tarihli geri çevirme ilamı sonrası Kuruma yazılan müzekkereye verilen 11.1.2024 tarihli cevapta, davacının 01.08.2009-28.04.2011 tarihleri arası eklenerek 4/b sigortalılığının incelenmesinde 26.02.2019 tarihli tahsis talebi itibariyle şubat ayından prim borcu bulunduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Kuruluş kaydı ve 06.07.2009 tarihli tevkifat dikkate alındığında Mahkemenin davacının 01.08.2009-28.04.2011 tarihleri arasında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine ilişkin kararı isabetli bulunmuştur.
Ne var ki; 11.01.2024 tarihli Kurum yazısı ve ekindeki sigortalılık belgesinden 2019 yılı 2 nci aya ait prim borcu bulunduğunun anlaşılması ve söz konusu aya ilişkin prim gün sayısının davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasında gerekli olması gözetilerek, öncelikle davacıya prim borcunun ödenmesi yönünde süre verilerek ödemeyi takip eden ay başı itibariyle tahsise karar verilmelidir.
Kabule göre de, faiz başlangıcı yönünden 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesinin gözetilmemesi yerinde bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.