onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1983 olarak belirlenmesi ve 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmesi talebine ilişkindir. Davacı, yurt dışında çalıştığı süreleri borçlandığını ve bu nedenle yaşlılık aylığına hak kazanması gerektiğini savunmuştur. Davalı kurum ise yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında, davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme ile verildiğini belirterek itirazda bulunmuştur. Yargıtay, davacının yaşlılık aylığı tahsis talebinin bulunup bulunmadığını ve yurt dışı borçlanma taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirlemiş ve hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının temyiz itirazlarını kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine hükmetmiştir. Bu durum, sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesi ve yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmesi açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/1477 E.  ,  2024/4800 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/2933 E., 2023/3173 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/352 E., 2023/129 K.

    Taraflar arasındaki aksine işlemin iptali ile sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1983 olarak alınması ve yaşlılık aylığı koşullarının 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında çalıştığı süreleri borçlandığını, sigorta başlangıç tarihi 01.02.1983 olarak tespiti ile 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı koşullarına tabi olması gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihi 01.02.1983 olarak tespiti ile 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı koşullarına tabi olması gerektiği istemine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi, 506 sayılı, 2829 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

    2-3201 sayılı Kanun’un “Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” başlıklı 5 inci maddesi;

    Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanacağını,

    Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğini,

    Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarih olacağını,
    07.07.2019 tarihli 7186 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile yapılan değişiklikten sonra ise yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceğini,

    Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmayacağını, ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceğini,

    Yine 07.07.2019 tarihli 7186 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile eklenen son fıkrada Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu sürelerin 5510 sayılı Kanun’un 41 inci maddesinde yer alan hükümlerin esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edileceğini düzenler.

    3.Değerlendirme
    İnceleme konusu davada, dava öncesi başvuru, dava dilekçesi ve ön inceleme tutanağına göre, davacının eldeki davayı, yaşlılık aylığı koşullarının, 506 sayılı Kanun’a göre değerlendirilmesi gerektiğine dair karar verilmesi için açtığı, dosyada ve taleplerinde bir yaşlılık aylığı tahsis talebinin bulunmadığı,

    Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının Türkiye’de 29.07.2019-30.07.2019 tarihleri arasında 2 gün 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi bulunduğu, 04.07.2011 tarihli borçlanma talebi ile Almanya’da geçen ev kadınlığı süresini borçlanma talebinde bulunduğu, dilekçesi ekinde 10.11.1981 tarihinden itibaren yurt dışında ikametgahının bulunduğuna dair belge sunduğu, talebine istinaden hazırlanan tahakkuku süresinde olarak 02.11.2011 tarihinde 7200 gün olarak ödediği,

    31.07.2019 tarihli ikinci borçlanma talebi ile çalışılan yurt dışı sürelerini borçlanma talebinde bulunduğu, talep ekinde sunduğu TR4 belgesine göre 02.12.1982-31.12.2019 tarihleri arasında prim ödemelerinin bulunduğu, hazırlanan tahakkuku 1261 gün olarak süresinde, 28.02.2020 tarihinde ödediği anlaşıldığından, davacının halihazırdaki mevcut sigortalılık sürelerinin, yurt dışı borçlanma talepleri ekinde sunulan ve borçlanılacak süreleri gösteren belgelere göre dolayısıyla 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmeye göre maledilerek ve davacının yaşlılık aylığı tahsis talebinin bulunup bulunmadığı da sorularak varılacak sonuca göre yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yaşaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    VI.KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    02.05.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.