|
ÖZET: Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir ve bu tür davalar, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından kamu düzeni ile ilgili özel bir duyarlılık gerektirmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici hükümleri uyarınca, sigortalı çalışma sürelerinin saptanması için mahkemelerin tarafların sunduğu kanıtlarla yetinmeyip, gerektiğinde kendiliğinden delil toplaması zorunludur. Mahkeme, davacı ile ilgili tüm belge ve kayıtları işverenden istemeli, işyerinin Kurum nezdindeki dosyasını incelemeli ve tanık beyanlarını dikkate alarak çalışmanın niteliğini belirlemelidir.
Mahkeme, işin mevsimlik olup olmadığını ve çalışmanın kesintili ya da sürekli olduğunu araştırmalı; bu bağlamda, tanık ifadeleri ve işyeri kayıtları arasında çelişki varsa bunları gidermelidir. Uygulamada, işverenin sigorta bildirimleri ve puantaj kayıtları gibi belgeleri sunma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu süreçte, eksik günlerin tespiti için işverenin yükümlülükleri ve çalışma sürelerinin belirlenmesi kritik öneme sahiptir. Bu nedenle, mahkeme kararının bozulması ve eksik inceleme yapılması durumunda, yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/1533 E. , 2024/2979 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1951 E., 2023/2827 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/533 E., 2021/381 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.03.2003 – 22.11.2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davalıya ait işyerinin zeytin sezonunda zeytin alımı yapan ve işleyen bir işyeri olması nedeni ile kesintisiz çalışmanın olmadığını, davacının 08.07.2003 – 11.11.2008, 21.01.2009 – 06.07.2009, 15.08.2009 – 26.06.2012, 02.03.2013 – 18.04.2014, 20.01.2015 – 30.04.2015, 20.06.2015 – 22.11.2017 olmak üzere 6 farklı dönemde çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının 2003/3 dönem ile 22.11.2017 tarihine kadar muhtelif dönemlerde çalıştığının tespit edildiğini, ancak davacının belirttiği gibi bir çalışmanın bulunmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin aynı mahiyette bilgi ve belgeler ile ispatının gerektiğini, Kurum tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile
…. TC kimlik numaralı davacı …’ün 1025073 sicil numaralı davalı işyeri olan … Gıda Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İsimli işyerinde 01.03.2003-22.11.2017 tarihleri arası toplamda 4316 gün hizmet akdine bağlı olarak fiilen çalıştığının, bu çalışmalarının 2501 gününün Kuruma bildirildiğinin, 1815 gününün Kuruma bildirilmediğinin, Kuruma bildirilmeyen günlerde davacının asgari ücret aldığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, davacı tanıklarının tamamının davalı işyerindeki çalışmaların yılın her ayında gerçekleştiğini beyan ettiklerini, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı tanıklarının soyut ve çelişkili beyanlarının dikkate alınarak Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında diğer aylardan farklı olarak davalının Kuruma bildirdiği sürenin nazara alınmasının ve aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili, İlk Derece Mahkemesi tarafından dinlenen tanıkların çoğunluğunun davacının sürekli bir çalışması olmadığı ve davacının davalı işyerinde farklı dönemlerde çalışmasının olduğunu beyan ettiklerini, davalıya ait işyerinin zeytin işi yaptığını ve tarımsal faaliyetlerin yoğunluğuna göre işçi ihtiyacının değişkenlik gösterdiğini, davacının kesintisiz ve aralıksız çalıştığını beyan eden tanıkların beyanlarının çelişkili olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile toplanan deliller ile davacının çalışmalarının kesintisiz olmadığının ispatlandığını, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf Kanun yoluna başvurmuştur.
3.Fer’i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarında davacının belirttiği gibi bir çalışmanın olmadığını, davacının iddiasının yerinde olmadığını, Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belgeler olduğunu ve aksinin aynı nitelikte bilgi ve belgeler ile ispatının gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının talebinin 01.03.2003 – 22.11.2017 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz ve tam zamanlı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkin olduğu, davalıya ait meyve paketleme – depolama mahiyetli 1025073 sicil numaralı iş yerinin 07.05.1996 tarihinde kanun kapsamına alındığı, …’nun 23.12.2019 tarihli yazı cevabında davalı … Gıda Nak. ve San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait 1025073 sicil numaralı iş yerinin mevsimlik iş yeri olmayıp tam zamanlı iş yeri olduğunun bildirildiği, davalıya ait hizmet cetveline göre; davalı şirkete ait 1025073 sicil numaralı iş yerinden 01.09.2003 – 11.11.2008, 21.01.2009 – 06.07.2009, 15.08.2009 – 26.06.2012, 02.03.2013 – 18.04.2014, 20.01.2015 – 30.04.2015, 20.06.2015 – 11.11.2017 tarihleri arasında bildirimlerinin yapıldığı, davacının bildirimlerinin kısmi zamanlı olup 2003 yılında 120, 2004 yılında 174, 2005 yılında 152, 2006 yılında 147, 2007 yılında 103, 2008 yılında 115, 2009 yılında 120, 2010 yılında 93, 2011 yılında 84, 2012 yılında 126, 2013 yılında 262, 2014 yılında 108, 2015 yılında 260, 2016 yılında 360, 2017 yılında 277 gün bildirimlerinin yapıldığı, …’nun 23.12.2019 tarihli yazı cevabı ile davalı şirkete ait iş yeri hakkında 2003 ilâ 2017 yılları arasında ilişkin eksik gün belgeleri ile ilgili herhangi bir kaydın olmadığının bildirildiği, davacı tanıklarının davacının kesintisiz ve tam zamanlı olarak çalıştığını beyan etmiş iseler de davalı tanıkları … ve … ile bordro tanıkları …, …, …, … …’ın işin mevsimlik olduğu, her zaman çalışma olmadığı yönünde beyanda bulundukları, mahkemece çalışmanın her yılın Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında tam zamanlı, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında kısmi zamanlı ve ayda 6 gün çalışma yapıldığının kabul edilerek hüküm kurulduğu, imzalı ücret bordrolarının bulunduğu 2014 yılı Nisan, 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan aylarına ilişkin eksin gün tespiti yapılmadığı, Mayıs, Haziran Temmuz ve Ağustos aylarında 6 gün üzerinden bildirim bulunan aylar için eksik gün tespiti yapılmadığı ve bu suretle karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının sezon döneminde aralıksız, sezon arasındaki ara dönemlerde ayda 6 gün olarak kısmi süreli çalıştığının kabul edilmesi hatalıdır.
Dinlenen tanık ifadelerinde ağırlıklı olarak davacının çalışmalarının sezonluk olduğu, çağrıldığında, iş olduğunda geldiği, sürekli ve devamlı bir çalışmasının olmadığına yönelik olmasına karşın, sezon arası olarak kabul edilen mayıs, haziran, temmuz, ağustos aylarını kapsayan dönem bakımından genel ifadelere dayalı olarak davacının ayda 6 gün çalıştığının kabul edilmesinin mümkün olmayacağı açıktır. Sezon dönemlerinde ise eksik bildirilen sürelerle ilgili olarak, eksik gün kodunun puantaj kaydı olarak belirtilmesine rağmen, puantaj kayıtlarının işveren tarafından kuruma ibraz edilme zorunluluğu bulunmasına karşın, işverence kuruma ibraz edilmediğinden bu sürelerin 30 tam gün üzerinden kabul edilmesi yerindedir. Ancak eksik gün ile ilgili olarak işverence bildirim zorunluluğu sayısının, 12.04.2012 tarih 28742 Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde yapılan değişikle 30 kişi olarak, 21.08.2013 tarih 28742 sayılı Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile 10 kişi olarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında, iş verenin bu değişikliklerle getirilen düzenlemeler kapsamında eksik günlerle ilgili bilgi ve belge verme zorunluluğunun olup olmadığı, uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya koyularak varılacak sonuç uyarında bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.