onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ve ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiği yönündeki taleplerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/b maddesine tabi olarak sigortalılığının iptaline ve tahakkuk eden borcun iptaline karar vermiştir. Ancak, davalı Kurum vekili, yapılan işlemlerde hatanın bulunmadığını savunarak istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf istemini esastan reddetmiştir.

Yargıtay, davacının tarımsal faaliyetinin varlığına ilişkin yeterli araştırmanın yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. Mahkeme, davacının hayvancılık faaliyetinde bulunup bulunmadığını ve bu kapsamda gerekli belgelerin toplanarak incelenmesini istemiştir. Yargıtay, tarımsal faaliyetlerin varlığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, sigortalılık durumunun ve dolayısıyla maaşın geri ödenmesi talebinin değerlendirilmesinde kritik bir öneme sahiptir.

10. Hukuk Dairesi         2024/1839 E.  ,  2024/2298 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2020/1866 E., 2022/2248 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2018/346 E., 2020/172 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu iddiası ile babasından almış olduğu dul-yetim maaşının kesildiğini ve bugüne kadar kendisine ödenmiş olan maaşların geri ödenmesi yönünde tebligat gönderildiğini, müvekkilinin Kuruma sadece SGK’da sigortalı olduğu Tarım Bağ-Kur sigortasının bulunmadığını, sadece Banaz Ziraat Odasında kaydı olduğunu, fakat bu kaydın da aktif olmadığı ve çift sigortalılık durumunun söz konusu olmadığını, durumunun düzeltilmesi için talepte bulunduğunu, ancak Kurum tarafından cevap verilmediğini, yapılan bu işlem nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu beyanla müvekkiline tahakkuk ettirilen borcun ve Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin dul yetim maaşının geri ödenmesi gerektiğinin tespiti ile başvuru tarihten geçerli olmak üzere maaşının kendisine geri ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili, 0184266293 Bağ-numaralı emekli sigortalı … …’ın hak sahibi kızı davacı …’a 01.06.2006 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığını, Kurum emektar kapsam programı tarafından sigortalının aylık bağlanmasına engel aylık/gelir veya çalışmasının tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (b) bendine tabi olarak 30.11.2010-30.11.2016 tarihleri arasında sigortalı olmasından dolayı 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi gereği belirtilen tarihler için tahakkuk işlemi yapıldığını, yapılan işlemlerde Kurumun herhangi bir hatası bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne,
    1-Davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/b maddesine tabi olarak 30.11.2010- 30.11.2016 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptali ile

    Davalı Kurum tarafından davacının 5510 sayılı Kanun’un 4/b maddesine tabi olarak 30.11.2010- 30.11.2016 tarihleri arasında sigortalı olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi gereği sigortalı olunan 30.11.2010- 30.11.2016 tarihleri arasında yapılan tahakkuk hesaplamasında oluşturulan borcun aylıklardan 1/4 oranında kesilmesine dair işlemin ve davalı Kurum tarafından davacıya tahakkuk ettirilen borcun iptaline,

    2-Davacının maaşından yapılan kesintilerin davalı Kurum tarafından davacının başvurduğu tarihten itibaren geçerli olmak üzere geri ödenmesine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yeterli araştırma yapılmaksızın hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, Kurum emektar kapsam programı tarafından sigortalının aylık bağlanmasına engel aylık/gelir veya çalışmanın tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (b) bendine tabi olarak 30.11.2010-30.11.2016 tarihleri arasında davacının sigortalı olmasından dolayı 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi gereği belirtilen tarihler için tahakkuk işlemi yapıldığını, yapılan işlemlerde Kurumun herhangi bir hatası bulunmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde yer alan beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali, ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren bağlanması gerektiğini tespiti ile borç tahakkukuna yönelik Kurum işleminin iptali istemlerine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56/2 nci maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    Dosya kapsamındaki kayıtlardan; 23.05.1995 tarihinde boşanan davacıya, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olup, 21.05.1985 tarihinde ölen babası … üzerinden 13.03.2006 tarihli tahsis talebine istinaden, 01.06.2006 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, 02.12.2010 varide tarihli davacı tarafından imzalanan Banaz Ziraat odası Başkanlığı tarafından onaylanan karma çiftçilik meslek kodundan 30.11.2010 tarihinde başlangıç tarihi belirtilen sigortalı işe giriş bildirgesine istinaden, 30.11.2010 – 30.11.2016 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında tarım sigortalılığının kabul edildiği, 06.12.2016 olur tarihli ölüm aylığı karar formu ile davacının ölüm aylığının kesildiği, 01.11.2010 – 30.11.2016 tarihleri arasında ödenen aylıklar yönünden 13.242,48 TL borç tahakkuku yapıldığı ve 20.02.2017 tarihli borç bildirim belgesi düzenlendiği, 01.12.2016 varide tarihli sigortalılık belgesinde, davacının oda kaydının 30.11.2016 tarihinde silindiği, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılık hesap dökümünde, 30.11.2010 tarihinde tescil edildiği, aynı tarih itibariyle Geçici 63 üncü madde uyarınca sigortalılığının durdurulduğu, 01.05.2015 yeniden sigortalılığının başladığı, 30.11.2016 tarihi itibariyle sigortalılığının terkin edildiği, prim ödemesinin bulunmadığı, Banaz İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün, davacı adına 08.11.2010 tarihinde 3 adet holstein- SA dişi sığır bilgisine istinaden hayvancılık işletme kaydı açıldığı, anılan hayvanların işletmeden 17.12.2010 tarihinde çıktığı, işletmenin 17.10.2010 tarihinden itibaren pasif durumda olduğunun bildirildiği, Banaz Ziraat Odası Başkanlığı’nın, davacının 30.11.2010 tarihinde kaydının yapıldığının, 30.11.2016 tarihinde oda kaydının silindiğinin bildirildiği, davacının çiftçi kayıt sisteminde kaydının bulunmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde davacının adresindeki muhtar ve azaların tespit edildiği, davacının mesken niteliğinde tapu kaydının bulunduğu, Ziraat Mühendisi bilirkişinin raporunda davacının üzerine kayıtlı kendi malı, kiracı veya ortakçı olarak herhangi bir tarım arazisinde gelir getirici tarımsal faaliyette bulunmadığı kanaatinin bildirdiği görülmektedir.

    Mahkemece davacının ihtilaflı dönemde tarımla uğraşıp uğraşmadığı ve tarımsal faaliyete ilişkin geliri olup olmadığı konusunda araştırma yapılarak, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmişse de, hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı adına 3 adet holstein- SA dişi sığır ineğin bulunduğuna dair kayıt nazarında, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının 30.11.2010 tarihli oda kaydına istinaden başlatıldığının anlaşılması karşısında, davacının muafiyet kapsamında olup olmadığı araştırılmalı, oda kaydının hayvancılık faaliyeti esas alınarak yapıldığının ve davacının Kuruma vermiş olduğu dilekçe ile oda kaydının başlatılması yönünde talepte bulunması üzerine, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının başlatıldığı görülmekle, Mahkemece davacının hayvancılık faaliyetinde bulunup bulunmadığı konusunda yeterli ve gerekli araştırma yapılmalı, bu kapsamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10-306-365 sayılı kararında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’nun 22 nci maddesi kapsamında hayvanlarına ilişkin menşe şehadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, büyük ve küçükbaş hayvanlarına ilişkin istatistik bilgileri ve bu hayvanlara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler İlçe Tarım Müdürlüklerinden sorulmalı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar yeniden dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalı, toplanan deliller ışığında varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    06.03. 2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.