onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğu tarihin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 29.11.2016 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile 5400 günlük borçlanma talep etmiş, ancak davalı Kurum, borçlanma işleminin süresinde tamamlanmadığı gerekçesiyle iptal ettiğini bildirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun istinaf başvurusunu kabul ederek İlk Derece Mahkeme kararını kaldırmış ve davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.

Temyiz aşamasında, davacı vekili, tahakkukun tebliğ edilmediğini ve borçlanmaya esas tahakkukun hesaplanmasında 29.11.2016 tarihindeki prime esas kazanç miktarının dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkeme, davacının borçlanma başvurusunun geçersiz hale geldiğine ve dolayısıyla temyiz edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Bu durum, yurt dışı borçlanma taleplerinin zamanında takip edilmesinin önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/1891 E.  ,  2024/4410 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/732 E., 2023/2980 K.
    KARAR : Kısmen kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/459 E., 2022/60 K.

    Taraflar arasındaki 29.11.2016 tarihli yurt dışı borçlanmasına istinaden 5400 gün yurt dışı süresini borçlanabileceğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, müvekkilinin 29.11.2016 tarihli yurt dışı borçlanmasına istinaden 5400 günlük borçlanma yapabileceğinin tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili, davacının yurt dışı borçlanma talebine istinaden talep dilekçesinde de belirttiği gibi 400 günlük tahakkukunun hazırlanıp gönderildiğini, ancak süresinde ödeme olmadığı için borçlanma işleminin iptal edildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı İdarenin 3201 sayılı Kanun’a uygun borçlandırma mektubunu davacıya usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediğinin tespitine, … Yedieylül Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.11.2021 tarih ve E-64334951- 203.05.15 – 34756552 sayılı ret işleminin iptaline, davacının 29.11.2016 tarihli başvuru tarihi esas alınarak ilgili dönem borçlandırma tarifesi/cetveli üzerinden 400 gün borçlandırma işleminin uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve kanuna aykırı olarak verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum’un 3201 sayılı Kanun’a uygun borçlandırma mektubunun davacıya usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediğinin tespitine, … Yedieylül Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.11.2021 Tarih ve E-64334951- 203.05.15- 34756552 sayılı ret işleminin iptaline, davacının dava tarihi olan 24.11.2021 tarihi esas alınarak ilgili dönem borçlandırma tarifesi/cetveli üzerinden 400 gün borçlandırma işleminin uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili, tahakkukun tebliğ edilmediğini, borçlanmaya esas tahakkukun hesaplanması için dava tarihinde geçerli olan prime esas kazancın değil borçlanma talep tarihi olan 29.11.2016 tarihinde geçerli günlük prime esas kazanç miktarına göre hesaplama yapılması gerektiğine dair karar verilmesi talebi ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğu tarihin tespiti istemine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

    2-5510 sayılı Kanun’un 42 nci 3201 sayılı Kanun’un 4, 5 ve Geçici 9 uncu maddesi hükümleri.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. İnceleme konusu davada, davacının 29.11.2016 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile 400 günlük borçlanma talebinde bulunduğu, davalı Kurumun 01.06.2017 tarihli yazı ile talep gibi tahakkuku hazırlayıp gönderdiği, davacının vekili aracılığı ile 19.08.2021 tarihli dilekçe ile borçlanmanın akibetini sorduğu, davalı Kurumun cevap yazı için vekaletname talep ettiği, 09.11.2021 tarihli yazı ile borçlanmanın süresinde tamamlanmadığından iptal edildiğini bildirdiği, davacının da süreli olan bu borçlanmayı başlatıp makul süre içinde işlemini takip etmeyip eldeki davayı 24.11.2021 tarihinde açtığı, makul süre geçtiği için 29.11.2016 tarihindeki borçlanma başvurusu geçersiz hale geldıği ve artık dava tarihi itibariyle geçerli bir borçlanma başvurusuna göre karar verildiği anlaşılmakla temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.