onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 18.10.2013-20.07.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını ve sigortalı gösterilmediğini iddia ederek hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının belirli tarihler arasında çalıştığını kabul ederek kısmen kabul kararı vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Mahkeme, hizmet tespiti davalarının kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve bu tür davalarda delil toplamanın özenle yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacının çalıştığı döneme ilişkin belgelerin ve tanık beyanlarının yeterli olmadığını, ayrıca tanıkların husumetli olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak, daha geniş bir delil araştırması yapılması gerektiğine karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine hükmetmiştir. Bu karar, sosyal güvenlik haklarının korunması ve çalışma sürelerinin doğru bir şekilde tespit edilmesi açısından önem taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/2252 E.  ,  2024/2721 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/367 E., 2023/514 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2017/374 E., 2021/245 K.

    Taraflar arasındaki hizmet tespiti ile prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 18.10.2013-20.07.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasına rağmen sigortalı gösterilmediğini, en son 3100 TL net ücret aldığını, dava dilekçesinde yer alan adli sicil kaydının davalı işyerine verilmek üzere davacı tarafından alındığını, fazla belge sayıldığından iade aldığını, davacının Bakırköy 27. İş Mahkemesinin 2015/657 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine işçilik alacakları konulu alacak davası açtığını, davacının davalı işyerinde çalışırken işyeri hekiminden almış olduğu reçetenin dilekçe ekinde olduğunu beyanla davacının davalı işyerinde 18.10.2013-20.07.2015 tarihleri arasında sigortalılığının tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında iş akdi olmadığını, davacının işçilik alacakları davacının reddedilmemesi için bu davayı son çare olarak açtığını beyanla davanın reddini istemiştir.

    2. Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hakdüşümü nedeni ile reddi gerektiğini, davacının fiili çalışmasının ispatlanması gerektiğini, davacının iddialarının tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı delillerle ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirkete ait işyerinde,
    18.10.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 73 gün, günlük 34,05 TL brüt ücretle,
    01.01.2014-30.06.2014 tarihleri arasında 180 gün, günlük 35,70 TL brüt ücretle,
    01.07.2014-31.12.2014 tarihleri arasında 180 gün, günlük 37,80 TL brüt ücretle,
    01.01.2015-30.06.2015 tarihleri arasında 180 gün, günlük 40,05 TL brüt ücretle,
    01.07.2015-20.07.2015 tarihleri arasında 20 gün, günlük 42,45 TL brüt ücretle 5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacı tarafa ücret yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde sunulan reçete ve adli sicil kaydının her hangi bir şekilde elde edilebileceğini, fiili çalışmanın delili olmadığını, beyanları hükme esas alınan tanıkların husumetli olduklarını, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

    2. Fer’i müdahil vekili istinaf dilekçesinde; davacının çalışmaları yönünden Kurum kayıtlarının esas olduğunu, taraf olmadıkları Bakırköy 27. İş Mahkemesi dosyasının hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, iddianın ispatlanamadığını ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli, 2017/374 Esas-2021/245 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı şirket vekilinin ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davalı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

    2. Fer’i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacının 18.10.2013-20.07.2015 tarihleri arasında ve hizmet akdi ile en son net 3.100,00 TL ücret karşılığı davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2) Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

    3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

    4) Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

    3. Değerlendirme
    1- İnceleme konusu eldeki davada, davacı taraf 18.10.2013-20.07.2015 tarihleri arasında ayda 3.100,00 TL ücretle çalıştığının tespitini istemiş; mahkemece, dinlenilen davacı tanık beyanları ve işçilik alacakları dosyası kapsamı ile işbu dosya içeriği dikkate alınarak davacının hizmet sürelerinin tespiti yönünden davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.

    2- Somut olayda; davalı şirkete ait işyerinin ayakkabı üretimine yönelik olduğu, resen seçilen bordro tanıklarının davacıyı tanımadıkları, bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların beyanlarına göre davalı şirkete ait işyerinde üretimin aşamalarına göre farklı bölümlerin bulunduğunun anlaşıldığı, diğer taraftan dinlenilen davacı tanıklarının aynı zamanda dönem bordro tanıkları oldukları, ancak bu kişilerin de işverene karşı açtıkları davaları nedeniyle husumetli tanık oldukları iddiası karşısında Mahkemece; davacının davalı işyerinde hangi bölümde çalıştığı irdelenerek, davacının çalıştığı bölümden daha fazla bordro tanığı tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, diğer taraftan daha önce dinlenilen davacı tanıklarının davalı işverene karşı açtıkları davalarının bulunup bulunmadığı hususu araştırılmalı, buna göre davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların beyanları ile dosya kapsamında toplanan diğer deliller hep birlikte değerlendirilmeli, çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmalı, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, sonuca göre karar verilmelidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.