onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı iddiasıyla ölüm aylığının kesilmesi ve borç tahakkukuna ilişkin Kurum işlemlerinin iptali ile aylığın yeniden bağlanması talebine dayanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığına dair Kurum denetmen raporunu esas alarak davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, kararında, davacının iddialarının ve sunduğu tanık beyanlarının yeterli delil niteliği taşımadığını, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Temyiz aşamasında ise, Yargıtay, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini ifade ederek, kararı onamıştır. Bu durum, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığına dair delillerin yetersiz olduğunu ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/3232 E.  ,  2024/4222 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1979 E., 2023/3268 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/252 E., 2023/141 K.

    Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine ve borç tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı … babasından ölüm aylığı alan davacının maaşının Kurum Denetmen raporu ile boşandığı eşi … ile birlikte yaşadığının tespit edildiğinden bahisle durdurulduğunu ve yersiz ödenen aylıkların iadesinin istendiğini, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamasının söz konusu olmadığını, Kurum işleminin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ölüm aylığının kesilmesine ve borç tahakkuk ettirilmesine dair işlemin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

    II.CEVAP
    Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmen raporuna istinaden yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum denetmen raporu ve ekleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, her ne kadar davacı tarafça, boşandığı eşi ile eylemli olarak birlikte yaşamadığı, tarafların maliki oldukları evi ikiye bölerek ayrı hale getirdikleri, evin iki ayrı giriş olacak şekilde bölündüğü ve birlikte yaşamadıkları ileri sürülmüş ise de, tarafların yaşları göz önüne alındığında bu şekilde boşanarak aynı bahçeye bakan aynı binada yaşamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tarafların MEDULA kayıtlarına göre birbirleri için eczaneden ilaç aldıkları, bu durumda birlikte yaşama iradesini gösterdikleri, denetim raporunda yapılan tespitlerin denetime elverişli olduğu, yapılan tespitlere göre tarafların birlikte yaşadıklarının anlaşıldığı, aksinin davacı tarafça her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispat edilmesi gerektiği, tarafların birlikte yaşamadığını beyan eden tanıkların evlilik birliğine dair somut görgülerinin olmadığı, bazı tanıkların davacı ile kan bağının bulunduğu, bu durumda salt bu tanık beyanlarının dikkate alınamayacağı, sonuç olarak denetim raporundaki tespitlerin aksinin davacı tarafça güçlü deliller ile ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davacı vekilinin istinaf sebepleri; davacı vekili istinaf dilekçesinde; tarafların boşanmış olduğunun ve ayrı yaşadıklarının tanık beyanları ile … olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesine ve adına borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin Kurum işlemlerinin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanmasına ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 56 ıncı maddesi.

    3.Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.