|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması ve Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı, Kurumun işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak, boşanma sonrası fiilen birlikte yaşadığını iddia eden Kurumun bu iddiasını ispat yükünün kendisinde olduğunu belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığını tespit eden delillerle davanın reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığına dair somut delillerin mevcut olduğunu ve bu nedenle ilk mahkeme kararının yerinde olduğunu belirtmiştir. Temyiz aşamasında ise, davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davanın reddini kesinleştirmiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hukuku açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/3864 E. , 2024/5047 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1964 E., 2024/164 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/26 E., 2022/177 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kurum işleminin iptalini, davacının bu işlem nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, kesilen ölüm/yetim aylıklarının kesildiği tarihten itibaren bağlanmasını ve işleyecek yasal faizi ile birlikte Kurumdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, süresinde açılmayan davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, Kurum memurlarınca yapılan araştırma ve inceleme neticesinde davacıya yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davacıdan hak etmediği halde Kurumdan almış olduğu ana parayı faiziyle birlikte tahsili için işlem yapıldığını, Kurum uygulamalarının yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen kamu tanık beyanları, dosyada mevcut delil durumu, yapılan tespit, kontrol memuru tutanağı, davalı ve eski eşinin MEDULA kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile değerlendirildiğinde davacı her ne kadar eşinden boşanmış ise de, boşanmadan sonra da boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği anlaşılmış olup, 5510 sayılı Kanun’un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksinin usulünce ispatlanamadığı, davacının eşinden boşanıp fiilen birlikte yaşadığının sabit olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu Kurum işleminin tamamen hukuka aykırı olduğunu, davacının eski eşinden muvazaalı olarak boşandığı tamamen davalı Kurumun iddiası olup, bu konuda ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.07.2011 yılında boşanan davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığına dair 19.11.2020 tarihli Kurum denetimi sonucunda fiilen birlikte yaşama tespiti yapıldığı ve aylığın kesilerek ödenen aylıkların borç çıkarıldığı, dava konusu olayda, somut verilere dayalı denetim raporu ve ekleri ile dava konusu dönemde davacı ile boşandığı eşinin aynı tarihte, aynı hastane aynı poliklinikte muayene kayıtları bulunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı sonucuna varıldığından, verilen karar yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen yetim aylığının yeniden bağlanmasına ve Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ve 59 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.