onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının kesilmesi ve bu kesintinin iptali ile aylığın yeniden bağlanması talebine ilişkindir. Davacı, Bağ-Kur hizmetlerinin iptal edilmesi nedeniyle aylığının kesildiğini, bu işlemin haksız olduğunu ve aylığının yeniden bağlanarak ödenmeyen miktarların yasal faizleriyle birlikte tahsil edilmesini istemiştir. Davalı Kurum ise, yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu savunmuştur.

Mahkeme, davacının talebini kabul ederek aylığın yeniden bağlanmasına ve ödenmeyen miktarların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını eksik inceleme gerekçesiyle bozmuş ve davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, yapılan yargılamada davacının sigortalılık süresinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine ve bu sürenin başlangıç tarihinden itibaren geçerli olacağına hükmederek, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, hukuki süreçte eksik inceleme ve yanlış değerlendirme yapıldığını ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/4435 E.  ,  2024/9078 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2240 E., 2024/202 K.
    KARAR : Davanın Reddine
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2012/100 E., 2020/483 K.

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen aksine işlemin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, müvekkilinin 1479 sayılı Kanun’a tabi olarak esnaf çalışmaları nedeniyle oda kaydına da dayanılarak tescilinin yapıldığını, Bağ-Kur ve isteğe bağlı sigortalılık süresi üzerinden 1998 yılından itibaren yaşlılık aylığı alırken davalı Kurum tarafından yıllar sonra oda kaydı geçersiz kabul edilerek bir kısım Bağ-Kur hizmetlerinin iptal edildiğini, aylığın kesildiğini, oda kaydına ilişkin tespit edilen usulsüzlükte müvekkilinin hiçbir dahlinin bulunmadığını, haksız işlemin iptali ile kesilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.

    II-CEVAP
    Davalı Kurum vekili, 2011 yılında yapılan teftiş sonucunda sigortalılığa esas oda kaydında oda kayıt süresinin sonlandırılmasına dair kayıtta usulsüzlük bulunduğundan bu kayda istinaden verilen Bağ-Kur sigortalılık süresinin iptal edildiğini, yaşlılık aylığı koşulları oluşmadığından da aylığın iptal edildiğini, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve Kanun’a uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli, 2012/100 Esas, 2020/483 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının, yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların ise her birinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairemiz bozma ilamında,”…Dosya kapsamından davacının 1.3.1998 tarihinden itibaren 1947 gün 506 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık süresi ile 20.4.1982-31.12.1983, 22.3.1985-31.12.1991, 14.4.1992-30.4.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun’a tabi 3066 gün olmak üzere toplam 5013 günle yaşlılık aylığı almaya başladığı, davalı Kurum tarafından 29.12.2010 tarihli müfettiş raporuna göre oda kaydı geçersiz kabul edilerek yaşılılık aylığına esas 22.3.1985-31.12.1991 arası Bağ-Kur hizmetlerinin iptal edildiği ve 19.12.2000-18.10.2011 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylığının yersiz ödeme olarak borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

    Eldeki davada Kurum işleminin iptali talep edilmiş Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.

    6552 sayılı Kanun’un 58 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 54 üncü madde “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır…” hükmünü içermekte olup; anılan yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün değil ise de; Mahkemece, öncelikle sigortalının anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp yararlandırılmayacağı, yararlandırma hususunun Kurumun kabulünde olup olmadığı, konusunda davacıya verilecek mehille Kuruma başvurusu sağlanmalı ve varılacak sonuca…” göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

    B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, aksine işlemin iptali ile yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 54 üncü maddesi.

    3. Değerlendirme
    İnceleme konusu davada, davacının usulsüz oda kaydına istinaden iptal edilen ve davacıya 01.03.1998 tarihinden itibaren bağlanan 506 sayılı Kanun kapsamındaki yaşlılık aylığına esas alınan 22.03.1985-31.12.1991 tarih aralığındaki 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresinin, yargılama aşamasında, davacının talebi üzerine, yeniden davacı hesabına yüklendiği ve davacıdan 20.06.2023 tarihinde alınan yeni bir yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden 01.07.2023 tarihi itibariyle yaşlılık aylığının yeniden bağlandığı, davacının aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını talep ettiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

    Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    6552 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 54 üncü madde “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanun’una göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır…” hükmünü içermekte olup; yargılama aşamasında davalı Kurum tarafından dava konusu iptal edilmiş sigortalılık süresinin, davacının talebi üzerine Geçici 54 üncü maddenin uygulanması ile sigortalı adına yüklendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda maddenin metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, iptal edilen sigortalılık süresi başlangıç tarihinden itibaren geçerli hale geleceğinden, kesilen aylık da baştan itibaren geçerli olacaktır.

    Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.

    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve Kanun’a aykırı olup bozma nedenidir.

    VI.KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    26.09.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.