|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkin bir hukuki uyuşmazlık ele alınmıştır. Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesini talep etmiş, davalı SGK ise davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının maluliyet oranını %19 olarak belirleyerek davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı Kurum, bu karara itiraz etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını yerinde bularak istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yargıtay, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, temyiz edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davalı Kurum vekilinin itirazlarını yeterli görmemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu durum, sürekli iş göremezlik oranının tespiti konusundaki hukuki değerlendirmelerin ve delil durumunun önemini vurgulamaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4526 E. , 2024/6668 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/387 E., 2024/249 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/617 E., 2023/510 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “…Mahkememizin 2019/568 E. sayılı dava dosyası ile tüm aşamalar işletilerek davacının 06.06.2016 tarihinde davalı iş yerinde geçirdiği iş kazası sebebiyle ATK 2. Üst Kurulunun 28.04.2022 tarih 2022/1075 karar sayılı raporu ile “… Başkanlığının 12.05.2017 tarih ve 870 sayılı Kararında çalışır tarihi (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) olarak bildirilen 01.11.2016’dan itibaren E cetveline (yaşına) göre %19.0 (yüzdeondokuznoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, dosyada mevcut tıbbi belgelerin değerlendirilmesi sonucunda kişide olaya bağlı maluliyetine neden olacak düzeyde psikopatoloji saptanmadığından maluliyetinin değerlendirilemediği, … Demirel Üniversitesi’nin raporunun engellilik raporu olduğu ve kişinin tüm hastalıklarını kapsadığı, Özürlülük/Engellilik kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği” nin tespit edildiği görülmüştür. Usul ekonomisi gereği yargılamanın sürüncemede kalmaması için iş bu rapor dosyamız içine alınarak netice olarak rapordaki tespitin yasa hükümleri ve dosyadaki toplanan delillerle uyumlu olduğu anlaşılarak davacı işçinin 06/06/2016 tarihinde davalı iş yerinde geçirdiği kaza nedeniyle ATK 2. Üst Kurula gönderilerek yeniden rapor aldırıldığı ve 28/04/2022 tarih 2022/1075 karar sayılı raporuna göre maluliyet oranının tespiti ile yargılamaya esas alınmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak tüm dosya kapsamı Mahkememizin 2019/568 E. sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle,
“1-Davanın kabulüne,
Davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun davacının maluliyete girdiği tarih olarak bildirilen 01.11.2016 tarihinden itibaren E cetveline göre %19,0 (yüzdeondokuz ) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, öncesinde SGK’nun kararının geçerli olduğunun tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararını kabul etmediklerini, mahkemece aldırılan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, davanın açılmasına davalı kurumun sebebiyet vermemesi nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13, 19, 95 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.