onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 25.12.1989 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir. Yargıtay, bir kişinin sigortalı sayılabilmesi için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli olarak çalışmasının da zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, davacının işyerinde fiilen çalışıp çalışmadığının somut delillerle araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Mahkeme, sigortalılık başlangıcının tespiti için yalnızca işe giriş bildirgesine dayanarak karar vermemiş, aynı zamanda davacının çalışmasının gerçek ve sigortalı olup olmadığını da incelemesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu tür davaların yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olmadığı, sigortalılık süresi ve hakları açısından önemli olduğu belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olan 30.07.1991 olarak tespit edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine karar verilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/5139 E.  ,  2024/6753 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/3505 E., 2024/287 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/161 E., 2023/392 K.

    Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararın davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının … Giyim San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 25.12.1989 tarihinde hizmet akdine dayalı, günün asgari ücretiyle 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 25.12.1989 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, her ne kadar davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 25.12.1989 olduğunu talep etmiş ise de, bu tarihte henüz 18 yaşını ikmal etmemiş olması nedeniyle, 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi uyarınca bu tarihin sigortalılık başlangıcı olarak kabulünün mümkün olmadığını, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmesi yeterli olmayıp, 506 sayılı Kanun’un 2 ve 6 ncı maddelerinde belirlendiği üzere çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, davalı … Kurumunda 0197089.035 sicil no’lu dosyada işlem gören … Giyim San ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yeri tarafından verilen işe giriş bildirgesine istinaden 25.12.1989 tarihinde hizmet akdine dayalı günün asgari ücretiyle 1 gün fiilen çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 30.07.1991 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesince fiili çalışmanın ilk işe giriş bildirgesinin varlığıyla kabul edilmişse de, bu durumun yeterli olmadığını, müvekkili Kuruma dava dışı işveren tarafından dönem bordroları sunulmadığını, davacı tarafın çalışmasını destekleyecek başka yazılı bir delil bulunmadığını, davacı tarafa süre verilmesine rağmen beyanda bulunacak tanık adı sunulamadığını, hizmet tespitine ilişkin davaların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle somut delillerle ispatlanması gerektiğini, bordro tanığının beyanlarını destekleyecek başkaca delilin mevcut olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, sadece kanaate dayalı verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 25.12.1989 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun”un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi,79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.

    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

    2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı … Giy.San.Ltd.Şti. ünvanlı işverenin …sicil no.lu işyerinden davacı adına 25.12.1989 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, davacının bu tarihte 16 yaşında olduğu, işyeri tescil bilgilerine göre işyerinin konfeksiyon imalat ihracat, ithalat mahiyetinde olduğu ve 02.02.1986 tarihinde Kanun kapsamına alındığı işyerinden 1989/1-3 arası dönem bordrolarının geldiği,bu kapsamda dinlenen 4 bordro tanığından 3 ünün davacıyı hatırlamadığı, sadece … isimli tanığın davacının çalışmasını hatırladığı mahkemece anılan tanık beyanına göre hüküm kurulduğu analaşılmıştır.

    3.Buna göre Mahkemece, öncelikle dava konusu dönem olan 1989/3 üncü dönemde işyerinden bildirimi olup da Mahkemece dinlenmeyen bordrolu çalışanlardan … ile …’nun da beyanına başvurulmalı, beyanların yetersiz olması halinde, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları emniyet, belediye, SGK, vergi dairesi nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

    4.Kabule göre de, davacının 30.07.1973 doğumlu olduğu, tespitini talep ettiği 25.12.1989 tarihinde 16 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 30.07.1991 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.