onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının Kurumca tahakkuk ettirilen prim borcu ve fer’ileri için borçlu olmadığının tespiti ile Kurum işleminin iptali ve birleşen davada ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının Kurum işlemlerinin iptaline ve davacının borçlu olmadığına karar vermiştir. Davalı Kurum vekili, bu karara itiraz ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay, temyiz edilen kararın bozmaya uygun olduğunu ve hukuk kurallarının somut olaya doğru uygulandığını belirterek, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğine hükmetmiştir. Bu bağlamda, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının Kurum işlemlerine karşı açtığı davanın kabulüne ve Kurumun tahakkuk ettirdiği borçların iptaline yönelik kararın hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Bu durum, davacının kazanılmış haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/5193 E.  ,  2024/9419 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/175 E., 2023/406 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptaline ilişkin asıl dava ile ödeme emrinin ipatline ilişkin birleşen davada İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada sigortasız işçi çalıştırıldığından bahisle düzenlenen durum tespit tutanağı dayanak kılınarak Kurumca tahakkuk ettirilen 9.699,71TL tutarındaki prim borcu ve ferileri için borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, birleşen dava ise aynı gerekçelere dayanarak Kurumca düzenlenen 2016/28708 sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemleri mevzuata uygun olmakla asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2017 tarihli ve 2017/2 Esas, 2017/405 Karar sayılı kararı ile davacının dava konusu Kurum işlemlerinin iptali, tahakkuk edilen tüm bedeller için davacının davalı yana borçlu olmadığı ve 2016/28708 takip numaralı dosyadan yapılan 6.868,61 TL prim aslı, 3.154,77 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 10.028,38 TL’lik icra takibine konu ödeme emirlerinin iptali taleplerinde haklı olduğu, ihbar olunan şahısların da sorumlulukları bulunmadığı kanaatine varılmakla yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacakları kanaatine varılarak asıl ve birleşen 9. İş Mahkemesinin 2016/82 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, SGK’nın 21.10.2015 tarihli red kararının iptaline, tahakkuk eden bedeller için davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı hakkında 2016/28708 sayılı dosyada yapılan takibe konu borcun olmadığının tespitiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli ve 2018/461 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararıyla; İzmir 14. İş Mahkemesinden verilen 14.11.2017 tarih, 2017/2 Esas ve 2017/405 Karar sayılı kararına yönelik SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairenin 06.04.2021 tarihli 2020/6723 Esas, 2021/4711 sayılı kararında; “…Mahkemece, davacının denetim tarihinde ve öncesinde öğrenci olup olmadığı, okulda devam zorunluluğu olup olmadığı, ders programı da getirtilerek araştırılmalı, davacının devam zorunluluğu olması halinde işyerinde işlerin yürütülmesinden kimin sorumlu olduğu belirlenmeli, işyeri çalışanı …’ın müfettişe verdiği beyanı değerlendirmeli, bu kapsamda işyerinde çalışan bordro tanıkları ve işyerine komşu işyeri sahipleri ve çalışanları tespit edilerek tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, murisin sigorta sicil dosyası Kurumdan celp edilerek incelenmeli, böylece muris … Sırrı Asenaoktar’ın davacı adına tescilli işyerinde çalışıp çalışmadığı açıklığa kavuşturulmalı; davalılar … ve … yönünden ise Kurumdan sigorta sicil dosyaları getirtilerek su tesisatı işyerlerinden bildirimleri olup olmadığı, su tesisatı işi için eğitim, sertifika, çırak/ustalık belgesi olup olmadığı araştırılmalı, müfettişe verilen beyanlarda anılan davalıları işyerine getirdiği bildirilen … Çatal tanık olarak dinlenmeli, davalıların konu hakkında ayrıntılı beyanlarına başvurulmalı, davacı adına tescilli işyerinden bildirimleri yapılan konu hakkında bilgisi olabilecek bordro tanıkları dinlenmeli, bu tür davalarda geçerli olan resen araştırma ilkesi de göz önünde tutularak, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen 9. İş Mahkemesinin 2016/82 esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, SGK’nın 21.10.2015 tarihli red kararının iptaline, tahakkuk eden bedeller için davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı hakkında 2016/28708 sayılı dosyada yapılan takibe konu borcun olmadığının tespitiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyizi; dava konusu olayda Kurum denetmeni tarafından düzenlenen denetim raporuna karşı davacı taraf aynı güçte ve nitelikte delil sunarak iddiasını ispat edemediğini, davanın niteliği gereği yalnızca tanık delili ile yetinilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sonuca eksik inceleme gidildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, asıl davada Kurumca tahakkuk ettirilen prim borcu ve fer’ileri için borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali, birleşen davada ise ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.