onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının zaman aşımı nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemesi üzerine kurulmuştur. Davacı, 1997/06 dönemine ait prim borcunun zaman aşımına uğradığını iddia ederek, bu borçtan sorumlu olmadığını belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi, zamanaşımının beş yıl olduğunu ve bu sürenin dolduğunu tespit ederek davayı kabul etmiştir. Mahkeme, davalı Kurumun zamanaşımını kesen sebeplerin varlığını ispatlayamadığını vurgulamıştır.

Davalı Kurum, istinaf başvurusunda bulunarak, zamanaşımının yeni bir süresinin başladığını ve ilk davanın kesin hükmünün bu durumu etkilediğini savunmuştur. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ilk davanın kesinleşmesinin yeni bir zamanaşımı süresi başlatmadığına ve davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığına karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının zamanaşımı nedeniyle alacaktan sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir. Bu karar, zamanaşımının kesilmesine ilişkin yasal düzenlemelerin yorumlanması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/5394 E.  ,  2024/8879 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/297 E., 2024/582 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/199 E., 2023/478 K.

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili; 44221 0101 1008372 045 01-82 sicil numaralı Manisa DDY Üsteçit İnşaatı işi işyerine ilişkin Kurum tarafından talep edilen 1997/6 dönemi prim borcundan zaman aşımı nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm itirazında bulunduklarını, Kurum işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1997/06 dönemine ilişkin alacağın muaccel olduğu tarihte yürürlükte bulunan kurallara göre zamanaşımı süresinin beş yıl olduğu, istinaf kaldırma ilamına göre prim borcunun davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren bir aylık itiraz süresinin sonu olan 23.01.2009 tarihi itibarıyla beş yıllık tahsil zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, buna göre dava tarihi itibariyla zamanaşımı süresinin dolduğu, davaya konu alacağa ilişkin dava dışı kişilere 6183 sayılı Kanun kapsamında ödeme emri tebliğ edilmesi, haciz konulması gibi işlemlerin de davacı bakımından zamanaşımı süresinin kesilmesi sonucunu doğurmayacağı, dosya kapsamına göre davacı yönünden 6183 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen sebeplerin bulunduğunun davalı Kurum tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davacının, 1008372.045 sicil numaralı işyerine ilişkin 1997/06 dönemine ait tahakkuk ettirilen fark işçilik ve prim borcundan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davacı tarafça açılan dava nedeniyle verilen ret kararının kesinleştiği tarihte yeni zamanaşımı süresinin başladığı ve iş bu dava tarihi itibariyle yeni zamanaşımı süresinin dolmadığı, zamanaşımının defi niteliği itibariyle iş bu dava ile borçtan sorumlu olmadığının tespitine ilişkin kararın isabetsiz olduğunu beyanla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından daha önce açılan ilk davanın reddine dair kararın gerekçesinin Kurum işlemi aleyhine bir aylık süre içinde dava açılmaması olduğu, yani bir aylık hak düşürücü süre geçtiği için davanın reddedildiği, ancak Kurum işlemine karşı bir aylık süre içinde dava açılmaması nedeniyle Kurum işlemi kesinleştikten sonra, kesinleşme tarihinden itibaren tekrar zamanaşımı süresinin işlemesine engel teşkil edecek bir yasal düzenleme bulunmadığı, dava sebebi farklı olan iki davanın birbirine kesin hüküm teşkil ettiğinden bahsedilemeyeceği, Manisa 1. İş Mahkemesinin 2009/785 Esas ve 2011/618 Karar sayılı dosyasındaki mahkeme ve taraf işlemlerinin zamanaşımını kesip kesmeyeceğinin değerlendirilmesi bakımından ise, bu dava dosyasında davacı tarafın Kuruma borçlu olmadığını iddia ettiği, borcun istenemeyeceğine dair iddianın borç ikrarı olarak kabulünün hak arama özgürlüğünün ihlali sonucunu doğuracağı, ayrıca 6183 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesindeki sınırlı sayıdaki sebebin yorum yoluyla genişletilmesi halinde sınırlı sayıda olan zamanaşımını kesen sebeplerin yorum yoluyla çoğaltılması sonucunun meydana getireceği, bu sebepleri genişletecek şekilde yorum yapmanın yorum yöntemlerine aykırılık teşkil edeceği, netice itibariyle iş bu dava tarihi itibariyle zamanaşımını kesen sebeplerin ortaya konulmadığı, dava dışı borçluların eylemlerinin iş bu davalı aleyhine sonuç doğurmayacağı açık olmakla davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği ve davacının zamanaşımı nedeniyle alacaktan sorumlu tutulamayacağına ilişkin kararın alacağın zamanaşımına uğramasından dolayı istenemeyeceğine ilişkin tespit niteliğinde olduğu açık olmakla davalının zamanaşımının defi niteliğinde olduğuna dair istinafı yeni yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; davacının, borcun varlığından haberdar olduğu ve zamanaşımı iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini istediği ilk davadaki ikrarı dikkate alınarak, ilk dava sonucu verilen kesin hüküm sonrası yeni bir zamanaşımı süresinin başladığı kabul edilerek sonuca varılması gerekirken; davacı tarafça açılan ilk davanın yargılaması sonucu verilen ilk hükmün, zamanaşımı süresi üzerinde etkisi bulunmadığı yaklaşımıyla sonuca varan mahkeme kararında hukuka uyarlılık bulunmadığı, Borçlar Kanunu’nun 131 ve devamı maddelerinde borcu sona erdiren haller arasında zamanaşımının sayılmadığı, şartları oluşsa dahi yerel Mahkemece davaya konu borcun zamanaşımına uğradığının tespitine karar verilmesi gerekirken borcun sona erdiği veya davacı yönünden hiç doğmadığı sonucunu doğuran davacının borçtan sorumlu olmadığının tespitine şeklindeki kararının usule aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, zamanaşımı nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun m. 102 ve 103 üncü maddeleri

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.