onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 10.01.1992 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Yargıtay, sigortalı sayılabilmek için yalnızca işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da gerekli olduğunu belirtmiştir. Davacının işyerinde gerçekten çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Mahkeme, davacının çalıştığı işyerinin varlığını ve sigortalı çalışma niteliğini ispatlamak için gerekli delilleri toplamadan karar vermiştir. Bu nedenle, davacının çalıştığı işyerine ilişkin belgelerin ve tanık ifadelerinin toplanması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesinde, 18 yaşını doldurduğu tarihin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu belirterek, bu kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir. Bu durum, sigortalılık tespitinin yalnızca bir gün çalışmanın ötesinde, daha kapsamlı bir inceleme gerektirdiğini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8040 E.  ,  2024/9533 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2298 E., 2023/2156 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2019/331 E., 2022/432 K.

    Taraflar arasındaki (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının işveren …’e ait iş yerinde 10.01.1992 tarihinde, hizmet akdine dayalı günün asgari ücretiyle, 1 (bir) gün çalıştığının, sigortalılık başlangıcının da 10.01.1992 olduğunun tespitine ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili; sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, fiili ve gerçek bir biçimde çalışmanın varlığı tespit edilmedikçe sigortalılıktan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı …’ün 01 00 325 74 061 işyeri nolu iş yerinde 10.01.1992 tarihinde 1 gün süreyle asgari ücretle hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yürütülen işlemlerde usul ve yasaya aykırılık teşkil edecek bir hal bulunmadığını, davacı hakkında uygulanan işlemler hukuka uygun olup müvekkil aleyhine açılan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 13.02.1974 doğumlu davacının 10.01.1992 tarihinde davalıya ait … sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin bulunduğu, davacının söz konusu işe giriş bildirgesinde bulunan sigorta sicil numarası ile çalışmalarına devam ettiği, sigorta sicil numarasının 1992 yılı serilerinden olması, kamu tanık beyanları ile davacının iş yerinde geçen çalışmasının doğruladığı, 506 sayılı Kanun’un 60-G maddesine göre sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 13.02.1992 tarihi olduğunun ve 10.01.1992 tarihindeki bir günlük çalışmaya yönelik ödenecek sigorta priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiği hususunun hükmün infazı sırasında kurum tarafından dikkate alınabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 10.01.1992 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 6 ‘ıncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi,79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.

    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, … ünvanlı işverenin 20214 sicil no.lu Dereboyu sokak … Han no:18/A Trabzon adresli işyerinden davacı adına 10.01.1992 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyeri tescil bilgilerinin dosya kapsamına alınmadığı, bu nedenle işyerinin mahiyetinin bilinmediği, ancak davalı işverenin işe giriş bildirgesindeki sicil numarasından farklı bir işyeri olan 01 00 325 74 061 sicil numaralı ve davacının bildirimi yapılan sicil no.lu işyeri ile aynı adresli işyerinin tescil bilgilerinin dosyaya alındığı,anılan işyerinin muhasebe ve defter tutma mahiyetinde ve 01.07.1992 tarihinde kanun kapsamına alındığının belirtildiği ve bu işyerinin 1992/2. ve 3. dönem bordrolarının dosyaya bildirildiği, öte yandan davacı ve dinlenen tanıkların beyanlarında ise davacının çalıştığı işyerinde muhasebe ve sigorta işlemlerinin yürütüldüğünün beyan edildiği, davacının bildiriminin yapıldığı işyerine ilişkin dönem bordrosunun olup olmadığının araştırılmadığı,anılan adreste davalı işverenin faaliyetine ilişkin gelen vergi yoklama fişlerine göre davalı işverenin 18.07.1987 tarihinden itibaren muhasebe alanında faaliyet göstermeye başladığı, 24.01.1992 tarihinden itibaren ise sigortacılık işlemlerine başladığının tespit edildiği, mahkemece davalı işverenin 01 00 325 74 061sicil no.lu işyerinden dava konusu dönemden sonraki tarihler olan 1992/2 nci ve 3 üncü dönemde bildirimi yapılan bordrolu çalışanların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, çalışmayı doğrulayan davacı tanığı …’ın ise 01 00 325 74 061 sicilden 1992/2 nci ve 3 üncü dönemde bildirimi olduğu, diğer davacı tanığı …’nin ise hizmet cetvelinin olmadığı,beyanlarının denetlenemediği,komşu işyeri araştırmasının yapılmadığı,davacının bildiriminin yapıldığı işyeri sicil numarası yerine davalı işverenin başka bir işyerinden hüküm kurulduğu böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

    3.Buna göre, Mahkemece, evveliyatla davalı Kurumdan davacının işe giriş bildirgesinde davalı işverenin 20214 sicil no.lu işyerinden bildirimin yapılmış olduğu gözetilerek anılan sicil no.lu işyerinin işyeri tescil bilgileri,mahiyeti,kanun kapsamı ve işyerinden dava konusu dönemde verilmişse dönem bordrosu celbedilmeli,varsa dönem bordrosuna kayıtlı bordrolu çalışanların beyanlarına başvurulmalı, davacı asilin beyanı alınarak iş yerinde ne iş yaptığı,kimlerle çalıştığı hususunda ayrıntılı beyanı alınmalı, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının,emniyet,vergi dairesi, SGK ve belediye nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı,bu yöntemle komşu işyerinin tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı,dinlenen davacı tanığı …’nin hizmet cetveli de celbedilerek beyanı denetlenmeli,çalışma olgusunun belirlenmesi halinde davacının hangi sicil no.lu işyerinde çalışmış olduğu tereddütsüz şekilde belirlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

    4.Kabule göre de, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde “bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür.

    Buna göre mahkemece davacının 10.01.1992 tarihinde davalı işveren işyerinde (1) gün süre ile çalıştığının,sigorta başlangıç tarihinin ise 18 yaşını ikmal ettiği 13.02.1992 tarihi olduğu, 10.01.1992 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının ise prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, de isabetsiz bulunmuştur.

    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    04.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.