onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 16.09.1991 olarak tespitine ilişkindir. Yargıtay, bir kişinin sigortalı sayılabilmesi için yalnızca işe giriş bildirgesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli olarak çalışmasının da gerektiğini vurgulamıştır. Sigortalılık başlangıcının tespitinde, çalışmanın gerçek ve sigortalı olduğunun ispatı önemlidir. Bu bağlamda, davacının işyerinde eylemli çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Mahkeme, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı bir karar vermiştir. Davacının işe giriş bildirgesinin varlığına rağmen, eylemli çalışmasının ispatı için gerekli delillerin toplanmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay, sigortalılık başlangıcının tespitinde, komşu işyerleri ve tanıkların ifadelerinin alınması gerektiğini, ayrıca davacının çalıştığı dönemdeki belgelerin incelenmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın yeniden incelenmesine karar vermiştir. Bu karar, sigortalılık başlangıcının tespitinde gerekli olan delil ve inceleme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8203 E.  ,  2024/9547 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/3167 E., 2024/1614 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/456 E., 2022/105 K.

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının … numaralı … Moda Konf. Tic. Ltd. Şti. adlı iş yerinde 01.09.1991 tarihinde çalışmaya başladığını beyanla müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1991 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
    2.Davacı vekili 07.09.2022 tarihli dilekçesi ile her ne kadar dava dilekçesi ile 01.09.1991 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespitini talep etmişlerse de, yargılama sürecinde dosyaya kazandırılan ve davalı kurum bünyesinde bulunan evrak uyarınca giriş bildirgesinin 16.09.1991 tarihine ilişkin olduğu anlaşıldığından taleplerini 16.09.1991 tarihi olarak düzelterek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 16.09.1991 olarak tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 16.09.1991 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 11.11.1972 doğumlu davacının 16.09.1991 tarihinde … Moda Konf. Tic. Ltd. Şti.ye ait ….06 sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin bulunduğu, davacının söz konusu işe giriş bildirgesinde bulunan sigorta sicil numarası ile çalışmalarına devam ettiği, dava dışı … sicilli işyerinden davacının 1992/3 üncü döneminden Kuruma bildirilen çalışmalarının bulunduğu, iş bu dava dışı şirketin 01.12.1983-31.01.1995 tarihleri arasında Kanun kapsamında bulunduğu, Kamu tanığının da davacının iş yerinde geçen çalışmasını doğruladığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 16.09.1991 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, … Moda Konf. İm. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işverenin … sicil no.lu işyerinden davacı adına 16.09.1991 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, konfeksiyon mahiyetli işyerinin 01.12.1983-31.01.1995 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1991/3 üncü dönem ile 1992/1 inci ve 2 nci dönemlerden bordro verilmediğinin bildirildiği,1992/3 üncü dönemden verilen bordronun tek sayfasının dosyaya gönderildiği, ön sayfa ya da sayfalarının gönderilmediğinin anlaşıldığı, bu dönem bordrosunda davacının da adının yer aldığı, davacının işyerinden 1992/3-31.01.1993 arası bildirimlerinin olduğu, 1992/3 üncü dönem bordrosundan …’ün dinlendiği, bu tanığın sigortasının geç yapıldığı iddiasında bulunduğu, bildirim öncesine ait işyerinden bir işe giriş bildirgesinin verilip verilmediğinin araştırılmadığı, komşu işyeri araştırması yapılmadığı, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
    3.Buna göre, Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının, emniyet, belediye, vergi dairesi, SGK nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyerinin tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, davacı tanığı … adına sigorta bildirimi olduğu tarih olan 1992/3 üncü dönemden önce işyerinde adına verilmiş bir işe giriş bildirgesi olup olmadığı Kurumdan sorulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
    4.Kabule göre de, sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, davacının sigorta başlangıcının yanı sıra, 1 gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti ile hükümde işverenin unvanı ve işyeri sicil no.sunun da belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    04.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.