onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince, prime esas kazançların belirlenmesi için yazılı delil sunulması zorunludur. Mahkeme, davacının iddialarını destekleyecek yeterli yazılı belge sunmadığını tespit etmiştir. Bu durum, davacının talep ettiği ücretin ispatında yetersizlik yaratmış ve davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile sonuçlanmıştır.

Hukuki değerlendirmede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200. maddesi gereğince, belirli bir tutarı aşan taleplerin yazılı delille ispatı gerektiği vurgulanmıştır. Davacı, prime esas kazancının tespitine yönelik taleplerini destekleyecek yeterli belgeler sunmadığı için, mahkemece yapılan değerlendirmede, davanın reddi yönünde karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını onayarak, davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Bu karar, yargılama sürecinde sunulan delillerin yetersizliği ve hukuki gerekçelere dayanmaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8480 E.  ,  2024/10656 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2020/517 E., 2023/820 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2018/240 E., 2019/417 K.

    Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili …’ın planlama müdürü olarak davalı şirket bünyesinde faaliyet gösterdiğini, söz konusu görevin istisnai görevler olduğunu, şirket bünyesinde deyim yerindeyse beyaz yakalı sınıfına mensup işler olduğunu, 8.000 TL maaş ile çalıştığını belirterek eksik ödenen prime esas kazançlarının tespitini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    1-Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

    2-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; bir işyerinden bildirimi yapılan kişilerin işyerinden almakta oldukları ücreti Kurumun takip etmesinin mümkün olmadığını, davacının her zaman gerek Kurumdan alabileceği gerekse elektronik ortamda alabileceği hizmet dökümünde Kuruma bildirilen günleri ile prime esas kazançlarının tespit etmesinin mümkün olduğunu, davacının bu süre zarfında Kuruma herhangi bir şikayette bulunmadığını, dolayısıyla davacının prime esas kazancının eksik bildirilmiş olduğu tespit edilse bile Kurumun davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabul edilmemesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, HMK’nın 200 üncü maddesinde belirtilen sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği ücret alma olgusunun yazılı delille ispatının zorunlu olduğunu, yazılı delil ibraz edilmemesi durumunda davanın reddinin gerektiğini, davacının davalı işverene ait işyerinde Kuruma bildirilen prime esas kazanç üzerinde ücret aldığına dair bir delil ve tespit bulunmadığından Kurum kayıtları ile çelişen davanın reddini talep ettiklerini, arz ve izah edilen ve Mahkemece resen dikkate alınacak sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda; davacının davalılardan … Dokuma Tekstil San. Tic. A.Ş.’ye ait işyerinde 19.04.2010- 30.01.2014 tarihleri arasında net 2.500,00 TL, 01.02.2014- 29.04.2015 tarihleri arasında net 5.500,00 TL, 19.05.2015- 19.05.2017 tarihleri arasında net 6.000,00 TL ücret ile çalıştığının iddia edildiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maaş çizelgesinin incelenmesinde; davacının 01.01.2018 döneminde plnm. ihzar şefi olarak 7.000,00 TL, 01.01.2016 döneminde 6.250,00 TL, 01.01.2015 döneminde 5.000,00 TL, 01.01.2014 döneminde 4.300,00 TL, 01.01.2013 döneminde 3.600,00 TL, 16.08.2012 döneminde 3.200,00 TL, 2011 döneminde 2.750,00 TL maaş aldığının görüldüğü, 2011 dönemine ait çizelge dışındaki diğer çizelgelerin davacı, … , … ve … tarafından imzalandığı, yine davacı vekili tarafından ibraz edilen davalı … Tekstil San. Tic. A.Ş.’ye ait imza sirkülerinin incelenmesinde … … ‘in şirketin yetkilisi olduğu, davacı vekili tarafından iddia edilen ücretin HMK’nın 200 üncü maddesi gereği yazılı delille ispatının gerektiği, 16/08/2012 tarihli ve ilerleyen yıllardaki çizelgelerin davalılardan … Dokuma Tekstil San. Tic. A.Ş. işvereni tarafından imzalandığı, bu nedenle 2012 yılı Eylül ayı öncesi için davacı vekili tarafından herhangi bir yazılı belge ibraz edilemediğinden talebin reddi gerektiği, 2012 Eylül- 30.01.2014 tarihleri arasındaki dönem için davacının 2.500,00 TL ücret aldığını iddia ettiği, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince brüt ücret= net ücret/ 0,71491 formülüne göre davacının bu dönemde aldığı ücretin brüt 3.496,94 TL olduğu, davacı vekili tarafından her ne kadar 07/08/2019 tarihli dilekçe ile müvekkilinin 2010 yılında 2.250,00 TL, 2011 yılında 2.900,00 TL, 2012 yılında 3.200,00 TL, 2013 yılında 3.600,00 TL, 2014 yılında 4.300,00 TL ücret aldığı iddia edilmiş ise de davalı SGK vekilince davacının iddiasını genişletmesine muvafakatlarının olmadığının beyan edildiği, bu nedenle 2012 Eylül- 30.01.2014 tarihleri arasındaki dönem için taleple bağlı kalınarak davacının brüt 3.496,95 TL ücret aldığı ve Kuruma bildirilen prime esas kazancın mahsubu gerektiği, davacının 01.02.2014- 29.04.2015 dönemi için aylık 5.500,00 TL ücretle çalıştığının iddia edildiği, maaş çizelgelerinin incelenmesinde davacının 01.01.2014- 31.12.2014 dönemi için 4.300,00 TL, 01.01.2015- 29.04.2015 döneminde 5.000,00 TL ücret ile çalıştığı, 01.01.2014- 31.12.2014 dönemi için davacının brüt ücretinin 6.014,74 TL, 01.01.2015- 28.04.2015 dönemi için 6.993,88 TL olduğu, bu dönemde Kuruma bildirilen prime esas kazancın yine mahsubunun gerektiği, davacının 19.05.2015-19.05.2017 tarihleri arasında aylık net 6.000,00 TL ücret aldığını iddia ettiği, maaş çizelgesinin incelenmesinde; davacının 01.01.2015- 31.12.2015 tarihleri arasında 5.000,00 TL, 01.01.2016- 01.01.2018 tarihleri arasında 6.250,00 TL ücret aldığı, 01.01.2015- 31.12.2015 tarihleri arasında brüt ücretin 6.993,88 TL, 01.01.2016- 19.05.2017 tarihleri arasında brüt ücretinin 8.742,35 TL olduğu, bu dönemde Kuruma bildirilen prime esas kazancın yine mahsubunun gerektiği anlaşıldığından, davacının aldığını iddia ettiği ücret, imzalı maaş çizelgesi ve davacının SGK hizmet cetvelinde yer verilen prime esas kazanç tutarları birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine davacının davalılardan … Dokuma A.Ş.’ye ait 1034185 sicil sayılı işyerinde;
    2012 yılı Eylül ayında 3.087,79 TL,
    2012 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarında 3.131,83 TL,
    2013 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarında 699,39 TL,
    2013 yılı Nisan ayında 787,85 TL,
    2013 yılı Mayıs ayında 920,40 TL,
    2013 yılı Haziran ve Temmuz aylarında 920,41 TL,
    2013 yılı Ağustos ayında 920,40 TL,
    2013 yılı Eylül ayında 1.122,12 TL,
    2013 yılı Ekim ve Kasım aylarında 1.281,34 TL,
    2013 yılı Aralık ayında 1.281,33 TL,
    2014 yılı Ocak ayında 349,69 TL,
    2014 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında 2.867,48 TL,
    2014 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında 2.668,27 TL,
    2015 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında 3.647,42 TL daha prime esas kazancının ek aylık hizmet ve prim belgeleri ile Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili, Mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda hatalar olduğunu, rapora yapılan itirazların Mahkemece dikkate alınmadığını, eksik inceleme neticesinde verilen kararın talepleri doğrultusunda bozulması gerektiğini belirtmiştir.

    2.Davalı SGKB vekili, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi gereğince davacının davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığını, müvekkil Kurum aleyhine verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı ve davalı SGKB vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

    2.Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

    2-Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun’un “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un “prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayıl Kanun’un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen Mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun; 200 üncü maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı, senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir.

    Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli ve 2010/10 – 480 E., 2010/523 K., 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-481 E., 2010/524 K., 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-482 E., 2010/525 K., 19.10.2011 tarihli ve 2011/10-608 E., 2011/649 K., 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.