onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı tarafından yapılan aidiyet tespiti talebi üzerine yürütülen yargılama süreci ele alınmıştır. Davacı, uzun yıllar tarımsal faaliyet yürüttüğünü ve belirli tarihlerde Bağ-Kur sigorta primi kesildiğini, ancak davalı kurumun tevkifat listesinde yeterli tespit yapmadığını iddia ederek talebinin reddini hukuka aykırı bulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, tanık beyanları ve nüfus kayıtları ışığında davacının tevkifat listesinde yer alan kişi olduğunu tespit ederek davanın kabulüne karar vermiştir.

Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan araştırmaların yeterli olduğunu ve davacının aidiyetinin tespitine dair delillerin mevcut olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında, davalı kurum vekilinin ileri sürdüğü gerekçeler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamış ve mahkemece verilen hüküm onanmıştır. Bu süreç, aidiyet tespiti davalarının hukuki değerlendirmesi ve delil durumunun önemini vurgulamaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8531 E.  ,  2024/9871 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/1427 E., 2024/1130 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/148 E., 2023/330 K.

    Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, davacının uzun yıllardır kendi nam ve hesabıma tarımsal faaliyet yürüttüğünü, teslim ettiği ürünlerden Haziran/1995 ve Kasım/1995 tarihlerinde olmak üzere, %1 oranında Bağ-Kur sigorta primi kesildiğini, davalı kurum tarafından tevkifat kesintisi nedeniyle geriye dönük olarak sigortalı olma hakkının getirilmesi nedeniyle, prim kesintisine dayanarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olmak için müracaatta bulunduğunu, ancak yapılan denetmen incelemesi sonucu, tevkifat listesinde yer alan …’un müvekkilimiz olduğuna dair yeterli tespit yapılamadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, yapılan kurum işlemi açıkça hukuka aykırı olduğunu, tevkifat kesinti listesinde davacının isim-soy ismi ve yerleşim yeri olan Tarım Mah. doğru bir şekilde yazıldığını, Tarım Mah’de davacıyla aynı isimde bir kişi de bulunmadığı için tevkifat listesinde yer alan …’un davacı dışında bir kişi olmasının da mümkün olmadığını, mahkemece yapılacak araştırma ve sunulacak deliller çerçevesinde tevkifat kesinti listesinde yer alan …’un davacının olduğunun tespiti gerektiğini ileri sürerek; … ve … ünvanlı tevkifatçılara ait Haziran 1995 ve Kasım 1995 dönemlerine ait tevkifat kesinti listesinde yer alan …’un davacı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili, 21.12.2021 tarih ve 11036 sayılı denetim gerekçesi gereği yapılan araştırma neticesinde; … ve … ünvanlı tevkifatçının 1995/06 ve 1995/11 dönemlerine ait tevkifat listelerinde ismi bulunan …’un Kurumumuza başvuruda bulunan … T.C kimlik numaralı … olup olmadığına dair yeterli tespit yapılamadığını, Kurum işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… tanık beyanları, komisyon sahibi …’ın beyanları, nüfus kayıtları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; … ve … ünvanlı tevkifatçılara ait Haziran/1995 ve Kasım/1995 dönemlerine ait tevkifat kesinti listesinde yer alan …’un … T.C. kimlik numaralı davacı … olduğunun tespitine karar vermek gerektiği” gerekçesiyle;

    “Davanın kabulü ile

    … ve … ünvanlı tevkifatçılara ait Haziran/1995 ve Kasım/1995 dönemlerine ait tevkifat kesinti listesinde yer alan …’un … T.C. kimlik numaralı davacı … olduğunun tespitine” karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, mahkemenin eksik araştırma ve incelemeye dayalı bir karar verdiğini beyanla İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “… Nüfus kayıtlarına göre benzer kimlik bilgilerine sahip biri 1903 doğumlu ve ölü olan iki kişi mevcuttur. Bunlardan hayatta olan dinlenmiş, herhangi bir hak iddiasında bulunmamıştır. Ölü olanın ise yaşı itibariyle o tarihte tarımda üretici olarak çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Dinlenen tanıklar bu kapsamda komisyoncu davacı iddiasını doğrulamıştır. Toplanan deliller de davacı lehine Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını gerektirecek ilgisinin varlığını ortaya koymuştur.

    Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Davaya konu uyuşmazlık, aidiyet tespiti talebine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 2926 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.