onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, yaşlılık aylığı bağlanması talebi üzerine yapılan bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, nüfus kaydındaki maddi hatanın düzeltilmesi gerektiğini ve bu düzeltme ile yaşlılık aylığına hak kazandığını iddia etmiştir. Davalı kurum ise bu talebi reddetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının talebini kabul ederek yaşlılık aylığı bağlanmasına karar vermiştir. Ancak, davalı kurumun temyiz başvurusunun ardından Yargıtay, kararın bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir.

Yargıtay, davacının doğum tarihinin düzeltilmesiyle ilgili önceki mahkeme kararının, 506 sayılı Kanun’un 120/2. maddesi gereğince yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınamayacağını belirtmiştir. Bozma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda, davacının doğum tarihinin düzeltilmesi gerektiği ve gerekli şartları sağladığı tespit edilerek, yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak, davalı kurumun temyiz itirazları reddedilmiş ve mahkeme kararı onanmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8718 E.  ,  2024/9699 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2024/22 E., 2024/199 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında Mahkemesinde görülen yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının nüfus kaydının düzeltilmesinin bir yaş düzeltme olmadığını, müvekkilinin iradesi dışında Nüfus İdaresinin gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmeksizin yapmış olduğu maddi hatanın düzeltilmesi olduğunu belirterek, dava konusu ret işleminin iptalini, davacı müvekkiline yaş şartını yerine getirmesi sebebiyle yaşlılık aylığı bağlanmasını, yaş itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı dönemden itibaren ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının hesaplanarak yaşlılık aylığı bağlanan süreye kadar işlemiş ve işleyecek tüm dönem aylıklarının Kurum tarafından ödenmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarih, 2020/342 E., 2021/384 K.
    sayılı kararıyla; davacının davasının kabulü ile davalı Kurumun 17.08.2020 tarihli 9608177 sayılı ret işleminin iptali ile davacıya 01.08.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına
    karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    Davalı Kurum vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 15.06.2023 tarihli, 2022/384 E., 2023/1364 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.11.2023 tarih, 2023/11221 Esas, 2023/11274
    Karar sayılı bozma kararında; dosya kapsamı incelendiğinde, 20.12.1987 tarihinde sigorta başlangıcı olan davacının doğum tarihinin kardeşinin doğum tarihi ile karıştırıldığından bahisle doğum tarihinin düzeltilmesi için 1989 tarihinde babası tarafından açılan davada, davacının doğum tarihinin 01.05.1970 tarihi olarak düzeltildiği, davacının 01.07.2020 tarihli tahsis talebinin yaş düzeltilmesi nedeniyle reddedildiği, söz konusu mahkeme kararının kayıt düzeltme niteliğinde olduğundan bahisle işbu davanın kabulüne karar verildiği ne var ki hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.

    506 sayılı Kanun’un 120/2 nci maddesi gereğince sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığında nazara alınamayacağı açıktır.

    Bu özel düzenleme dışında kesinleşmiş yargı kararının uygulamalarda geçerliliğini koruyacağı tartışmasızdır.

    Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/1-1989/341 sayılı dosyası içeriği, davacının ilkokuldan mezuniyet tarihi, askerlik yaptığı döneme ilişkin bilgiler ve dayanakları gözetilerek, Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi hükmünün kayıt düzeltme niteliğinde olup olmadığı değerlendirilip, 506 sayılı Kanun’un 120/2 nci maddesi anlamında bir yaş tashihi veya kayıt düzeltmenin sözkonusu olup olmadığı tespit edilip malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında davacının hangi doğum tarihi esas alınacağı belirlenmeli, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

    B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının babası tarafından Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1989/278 Esas ve 1989/341 Karar sayılı dosyasından davacı … ile kardeşi …’ün doğum tarihlerinin nüfus idaresi tarafından kayıt ve tescil edilirken yanlışlık yapıldığı, …’ün doğum tarihinin 01.05.1970 olması gerekirken 01.05.1974 doğumlu olarak kaydedildiği, …’ün doğum tarihinin ise 01.05.1974 olması gerekirken 01.05.1970 olarak kaydedildiği gerekçesiyle …’ün doğum tarihinin 01.05.1970, …’ün doğum tarihinin ise 01.05.1974 olarak düzeltildiği, Beyşehir Milli Eğitim Müdürlüğü ile Beyşehir Askerlik Şubesi Başkanlığından gelen yazı cevapları da nazara alındığında, söz konusu tahsis işleminin Nüfus İdaresince yapılan maddi hataların düzeltilmesi niteliğinde olduğu, davacının doğum tarihinin 01.05.1970 olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılarak, 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinin B fıkrasının (g) bendi gereğince tahsis talep tarihi olan 01.07.2020 tarihi itibariyle 32 yıldan fazla sigortalılık süresi ve 5375 günden fazla prim ödeme gün sayısı bulunup 50 yaşını da 01.05.2020 tarihinde doldurmuş olacağından, davacının davasının kabulü ile davalı SGK’nın 17.08.2020 tarihli 9608177 sayılı ret işleminin iptali cihetine gidilerek davacının davasının kabulü ile davalı Kurumun 17.08.2020 tarihli 9608177 sayılı ret işleminin iptali ile davacıya 01.08.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihten itibaren ödenmeyen yaşlılık aylıklarının davalı Kurum tarafından ödenmesine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 120 nci maddesi, 4721 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi, 29.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 1587 sayılı Nüfus Kanunu’nu yürürlükten kaldıran 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 10 ve 35 inci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.