|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının davalı Belediyede şantiye işçisi ve su faturaları kesme işçisi olarak çalıştığı dönemdeki eksik bildirilen çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı, 1.6.2008 tarihinden itibaren 6 ay, 2009 yılı Temmuz-Aralık ayları ile 2013 yılı Ocak ayındaki 15 günlük çalışmalarının tespitini talep etmiştir. Davalı taraf ise, davacının belirtilen tarihlerde çalışmadığını ve taleplerinin fiilen mümkün olmadığını savunmuştur.
Mahkeme, davacının belirtilen tarihlerdeki çalışmalarının tespitine yönelik delilleri incelemiş ve davacının kesintisiz çalıştığını belirten tanık ifadelerine dayanarak, davacının 01.06.2008-31.12.2009 ve 01.01.2013-16.01.2013 tarihleri arasında toplam 586 gün çalıştığını ve bu sürelerin 420 gününün SGK’ya bildirilmediğini tespit etmiştir. Ancak, davalı şirketin bu süreler için sorumluluğu ispatlanamamıştır. Yargıtay, temyiz başvurularını değerlendirerek, mahkeme kararının bozmaya uygun olduğunu, hukukun somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığını ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğini belirterek, yerel mahkeme kararını onamıştır. Bu durum, davacının çalışma sürelerinin tespiti ve sigorta bildirimleri açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/8772 E. , 2024/9394 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/306 E., 2024/93 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … Belediye Başkanlığı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Belediye bünyesinde ve taşeron firmalarda işçi olarak çalışmasına karşılık sigorta hizmet dökümlerinde eksik gösterilen 01.06.2008 tarihinden başlamak üzere eksik olan (6) aylık çalışmalarının, 2009 yılına ilişkin olarak davacının çalışmaya devam etmesine karşılık gösterilmeyen Temmuz- Ağustos- Eylül- Ekim- Kasım- Aralık ayı olmak üzere toplam (6) ayın ve yine 2013 yılı Ocak ayının eksik olan (15) gününün hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde; davacının 28.01.2009-14.07.2009 tarihleri arasında Durasıllı Belediyesinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 28.01.2009 tarihinden önce çalışması olmadığını, davacının taleplerinin fiilen mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge niteliğinde olması nedeniyle aksi yöndeki iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle taleplerin bir kısmının hak düşürücü süre kapsamında kalması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, dava açılmasına müvekkili Kurum sebep olmadığı için Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini öne sürerek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.01.2016 tarihli ve 2014/679 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının, davalıya ait işyerinde 15.06.2008-27.01.2009 tarihleri arasında 180 gün, 15.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün, ve 01.01.2013-16.01.2013 tarihleri arasında 15 gün olmak üzere toplam 375 gün süreyle ve asgari ücretle SGK’ya bildirilmeksizin çalıştırıldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.09.2017 tarihli ve 2016/4500 Esas, 2017/6159 Karar sayılı bozma kararında; dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 28.1.2009 – 31.3.2014 tarihleri arasında davacının talep ettiği süreler haricinde kesintisiz bildirim yapıldığı, bildirimlerin bir kısmının davalı Belediyeden bir kısmının da farklı işyerleri numarası ile birçok işyerinden yapıldığı, bu işverenler ile davalı Belediye arasındaki sözleşmelerin gönderildiği, davacının bildirimi yapılan dönemlere ait dönem bordrolarının gönderildiği, ancak davacının bildirimi yapılmayan dönemlerde iddia ettiği şantiye işi ve su faturası kesme işlerinin ihale eli ile yaptırıp yaptırılmadığının sorulmadığı, bu işlerin ihaleye verilmesi halinde ihale alan işyerlerinin unvanlarının belirlenmediği, ihale evraklarının getirtilmediği, davalı Belediye çalışanları ile bordro tanıklarının dinlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; öncelikle ihtilaflı 2008-2009 ve 2013 yıllarına ait ihale dosyalarını, hizmet alım sözleşmelerini getirtmek, hangi tarih aralığında hangi şirketle sözleşme yapıldığını tespit etmek, davacının Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin ihale arası dönemler mi olduğu yoksa bu işveren/işverenler tarafından Kuruma eksik bildirim mi yapıldığı hususunu araştırmak, eğer ihale yapılan dönemde eksik bildirim varsa ihaleyi alan şirketleri davaya dahil etmek, bu şirketlerin dönem bordrolarını davalı Kurumdan istemek, ihale kapsamında ne tür bir işin üstlenildiği açıkça sorularak, davacının ücret ödeme konusunun aydınlığa kavuşturulması için gerek belediyeden gerek ihaleyi alan şirketlerden ücret bordroları ile ilgili belgeler istenerek ve Belediyenin resmi kurum olması sebebiyle belgelere dayalı ücret ödemesi dışında çalışma olamayacağı değerlendirilip, davacıya ücret ödemesi olmayan dönemlerde resmi kurum olan Belediyenin sorumlu tutulması mümkün olmadığından, talep edilen dönemde ücret ödemelerinin kim tarafından yapıldığı açıklığa kavuşturularak, davalı Belediye’de talep edilen dönemde çalışmış şef, amir, müdür, muhasebe çalışanı gibi yetkili kişiler ile ihale dönemleri için bordro tanıklarını dinlemek, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu dönemde 2008 yılı Haziran ayına ait dahili davalı … işyerinin alt işveren olarak dosyasının bulunduğu, Durasıllı Belediyesinin ihale verdiği … işyerinde 2008 yılı Haziran ayında bordrosu bulunan bordro tanıkları … ve …’nun ifadelerinde davacının park-bahçe ve su faturalarının okunması işlerinde davacının kesintisiz çalıştığını beyan ettikleri, tanık anlatımlarına göre uyuşmazlık döneminde davacının su sayaçlarına bakma, sayaç okuma, çay dağıtım, park ve bahçelerde su işleri, yol yapımı işlerini yaptığı, gelen ihale dosyalarına göre uyuşmazlık döneminde davacının iddia ettiği işlerin bir kısmının ihale edildiğinin anlaşıldığı, davacının hizmet tespiti talep ettiği 01.06.2008-30.11.2008, 15.07.2009-31.12.2009 ile 01.01.2013-16.01.2013 tarihlerinde, 2008 ve 2009 yıllarında birden fazla şirketin davacının çalıştığı iş tanımlarına girecek ihaleler aldığı, uyuşmazlık döneminin bir kısmının ihale dönemlerine denk geldiği, bir kısmının ise denk gelmediği, bordro tanıklarının beyanlarına göre davacının yaptığı işlerin çay dağıtma ya da oldukça geniş faaliyet alanı olan şantiyede çalışma gibi bir kısmının ihale konusu iş tanımına girmediği, buna karşın davacının kesintisiz bir şekilde Durasıllı Belediyesi işyerinde çalışmaya devam ettiği, bu çalışmaların bir kısmının ihale alan firmalardan gösterildiği, bir kısmının ise ihale firmasından kaynaklanan sebeplerle ya da ihale konusu işin içine girmemesi nedeniyle gösterilmediği, davacının hizmet bildirimi yapılmayan dönemde ücretini dayıbaşı olarak tabir edilen işveren vekillerinden aldığı, bordro tanıklarının beyanlarına göre bu işverenlerin genellikle ihale firmasının çalışanları olduğu, bu şekilde uyuşmazlık döneminde davacının ücretinin farklı işlerde farklı ihale firmalarının işveren vekilleri tarafından ödendiğinin anlaşıldığı, davacının 2008-2013 yıllarında bir kısım sigortasının Belediye tarafından yapılmasının da, davacının yaptığı işin bir kısmının ihale firmasına verilen iş kapsamına girmediğini ve davacının doğrudan davalı Belediye işini yaptığını gösterdiği, bu şekilde davacının tüm çalışma dönemi boyunca davalı Belediye işini yaptığı, buna karşın çalışma dönemi boyunca bir kısım çalışmalarının ihale firmaları işlerinde geçtiği, sigorta bildirimi yapılmayan dönemlerde ise davacının davalı Belediyenin işini yaptığı anlaşılmış, her ne kadar davalı Bozova Şirketine karşı dava açılmış ise de davacının çalışmalarının davalı belediyede geçtiği ve tespitine karar verilen dönemde davacının çalışmalarının davalı şirkete ait iş yerinde geçtiği ve ödemelerinin davalı şirket tarafından yapıldığı ispatlanamamakla, davalı şirket yönünden davanın reddine karar vermek gerektiğinden bahisle; davacının davasının kabulüne, davacının davalı … Belediye Başkanlığına (kapatılan Durasıllı Belediye Başkanlığına) ait işyerinde 01.06.2008-31.12.2009 ve 01.01.2013-16.01.2013 tarihleri arasında toplam 586 gün kesintisiz çalıştığının, bu çalışmalarının 420 günlük kısmının Kuruma bildirilmediğinin, bildirim yapılmayan dönemde asgari ücretle çalıştığının tespitine, davalı Bozova Temizlik Lojistik Öz. Sağ. Hiz. İl. Bil. Gıd. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Belediye vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Belediye vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ve davanın reddinin gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu ve yazılı delil ile ispat gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının davalı Belediyede şantiye işçisi ve su faturaları kesme işçisi olarak çalıştığı halde eksik bildirilen 1.6.2008 tarihinden itibaren 6 ay, 2009 yılı 7 ila 12. aylar ile 2013/1. aydaki 15 günlük çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle avalı Belediye vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.