onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.06.1980 tarihinde bir gün süreyle sigortalı çalıştığını tespit etme talebine ilişkindir. Yargıtay, sigortalı sayılabilmek için yalnızca işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli çalışmanın da ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Davacının işyerinde gerçekten çalışıp çalışmadığına dair yeterli araştırmanın yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Mahkeme, davacının işe giriş bildirgesinin bulunduğunu kabul etmesine rağmen, eylemli çalışmanın varlığını yeterince araştırmamıştır. Bu nedenle, davanın kabulü yönünde verilen kararın eksik incelemeye dayandığı sonucuna varılmıştır. Yargıtay, davanın yeniden incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve eksik delillerin toplanarak değerlendirilmesine karar vermiştir. Bu durum, sigortalılık başlangıcının tespiti için gereken hukuki şartların yerine getirilmediğini göstermektedir.

10. Hukuk Dairesi         2024/8789 E.  ,  2024/9813 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1057 E., 2024/531 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2020/171 E., 2022/37 K.

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.06.1980 yılı yazında Reyhanlı Devlet Üretme Çiftliğinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, bu çalışma neticesinde ilk sigortalılık tescil kaydının 01.06.1980 tarihinde yapıldığını ve kendisine sigorta sicil numarası verildiğini, bu yüzden müvekkilinin emeklilik … konusunda mağduriyete uğradığını iddia etmiş, müvekkilinin ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1980 olarak tespiti ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının …-… -… ‘nin yanında (Devlet Üretme Çiftliğinde) 01.06.1980 tarihinde işe girişinin yapıldığı ve işe giriş tarihinin 1 gün süre ile hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, Kurum harçtan muaf olmasına rağmen harç yüklendiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, aleyhe vekalet ücreti ile yargılama gideri yüklenmesinin hatalı olduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını savunarak Mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, 04/12/1970 doğumlu 3101012439356 sigorta sicil numaralı davacıya ait hizmet döküm cetveline göre ihtilaflı dönemde herhangi bir sigortalı hizmetin bulunmadığı, Kurum kayıtlarında … sicil numarası ile işlem gören ve Devlet Üretme Çiftliği Reyhanlı adresinde faaliyet gösteren …-… -… unvanlı işveren tarafından 30.06.1980 tarih 62488 varide numarası ile Kuruma verilen 01.06.1980 tarihli işe giriş bildirgesindeki sigorta sicil numarasının davacının sonraki sigortalılığında kullanıldığı, sigortalı kimlik bilgilerinin davacının bilgileri ile uyumlu olduğu, … sicil numaralı işyerinin 01.06.1980-30.06.1980 tarihleri arasında tarım işi mahiyetinden kanun kapsamında olduğu, 01.06.1980 tarihinde 1 gün … sicil numarası ile sigorta kaydı bulunan tanık …’ın çalışmayı doğruladığı, gerek Dairece gerek Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen aynı işyerine ilişkin emsal doyalar da gözetilerek İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmanın yeterli olduğu, davanın kabulünün gerektiği, bununla birlikte, inceleme konusu gerekçeli kararda davalı Kurum unvanının hatalı yazılması ve Kurumun harçtan muaf olduğunun gözetilmemesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile davacının … sicil numaralı …-… -… unvanlı işyerinde işe giriş bildirgesinin verildiği 01.06.1980 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiş, davalı SGK aleyhine hükmedilen harç kaldırılmış ve karar başlığında davalı Kurum ünvanı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı olarak düzeltilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 01.06.1980 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

    Öte yandan, 506 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi “I – Aşağıda yazılı kimseler bu Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar:
    A – (Değişik alt bent: 24/10/1983 – 2934/1 md.)
    a) Kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle,
    b) Özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak,
    c) Tarım sanatlarına ait işlerde,
    d) Tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde,
    e) Tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık ve benzeri işlerinde,
    Çalışanlar hariç olmak üzere tarım işlerinde çalışanlar…” hükmünü içermekte olup; anılan yasa hükmüne göre, özel sektöre ait tarım işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç olmak üzere tarım işlerinde çalışanların sigortalı sayılamayacağı öngörülmüştür.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, …-… -… unvanlı işverenin Devlet Üretme Çiftliği-Reyhanlı-Hatay adreslinde … sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.06.1980 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, tarım işi mahiyetli işyerinin 01.06.1980-30.06.1980 arası kanun kapsamında olduğu,işyerinden bordro verilmediği, emsal nitelikte görülen dava dışı …’in aynı işyerinden verilen 01.06.1980 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden sigorta başlangıcının tespiti istemli Reyhanlı Asliye Hukuk(İş) Mahkemesinin E.2009/463 Esas sayılı dosyanın bir kısım evrakının UYAP üzerinden dosya içine alındığı ancak …’in ise yurt dışında olması nedeniyle mahkemece tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçildiği,mahkemece jandarma vasıtasıyla yaptırılan komşu işyeri araştırmasında komşu çiftlik olarak … ‘nun tespit edildiği anılan kişi ya da dava konusu dönemde çalışanları tespit edilerek dinlenmediği,davacı tanığı olarak … isimli kişinin dinlendiği, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

    3.Buna göre, Mahkemece, öncelikle dava dışı …’in Dairemiz incelemesinden geçerek kesinleşen Reyhanlı Asliye Hukuk(İş) Mahkemesinin E.2009/463 esas sayılı dosyasının tamamı dosya içine alınmak suretiyle gerek anılan dosya içindeki bilgi ve belgelere göre gerekse Mahkemece yapılacak araştırma ile dava dışı işyerinin vasıf ve nitelikleri ile tarım işyeri olup olmadığı hususu araştırılarak tespit edilmeli, bu husus belirlendikten sonra bordrolu çalışan …’in beyanına başvurulmalı,öte yandan komşu çiftlik olarak belirlenen … ile varsa dava konusu dönemde kayda geçmiş sigortalılarının beyanlarına başvurulmalı,bu şekilde de komşu işyeri tanığının beyanına başvurulmaması ya da yetersiz kalması halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle,sonucuna göre bir karar verilmelidir.

    4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.