onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir hizmet tespiti davasında temyiz incelemesi sonucunda verilen kararları kapsamaktadır. Davacı, Kafkas Üniversitesinde sözleşmeli öğretim elemanı olarak çalıştığı sürelerin sigortalılık tespiti için dava açmıştır. Davalı taraf ise, davacının talebinin 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle zamanaşımına uğradığını ve davacının çalıştığı dönemlerde sigorta primlerinin ödendiğini savunmuştur. Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.

Yargıtay, davacının çalışma sürelerinin tespitinde, hüküm bölümünde açıkça belirtilmesi gerektiğini vurgulamış, bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, davanın kabulü ile davacının belirtilen tarihlerdeki çalışma sürelerinin tespitine karar verilmiştir. Temyiz başvurularının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanması, hukukun gereklilikleri doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bu karar, hizmet tespiti davalarında hak düşürücü sürelerin önemini ve usul kurallarının titizlikle uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8811 E.  ,  2024/9000 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2024/8 E., 2024/60 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kafkas Üniversitesinde sözleşmeli öğretim elemanı olarak 01.12.2003-31.12.2004 ve 01.04.2005-30.04.2009 tarihleri arasında bildirim bulunmayan sigortalılık sürelerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta tespit davalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü ve davacının talebinin zamanaşımına uğradığını ayrıca davacının 01.01.2005-30.03.2005 tarihleri arasında müvekkili Kurumda sözlemeli olarak çalıştığını, bu tarihler arasında 506 sayılı Kanun gereğince sigorta pirimi ve diğer vergiler kesilerek davacıya maaşının ödendiğini, davacı ile birlikte diğer yabancı uyruklu sözleşmeli öğretim elemanlarının Rektörlük makamına başvuruda bulunarak kesintilerden dolayı maaşlarının düşük olduğunu bu sebeple sigorta primlerinin yatırılmayarak kendilerine ödenen maaş ile birlikte ödenmesini talep ettiklerini, Üniversite yönetimi tarafından taleplerin değerlendirilerek kabul edildiğini ve durumun Kars SGK İl Müdürlüğüne bildirilerek 30.03.2005 tarihinden sonra davacıya brüt maaşının ödendiğini, davacının maaşından sadece gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapıldığını, 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdiğinden ve 2009 yılında zorunlu sigortalılık dönemi başladığından davacıya ödenen sigorta primlerinin tekrar kesilerek SGK’ya ödenmeye başladığını, hal böyle olunca isteğe bağlı sigortalılık dönemi olan 2005-2009 yılları arasında kendi isteği ile sigorta primlerinin maaşı ile birlikte kendisine ödenmesini talep eden davacının tahsil etmiş olduğu sigorta bedellerinin şimdi tekrar müvekkil Kurum tarafından ödenmesinin talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve müvekkili Kurumu zarara uğratacağını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.

    2. Fer’i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kafkas Üniversitesinde Ocak 2005 tarihinde çalışmaya başladığını, bunun öncesinde ve 01.04.2005 30.04.2009 tarihleri arasında herhangi bir bildiriminin bulunmadığını, bu sebeple 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu fıkrasında ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddelerinde 5 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü, bu itibarla davacının talebine konu 2003-2004 ile 2005-2009 yıllarına ait çalışmaların dava tarihinden önce sona erdiğini, davacının Kafkas Üniversitesinde 2005 yılında çalışmaya başladığını, davacının 2005 yılının Ocak ayında işe giriş nazara alındığında davacının bu tarihten önce ve 01.04.2005-30.04.2009 tarihleri arasında geçen çalışma iddiasının yazılı belgelerle ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, gerek Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına gerekse öğretiye göre bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için fiili çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu belirterek; davanın hak düşürücü süre yönünden olmadığı takdirde usul ve esastan reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2020 tarihli ve 2020/103 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile,

    1-Davacının davalıya ait işyerinde; 31.12.2003-30.04.2009 tarihleri arasında 01.04.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda Tespit Edilen ve ekli tabloda bildirimi yapılan 91 gün SSK günü dışında yer alan süre ve Ücretler Dahilinde ve yine SGK tavan ücretini aştığı tespit edilen aylarda da SGK tavan ücreti üzerinden çalıştığının tespitine,

    2-01.04.2020 tarihli Bilirkişi Raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli ve 2020/1834 E., 2023/924 K., sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.12.2023 tarihli, 2023/12101 Esas, 2023/12502 Karar sayılı ilamında; davacının, talep konusu dönem içinde her bir takvim yılı içerisinde hangi tarihlerde ne kadar süre ile çalıştığının, hüküm bölümünde açıkça ve tereddüte mahal bırakmaksızın gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükme esas kılınan bilirkişi raporuna atıfta bulunmak suretiyle hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiği belirtilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar;
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile;
    1-Davacının, davalı işyerinde Kuruma bildirilen hizmetleri dışında;
    2004/1.,2.,3.,4.,5.,6. dönemde 30’ar gün daha 2.748.150.000,00-TL ücret üzerinden,
    2004/7.,8.,9.,10.,11.,12. dönemde 30’ar gün daha 2.875.000.000,00-TL ücret üzerinden,
    2005/4.,5.,6.,7.,8.,9.,10.,11.,12. dönemde 30’ar gün daha 3.162,00-TL ücret üzerinden,
    2006/1.,2.,3.,4.,5.,6.,7.,8.,9.,10.,11.,12. dönemde 30’ar gün daha 3.272,00-TL ücret üzerinden,
    2007/1.,2.,3.,4.,5.,6.,7.,8.,9.,10.,11.,12. dönemde 30’ar gün daha 3.599,00-TL ücret üzerinden,
    2008/1.,2.,3.,4.,5.,6.,7.,8.,9.,10.,11.,12. dönemde 30’ar gün daha 3.779,00-TL ücret üzerinden,
    2009/1.,2.,3. Dönemde 30’ar gün 4.081,00-TL ücret üzerinden,
    2009/4. dönemde 29 gün daha 3.944,97-TL üzerinden hizmeti olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın ispatlanamadığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

    2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi sonucu davacının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.