ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 2011 mali yılına ait bir belediye hesabında, 2006 yılında tahakkuk ettirilen vergi, harç ve ücret gelirlerinin tahsil zamanaşımına uğratılması nedeniyle kamu zararına neden olunduğu iddiasını incelemektedir. 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu ve 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca, kamu alacaklarının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmemesi durumunda zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir.

Yapılan inceleme sonucunda, 2006 yılında tahakkuk eden alacakların 2011 yılı itibarıyla zamanaşımına uğradığı ve bu durumun kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. Ancak, bazı tutarların tebliğ edilme, özel hukuk hükümlerine tabi olma ve tahsil edilme gibi nedenlerle zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, zamanaşımına uğrayan alacakların sorumluluğu, Mali Hizmetler Daire Başkanı ve diğer ilgili yöneticilere müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince ödetilmesine karar verilmiştir. Oy çokluğuyla alınan bu karar, alacakların hangi yıla ait olduğunun ve sorumlulukların belirlenmesi gerektiği yönündeki ayrışık görüşe rağmen verilmiştir.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2011
Dairesi 6
Karar No 6
İlam No 73
Tutanak Tarihi 10.1.2013
Kararın Konusu Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

Gelirlerden Takipli Alacakların Zamanaşımına Uğratılması.

…. Belediyesi 2011 mali yılı yönetim dönemi hesabı eki genel mizanı “Gelirlerden Takipli Alacaklar” hesabında 2006 yılında tahakkuk ettirilen .… TL tutarında vergi, harç ve ücret gelirinin tahsil zamanaşımına uğratılması sonucu kamu zararına neden olunduğu iddiası ile ilgili olarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;

2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun; “Usul Hükümleri” başlıklı 98’inci maddesinde, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır.”

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un “Tahsil Zamanaşımı” başlıklı 102’inci maddesinde, “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvimi yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.

…” hükmü yer almaktadır.

6183 sayılı Kanun’un 102’nci maddesi gereğince, kamu alacağı vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediği taktirde zamanaşımına uğrayacaktır.

… Büyükşehir Belediyesi “Gelirlerden Takipli Alacaklar” hesabında 2006 yılında tahakkuk ettirilen, 2011 yılı sonu itibarıyla ödenmemiş ve zamanaşımını kesen işlemlerden herhangi birinin gerçekleştirilmemiş olduğu gelirlerin zamanaşımına uğratıldığı görülmüştür.

Sorguda “Gelirlerden Takipli Alacaklar” hesabında 2006 yılında tahakkuk eden .…TL’nin zamanaşımına uğratılması sonucu kamu zararına neden olunduğu iddia edilmiş ise de; bu tutarın …. TL’lik kısmı tebliğ edilme, …. TL’lik kısmı özel hukuk hükümlerine tabi olma, …TL’lik kısmının tahakkuk kaydının 2006 yılından sonraki yıllarda yapıldığından, ….TL’si tahsil edilme nedeniyle zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla; kamu zararı olduğu iddia edilen .… TL, …. nolu makbuzla .…nolu makbuzlarla tahsil edildiğinden, … TL’si ise henüz zamanaşımına uğramadığından ilişilecek husus bulunmadığına oy birliğiyle,

Zamanaşımına uğratılan kalan …. TL’nin ise Muhasebe Yetkilisi (Mali Hizmetler Daire Başkanı) .… ve diğer sorumlular (Gelir Şube Müdürü) …. ve (Gelir Müdür V.) ….’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,

(Üye .…’nün “Gelirlerden takipli alacaklar hesabında bulunan takip ve tahsili yapılmayan alacakların hangi yıla ait olduğu tespit edilmeden ve sorumluluklar da belirlenmeden tazmin diyemeyeceğimizden, bu hususların tespiti için denetçisine iadesine karar verilmesi uygun olur.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,

karar verildi.