|
ÖZET: Bu karar, il genel meclisi üyelerinin asgari geçim indiriminden yararlanma durumunu incelemektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesi ve ilgili genel tebliğler çerçevesinde, asgari geçim indiriminin uygulanabilmesi için mükelleflerin vergi mükellefiyeti ve gelir durumlarının belgelendirilmesi gerekmektedir. Yapılan incelemeler sonucunda, il genel meclisi üyelerinin faal vergi mükellefiyeti kayıtlarının olmadığı ve diğer gelirleri üzerinden asgari geçim indiriminden yararlanmadıkları tespit edilmiştir.
Bu bağlamda, il genel meclisi üyeleri için toplantı ücreti dışında herhangi bir vergi mükellefiyeti bulunmadığı için, her ay düzenli olarak asgari geçim indirimi ödemesi yapılmasının yasal düzenlemelere uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Karar, ilgili yasal düzenlemelere ve mükellefiyet durumuna dayandırılarak, oy birliğiyle alınmıştır. Bu durum, kamu idareleri açısından asgari geçim indiriminin uygulanabilirliğini ve yasal çerçevesini netleştirmektedir. |
| Kamu İdaresi Türü | Özel İdareler |
| Yılı | 2013 |
| Dairesi | 1 |
| Karar No | 10438 |
| İlam No | 183 |
| Tutanak Tarihi | 5.3.2015 |
| Kararın Konusu | Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar |
Asgari geçim indirimi
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32 inci maddesinde;
“Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.
Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için %50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için %10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için %7,5 diğer çocuklar için %5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.”
(….)”
hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanunun 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise il genel meclisi üyelerine bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatlerin ücret sayılacağı belirtilmiştir.
14.12.2007 tarih ve 26720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 265 no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında;
Aynı zamanda birden fazla işverenden ücret alınması halinde, asgari geçim indirimi uygulaması, en yüksek ücretin elde edildiği işveren tarafından gerçekleştirilecektir.
Ücretliler medeni durumu ve çocuk sayısı hakkında bildirimlerini, en yüksek ücret geliri elde ettikleri işverene vererek uygulamanın ilgili işverence yerine getirilmesini sağlayacaklardır. En yüksek ücretin hangi işverenden alınacağının belli olmaması halinde, indirimden yaralanacağı işvereni ücretli kendisi belirleyecektir. Ücretlinin aynı anda birden fazla işverenden dolayı asgari geçim indiriminden faydalandığının tespiti halinde; oluşan vergi ziyanı, ücretliden cezalı olarak tahsil edilecektir.” denilmektedir.
Bu hükümler karşısında, diğer ücret veya gelirleri üzerinden asgari geçim indirimi almış olma durumunun önüne geçmek için İl genel meclisi üyelerinin ücret veya diğer gelirleri bakımından asgari geçim indirimi uygulanıp uygulanmadığının belgelendirilmesi istenmiş olup, sorumlular tarafından gönderilen Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü ve Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazıları incelendiğinde bahsi geçen meclis üyelerinin faal vergi mükellefiyeti kayıtlarının olmadığı ve diğer ücret veya gelirleri bakımından asgari geçim indiriminden yararlanmadıkları anlaşılmıştır.
Bu nedenle, il genel meclis üyeliğine ilişkin toplantı ücreti dışında herhangi bir vergi mükellefiyeti bulunmayan il genel meclisi üyelerine her ay düzenli olarak asgari geçim indirimi ödemesi yapılmasının yasal düzenlemelere uygun olduğuna, oy birliğiyle,