ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın işleminin iptali talebiyle açılan davanın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararını incelemiştir. Davacı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığını, FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibatının bulunmadığını ve idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığını savunarak, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

Danıştay, davacının mahkumiyetinin kesinleşmemiş olması nedeniyle masumiyet karinesinin geçerli olduğunu belirtmiş, ancak dosyada yapılan tespitler neticesinde davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararı hukuka uygun bulunmuş ve temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek, temyiz başvurusunu reddetmiş ve kararın onanmasına oybirliğiyle hükmetmiştir.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/3099 E.  ,  2024/3507 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3099
Karar No : 2024/3507

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı / ANKARA
Vekili : I. Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35/B-10 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, FETÖ/PYD terör örgütü ile irtibatının ve iltisakının olmadığı, idarenin takdir yetkisinin sınırsız ve mutlak olmadığı, yargı denetimine tabi olduğu, işlemediği bir suçtan dolayı cezalandırıldığı, kamu görevinden çıkarılmasına somut gerekçe bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi “masumiyet karinesi” gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.