|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı işçinin sürekli işçi kadrosuna geçişi sonrası ücret alacakları ile ilgili bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtiğini ve iş sözleşmesinde belirtilen ücretin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak ödenmesi gerektiğini savunarak, eksik ödenen ücretler için dava açmıştır. Davalı ise, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve davacının alacaklarının bulunmadığını iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının talebini kısmen kabul etmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını hukuka uygun bulmuş, ancak Yargıtay, arabuluculuk sürecinin dava şartı açısından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Yargıtay, arabuluculuk son tutanak tarihinden önce muaccel hale gelen alacaklar için dava açıldığını belirterek, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar, işçi alacaklarının belirlenmesinde arabuluculuk sürecinin önemini vurgulamaktadır. |
9. Hukuk Dairesi 2024/12728 E. , 2024/14537 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (375 sayılı KHK) geçici 23 üncü maddesinde Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilere de uygulanacağının hüküm altına alındığını, taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacıya her ay brüt asgari ücretin belirli bir oran fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, ayrıca davacının ücretine toplu iş sözleşmesi uyarınca 6 aylık dönemlerde %4 oranında zam yapılması gerektiğini ancak davalı tarafça iş sözleşmesi dikkate alınmaksızın ücretlerin eksik ödendiğini iddia ederek fark ücret, fark ilave tediye, fark fazla çalışma ücreti, fark hafta tatili ücreti ile fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 01.01.2019 tarihinden itibaren ücretlerin Bakanlıktan alınan görüş yazıları doğrultusunda işçilerin 31.12.2018 tarihinde almakta oldukları ücretlerinin %4 oranında zamlı hâli ile ödendiğini, davacının herhangi bir ücret alacağı bulunmadığını, ikramiye ve ilave tediye ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7 nci maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 04.05.2023 tarihli kararıyla; taraflar arasında kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 09.01.2024 tarihli bozma ilâmı ile; somut uyuşmazlıkta dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğu, sürecin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 14.10.2020 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek 03.11.2020 tarihinde dava açıldığı, hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda, hesaplamaların 31.10.2020 tarihine kadar yapıldığının anlaşıldığı, arabuluculuk faaliyeti ise tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel hâle gelen alacaklar için gerçekleştirildiği, davacı ile davalı İdare arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesinin “İşçiye yapılacak ödemelere ilişkin hesap dönemi her ayın 15’i ile bir sonraki ayın 14 üncü günüdür.” şeklindeki 7 nci maddesi de gözetilerek arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel hâle gelen alacaklar yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, kısmen kabul kararı verilen eldeki davada, arabuluculuk giderinin tarafların haklılık durumuna göre paylaştırılması yerine tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesinin bir başka hatalı yön olduğu gerekçesi ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyularak bilirkişi ek raporu alındığı, ek raporun denetime elverişli ve hükme esas almaya uygun olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Bakanlık uygulamasının yerinde olduğunu, ücretin düşürülmesi söz konusu olmadığından davacının dava dilekçesinde talep ettiği alacaklara hak kazanamayacağını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; arabuluculuk son tutanak tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem yönünden dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ve harç hususlarındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3 üncü maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13 üncü maddesi.
3. 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı kararında şu şekilde açıklanmıştır:
“…
2. 696 sayılı KHK’nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 23 üncü madde çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin doğru değerlendirilmesi son derece önemlidir. Dairemiz uygulamasına göre kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, taraflar arasında sonraki dönemler yönünden işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme olmadığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir.
…”3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Harç, kamu düzenine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde davalı … Bakanlığının harçtan muaf olduğu belirtilerek harçların davacıya iadesine karar verildiği hâlde, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde çelişkili oluşturur biçimde davalı … Bakanlığı aleyhine harç yükletilmesi hatalıdır. Davalının harçtan muaf olduğu gözetildiğinde peşin harç, başvuru harcı ile ıslah harçlarının davacıya iade edilmesi gerekmektedir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının “2-Davalı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, kararın kesinleşmesinden sonra; davacı tarafça yatırılan peşin harcın ve tamamlama harcının talebi halinde davacıya iadesine” şeklindeki (2) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine “2-Davalı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan başvurma, peşin ve ıslah harcı olmak üzere toplam 367,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya iadesine” bendinin yazılması, (5) numaralı bent tamamen silinerek diğer bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.