onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında, davacı vekilinin taşınmazın Hazine adına tescilinin hatalı olduğunu ve zilyetlikle mülkiyet kazanımını savunduğu görülmektedir. İlk Derece Mahkemesi, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise, davacı vekilinin istinaf başvurusunu reddederken, davalı idaresinin vekalet ücretine yönelik istinaf talebini kabul ederek hükmü kaldırmış ve yeniden esas hakkında karar verilmesine hükmetmiştir.

Mahkeme, kadastro tespitinin kesinleştiği tarihle davanın açıldığı tarih arasında hak düşürücü sürenin geçtiğini vurgulayarak, davanın reddine karar vermiştir. Ayrıca, vekalet ücretinin belirlenmesinde yapılan hatanın infazda tereddüt yaratmaması için düzeltilmesi gerektiğini, ancak bu durumun yeniden yargılamayı gerektirmediğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin temyiz talebi, usul ve kanuna uygun bulunarak reddedilmiştir.

8. Hukuk Dairesi         2022/521 E.  ,  2024/3308 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/2144 E., 2021/1566 K.
    KARAR : Davacı vekilinin istinaf istemi yerinde olmadığından reddine, davalı … İdaresi vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf isteminin kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2 nci maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine,
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Biga 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2017/1 E., 2019/287 K.

    Taraflar arasındaki kadastro öncesi hukuki nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf istemi yerinde olmadığından reddine, davalı … İdaresi vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf isteminin kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve 6100 Sayılı HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede Orman Kadastrosu, 3402 sayılı Kanun’un 5304 sayılı Kanun ile değişik 4 üncü maddesine göre yapılarak 24.11.2006 ile 25.12.2006 tarihleri arasında ilan edilmiş ve 26.12.2006 tarihinde kesinleşmiş olup, çekişmeli Çanakkale ili Biga ilçesi Ilıcabaşı Köyü 106 ada 1 parsel sayılı 9.869.491,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

    2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Çanakkale ili Biga ilçesi Ilıcabaşı Köyü 106 ada 1 parsel kayıtlı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında orman olarak Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın bir kısmı durumunda olan Ada Yolu mevkiinde bulunan ve keşif sırasında zeminde yapılacak inceleme sonucu tespit edilecek ve de zeminde açıkça davacıya ait olduğu belli olup 106 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara komşu kısmının davacının miras bırakanları ve sonrasında da kendi tarafından kadastro çalışmalarından önce sahiplenerek kullanıldığını, ancak hataen 106 ada 1 parsel orman olarak Hazine adına tescil edildiğini, söz konusu alanın orman vasfında olmadığını öne sürerek yapılacak keşif sırasında zeminde açıkça davacıya ait olduğu belli olup 106 ada 6 ve 7 parseller ile komşu olan kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemi istemiştir.

    II. CEVAP
    1. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davacının hak düşürücü süre içerisinde itirazda bulunmadığını, iddiasının geçerli bir tapu kaydına da dayanmadığından 10 yıllık dava açma süresinin yararlanabilmesi mümkün olmadığını, yapılan çalışmaların itirazsız olarak kesinleştiğini, taşınmazın devlet ormanı vasfında olduğu gibi teknik belgelerde de orman olarak gözüktüğünü, Anayasa hükmü gereği ormanların sınırlarını daraltılması veya şahıs adına tescili mümkün olmadığını öne sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dava konusu Çanakkale ili Biga ilçesi Ilıcabaşı Köyü 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde kadastro uygulaması yapıldığı, 26.12.2006 tarihinde dava konusu taşınmazın Hazine adına tespit gördüğü, kadastro tutanağının 17.11.2006 tarihinde kayıt altına alındığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi gereğince hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı … İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın bir kısmı durumunda olan Adayolu mevkiinde bulunan keşif sırasında zeminde yapılacak inceleme sonucu tespit edilecek ve zeminde açıkça belli olan davacıya ait bir kısmının mirasbırakanları ve sonrasında da kendisi tarafından kadastro çalışmalarından önce de sahiplenilip kullanıldığını, söz konusu alanın orman vasfı da olmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu yerin orman sayılmayan yer olduğunun açıkça belirtildiğini, bu halde dava konusu yerin orman vasfı ile Hazine adına tescilinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, zilyetlikle mülkiyeti kazanım iddialarının mahkemece değerlendirilmediğini ve zilyetlikle kazanıma dayalı olarak dilekçesinde belirttikleri Yargıtay kararlarında belirtilen hususların mahkemece araştırılmadığını, dinlenilen tanıklarında dava konusu taşınmazın dededen toruna 20 yıldan fazla süre ile çekişmesiz ve aralıksız olarak kullanıldığını açıkça ortaya koyduklarını, bilirkişi raporunda son olarak 24.11.2011 tarihinde askı ilanı yapıldığının belirtildiğini, 10 yıllık dava açma süresi içerisinde 2017 yılında davanın açıldığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

    2. Davalı … İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece davanın reddine karar verildiğini ancak kararın 3 üncü maddesinde vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde sehven hüküm kurulduğunu, hükümdeki bu mevcut hatanın icra edilirken sıkıntı yaratmaması açısından istinaf incelemesine tabi tutulması gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar verilmesini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: çekişmeli taşınmaz bölümünün içinde bulunduğu 106 ada 1 sayılı orman parseline yönelik tespitin kesinleştiği 26.12.2006 tarihi ile davanın açıldığı 02.01.2007 günü arasında hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, mahkemece hak düşürücü sürenin davanın görülebilmesi için gerekli ön şart-dava şartı olduğu gözetilerek kendini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına ret sebebi ortak olmakla maktu olarak belirlenecek tek bir vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde davacıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu ancak 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince dava dosyası açısından yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle, davalı … İdaresi’nin istinaf isteminin kabulü ile hükmün kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, davalılar Hazine ve Orman İdaresi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden yeniden tesis edilen karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2 ve 7/2 nci maddeleri gereğince belirlenen 5.100,00 vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi verilmesine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 12, 14 üncü maddeleri.

    3. Değerlendirme
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

    59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.