onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil ile müdahalenin men’i davasında, davalıların pasif dava ehliyeti yokluğundan bir davanın reddine ve diğer davalılar aleyhine tapu iptali ve tescil davasının kabulüne ilişkindir. Mahkeme, Antalya ili Kepez ilçesinde bulunan 1965 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar vermiştir. Ayrıca, taşınmaz üzerindeki zilyetlik şerhleri ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olan şerhlerin iptaline de hükmedilmiştir.

Mahkeme, 1946 yılında yapılan orman kadastrosunun ve 1985 yılında uygulanan Orman Kanunu’nun 2/B maddesinin iptali talebiyle açılan davanın kesinleştiğini belirterek, taşınmazın orman bütünlüğünü bozan mevcut kaydın iptal edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu, tarafların ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

8. Hukuk Dairesi         2022/4111 E.  ,  2024/5187 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

    Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil ile müdahalenin men’i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı … aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, davalılar Hazine, dahili davalı … ve diğer davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescile ilişkin davanın kabulü ile Antalya ili Kepez ilçesi … Mahallesi 1965 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaz üzerindeki tüm zilyetlik şerhleri ile “6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış şerhi” ile “…İdaresince kamulaştırma kararı alınmıştır” şeklindeki şerhlerin tamamının iptaline, davalıların davaya konu taşınmaza vaki elatmalarının önlenmesine karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı …, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Orman Kanunu’na (3116 sayılı Kanun) göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu, daha sonra itirazsız yerlerde 23.05.1980 tarihinde, itirazlı yerlerde ise 20.06.1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci madde uygulaması, 1985 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun’un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ve 1988 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun’un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması yapıldığı anlaşılmıştır.
    Davacı vekili dava dilekçesinde, Antalya ili Kepez ilçesi … Mahallesi sınırları içinde bulunan 1965 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tarla vasfı ile tapuda kayıtlı bulunduğunu, parselin bulunduğu alanın 1744 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre 21 nolu parsel olarak orman sınırları dışına çıkarılarak 20.06.1983 tarihinde ilan edildiğini, ancak müvekkili kurum tarafından itiraz edilerek Antalya 1. İdare Mahkemesinin 1985/12 Esas, 1986/575 Karar sayılı ilamı ile dava konusu işlemin 21 nolu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verildiğini, işbu kararın 28.02.1990 tarihinde kesinleştiğini, Kadastro Müdürlüğünce parselin bulunduğu yerde güncelleme çalışması yapıldığını, parselin davalı şahıslar adına kullanıcı ve muhtesat sahipleri olarak tespit edildiğini, yapılan kullanım tespitinin hatalı olduğunu, Devlet ormanı olan taşınmazın orman vasfı ile Hazine adını tescili gereken yerlerden olup, Devlet ormanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle müdahalenin önlenmesini, dava konusu taşınmazın davalılar adına yapılan kullanım kadastrosunun tespitinin iptali ile davalılara yapılacak 2/B satışının önlenmesi ve tapusunun iptali ve ormanın vasfı ile Hazine adına tescilini istemiş, davalılar Hazine, … ve … davanın reddini savunmuşlardır.
    Dava, tapu iptal ve tescil ile müdahalenin men’i istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazda 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun mevcut olduğu, 1985 yılında yapılan aplikasyon ile taşınmaza Orman Kanunu’nun 2/B maddesinin uygulandığı, ancak bu işlemin iptali talepli Antalya İdare Mahkemesine açılan davanın kabulle sonuçlandığı ve usulünce kesinleştiği mahallinde yapılan keşif ve sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın dört tarafı orman olan nitelikte olup tapudaki mevcut kaydının orman bütünlüğünü bozar şekilde olduğunun, yine davalı … taşınmaz üzerindeki elektrik nakil hattının sorumlusu olmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davalı … aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, davalılar Hazine, dahili davalı … ve diğer davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescile ilişkin davanın kabulü ile, Antalya ili, Kepez ilçesi, … mahallesi 1965 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaz üzerindeki tüm zilyetlik şerhleri ile “6831 Sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış” şerhi ile “…İdaresince kamulaştırma kararı alınmıştır” şeklindeki şerhlerin tamamının iptaline, davalıların davaya konu taşınmaza vaki elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, karar dahili davalı …, davacı … İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekili ve dahili davalı … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA
    80,70TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90TL’nin temyiz eden dahili davalı …’dan alınmasına,
    7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    23.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.