onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkin bir davayı incelemektedir. Olayda, sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan kontrolde, ulusal marker içermeyen 2820 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanık, akaryakıtı tanımadığı şahıslardan satın aldığını ve tarla işlerinde kullanacağını savunmuş, ancak etkin pişmanlık ihtarına rağmen ödeme yapmayı reddetmiştir.

Mahkeme, sanığın suç işlediğini kabul ederek mahkûmiyetine hükmetmiş, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirtmiştir. Temyiz başvuruları, sanığın cezasının ertelenmesi ve eksik ceza tayini gibi gerekçelerle yapılmış, ancak mahkeme bu itirazları reddederek hükmü onamıştır. Sonuç olarak, sanığın atılı suçu işlediği ve mahkûmiyet kararının hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir.

7. Ceza Dairesi         2022/14382 E.  ,  2024/9341 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/395 E., 2021/517 K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

    Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin ve aracın müsadere edilmemesinin hukuka ve mevzuata aykırı olması ile re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

    2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanıktan ele geçirilen kaçak akaryakıtın miktarı göz önünde bulundurularak Türk Ceza Kanunu’nun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurularak sanık hakkında eksik ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, olay günü kolluk ekiplerince Yenişehir mahallesi Cilvegözü yolu yüksekokul civarında durumundan şüphelenilen sanığın sevk ve idaresindeki ….plaka sayılı aracın durdurulduğu, araç içinde yapılan kontrolde 47 adet 60 litrelik bidon içerisinde ulusal marker içermeyen toplam 2820 litre motorinin ele geçirildiği, anlaşılmıştır.

    Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanık savunmasında, … plakalı kamyonetin arkadaşı …’a ait olduğunu, Beşaslan Köyünde ucuz mazot olduğunu öğrenmesi üzerine olay günü Beşaslan Köyüne gidip tanımadığı Suriyeli şahıslardan 2.000,00 TL karşılığında 2820 litre kaçak mazot aldığını, aldığı mazotu tarla işlerinde kullanacağını, … isimli şahsı aldığı mazotları araca yüklemesi için para karşılığında tuttuğunu, …’un aldığı mazotlar ile bir alakası olmadığını, Beşaslan Köyünden Reyhanlı’ya doğru yola çıktıklarını, polis ekiplerince durdurulduğunu, mazotları kendi rızası ile polis memurlarına teslim ettiğini beyan etmiştir.

    Sanığa soruşturma aşamasında 21.11.2013 tarihinde etkin pişmanlık ihtarı yapıldığı, kovuşturma aşamasında da 26.05.2021 tarihli talimat duruşmasında kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı belirtilmek suretiyle etkin pişmanlık ihtarı yapıldığı halde, sanığın ödeme yapmayacağını açık olarak beyan etmesi karşısında Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

    Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosyada mevcuttur.

    Olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan Gümrük İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.