1.  İdare Dava Dairesi  2021/1590 E.  2021/368 K.

T.C. BURSA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

ÖZET : Dava; kadrolu işçiliğe geçiş istemini içerir başvurusunun reddedilmesi işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacının bylock kullanıcısı olduğu iddiasıyla FETÖ/PDY üyesi olmak suçlamasıyla 08.03.2017 tarihinde göz altına alındığı, 15.03.2017 tarihinde tutuklandıktan yaklaşık 9 ay sonra 06.12.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği ve sonrasında Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla morbeyin mağduru olduğundan atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği açıktır. Davalı idarece her ne kadar 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 23. maddesinde belirtilen “04.12.2017 tarihi itibarıyle çalışıyor olmak” şartının gerçekleşmediğinden bahisle davacının sürekli işçi kadrosuna geçme talebi kabul edilmemiş ise de, davacının anılan tarihte işlemediği bir suç nedeniyle tutuklu bulunması dışında dosya kapsamında, bu tutuklama gerçekleşmeseydi görevinin başında bulunmasına engel olacak veya tutuklandığı tarihte ilgili şirket tarafından sözleşmesinin feshini gerektirecek başka bir nedenin bulunduğunu gösteren bilgi ve belge bulunmamaktadır.

Hakkında işlemediği bir suçtan dolayı verilen tutuklama kararı nedeniyle KHK hükmünde belirtilen tarihte görevi başında bulunamayan davacı ile aynı tarihte görevinin başında bulunup talebi kabul edilen başka bir kişi arasında ayrım yapmak, Anayasamızın 10. maddesinde hükmünü bulan eşitlik ilkesi de gözetildiğinde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuken korunan bir yaklaşım değildir. Bu nedenle davacıya atfı kabil bir kusur yokken Kanunla verilen bir hakkın kullanımının, anılan tarihte görevinin başında bulunmadığından bahisle engellenmesinin hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmayacağı, davacının durumunun KHK hükmünde belirtilen diğer şartlar yönünden değerlendirilerek şartları taşıması durumunda sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme Kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, kadrolu işçiliğe geçiş istemini içerir başvurusunun reddedilmesine ilişkin Anadolu Üniversite Rektörlüğü’nün 06.02.2020 tarih ve E.8255 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Eskişehir 1. İdare Mahkemesi’nce”…375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 23 üncü madde ile tanınan sürekli işçi kadrolarına geçirilme hakkından yararlanılabilmesi için personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta ise; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen adli soruşturma kapsamında ‘Silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla davacının 08/03/2017 tarihinde gözaltına alındığı ve sonrasında tutuklandığı, 05/12/2017 tarihinde ise Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesince tahliye edildiği, dolayısıyla sürekli işçi kadrolarına geçirilme hakkından yararlanılabilmesi için personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak şartının davacı tarafından sağlanamadığı görülmektedir. Her ne kadar davacı tarafından; kadrolu işçiliğe geçişte aranan 4/12/2017 tarihi itibariyle fiilen çalışıyor olmak şartının, bahsi geçen adli süreç yüzünden sağlanamadığı iddia edilmekteyse de, sonuç itibariyle anılan tarihte fiilen çalışmadığı hususunun sabit olduğu, adli süreç sonunda Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesince 25/10/2018 tarih ve E:2017/249, K:2018/168 sayılı kararla hakkında beraat kararı verilmişse de, 4/12/2017 tarihi itibariyle fiilen çalışıyor olmak şartının anılan karar sebebiyle sağlanamadığı hususunun ve söz konusu tarihe ilişkin işçilik statüsünün ancak bu konuda yetkili ve görevli olan iş mahkemelerince tespit edilmesi gerektiği, fakat Mahkememizin 16/04/2020 tarihli ara kararına davacı tarafından verilen 16/07/2020 tarihli cevabın incelenmesinden; işe iade veya işçiliğin tespiti hususlarında herhangi bir dava açılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda; kadrolu işçiliğe geçişte aranan 4/12/2017 tarihi itibariyle fiilen çalışıyor olmak şartını sağlayamayan davacının, kadrolu işçiliğe geçiş istemini içerir başvurusunun reddedilmesine ilişkin Anadolu Üniversite Rektörlüğü’nün 06.02.2020 tarih ve E.8255 sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır…” gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen 28/01/2021 gün ve E:2020/250, K:2021/71 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu, idarenin mağduriyetine neden olduğu iddiasıyla istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Bursa Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi’nce işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, davacı tarafından, kadrolu işçiliğe geçiş istemini içerir başvurusunun reddedilmesine ilişkin Anadolu Üniversite Rektörlüğü’nün 06.02.2020 tarih ve E.8255 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

MEVZUAT :

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. maddesinde, “Herkes, dil ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” hükmüne; 49. maddesinde, “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” hükmüne yer verilmiştir.

30.06.1989 tarihli ve 20211 ( Mükerrer ) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 23. maddesinin birinci fıkrasında; ( Ek: 20.11.2017-KHK-696/127 md.; Aynen kabul: 01.02.2018-7079/118 md. ); “5018 sayılı Kanuna ekli ( I ), ( II ), ( III ) ve ( IV ) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ( MİT Müsteşarlığı hariç ) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli ( I ) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;

a ) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin ( A ) bendinin ( 1 ), ( 4 ), ( 5 ), ( 6 ), ( 7 ) ve ( 8 ) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,

b ) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak,

c ) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,

ç ) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın ( c ) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın ( ç ) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicinin hakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçi kadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz” hükmüne, aynı maddenin 2. fıkrasında; “Birinci fıkrada yer alan 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak şartının tespitinde, Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş olan sigortalı işe giriş bildirgeleri, işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınır. Ancak söz konusu tarihe ilişkin olarak anılan Kuruma yasal süresi dışında verilen belgelere dayanılarak bu madde hükmünden yararlanılamaz. 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olduğu idarelerince tespit edilenlerden, hakkında bu tarihten sonra işten ayrılış bildirgesi verilenler bu madde hükümlerinden yararlanabilir.” düzenlemesine, aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Birinci fıkradaki personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında bulunmakla birlikte 4/12/2017 tarihinde doğum veya sağlık kurulu raporuyla belgelendirilen sağlık sorunları nedenleriyle iş sözleşmeleri askıda olanlar veya anılan tarih itibarıyla askerde bulunanlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. Birinci fıkrada belirtilen süreler, askerlik veya askı süresinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. Sürekli işçi kadrolarına geçirilme süreci, birinci fıkra kapsamında olmakla birlikte bu sürecin tamamında veya herhangi bir aşamasında askerde bulunanlar için askerlik süresinin sona erdiği tarihten itibaren başlar veya kaldığı yerden devam eder.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dava dosyasının incelenmesinden; Anadolu Üniversite Rektörlüğü’nde taşeron şirket bünyesinde büro personeli işçi olarak görev yapan davacının bylock kullanıcısı olduğundan bahisle FETÖ/PDY üyesi olmak suçundan 08.03.2017 tarihinde göz altına alındığı, 15.03.2017 tarihinde de tutuklandığı, aynı tarih itibariyle izinsiz ve mazeretsiz olarak işe devam etmediği gerekçesiyle 15/03/2017 tarihinde iş akdinin feshedildiği, bu süreçte ‘Silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla davacı hakkında Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açıldığı, söz konusu davada 25/10/2018 tarih ve E:2017/249, K:2018/168 sayılı kararla davacının beraatine karar verildiği, kararın 02/11/2018 tarihinde davacı yönünden kesinleştiği, davacının 03/02/2020 tarihinde 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçiş istemiyle davalı idareye başvurduğu, ‘04.12.2017 tarihi itibariyle çalışıyor olmak’ şartını taşımadığından bahisle başvurusunun Anadolu Üniversite Rektörlüğü’nün 06.02.2020 tarih ve E.8255 sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının bylock kullanıcısı olduğu iddiasıyla FETÖ/PDY üyesi olmak suçlamasıyla 08.03.2017 tarihinde göz altına alındığı, 15.03.2017 tarihinde tutuklandıktan yaklaşık 9 ay sonra 06.12.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği ve sonrasında Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25/10/2018 tarih ve E:2017/249, K:2018/168 sayılı kararıyla morbeyin mağduru olduğundan atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği açıktır.

Davalı idarece her ne kadar 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 23. maddesinde belirtilen “04.12.2017 tarihi itibarıyle çalışıyor olmak” şartının gerçekleşmediğinden bahisle davacının sürekli işçi kadrosuna geçme talebi kabul edilmemiş ise de, davacının anılan tarihte işlemediği bir suç nedeniyle tutuklu bulunması dışında dosya kapsamında, bu tutuklama gerçekleşmeseydi görevinin başında bulunmasına engel olacak veya tutuklandığı tarihte ilgili şirket tarafından sözleşmesinin feshini gerektirecek başka bir nedenin bulunduğunu gösteren bilgi ve belge bulunmamaktadır.

Hakkında işlemediği bir suçtan dolayı verilen tutuklama kararı nedeniyle KHK hükmünde belirtilen tarihte görevi başında bulunamayan davacı ile aynı tarihte görevinin başında bulunup talebi kabul edilen başka bir kişi arasında ayrım yapmak, Anayasamızın 10. maddesinde hükmünü bulan eşitlik ilkesi de gözetildiğinde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuken korunan bir yaklaşım değildir.

Bu nedenle davacıya atfı kabil bir kusur yokken Kanunla verilen bir hakkın kullanımının, anılan tarihte görevinin başında bulunmadığından bahisle engellenmesinin hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmayacağı, davacının durumunun KHK hükmünde belirtilen diğer şartlar yönünden değerlendirilerek şartları taşıması durumunda sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme Kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun kabulüne,

2-Eskişehir 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 28/01/2021 gün ve E:2020/250, K:2021/71 sayılı kararının kaldırılmasına,

3-Dava konusu işlemin iptaline,

4-Aşağıda dökümü yapılan 812,10- TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.890,00-TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya verilmesine,

5-Başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra re’sen ilgilisine iadesine,

6-Kararın taraflara tebliğine,

7-Tebliğ tarihinden itibaren otuz gün ( 30 ) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 24.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


ÖZET: Dava, kadrolu işçiliğe geçiş talebinin reddedilmesine ilişkin olarak açılmıştır. Davacı, FETÖ/PDY üyesi olmak suçlamasıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanmış, ancak beraat etmiştir. Davalı idare, 375 sayılı KHK’nın geçici 23. maddesindeki “04.12.2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak” şartının sağlanmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Ancak, davacının tutuklu olduğu dönemde işlemediği bir suç nedeniyle görevde bulunamaması, eşitlik ilkesine aykırıdır. Mahkeme, davacının şartları taşıması durumunda kadroya geçirilmesi gerektiğine karar vermiştir. İstinaf başvurusu kabul edilmiştir.