| İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi E: 2022/1311 K: 2023/85 |
|
ÖZET : Dava; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemine ilişkindir. Davacının bölge sakini sıfatıyla 15 metrelik yol ile sahil arasında bağlantı sağlayan 7 metrelik mevcut yola küçük bir kavis getirilmesine ilişkin imar plan değişikliğinin iptali istemiyle incelenmekte olan davayı açması ve uygulama işlemi tesis edilmemiş olması nedeniyle plan değişikliğinin ilanı tarihine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, davanın devamı sürecinde bu yerde öngörülen ve esasen kullanılmakta olan yolun plandaki haliyle nihai şekli verilerek kullanıma açılmış olmasının, dava açma süresini yeniden ihya eden ve başlatan yeni bir uygulama işlemi olarak ele alınması idari istikrarın teminine ve idari belirlilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği tabiidir. Aksine bir bakış açısı imar planının uygulanması aşamasında bu planla doğrudan menfaat bağı bulunmayan ( komşuluk ilişkisi, mülkiyet bağı ) kişiler tarafından sürekli dava tehdidi altında bırakılmasına neden olacağı da açıktır. Uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 28.03.2014- 28.04.2014 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacılar tarafından askı süresi içinde plana itiraz edilmediğinden anılan imar planının iptali istemiyle 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde en son 27/06/2014 tarihinde dava açılması gerekmekte iken, bu tarihten çok sonra 08/05/2015 tarihinde açılan bu davada süre aşımı bulunmaktadır. Bu itibarla davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. İSTEMİN ÖZETİ : Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gündoğan Mahallesi, Kızılburun Caddesi, 260 ada 3 parsel sayılı, 356 ada 1 parsel sayılı ve 275 ada, 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığının 14.3.2014 tarihli, 05 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı tadilatı gerekçesinin daha önce yürürlükte olan imar planında öngörülen 15 metre en kesitli yol hattının arazinin doğal eğilimine uygun olarak geçen mevcut yol hattı ve imar planında öngörülen yol hattı arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi olduğu belirtilmesine rağmen, söz konusu değişiklik ile herhangi bir alternatif veya yeni yol düzenlemesi yapılmadığı, daha önce yürürlükte olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ve mevcut yol hattına göre trafik güvenliği açısından daha riskli bir yol hattı öngörüldüğü anlaşıldığından, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Muğla 2. İdare Mahkemesinin 01/12/2017 günlü, E:2015/1004, K:2017/2167 sayılı kararının; davanın Bodrum Belediye Başkanlığı husumetiyle görülmesi gerektiği, askı süresi içinde itiraz edilmeyen plana karşı yasal süresi içerisinde dava açılmadığı, bilirkişi raporunun eksik inceleme ve verilere dayandığı, sübjektif değerlendirmelere yer verildiği, bu rapora dayalı olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ :Savunma verilmemiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince, dava konusu işlemin iptaline karar veren Muğla 2. İdare Mahkemesinin 01/12/2017 günlü, E:2015/1004, K:2017/2167 sayılı kararının kaldırılmasına yönelik yapılan istinaf başvurusunu reddeden Dairemizin 21/09/2018 günlü, E:2018/233, K:2018/812 sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 23/05/2022 günlü, E:2018/9010, K:2022/6001 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü: KARAR : Dava, Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gündoğan Mahallesi, Kızılburun Caddesi, 260 ada 3 parsel sayılı, 356 ada 1 parsel sayılı ve 275 ada, 3 parsel sayılı taşınmazlara yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığının 14.3.2014 tarihli, 05 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun, işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının ( b ) bendinde, “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu’nun 7.maddesinde, “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.” ve işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 11. maddesinde, “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne, yer verilmiştir. Dava açma süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür. ( Madde14/3-e ve 15/1-b ). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır. ( Madde14/6 ). İmar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılacak başvurular için, 3194 sayılı Kanunun 8. maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren işlem tarihi itibariyle 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilerek isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulamaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamaktadır. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından 7 metrelik bağlantı yoluna ilişkin olarak ve bu çerçevede menfaat bağı kurularak imar planı değişikliğinin iptali istenildiğinden, dava açma süresinin istem uyarınca hesaplanması gerekmektedir. Bozma kararına uyularak Dairemizce verilen ara kararı ile davalı idareden dava açma süresini tanımlayan uygulama işlemi bulunup bulunmadığı sorulmuş ise de; yanıt verilmemiş ve herhangi bir bilgi ve belge de dosyaya sunulmamıştır. Aynı kapsamda başkaca uygulama işlemi bulunup bulunmadığı hususu davacı ve Bodrum Belediye Belediye Başkanlığından sorulmuş ve iş bu davanın konusunu oluşturan imar planı değişikliğine ilişkin uygulama işlemi tesis edildiği yolunda herhangi bilgi ve belge sunulmamıştır. Davacının bölge sakini sıfatıyla 15 metrelik yol ile sahil arasında bağlantı sağlayan 7 metrelik mevcut yola küçük bir kavis getirilmesine ilişkin imar plan değişikliğinin iptali istemiyle incelenmekte olan davayı açması ve uygulama işlemi tesis edilmemiş olması nedeniyle plan değişikliğinin ilanı tarihine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, davanın devamı sürecinde bu yerde öngörülen ve esasen kullanılmakta olan yolun plandaki haliyle nihai şekli verilerek kullanıma açılmış olmasının, dava açma süresini yeniden ihya eden ve başlatan yeni bir uygulama işlemi olarak ele alınması idari istikrarın teminine ve idari belirlilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği tabiidir. Aksine bir bakış açısı imar planının uygulanması aşamasında bu planla doğrudan menfaat bağı bulunmayan ( komşuluk ilişkisi, mülkiyet bağı ) kişiler tarafından sürekli dava tehdidi altında bırakılmasına neden olacağı da açıktır. Uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 28.03.2014- 28.04.2014 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacılar tarafından askı süresi içinde plana itiraz edilmediğinden anılan imar planının iptali istemiyle 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde en son 27/06/2014 tarihinde dava açılması gerekmekte iken, bu tarihten çok sonra 08/05/2015 tarihinde açılan bu davada süre aşımı bulunmaktadır. Bu itibarla davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Muğla 2. İdare Mahkemesinin 01/12/2017 günlü, E:2015/1004, K:2017/2167 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine, aşağıda dökümü yapılan 3.581,10-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 11.000,00-TL vekalet ücreti ile 422,50-TL istinaf ve temyiz yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı idareye ödenmesine, 492 sayılı Yasa’nın 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olması sebebiyle davalı idareden tahsil edilmeyen 98,10.-TL İstinaf YD Harcı, 98,10.-TL İstinaf Başvuru Harcı, 176,60.-TL Temyiz Yoluna Başvurma Harcı, 74,80.-TL Temyiz Karar Harcı olmak üzere toplam 447,60.-TL harcın davacılardan tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, bilirkişi ücretinden artan miktarın davacılara, avans olarak alınan posta ücretinden artan miktarların ise talep edilmesi durumunda derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince yatıranlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 02.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: İzmir Bölge İdare Mahkemesi, Muğla ili, Bodrum ilçesindeki 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Dava, 28.03.2014-28.04.2014 tarihleri arasında askıya çıkarılan imar planına itiraz edilmemesi nedeniyle, son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerektiği halde, davanın 08/05/2015 tarihinde açılmasıyla süre aşımına uğramıştır. Mahkeme, İdare Mahkemesi’nin iptal kararında isabet görülmediğine hükmetmiştir. |