| İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdare Dava Dairesi E: 2023/499 K: 2023/391 |
|
ÖZET : Dava, taşınmaza hukuki el atmadan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir kanun ile görevsiz hale gelmiş ise, davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği, ancak, yeni kanundaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Davanın, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlandığı ileri sürülen taşınmaz hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılmadığı, kamulaştırılacağı ve her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığın kaldırılması şekilde imar planı değişikliği yapılmadığı iddiasıyla mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olarak açıldığının anlaşılması karşısında görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varıldığından İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, Kocaeli İli, … İlçesi, … Mahallesi, 6 pafta, 268 nolu parselde kayıtlı hissedarı olduğu taşınmazın “İlköğretim Alanı, Park, Yol ve Ağaçlandırılacak Alan” olarak ayrılarak tasarruf hakkının kısıtlanması nedeniyle oluşan hukuki el atmadan kaynaklanan zararının fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla 30.000,00-TL’nin ( ıslah ile 501.502,35-TL )’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte hissesi oranında tazmini istemiyle açılan davada; davanın kabulüne, Kocaeli İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ( eski 6 pafta 268 parsel ) ( yeni 1199 ada, 2 parsel ) kayıtlı taşınmazın 2000/13940 oranında ( 2.002,67m² ) hissesi karşılığı mülkiyet bedeli olarak talep edilen 30.000,00-TL’sinin davanın açıldığı 08/02/2019 tarihinden itibaren, 471.502,35-TL’sinin ise ıslah dilekçesinin Mahkemelerine verildiği 22/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve tekerrürre esas olmamak üzere toplam 501.502,35-TL kamulaştırma bedelinin; davacının eğitim tesis alanı ve taşınmaz üzerindeki ağaçlar için hissesi karşılığı hesaplanan 304.305,74-TL’lik kısmının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, park alanı ile imar yolu alanı için hissesinin karşılığı hesaplanan 184.395,69-TL’lik kısmının Gölcük Belediyesi tarafından, ağaçlandırılacak alan için hissesi karşılığı hesaplanan 12.800,92-TL’lik kısmının ise Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından davacıya ödenmesine ilişkin Kocaeli 1. İdare Mahkemesince verilen 01/10/2020 günlü ve E:2019/158, K:2020/807 sayılı kararın, davacı tarafça; taşınmaz için belirlenen m² bedelinin düşük olduğu,hatalı rapora göre faizin dava tarihi yerine ıslah tarihine göre iki kademeli başlatılmasının doğru olmadığı, davalı Gölcük Belediye Başkanlığı tarafından; uygulama imar planının üst ölçekli plana göre yapılmış olması nedeniyle üst ölçekli imar planını onaylayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yetkili ve sorumlu olması gerektiği, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından; eğitim alanlarının kamulaştırılması ile ilgili sorumluluğun belediye mücavir alan sınırları içerisinde belediyelere ait olduğu, davanın idareleri bakımından husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda emsal olmaya uygun olmayan taşınmaz değerleri üzerinden değerlendirme yapıldığı, kamulaştırmasız veya fiili el atma olgusunun idareleri yönünden gerçekleşmediği, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından ise; idarelerince, Gölcük İlçesinde uygulama imar planlarında ağaçlandırılacak alanların 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında plan dışına çıkartıldığı, bu yerlerin 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında diğer tarım alanlarında E:0,05 yapı yapma izni bulunduğundan kısıtlılık durumunun söz konusu olmadığı, bu çerçevede idarelerinden herhangi bir bedel talep edilemeyeceği iddialarıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 01/10/2020 tarih ve E:2019/158, K:2020/807 sayılı kararına yapılan istinaf başvurularının davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idareler tarafından yapılan başvurunun kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Dairemizin 15/12/2021 tarih ve E:2021/367, K:2021/1642 sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2022/2607, K:2022/11259 sayılı kararı ile bozulduğu görülmekle, bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenip işin gereği görüşüldü: KARAR : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14.maddesinin 3.fıkrasında; görev hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış, maddenin 6.fıkrasında ise; ilk inceleme hususlarının ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her aşamasında 15.madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiş, 15.maddenin 1.fıkrasının ( a ) bendinde de; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrasında ise, Bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, Bölge idare mahkemesinin bu kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1. maddesinin birinci cümlesinde; uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hükümlerine yer verilmiş olup; 26/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3.maddesiyle 2942 sayılı Kanunun Ek 1.maddesine eklenen cümlede; bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davaların adli yargıda görüleceği belirtilmek suretiyle kamulaştırmasız/ hukuki el atma davalarında adli yargı mercileri görevli kılınmış, kanunda görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağı yönünde bir hükme yer verilmemiş, yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği öngörülmüştür. Görev kuralları; kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı, bu nedenle, yeni bir kanunla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir kanun ile görevsiz hale gelmiş ise, ( davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen ) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği, ancak, yeni kanundaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Bu durumda; görülmekte olan bu davanın, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlandığı ileri sürülen taşınmaz hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılmadığı, kamulaştırılacağı ve her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığın kaldırılması şekilde imar planı değişikliği yapılmadığı iddiasıyla mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olarak açıldığının anlaşılması karşısında görüm ve çözümünde yukarıda yer verilen kanun hükümleri ile yapılan açıklamalar çerçevesinde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 01/10/2020 tarih ve E:2019/158, K:2020/807 sayılı kararın kaldırılmasına, aynı hüküm gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 15.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin 01/10/2020 tarihli kararını, davanın adli yargıda görülmesi gerektiği sonucuna vararak kaldırmıştır. Dava, taşınmazın imar planlarında umumi hizmetlere ayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlanması ve bu durumdan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkeme, yeni kanun değişikliklerinin geçmişe etkili olacağını belirterek, davanın adli yargıda görülmesi gerektiğini vurgulamıştır. Karar, temyiz yolu kapalı olarak kesinleşmiştir. |