Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi E: 2022/1332 K: 2023/4

ÖZET : Dava, taşımacılık faaliyetinde kullanılan aracın devir işlemleri nedeniyle ”Halk Otobüsleri Devir Ücreti” adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemiyle yapılan düzeltme/şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.

Belediyelerin, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile kamu hizmeti karşılığı olarak ve kamu gücüne dayanılarak, tek taraflı iradeyle vergi benzeri mali bir yüküm getirme yetkisini içermediği açık olup, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesine istinaden alınan belediye meclisi kararları ile belirlenen ücret tarifelerinin de vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin tarifeleri olarak değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler kapsamında değerlendirilemeyecek olan ücretlere ilişkin tarifenin iptali istemiyle açılan davanın genel görevli İdare Mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından, Vergi Mahkemesince davanın görev yönünden reddi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekir.

İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından taşımacılık faaliyetinde kullanılan aracın devir işlemleri nedeniyle ”Halk Otobüsleri Devir Ücreti” adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemiyle yapılan düzeltme/şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; bireylere karşı bir hukuki güvence oluşturmak bakımından son derece önemli olan “Vergilerin Kanuniliği İlkesi” gereği mali yükümlülük anlamında getirilen sorumlulukların, doğrudan kanunla düzenlenmesi gerektiği, davacı adına yapılan tahakkukun dayanağının 2464 Sayılı Kanun’un 97. maddesi kapsamında belediye meclis kararı ve bu karar uyarınca düzenlenen gelir tarifesi olduğu, ancak söz konusu kanun maddesinin bahsedilen tarifeye hukuki dayanak noktasında uygulanamayacağı; zira yukarıda belirtilen madde metninden de anlaşılacağı üzere, bu kanun uyarınca harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı ifa edilen hizmetler için alınacak bedellere ilişkin olarak belediye meclisine yetki verileceği belirtilmişken, uyuşmazlık konusu olayda davalı Belediyece yapılmış bir hizmetin bulunmadığının açık olduğu, bu durumda, kanuni dayanağı olmaksızın davalı belediye meclisi kararı ile belirlenen gelir tarifesine göre yapılan tahakkuka dair ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme/şikayet başvurusunun zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak Van Vergi Mahkemesi’nce verilen 31/12/2021 gün ve E:2021/2111, K:2021/2566 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma dilekçesi verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi’nce dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, davacı tarafından taşımacılık faaliyetinde kullanılan aracın devir işlemleri nedeniyle ”Halk Otobüsleri Devir Ücreti” adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemiyle yapılan düzeltme/şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “istinaf” başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında , idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, 2. fıkrasında; istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu hükme bağlanmış, 5. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiş olup, anılan Kanunun “temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 2. Fıkrasında da “a ) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b ) Hukuka aykırı karar verilmesi, c ) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” bozma nedenleri olarak sayılmıştır.

Öte yandan, 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6. maddesinde; vergi mahkemelerinin, genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, bu konularda 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği; aynı Kanunun 5. maddesinde de idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki; iptal davalarını, tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği ifade edilmiştir.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3/a bendinde, dilekçelerin görev ve yetki yönünden inceleneceği; Kanunun 15. maddesinin 1/a bendinde de, 14. maddenin 3/a bendinde idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği düzenlenmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idare tarafından, davacıdan “Halk otobüsleri devir ücreti” adı altında 25.000,00-TL tahsil edildiği, söz konusu tutarın kanuni bir dayanağının olmadığı iddiasıyla iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesinde de, belediyelerin, bu kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları düzenlenmiştir.

Belediyece alınacak bedelin harç veya harcamalara katılma payı olarak vergi benzeri mali bir yüküm olabilmesi için, kamu hizmeti karşılığı olarak ve kamu gücüne dayanılarak, tek taraflı iradeyle salınıp alınmalarının yanı sıra, yasa ile düzenlenmesi gerekmektedir.

2464 Sayılı Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak belediyelerin ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret alma konusunda belediyelere yetki tanınmasına ilişkin 97.madde hükümünün ise, kamu hizmeti karşılığı olarak ve kamu gücüne dayanılarak, tek taraflı iradeyle vergi benzeri mali bir yüküm getirme yetkisini içermediği açık olup, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesine istinaden alınan belediye meclisi kararları ile belirlenen ücret tarifelerinin de vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin tarifeleri olarak değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler kapsamında değerlendirilemeyecek olan ücretlere ilişkin tarifenin iptali istemiyle açılan davanın genel görevli İdare Mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından, Vergi Mahkemesince davanın görev yönünden reddi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Danıştay 9. Dairesinin 02.12.2021 tarih E:2018/3912 K: 2021/6025 Sayılı kararı da bu yöndedir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Van Vergi Mahkemesi’nce verilen 31/12/2021 gün ve E:2021/2111, K:2021/2566 Sayılı kararın kaldırılmasına, dava dosyasının yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkemece bir karar verileceğinden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, bu kararın kesin olduğunun taraflara tebliğine 04.01.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


ÖZET: Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi, taşımacılık faaliyetinde kullanılan aracın devir işlemleri nedeniyle tahsil edilen “Halk Otobüsleri Devir Ücreti”nin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca belirlenen ücret tarifelerinin vergi benzeri mali yükümlülükler olarak değerlendirilemeyeceğine ve bu nedenle davanın İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmetmiştir. İstinaf başvurusu kabul edilerek, Van Vergi Mahkemesi’nin kararı kaldırılmıştır.