Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi E: 2022/1918 K: 2023/9

ÖZET : Dava, 3194 Sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmasına ilişkin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işleminin iptali istemine ilişkindir.

Uyuşmazlıkta, ilgili taşınmazın, imar uygulaması sonrasında bulunduğu yerden ve yakınında yedi farklı parsele tahsisi yapıldığı, davacının ilgili parselde bulunan hissesinin imar uygulaması ile yapılan DOP kesintisi sonrası ilgili kısmın davacıya tahsis yapıldığı, anılan tahsisin yedi parsele dağıtıldığı ve uygulaması sonrası taşınmaz sahibine asgari imar parselinden küçük olmamak üzere fiili kullanım dikkate alınarak müstakil imar parseli tahsisinin sağlanabileceği anlaşılmıştır.

Müstakil imar parseli verilememesi hâlinde ise mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirileceğinin, dava konusu uygulamada davacının hissesinin yedi farklı parsele minimal düzeyde tahsis yapılması ile davacının taşınmaz mülkiyetini kullanmasının fiilen imkansız hâle geldiği, ilgili mevzuat dikkate alınmadan tesis olunan imar uygulamasında hukuka ve mevzuatta yer verilen dağıtım esaslarına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemde ve davanın reddi yolundaki istinaf konusu Mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmediğinden İstinaf başvurusunun kabulüyle istinaf konusu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekir.

İSTEMİN ÖZETİ : Van ili, … ilçesi, … Mahallesi, 1 ada 38 parsel sayılı taşınmazın sahibi davacı tarafından, 3194 Sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması ( parselasyon ) yapılmasına ilişkin Çevre. Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 16/06/2020 tarih ve 120877 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; “Uyuşmazlığa konu olayın çözümü niteliği itibariyle teknik bilgiyi gerektirmesi Mahkememizin 13/08/2021 tarihli ara kararı uyarınca mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporunda; “Dava konusu 38 parsel üzerinde yaklaşık 30 adet 1,2 ve 3 katlı yapı, depo tandır evi ve seraların bulunduğu, parselin hisseli olduğu, davacı M. MANTAŞ’ın dava konusu 38 numaralı parsele 512,00 m2 lik hissesinin olduğu,

… Mahallesi 38 parselin Güney-Doğusunda D.S.İ tarafından tesis edilen,

Van Merkez içme suyu ihtiyacını karşılayan 2000 mm çapında İçme suyu hattı geçtiği ve 38 parselden 99.61 m2 lik alan kamulaştırıldığı ve 38 parselin malikleri adına 72750,39 m2 lik alan uygulamaya girdiği, parselden % 45 lik DOP kesintisi yapıldığı, parselin İmar Kanunu’nun 18. Madde uygulaması sonrası yeni ada ve parseller; 7466 ada 1 parsel, 7533 ada 1 parsel, 7549 ada 1 parsel, 7550 ada 1 parsel, 7551 ada 1 parsel, 7581 ada 3 parsel ve 7585 ada 1 parsele mevcut hissedarları korunarak tahsis yapıldığı, imar uygulaması sonrası tahsisi yapılan 7466 ada 1 parsel, 7533 ada 1 parsel, 7549 ada 1 parsel, 7550 ada 1 parsel, 7551 ada 1 parsel, 7581 ada 3 parsel ve 7585 ada 1 parselin toplam

40012,71 m2 alana sahip olduğu ve davacı …’ ın yeni tahsis edilen parsellerde 281,20 m2 hissesinin olduğu,

Van İli sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 6000 hektarlık alanda imar planları ile her türlü arazi ve arsa düzenlemelerini yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya; mülga 644 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. ve 7. maddelerine göre 3

yıl süreyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkili kılındığı, sonrasında 16 Ekim 2019 tarihli ve 30920 Sayılı Resmi Gazete ‘de yayınlanan 2019/1662 sayılı karar ile “3 yıl” olan Bakanlık yetkisinin “4 yıl” olarak yinelendiği,

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Van Çevreyolu ve Civarı İlave ve Revizyon İmar Planı için Danışmanlık Hizmeti Alımı yaparak yetkili kılındığı 6000 hektarlık alanda muhtelif tarihlerde 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli

Uygulama İmar Planlarını Elmalık, Kuzey Edremit ve İpekyolu Etapları olarak 3 ayrı etap halinde hazırladığı ve bu planların muhtelif tarihlerde onaylandığı, dava konu uygulama altlığının 1/1000 lik uygulama imar planı olduğu ve 38 nolu parselinde Kuzey Edremit Uygulama İmar Planında kaldığı, 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. Madde uygulaması koşullarının oluştuğu, dava konusu 38 parsel 72850,00 m2 lik bir alan sahiptir. 38 numaralı parselin Güney-Doğusunda D.S.İ tarafından tesis edilen, Van Merkez içme suyu ihtiyacını karşılayan 2000 mm çapında İçme suyu hattı geçtiği ve 38 numaralı parselden 99.61 m2 lik alanın kamulaştırıldığı, kamulaştırılan 99.61 m2 lik alan ve dava konusu 38 nolu parselin malikleri adına 72750,39 m2 lik alan uygulamaya girdiği, dava konusu 38 numaralı parsel 72850,00 m2 lik alana göre %45 DOP hesabının yapıldığı, dava konusu 38 numaralı parsel maliklerine 7 adet yeni tahsis alanı oluşturulduğu, 7 adet yeni tahsis alanının toplamı 40012,71 m2 olduğu, yapılan DOP hesabının dava konusu 38 numaralı parsel için doğru yapıldığı, dava konusu 38 parselin bulunduğu bölgede 18. Madde uygulama sonrası yeni ada ve parsellere ilişkin;7466 ada 1 parsel, 7533 ada 1 parsel, 7549 ada 1 parsel, 7550 ada 1 parsel, 7551 ada 1 parsel, 7581 ada 3 parsel ve 7585 ada 1 parsele tahsis yapıldığı, tahsisi yapılan 7466 ada 1 parsel, 7533 ada 1 parsel, 7549 ada 1 parsel, 7550 ada 1 parsel ve 7585 ada 1 parseller dava konusu 38 numaralı kadastro parselinin sınırları içinde kaldığı, 7551 ada 1 parsel ve 7581 ada 3 parsellerin tahsisi dava konusu 38 numaralı kadastro parselinin sınırları dışında kaldığı, dava konusu 38 parselin 18. Madde uygulaması sonrası bir kısmının aynı yerden tahsisinin yapıldığı, bir kısmının da farklı yerden tahsisinin yapıldığı, farklı ve uzak mesafede tahsisin sebebi 3194 Sayılı imar kanununun 18. Madde uygulama hükümlerindeki aynı yerden yer verilememe gerekçelerinden hukuki zorunluluktan kaynaklandığı, dava konusu imar uygulamasında kapanan kadastral yolların idare adına yer kazanmak için ihdas edilmediği, kapanan kadastral yolların mevzuata uygun olarak düzenleme ortaklık payı hesabına dâhil edilerek düzenleme ortaklık payından karşılanan alanların tescili amacı ile yapıldığı 2981 Sayılı yasanın Ek-1 maddesiyle ilgili herhangi bir belirtimin yapılmadığı, hisse çözümüne gidilmediği, 3194 Sayılı imar kanunu 18. Madde çerçevesinde yapıldığı 2981 sayılı yasanın ek 1 maddesi gereğince herhangi bir işlemin yapılmadığı…”değerlendirilmede bulunduğu görülmektedir. Taraflara tebliğ edilen mezkûr bilirkişi raporlarına karşı davacı vekili tarafından itiraz edildiği, ancak raporun dayandığı teknik ve bilimsel veriler göz önüne alındığında, uyuşmazlığın çözümünde esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olduğu anlaşılmıştır. Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda özetlenen bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; düzenleme sınırının uygulama imar yönetmeliğinde belirtilen esas ve ilkelere uygun olarak doğru geçirildiği, dava konusu imar uygulamasında kapanan kadastral yolların idare adına yer kazanmak için ihdas edilmediği, kapanan kadastral yolların mevzuata uygun olarak düzenleme ortaklık payı hesabına dâhil edilerek düzenleme ortaklık payından karşılanan alanların tescili amacı ile yapıldığı, parselasyon işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli imar planına uygun olduğu, DOP kesintisinin doğru oranda yapıldığı, dava konusu 38 numaralı parsel hisseli parsel olduğu, yeni tahsis parsellerinde de mevcut hissedarları korunarak 7 ayrı parsele tahsis yapıldığı, dava konusu parselin 18. Madde uygulaması sonrası bir kısmının aynı yerden tahsisinin yapıldığı, bir kısmının da farklı yerden tahsisinin yapıldığı, farklı ve uzak mesafede tahsisin sebebi 3194 Sayılı imar kanununun 18. Madde uygulama hükümlerindeki aynı yerden yer verilememe gerekçelerinden hukuki zorunluluktan kaynaklandığından dolayı yeni tahsis parsellerinin dava konusu 38 numaralı parsele eşdeğer olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının parselinin bulunduğu alanda imar uygulaması gerçekleştirilmesine yönelik dava konusu 16/06/2020 tarih ve 120877 Sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.” gerekçesiyle davanın reddine karar veren Van 4. İdare Mahkemesi’nin 22/09/2022 tarih ve E: 2021/1042, K: 2022/2042 Sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, zira Aynı parsele ilişkin komşu maliklerden Medeni ESEN tarafından açılan Van 2. İdare Mahkemesi’nin 06/02/2022 tarih ve E: 2021/1087 Esas, K: 2022/1444 Sayılı kararında dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan imar parselasyon işleminin iptaline karar verildiği, yerel mahkemece salt bilirkişilerin görüşlerine katılarak hüküm kurulmasının tarafınca mülkiyet hakkını kullanmasını engellediği, ayrıca aynı parsele ve uygulama işlemine karşı, dava konusu taşınmazın başka bir hissedarı tarafından açılan davada, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdarî Dava Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2021/2050 K:2022/886 Sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiğinin de mahkemece dikkate alınmadığı, bu nedenlerle mülkiyet hakkının özüne dokunularak tarafına tek parseli varken imar parselasyonu ile 7 ayrı yerden parsel verilmesi ve yapılan parselasyonların hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 Sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ :İstinaf konusu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, zira davacı hakkında tesis edilen işlemde, kanunlara ve ilgili diğer mevzuata, şehircilik ve plânlama ilkeleri ile hizmetin gereklerine ve kamu yararına aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdarî Dava Dairesince; istinaf başvuru dilekçesi ile dava dosyası içindeki diğer tüm bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

KARAR : Anayasa’nın 35. maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmüne yer verilmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.

3194 Sayılı İmar Kanununun “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18. maddesinde; “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.

Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.

( Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md. ) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.

( Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md. ) Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.

( Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md. ) Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanır.

Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.

( Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md. ) Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.

( Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md. ) Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir. ( … )

( Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md. ) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir.

( Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md. ) Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir.

( Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md. ) Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. ( … )

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanuna istinaden çıkarılan ve 22/02/2020 tarih ve 31047 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin “Parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esasları” başlıklı 17. maddesinde; ” ( 1 ) İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a ) Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılır. Düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanır. b ) Parselasyon planıyla; imar planına, imar planında aksine bir hüküm yoksa, imar mevzuatında belirtilen minimum parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. c ) İmar plânı ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların, asgari parsel büyüklüğünü sağlaması kaydıyla, tam ve hissesiz bir imar parseline denk gelmesi sağlanır. Asgari parsel büyüklüğünün sağlanamaması halinde, 16. maddede belirtilen hükümlere göre tahsis ve bedele dönüştürme işlemleri yapılabilir. ç ) Kamu yatırımlarının yürütülmesi amacıyla, kamu kurumlarına ait taşınmazdaki hisseler müstakil bir imar parselinde toplanabilir. d ) Düzenleme sahasında kalan hisseli arazi ve arsalar, hisse sahiplerinin muvafakatı halinde veya ilgili idarece arazideki fiili kullanım durumunun tespit edilmesi halinde muvafakat aranmaksızın; imar planında aksine bir hüküm yoksa imar mevzuatında belirtilen asgari parsel büyüklüğünü sağlamak kaydıyla müstakil hale getirilebilir. İlgili idarece fiili durumun oluştuğuna dair mahallinde yapılan tespit, özel parselasyon krokileri, emlak vergisi kayıtları, belediyesince hazırlanmış çap ve benzeri diğer belgelerin değerlendirilmesiyle hazırlanan ve imza altına alınan tutanak belediyesinde belediye başkanınca, diğer yerlerde ilgili birim amirince onaylanır. Bu durumun belediye encümen kararı, il idare kurulu kararı veya ilgili idare onayında belirtilmesi durumunda, müstakil parseller oluşturulabilir. e ) Taşınmaz sahibine tahsis edilen miktarın asgari imar parsel alanından küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilememesi halinde, bu miktar mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirilir. f ) İmar planına ve mevzuatına uygun olması kaydıyla arazideki mevcut yapılaşmalar dikkate alınarak imar parselleri oluşturulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, maliki olduğu Van ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, 38 parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca imar uygulaması ( parselasyon ) yapılmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 16/06/2020 tarih ve 120877 Sayılı işlemin iptali istemiyle istinafa konu olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, 72.850 m2 alana sahip olan 38 parsel sayılı taşınmazın, imar uygulaması sonrasında bulunduğu yerden ve yakınında yedi farklı parsele ( 7466 ada 1 parsel, 7533 ada 1 parsel, 7549 ada 1 parsel, 7550 ada 1 parsel, 7551 ada 1 parsel, 7581 ada 3 parsel ve 7585 ada 1 parsel ) tahsisi yapıldığı, davacının 38 parselde bulunan 501,94 m2 hissesinin imar uygulaması ile yapılan DOP kesintisi sonrası 275,68 m2 davacıya tahsis yapıldığı, anılan tahsisin yedi parsele dağıtıldığı, yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü ile imar uygulaması sonrası taşınmaz sahibine asgari imar parselinden küçük olmamak üzere fiili kullanım dikkate alınarak müstakil imar parseli tahsisinin sağlanabileceği, müstakil imar parseli verilememesi hâlinde ise mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirileceğinin, dava konusu uygulamada davacının hissesinin yedi farklı parsele minimal düzeyde tahsis yapılması ile davacının taşınmaz mülkiyetini kullanmasının fiilen imkansız hâle geldiği, Yönetmeliğin yukarıda zikrolunan hükmü dikkate alınmadan -mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirilmeden- tesis olunan imar uygulamasında hukuka ve mevzuatta yer verilen dağıtım esaslarına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda; dava konusu işlemde ve davanın reddi yolundaki istinaf konusu Mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

-İstinaf başvurusunun kabulüyle istinaf konusu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline,

-Aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan/karşılanacak olan 2.913,40-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

-İşbu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi’nin 5. maddesinin ( 1 ) numaralı fıkrası ile 21. maddesi uyarınca ilk derecede duruşmalı görülen davalar için takdir olunan 11.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

-Artan gider avansının talep edilmesi hâlinde derhâl, talep edilmemesi hâlindeyse kararın kesinleşmesinden sonra resen Mahkemesince yatırana iadesine,

-İşbu kararın taraflara Dairemizce tebliğine,

-Tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde ( 350,00-TL gider avansı yatırılmak suretiyle Dairemize verilecek dilekçeyle ) Danıştay ( Altıncı Dairesi ) nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 05.01.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


ÖZET: Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, davacının Van ili, … ilçesi, … Mahallesi’ndeki 38 parsel sayılı taşınmazının 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasının iptali talebini değerlendirmiştir. Mahkeme, imar uygulaması sonrası davacının hissesinin yedi farklı parsele dağıtılmasının, mülkiyet hakkını kullanmasını fiilen imkansız hale getirdiğine ve hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu nedenle, istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.