BAŞVURU SAHİBİ: Ecetaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş., Meşrutiyet Cad. No:28/11 Bakanlıklar / ANKARA
İHALEYİ YAPAN İDARE: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü İçmesuyu ve Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı, İsmet İnönü Bulvarı 06100 Yücetepe / ANKARA
BAŞVURUYA KONU İHALE: 2006/84373 İhale Kayıt Numaralı “Bodrum Yarımadası Acil İçme Suyu Tesisleri ve İsale Hattı 1. Kısım İnşaatı” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
20.06.2006 tarih ve 06.03.81.0132/2008-37 sayılı Ön İnceleme Raporunda;
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü İçmesuyu ve Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı tarafından 12.09.2006 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “Bodrum Yarımadası Acil İçme Suyu Tesisleri ve İsale Hattı 1. Kısım İnşaatı” ihalesine ilişkin olarak Ecetaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin 13.06.2008 tarih ve 16941 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile başvuruda bulunduğu,
Yapılan inceleme neticesinde;
Başvurunun uygun bulunmadığına,
Karar verilmesinin uygun olacağı hususlarına yer verilmiştir.
KARAR:
Şikayet dilekçesi ve Ön İnceleme Raporu incelendi:
Başvuru dilekçesinde özetle; başvuru konusu ihaleyle ilgili olarak idarenin; Kamu İhale Kurulu´nun 05.02.2007 tarih ve 2007/UY.Z-365 sayılı kararının iptali için dava açtığı, Ankara 3. İdare Mahkemesinde görülen 2007/399 Esas Numaralı davada Mahkeme´nin 23.01.2008 tarih ve 2008/70 Numaralı nihai kararı gereğince davanızın reddine karar verildiği ve karar gereğince 12.09.2006 tarihinde alınan tekliflerin değerlendirilerek ihalenin sonuçlandırıldığı 14.05.2008 tarih ve 1527 sayılı Kesinleşen İhale Kararı ile kendilerine bildirildiği,
İdarenin anılan Mahkeme kararını dayanak göstererek ihaleyi sonuçlandırmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, kesinleşen ihale kararında iddia edilenin aksine herhangi bir Mahkeme tarafından verilmiş nihai bir kararın mevcut olmadığı, söz konusu ihaleye ilişkin açılmış birçok davanın olduğu, bu davalarla ilgili olarak Danıştay tarafından verilecek nihai kararın sonucuna göre hareket edilmesi gerektiği,
Söz konusu ihalenin sürecinin halen devam etmekte olduğu, bu ihaleye ilişkin açılmış davalarda idarenin yazısında iddia ettiğinin aksine henüz Mahkemeler tarafından verilmiş nihai bir karar olmadığı, nihai kararın verilmiş bir Mahkeme hükmü ile ilgili olarak başvurulacak temyiz ya da itiraz anlamında herhangi bir yargı merciinin kalmamış olması durumunda verilen son karar olarak anlaşılması gerektiği, itiraz ya da temyize konu bir yerel Mahkeme kararının bu anlamda nihai karar olmadığı,
Dolayısıyla söz konusu ihale ile ilgili olarak Ankara 3. İdare Mahkemesi´nin 2006/2297, 2007/90 ve 2007/58 Esas No.lu davalardaki yargı sürecinin halen devam ettiği, bu davalarda müvekkil lehine verilecek herhangi bir karar sonucunda; önce yapılan işlemler müvekkil firma ile ilgili olduğundan başa dönülmek suretiyle müvekkil firma lehine işlem tesisi ile sonradan bu konu ile ilgili olarak müvekkil aleyhine verilmiş kararlar ya da tesis edilmiş işlemlerin geri alınması zorunluluğu ortaya çıkacağından; ihale kararının ve ihale işlemlerinin iptali ile açılmış davaların sonucunun beklenmesi gerektiği, bu nedenle başvuru konusu ihalenin iptaline karar verilerek ihale sürecinin durdurulması talep edilmektedir.
Başvuru sahibinin idareye yapmış olduğu 21.05.2008 tarihli şikayet başvurusuna verilen cevapta İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesi gereğince idare mahkemeleri tarafından verilen kararların uygulanması için kesinleşmesi gerekmediği gibi idarenin süresinde mahkeme kararını uygulamaması durumunda sorumluluğunun bulunduğu, ancak idare mahkemelerince verilen kararlara ilişkin olarak taraflarca üst yargı organına yapılacak temyiz başvuruları sonucunda, bu yargı organınca yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi halinde anılan mahkeme kararının uygulanmamasının söz konusu olacağı, üst yargı organlarından idare mahkemesinin kararının yürütmesinin durdurulduğuna ilişkin olarak idarelerine tebliğ edilmiş bir karar bulunmadığından istemin yasal dayanağının bulunmadığı hususları belirtilmiştir.
Ecetaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş. tarafından aynı işin 2006/6 İKN’li ve 21.02.2006 tarihli ihalesine ilişkin olarak daha önce 04.05.2006 tarihli şikayet dilekçesi ile Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğu, 19.06.2006 tarih ve 2005/UY.Z-1465 sayılı Kamu İhale Kurulu Kararı ile; “Tekliflerin alınmasından sonra yapılan ve mevzuata aykırılığı tespit edilen ihale işlemlerinin ve ihale kararının iptaline, yapılan açıklamalar doğrultusunda tekliflerin yeniden değerlendirilmesi hususunun, 4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin (a) bendi gereğince düzeltici işlem olarak belirlenmesine,” karar verildiği,
Kurul Kararının idareye tebliği üzerine, 12.07.2006 tarihli ihale komisyonu kararı ile “…4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 39 uncu ve bu işe ait Tip İdari Şartnamenin 35 inci maddelerine istinaden ihalenin iptaline” karar verildiği ve ihalenin iptaline yönelik kararın ihale yetkilisince 13.07.2006 tarihinde onaylandığı,
Ecetaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş.nin idarece iptal edilen ihale ile ilgili olarak 18.08.2006 tarihinde Kurum kayıtlarına alınan dilekçesi ile itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu, 04.09.2006 tarih ve 2006/UY.Z-2049 sayılı Kamu İhale Kurulu Kararı ile, “İdarenin 13.07.2006 onay tarihli ihalenin iptaline yönelik işleminin iptaline,” karar verildiği,
Anılan karara karşı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından açılan davada Ankara 3 üncü İdare Mahkemesinin 17.01.2008 gün ve E:2006/2297, K:2008/38 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olması nedeniyle 07.04.2008 tarih ve 2008/M.K.-45 sayılı kurul kararı ile “04.09.2006 tarih ve 2006/UY.Z-2049 sayılı Kurul Kararının iptaline, Aynı Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda 4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun uygun bulunmadığına,” karar verildiği,
Ankara 3 üncü İdare Mahkemesinin sözkonusu 17.01.2008 gün ve E:2006/2297, K:2008/38 sayılı kararına karşı müdahil sıfatıyla katılan başvuru sahibi ile birlikte Kurum tarafından Danıştaya temyiz başvurusunda bulunulduğu,
İdarenin ihale konusu iş ile ilgili olarak 12.09.2006 tarihinde yapılmak üzere tekrar ihaleye çıktığı, Ecetaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş. nin söz konusu incelemeye konu 2006/84373 İKN’li ikinci ihaleye 26.09.2006 tarihinde Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu,20.11.2006 tarih ve 2006/UY.Z-2760 sayılı Kamu İhale Kurulu Kararı ile; “4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun uygun bulunmadığına,” karar verildiği,
Ecetaş İnşaat San. ve Tic. A.Ş. nin anılan karara ilişkin 28.02.2007 tarih ve 388-2907 sayılı işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Ankara 3 üncü İdare Mahkemesinin 2007/1367 esasında açılan davada, “yürütmenin durdurulması isteminin reddine”, 23.01.2008 tarih ve Esas No: 2007/399, Karar No: 2008/70 sayılı karar ile “Davanın Reddine” karar verildiği,
İdare tarafından ikinci kez 12.09.2006 tarihinde yapılan 2006/84373 İKN´li “Bodrum Yarımadası Acil İçmesuyu Projesi İçmesuyu Tesisleri ve İsale Hattı 1. Kısım İnşaatı” ihalesine başvuru sahibi Ecetaş İnş. San. ve Tic. A.Ş. nin İdari Şartnamenin 7 nci maddesi hükümleri gereği verilmesi gereken belgeler ile teklif mektubu içermeyen bir teklif zarfı verdiği,
İdarece, sözkonusu ihaleye ilişkin Kamu İhale Kurulunun 05.02.2007 tarih ve 2007/UY.Z-365 sayılı kararının iptali için kendileri tarafından açılan ve Ankara 3. İdare Mahkemesince alınan 23/01/2008 tarih ve 2008/70 numaralı nihai kararı gereğince “Davanın Reddine” hükmedildiğinden anılan karar gereğince ihale tarihinde (12/09/2006) alınan tekliflerin Kamu İhale Genel Tebliği´nin XIII-M Maddesi hükümlerince yeniden değerlendirildiği belirtilerek ihalenin Yıltaş İnş. ve Tic. Ltd. Şti. üzerinde bırakıldığı, ikinci avantajlı teklif sahibinin Öztaş İnş. İnş. Malz. Tic. A.Ş. olduğu ve kendilerinin (Ecetaş İnş. San. ve Tic. A.Ş.) “İdari Şartnamenin 7 nci maddesi hükümleri gereği verilmesi gereken belgeler ile teklif mektubu içermeyen bir teklif zarfı verilmesi” gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakıldığı hususlarının 09.05.2008 tarihinde alınan ve 12.05.2008 tarihinde onaylanan kesinleşen ihale kararının başvuru sahibi Ecetaş İnş. San. ve Tic. A.Ş. ne 17.05.2008 tarihinde tebliğ edildiği,
21.05.2008 tarihinde idareye yapılan başvuru üzerine 26.05.2008 tarihinde verilen ve 03.06.2008 tarihinde tebliğ edilen başvuruya verilen cevap üzerine Ecetaş İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nce 13.06.2008 tarih ve 16941 sayı ile kayıtlara alınan dilekçe ile Kuruma başvurulduğu,
Anlaşılmıştır.
İhalelere Yönelik Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesine göre “istekli olabilecekler”,“İhale konusu alanda faaliyet gösteren ve ihale veya ön yeterlik dokümanını satın almış gerçek veya tüzel kişileri veya bunların oluşturdukları ortak girişimleri” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin “Şikayet ehliyeti” başlıklı 5 inci maddesinde “(1) Bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden;
a) İstekli olabilecekler; ön yeterlik ve/veya ihale ilanında veya ön yeterlik ve/veya ihale dokümanında yer verilen düzenlemeler veya bu düzenlemeler ile idari uygulamalar arasındaki uyumsuzluklar,
b) Adaylar; ön yeterlik değerlendirmesine ilişkin idari işlemler,
c) İstekliler; tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılması aşamalarına ilişkin idari işlemler,
hakkında şikayet başvurusunda bulunabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
İhalelere Yönelik Yapılacak Başvurular Hakkında Tebliğin “Şikayet başvurusunda bulunabilecekler” başlıklı 3 üncü maddesinde “(1) İhale işlemleriyle ilgili olarak bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday ve istekliler ile istekli olabilecekler şikayet başvurusunda bulunabilir. İstekli olabilecekler, ön yeterlik ve/veya ihale ilanında veya ön yeterlik ve/veya ihale dokümanında yer verilen düzenlemeler veya bu düzenlemeler ile idari uygulamalar arasındaki uyumsuzluklar; adaylar, ön yeterlik değerlendirmesine ilişkin idari işlemler; istekliler, tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve ihalenin sonuçlandırılması aşamalarına ilişkin idari işlemler hakkında şikayet başvurusunda bulunabilir.” düzenlemesi,
Aynı Tebliğin “Başvuru süresi” başlıklı 4 üncü maddesinde “3) İhale veya ön yeterlik dokümanına karşı yapılacak başvurularda, ihale veya ön yeterlik dokümanının satın alındığı tarih, şikayete yol açan durumun farkına varıldığı tarih olarak kabul edilir. İhale dokümanının içeriğine karşı şikayet başvurusunda bulunma süresi, onbeş günlük şikayet başvuru süresi dolmamış olsa dahi, ihaleye teklif verilmesiyle sona ereceğinden ihaleye teklif veren isteklilerin bu durumu göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. İhale günü istekliler tarafından dokümana yönelik olarak yapılan şikayet başvurusu teklif verildikten sonra yapıldığı kabul edilir. Ancak ihale dokümanını satın almış olmasına rağmen ihaleye teklif vermeyen istekli olabilecekler, doküman satın alındığı tarihten itibaren onbeş günlük süre içerisinde ihale dokümanına karşı şikayet başvurusunda bulunabileceklerdir. İhale dokümanına itiraz edildikten sonra ihaleye teklif verilmiş olması, usulüne uygun olarak yapılmış şikayet başvurusunu ve idarenin cevabına karşı Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunma hakkını etkilemeyecektir.” düzenlemesi,
Yer almaktadır.
Yukarıda yer alan düzenlemeler gereğince bir şikayet başvurusunun usulüne uygun başvuru olup olmadığının tespiti için başvuru sahibinin şikayet ehliyetinin ve buna bağlı olarak şikayet süresinin başlangıcının belirlenmesi gerekmektedir. Başvuru sahibinin başvuru konusu ikinci ihaleye idari şartnamenin 7 nci maddesinde istenilen belgeler ile teklif mektubu içermeyen bir teklif zarfı verdiği nazara alınarak, bu bağlamda yapılan inceleme ve hukuki değerlendirme aşağıda yapılmıştır:
Borçlar Kanunu’nun 1 inci maddesinde sözleşmenin kurulması ile ilgili; “İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde, akit tamam olur.
Rızanın beyanı sarih olabileceği gibi zımni dahi olabilir.” hükmü yer almaktadır.
Borçlar Kanununun anılan hükmünde ifade edildiği üzere, sözleşmelerde “icap” ve “kabul” olmak üzere iki irade beyanı bulunur. Bir sözleşmenin kurulabilmesi için açıklanan irade beyanlarından hangisinin icap, hangisinin kabul olduğunu tespit edebilmek oldukça önemlidir. Çünkü, icapta bulunan taraf , belirli bir süre icabıyla bağlıdır ve teklifine olumlu yanıt gelmesiyle sözleşme kurulmuş olur. İrade beyanının icap mı, kabul mü olduğunun tespitinde önemli olan açıklanan iradenin niteliğidir.
Sözleşmenin yapılması teklifini kapsayan ve bu amaçla zaman itibariyle daha önce yapılan, karşı tarafa ulaşması gerekli, tek taraflı, kesin ve bağlayıcı bir nitelik taşıyan, muhatabın kabulü ile sözleşmenin kurulması sonucunu doğuran irade açıklamasına “icap” adı verilir. İcap, sözleşme yapma teklifi veya çağrısı niteliğindedir. Hukuki niteliği itibariyle tek taraflı bir hukuki işlemdir. Zira bununla icap sahibi, hem belirli bir süre bağlanmakta, hem de muhataba kendisiyle teklif edilen sözleşmenin kurulması hususunda bir yetki vermektedir.
İcap, her şeyden önce sözleşmenin esaslı unsurlarını içermelidir. Örneğin, bir satış sözleşmesi yapılmak üzere satıcı tarafından yöneltilen önerinin satış konusu olan malı ve bedeli içermesi gerekir.
İcabın Özellikleri:
1) İcap, karşı tarafa ulaşmalıdır. İcap beyanının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için, muhatabın hakimiyet alanına ulaşması gerekir.
2) İcap, sözleşmenin objektif ve subjektif yönden esaslı bütün noktalarını kapsamalıdır. İcap, irade beyanında açıkça belirtilmelidir. Açıklık, sözleşmenin konusunun belirliliğini ifade eder. Bu açıklık ve belirlilik sayesinde icap, muhatap tarafından kabul edilmekle sözleşme kurulur. Kesin ve belirli olmayan teklifler, icap olarak nitelendirilemez.
3) İcabın önemli bir unsuru, hukuki sebep içermesidir. Bu nedenle muhatap, icap beyanından kurulması teklif edilen sözleşmenin hukuki sebebini anlamalıdır.
4) İcapta bulunan ciddi olmalı, icabıyla bağlanmak niyetinde olmalıdır. Beyan bağlanma niyetiyle yapılmamışsa, icap olarak nitelendirilemez.
Borçlar hukukunda şekil serbestisi geçerlidir. Ancak Kanunda sözleşmenin geçerliliği bir şekle tabi tutulmuşsa icap beyanının da bu şekil içinde yapılması gerekir. İcap beyanında “icap”, “teklif” gibi kelimelerin kullanılması zorunlu değildir. Sözleşme kurma iradesinin mevcut olması yeterlidir.
Kamu ihale hukukunda isteklilerce sunulan teklifler bir icap olarak kabul edilmelidir. İstekliler tarafından sunulan teklifler, idare ile sözleşme yapılması önerisini kapsayan, bağlayıcı nitelik taşıyan, muhatabın (idarenin) kabulü ile sözleşmenin kurulması sonucunu doğuran irade açıklamalarıdır.
Kamu İhale hukukunda, ihale açılması icaba davet, ihaleye katılanların teklif sunması icap, ihalenin bu tekliflerden en uygun olanına verilmesi ise kabul olarak değerlendirilmektedir. Kural olarak icap belli bir şekle tabi olmamasına rağmen, kamu ihale hukukunda teklif mektubu için bazı şekil şartları öngörülmüştür. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, teklif mektuplarının geçerli olabilmesi için, yazılı ve imzalı olması, ihale dokümanının tamamen okunup kabul edildiğinin belirtilmesi, teklif edilen bedelin rakam ve yazı ile birbirine uygun olarak açıkça yazılması, üzerinde kazıntı, silinti, düzeltme bulunmaması ve ad, soyad veya ticaret unvanı belirtilerek yetkili kişilerce imzalanması gerekmektedir.Kanunundaki bu düzenlenme ile isteklilerin sözleşme kurma iradesi yeterli görülmemiş ve teklif mektuplarını Kanundaki koşullara uygun hazırlamaları zorunluluğu getirilmiştir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 4 üncü maddesinde de teklif bu Kanun kapsamında yapılacak ihalelerde isteklilerce sunulan fiyat teklifi ile değerlendirmeye esas belge ve/veya bilgiler olarak tanımlanmıştır.Tanımdan anlaşılacağı üzere tekliften söz edebilmek için, teklifte fiyat teklifinin ve değerlendirmeye esas belgelerin bulunması gerekir. Teklifin esaslı unsuru bir bedel içermesidir. Değerlendirmeye esas diğer belgeler tamam olmuş olsa bile fiyat teklifi bulunmuyorsa, sunulan bilgi ve belgeler kamu ihale mevzuatı çerçevesinde “teklif” olarak kabul edilemez. Ayrıca Kanunun 37 inci maddesinde, usulüne uygun olmayan bir teklif mektubunun tamamlatılabilecek belgeler arasında sayılamaması da teklif mektubunun teklifin esaslı unsuru olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, fiyat teklifi içermeyen teklif zarfı “teklif” olarak kabul edilemez.
4734 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde “istekli”; mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesine teklif veren tedarikçi, hizmet sunucusu veya yapım müteahhidi olarak tanımlanmıştır. Teklif mektubu içermeyen teklif zarfı sunan tedarikçiler, hizmet sunucuları ya da yapım müteahhitleri, kamu ihale mevzuatı çerçevesinde teklif vermiş sayılamayacağından, bu kişilerin “istekli” değil “ istekli olabilecek” olduğunun kabul edilmesi uygun olacaktır.
Bu durumda idare tarafından ikinci kez 12.09.2006 tarihinde yapılan başvuru konusu 2006/84373 İKN´li “Bodrum Yarımadası Acil İçmesuyu Projesi İçmesuyu Tesisleri ve İsale Hattı 1. Kısım İnşaatı” ihalesine başvuru sahibi Ecetaş İnş. San. ve Tic. A.Ş. nin “İdari Şartnamenin 7. maddesi hükümleri gereği verilmesi gereken belgeler ile teklif mektubu içermeyen bir teklif zarfı verdiği” dikkate alındığında başvuru sahibinin istekli olmadığı istekli olabilecek sıfatına haiz olduğu, dolayısıyla şikayet süresinin ihale dokümanını satın alma tarihinden başlatılması gerektiği anlaşılmaktadır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 55 inci maddesi ve İhalelere Yönelik Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde; idareye şikayet süresinin ihale süreci içerisinde şikayete konu işlemin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gerektiği tarihten itibaren 15 gün olduğu, idarenin şikayetin verilmesini izleyen 30 gün içinde gerekçeli bir karar alması gerektiği, belirtilen süre içinde bir karar alınmaması veya süresinde alınan kararın istekli tarafından uygun bulunmaması durumunda karar verme süresinin bitimini veya karar tarihini izleyen 15 gün içinde Kuruma inceleme talebinde bulunulması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet başvurusunda bulunulabilmesinin ön koşulu, idareye usulüne uygun olarak şikayet başvurusunda bulunulmasıdır.
İhalelere Yönelik Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmeliğin “İtirazen şikayet başvuruları” başlıklı 14 üncü maddesinde “(2) Aynı kişi tarafından idareye yapılan ve ilk başvuru ile aynı mahiyette olan daha sonraki şikayet başvurularına idarece verilen cevaplar başvuru süresini yeniden başlatmaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Yapılan inceleme sonucunda, başvuru sahibinin 4734 sayılı Kanun ve İhalelere Yönelik Yapılacak Başvurular Hakkında Yönetmeliğin yukarda belirtilen hükümleri gereği şikayete yol açan durumun farkına varıldığı (ihale dokümanının satın alındığı) tarih olan 21.08.2006 tarihini izleyen 15 gün içinde idareye 24.08.2006 tarihinde yaptığı şikayet başvurusu hakkında idare tarafından süresi içinde karar alınmaması üzerine, başvuru sahibinin 26.09.2006 tarih ve 29451 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan aynı tarihli dilekçe ile itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu, bununu üzerine 20.11.2006 tarih ve 2006/UY.Z-2760 sayılı Kamu İhale Kurulu Kararı ile; “4734 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun uygun bulunmadığına,” karar verildiği, başvuru sahibi tarafından bu kez ikinci defa idarece kesinleşen ihale kararının 17.05.2008 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 21.05.2008 tarihinde idareye yapılan başvuru sonucunda 26.05.2008 tarihinde verilen ve 03.06.2008 tarihinde tebliğ edilen cevaba karşı 13.06.2008 tarih ve 16941 sayı ile kayıtlara alınan ve 26.09.2006 tarihinde Kuruma yapılan başvuru ile aynı mahiyette olan dilekçe ile Kuruma başvurulduğu, ikinci kez yapılan bu başvurunun şikayete konu işlemin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gerektiği tarihten itibaren 15 gün olan yasal süre geçirildikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır.
Anılan Yönetmeliğin 17 nci maddesinde, itirazen şikayetin süresi geçirildikten sonra yapılması halinde başvurunun iddiaların incelenmesi kapsamında incelenip incelenmeyeceğine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin 22 nci maddesinde; ihalenin ve ihaleyi yapan idarenin belli olması, Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık iddialarının somut ve ciddi nitelikte olması, aynı ihaleye ilişkin ve aynı konuda esas incelemesine geçilmiş veya sonuçlandırılmış bir başvurunun olmaması, başvuruya konu ihalenin iptal edilmemiş olması hallerinde iddiaların incelenmesine geçilebileceği öngörülmüştür.
İncelenen ihalede, aynı konuya ilişkin olarak daha önce aynı şikayetçi tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun esas incelemesi yapılarak alınan 20.11.2006 tarih ve 2006/UY.Z-2760 sayılı Kurul Kararı sonuçlandırılmış bir başvurunun olması ve Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık iddialarının somut ve ciddi nitelikte olmaması nedeniyle Yönetmeliğin 22 nci maddesinde öngörülen iddiaların incelenmesine geçilmesinin kabul koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından iddiaların incelenmesine geçilmesine gerek bulunmamaktadır.