ÖZET: Sayıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 33 üncü maddesi uyarınca, nöbet ücreti ödemelerinin hangi personellere yapılabileceğini belirlemiştir. Bu maddeye göre, yalnızca belirli sağlık personeline nöbet ücreti ödenebileceği, öğretim üyelerinin bu kapsamda yer almadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, doçent ve yardımcı doçentlere nöbet ücreti ödenmesi mevzuata aykırılık teşkil etmekte ve kamu zararı oluşturmaktadır.

Kararda, üniversite hastanesinde lisansüstü eğitim gören personelin uzmanlık unvanına sahip olmaması nedeniyle nöbet tutamayacakları belirtilmiş, ancak bu durumun kamu zararı yaratmadığı iddiası kabul edilmemiştir. Nöbet ücretinin ödenmesi için gerekli yasal düzenlemelerin mevcut olmadığı, dolayısıyla yapılan ödemelerin hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, verilen tazmin hükmü tasdik edilmiştir.

Kamu İdaresi Türü Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı 2014
Dairesi 2
Karar No 41359
İlam No 43437
Tutanak Tarihi 11.10.2017
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KONU: Öğretim üyelerine nöbet ücreti ödenmesi.

5-182 sayılı ilamın 41 inci maddesi ile; Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde görevli öğretim üyelerine mevzuata aykırı olarak nöbet ücreti ödenmesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlular ortak olarak vermiş oldukları temyiz dilekçelerinde özetle;

18.07.2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazetede “Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği” yayınlandığını,

Bu yönetmeliğin 4/1-1 maddesinin; “Çizelgelerde yer alan dallardan birinde uzmanlık eğitimini tamamlayarak o dalda sanatını uygulama hakkı ve uzmanlık unvanını kullanma yetkisi kazanmış olanları” uzman olarak tanımladığını,

Diğer yandan 13.01.1983 tarih ve 17927 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan “Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği”nin nöbet türleri başlıklı 42 maddesinde;

“İcapçı nöbeti (Ev nöbeti): Uzman adedi nöbet tutacak miktarlardan az, fakat birden fazla olan kurumlar da uzmanlar sırayla ev nöbetini tutarlar. Bunun için aylık ev nöbet listeleri hazırlanır. Ev nöbetçisi mesai saatleri dışında kurumun idari ve tıbbi her türlü gereklerinden sorumludur. Ev nöbetçisi akşam vizitlerini yapmaya, mesai dışında bulunduğu yeri bildirmeye, kuruma her davette gelmeye mecburdur.” tanımının yapıldığını,

Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinde kimler tarafından ve hangi şartlarda tutulabileceği hususunun düzenlendiği, bu düzenlemeye göre icap nöbetinde uzmanların görev alabileceğinin belirtildiğini,

2547 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin m bendinin (3) numaralı bölümünde Yardımcı Doçentlerin Tıpta Uzmanlık belge ve yetkisini kazanmış ilk kademedeki akademik unvana sahip kişiler olduğunun belirtildiğini,

Dolayısıyla icap ücretlerinin uzmanlara tutturulması gerektiğini, üniversite hastanesinde lisansüstü eğitim yapanların uzmanlıklarını almamış olmaları diğer bir ifadeyle uzmanlık öğrencisi olması sebebiyle icap nöbeti tutamayacaklarını,

Bu sebeple doçent ve yardımcı doçentlere icap nöbeti tutturulması ve nöbet ücreti ödenmesinin kamu zararına yol açmadığını,

Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin “Nöbet Türleri” başlıklı 42 nci maddesinde;

“Normal Nöbetler: Mesai saatleri dışında personelin mesai başlangıç saatini değiştirerek veya vardiye sistemi ile gördürülemeyen veyahut bunların dışında kalan hizmetlerin yürütülmesi için düzenlenen nöbet şeklidir. Bundan amaç; ilgili hizmetin mesai saati dışındaki devamını sürdürerek idari ve tıbbi hizmetlerde süreklilik sağlamaktadır. Bu nedenle, bu nöbete kalan görevliler mensup olduğu hizmet bölümü amirinin yetki ve sorumlulukları ile mesleğin yetki ve sorumluluklarını haizdirler.” denildiğini,

Yönetmelik maddesi hükümden de anlaşılacağı üzere normal nöbetin amacının tıbbi hizmetlerde sürekliliğin sağlanması olduğunu,

Bu sebeple yeni kurulan üniversite hastanesinde lisansüstü eğitim gören personelin olmaması, akademik personel dışında uzman personel bulunmaması sebebiyle normal nöbetlerin akademik personele tutturulmak suretiyle tıbbi hizmetlerde süreklilik sağlanabildiğini, insan hayatının önemi, hasta mağduriyetinin önlenmesi açısından nöbet tutulması ve bu nöbet karşılığında nöbet ücreti ödenmesinin kamu zararına konu teşkil etmeyeceğini ifade etmişlerdir. 

Başsavcılık mütalaasında;

“41 inci maddeye ilişkin olarak bazı personele Döner Sermayeden nöbet ücreti ödenmesinde mevzuatına aykırılık olmadığı, bu ödemeler için bir kamu zararından söz edilemeyeceği ifade edilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına hükmedilmesi talep edilmektedir.

Ortaya konulanlar Daire kararının gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu itibarla adı geçenlerin temyiz taleplerinin reddi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı” denilmiştir.

Duruşma talep eden sorumlulardan …, …, … ve …’nin duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, duruşmada hazır bulunmama sebeplerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği,

Duruşmaya katılan sorumlu … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 33 üncü maddesinde;

“Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir. Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir. Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz. Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.

Bu madde hükmü, üniversitelerin yataklı tedavi kurumlarında çalışan ve 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 50 nci maddesinin (e) bendi kapsamında bulunanlar ile yataklı tedavi kurumlarında çalışan ve 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında bulunanlar hakkında da uygulanır.

İcap nöbeti tutan ve bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir icap nöbeti saati için, icap nöbeti süresi kesintisiz 12 saatten az olmamak üzere, yukarıda nöbet ücreti için belirlenen ücretin yüzde 40’ı tutarında icap nöbet ücreti ödenir. Bu şekilde ücretlendirilebilecek toplam icap nöbeti süresi aylık 120 saati geçemez.

Bu madde uyarınca yapılacak ödemeler, döner sermayesi bulunan kurumlarda döner sermaye bütçesinden karşılanır.

Gösterge

a) Klinik şefi, şef yardımcısı, başasistan, uzman

tabip 100

b) Tabip, tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen

dallarda, bu mevzuat hükümlerine göre uzmanlık

belgesi alan tabip dışı personel, aynı dallarda

doktora belgesi alanlar 90

c) Diş tabibi ve eczacılar 80

ç) Mesleki yüksek öğrenim görmüş sağlık personeli 60

d) Lise dengi mesleki öğrenim görmüş sağlık

personeli 50

e) Diğer personel 35″

hükmü yer almıştır.

Bu maddede yer alan tabloda nöbet ücreti ödenebilecek kişiler, 657 sayılı Kanun kapsamında hizmet veren klinik şefi, şef yardımcısı, başasistan, uzman tabip, tabip, tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda, bu mevzuat hükümlerine göre uzmanlık belgesi alan tabip dışı personel, aynı dallarda doktora belgesi alanlar, diş tabibi ve eczacılar, mesleki yükseköğrenim görmüş sağlık personeli, lise dengi mesleki öğrenim görmüş sağlık personeli ve diğer personel olarak sayılmıştır.

Bununla birlikte 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 50 nci maddesinin (e) bendinde;

“Tıpta uzmanlık öğrenimi yapanlara verilecek aylık veya ödeneklerin tespitinde, aynı durumda bulunan Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığındaki personelin aylık ve ödenekleri göz önünde tutulur.” denilmiştir.

Öte yandan Anayasanın 128 inci maddesinde ” ….. memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir….” denilmiş ve buna dayanılarak üniversitelerde görev yapan personele yapılacak ödemeler 2914 sayılı Kanunla düzenlenmiş olup, ne 2914 sayılı ne de 2547 sayılı Kanunda nöbet ücreti ödeneceğine dair bir düzenleme yapılmamıştır.

Bu hükümlere göre nöbet ücreti 657 sayılı Kanunun Ek 33 üncü maddesinde sayılanlar ile üniversitelerin yataklı tedavi kurumlarında çalışan, 2547 sayılı Kanun kapsamında tıpta uzmanlık öğrenimi yapanlara ve 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında bulunanlara ödenebilmektedir.

Uygulamada, uzmanlık eğitimi alan personel yanında doçent ve yardımcı doçent unvanlı personele de nöbet ücreti ödendiği görülmüştür.

Ancak öğretim üyeleri nöbet ücreti ödenebilecek personel arasında sayılmamaktadır. Dolayısıyla doçent ve yardımcı doçentlere nöbet ücreti ödenmesi mevzuata aykırılık oluşturmaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

…,

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.” denilmiştir.

Buna göre … Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde görevli doçent ve yardımcı doçentlere nöbet ücreti ödenmesi kamu zararı oluşturmaktadır.

Bu nedenle 182 sayılı ilamın 41 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

(Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu ve 3.Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, …, …, … ve …’ın karşı oy gerekçesi:

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 33 üncü maddesinde, yataklı tedavi kurumları seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma saatleri dışında normal, branş veya acil nöbeti tutarak bu nöbet karşılığında kurumlarında izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ve sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere) aynı madde devamında gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödeneceği, Üniversitelerin yataklı tedavi kurumlarında çalışan ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 50 inci maddesinin (e) bendi kapsamında bulunanlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

Kanunun 50/(e) maddesinde; tıpta uzmanlık öğrenimi yapanlara verilecek aylık ve ödeneklerin tespitinde, aynı durumda bulunan Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığındaki personelin aylık ve ödeneklerinin göz önünde tutulacağı hükmü yer almış ancak tıpta uzmanlık eğitimi veren uzman hekimler olan öğretim elemanlarına verilmesiyle ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Diğer taraftan; adı geçen Kanunun 3(m) bendinde;

“(2) Doçent: Doçentlik sınavını başarmış akademik unvana sahip kişidir.

(3)Yardımcı Doçent: Doktora çalışmalarını başarı ile tamamlamış, tıpta uzmanlık veya belli sanat dallarında yeterlik belge ve yetkisini kazanmış, ilk kademedeki akademik unvana sahip kişidir.” şeklinde doçent ve yardımcı doçentin tanımı yapılmıştır.

Bahsedilen Kanunun 24 ve 25 inci maddelerine göre doktora veya tıpta uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilecek belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak, yardımcı doçent ya da doçentlik kadrolarına atanmada aranan şartlardan biri olduğuna göre bu şartları yerine getirmiş olan öğretim üyesi kadrolarında bulunan hekimlere, yeni kurulan üniversite hastanesinde akademik personel dışında uzman personel bulunmaması nedeniyle süreklilik arz eden sağlık hizmetinin aksamadan devam etmesi için nöbet tutturulması karşılığında nöbet ücreti ödenmesinde kamu zararına hükmedilemez. Bu nedenle verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.)

Karar verildiği 11.10.2017 tarih ve 43437 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.