|
ÖZET: Sayıştay, Tez-Koop-İş Sendikası üyesi iken T.Yol-İş Sendikasına geçen İl Özel İdaresi işçilerinin geçmiş hizmet sürelerinin dikkate alınmaması nedeniyle yapılan hatalı intibak işleminin düzeltilmesi gerektiğine karar vermiştir. İşçiler, sendika değişikliği öncesinde geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmediğini, yeni işe girmiş işçi gibi işlem yapıldığını ve bu durumun yasal mevzuata aykırı olduğunu belirtmişlerdir. Sayıştay, işçilerin sendika değişikliğinden önceki hizmet sürelerinin dikkate alınarak intibak ve kıdem düzeltilmesinin gerektiğini vurgulamıştır.
Kararda, işçilerin geçmiş hizmetlerinin sayılmaması durumunun, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ve Anayasa hükümleriyle çeliştiği ifade edilmiştir. İşçilerin, aynı işveren altında geçmişteki çalışma sürelerinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiş, bu durumun iş hukuku ve hakkaniyet açısından önemli olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, işçilerin geçmiş hizmet sürelerinin değerlendirilmesi ve buna göre intibaklarının düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği ifade edilmiştir. |
| Kamu İdaresi Türü | Özel İdareler |
| Yılı | 2014 |
| Dairesi | 1 |
| Karar No | 41232 |
| İlam No | 43035 |
| Tutanak Tarihi | 3.5.2017 |
| Kararın Konusu | Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar |
Tez-Koop-İş Sendikası üyesi iken T.Yol-İş Sendikasına geçen İl Özel İdaresi işçilerine, geçmiş hizmetlerinin tamamının, T.Yol-İş Sendikasında geçmiş gibi dikkate alınması
1-) 113 sayılı İlam’ın 1’inci maddesi ile, Tez-Koop-İş Sendikası üyesi iken T.Yol-İş Sendikasına geçen İl Özel İdaresi işçilerine, geçmiş hizmetlerinin tamamının, T.Yol-İş Sendikasında geçmiş gibi dikkate alınması sonucu oluşan ücret farklarının geçmişe yönelik ödenmesi nedeniyle …-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Gerçekleştirme Görevlileri …, Harcama Yetkilisi … ve Üst Yönetici … sırasıyla 41232, 41174, 41209, 41231, 41208, 41270 ve 41089 sayılı dosyalarda yer alan temyiz dilekçelerinde özetle,
İşçilerin sendika değişikliğinde, değişiklikten önceki geçmiş hizmetlerinin sayılmadığını; işe yeni girmiş düz işçi olarak değerlendirilerek işlem ve ücretlendirme yapıldığını; 17.02.2010 öncesi yani sendika değişikliği öncesi geçmiş hizmetleri derece ve kademe intibakında değerlendirmeye alınmadığını ve ücretlendirmenin de geçmiş hizmetler dikkate alınmadan yapıldığını; ihtilaf ve işçilerin başvurularının da bu nedenden doğduğunu; işçilerin önce idareye sözlü olarak, sonrasında ise yazılı dilekçeleri ile başvurarak Yol İş Sendikasına geçişlerinde il özel idaresinde önceki hizmetlerinin dikkate alınmadığı, yeni işe girmiş işçi gibi işlem yapıldığı ve durumun yasal mevzuata ve hakkaniyete, kıdem esaslarına aykırı olduğunu belirterek yapılan hatalı işlemin düzeltilmesini, intibaklarında il özel idaresindeki geçmiş hizmet sürelerinin de dikkate alınmasını talep ettiklerini;
Bu talep üzerine, işçilerin sendika değişikliğinden önceki idaredeki geçmiş hizmetlerinin de değerlendirmeye ve kıdemlerine esas alınması gerektiği anlaşıldığından, 2010 yılındaki geçiş sırasında geçmiş hizmetler dikkate alınmadan yapılan hatalı işlemin düzeltilerek işçilerin sendika değişikliğinden önceki geçmiş hizmet sürelerinin de dikkate alınarak intibak ve kıdem düzeltilmesinin yapıldığını; 17.02.2010 tarihinden düzeltmeye kadar olan dönemde ücretleri geçmiş hizmetleri intibaklarında değerlendirmeye alınmadan eksik olarak hesaplanmış ve ödenmiş olduğundan sendika değişikliğinin gerçekleştiği 17.02.2010 tarihinden idarede işe devam eden işçiler için 31.08.2013 tarihine kadar eksik ödenmiş dönem için, o arada idareden ayrılıp başka kuruma gönderilmiş işçiler için ayrılma tarihi olan 14.11.2011 tarihine kadar eksik ödenmiş dönem için intibak farklarının ödendiğini;
Yani somut olayda tazmine konu ödemenin, 17.02.2010 tarihinde işçilerin geçmiş hizmetleri de sayılarak derece-intibak ve ücretlendirme yapılması gerekirken bunun yapılmayıp sonraki işlemle düzeltilmesi neticesi sendika değişiklik tarihinden intibakların düzeltilmesine kadar geçen sürede hatalı intibak nedeniyle eksik ödenen ücret farkları toplamının işçilere ödenmesi olduğunu; sendika değişikliğinden önceki döneme ilişkin herhangi bir fark ödemesi yapılmadığını;
Büro İş kolunda Koop-İş üyesi olarak il özel idaresinde çalışmakta olan 19 adet işçinin, Bakanlığın idarenin işkolunun “inşaat” olarak tespiti üzerine 17.02.2010 tarihinden itibaren inşaat işkolu sendikası Yol- İş’e üyeliklerinin başladığını;
Yol-İş Sendikasının Toplu İş Sözleşmesinin ücret skalası hükümlerine göre, işyerinde fiilen ilk işe başlayan düz işçilerin 1.derecenin 1. kademesine yerleştirildiğini ve bu kademeye denk gelen ücretten yevmiyelendirildiğini; yine TİS hükümlerine göre, işçilerin derece kademe ilerlemelerinin her yıl 1 kademe ve her iki yılda ise 1 derece 1 kademe olarak gerçekleştirildiğini;
İlama konu olayda, 19 adet işçinin Yol-İşe’e ilk geçişlerinde Bakanlığın işkolu tespitine ilişkin … Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde Koop-İş, Yol-İş ve İl Özel İdaresi arasında devam eden işkolu tespitine itiraz davası neticelenmemiş olduğundan idarece herhangi bir intibak işlemi yapılmadığını, hatta işçiler yine büro işkolundan yevmiyelendirilmeye devam edilerek işkolu tespitine ilişkin derdest davanın sonucunun beklendiğini;
19 adet işçinin Yol-İş üyeliklerinin başladığı 17.02.2010 tarihinden 31.08.2012 tarihine kadar işçilere ilişkin hiçbir intibak işlemi yapılmadığını; … Asliye Hukuk(İş) Mahkemesindeki işkolu tespitine itiraz davasının sonucu beklenerek davanın Yol-İş lehine inşaat işkolu olarak neticelenmesinden sonra 31.08.2012 tarihinde işçilerin Yol-İş inşaat işkoluna ilk intibaklarının yapıldığını ve bu işlemde de 19 adet işçinin geçmiş hizmetlerinin sayılmadığını; 01.01.2011 tarihinde işyerinde işe yeni başlamış işçi gibi ve 17’si düz işçi olarak Yol-İş’in skalasının l. derecesinin 1.kademesine yerleştirildiklerini; bu derece ve kademeden yeni işe başlamış işçi olarak hepsinin aynı yevmiye ile ücretlendirildiklerini; eski hükümlü ve engelli kadrosundan çalışmakta olan 2 adet işçinin de yine işe yeni başlamış işçi gibi ve Yol iş skalasının yeni işe girmiş engelli-hükümlü işçiye denk gelen 1. derecenin 4. kademesinden intibakları yapıldığını;
31.08.2012 tarihli ilk intibakta işçilerin tümünün geçmiş hizmetleri sayılmadan l. derecenin l. kademesinden yani 60,59-TL yevmiye üzerinden intibaklarının yapıldığını; yevmiyelerinin 60,59-TL’ye yükselmiş olmasının geçmiş hizmetlerinin sayılmasından değil, büro işkolunda iken üyesi oldukları Koop- İş Sendikası günlük yevmiyesi ve ücret skalasının inşaat işkolu sendikası Yol-İş’in günlük yevmiye ve skalasından farklı olmasından ve daha düşük olmasından kaynaklandığını;
19 adet işçinin ilk intibakı 31.08.2012’de l. derecenin l. kademesinden yeni işe başlamış işçi olarak yapıldıktan sonra, 20.09.2013 tarihine kadar ancak müteakip geçen 2 sene için TİS hükümlerine göre her yıl için 1 kademe ve her 2 yılda bir 1 derece 1 kademe alarak; hepsi 1. derecenin 1. kademesinden 2. derecenin 3. kademesine geldiklerini;
İlk intibaktan sonra, söz konusu işçilerin geçmiş hizmetlerinin sayılmasına ve bu şekilde intibaklarının düzeltilmesine yönelik yazılı talepleri üzerine, yasal mevzuat, aynı konudaki diğer il özel idarelerinde daha önce neticelenmiş ve Yargıtay incelemesinden geçmiş emsal yargı kararları ve Yargıtay içtihatları, Bakanlık görüşleri ayrıntılı bir şekilde araştırılarak ve 1475 sayılı Yasa’nın 14’üncü maddesinde işçinin kıdeminin nasıl hesaplanacağının amir hüküm olarak açıkça öngörülmüş olması ve emsal davalarda da İş Mevzuatı ve Anayasa hükümleri gereğiyle işçiler lehine, işyerinde geçen tüm hizmetlerin sayılması ve intibakların buna göre yapılması yönünde karar verildiği ve bunların Yargıtay 7. ve 9. Hukuk Dairelerince onamış oldukları dikkate alınarak 20.09.2013 tarihinde intibaklarında gerekli düzeltmenin yapıldığını ve işçilerin sendika değişikliğinden önceki geçmiş hizmetlerinin de sayılarak yapılan düzeltme işlemi ile intibaklarını tekrar yapıldığını;
Çalışma Bakanlığının tespiti sonucu zorunlu olarak işkolu ve sendikası değişen işçinin geçmiş yıllardaki hizmetlerinin Büro işkolundan geldiği gerekçesiyle ve üstelik fiilen yaptığı iş ve işvereni de değişmemişken kıdeminden sayılamayacağını iddia etmenin, 1475 sayılı Kanunun 14’üncü maddesi, Anayasa ve diğer iş mevzuat hükümleriyle ve hakkaniyetle bağdaşmadığını;
Söz konusu işçiler geçmiş hizmetlerinin sayılarak 20.09.2013 tarihinde yapılan düzeltme işlemine kadar yeni işe girmiş işçi gibi ücretlendirmeye tabi tutulduklarından ve her ne kadar ilk intibakta intibak başlangıç tarihi 01.01.2011 olarak dikkate alınmışsa da sendika üyelik fişleri ile sabit olduğu üzere Yol-İş’de üyelikleri 17.02.2010 tarihinde işyerine bildirilmiş olup 2822 sayılı Sendikalar Kanununun 9’uncu maddesi ikinci fıkrasında “Toplu iş sözleşmesinden; … toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanırlar” hükmü gereğince 17.02.2010 tarihinden itibaren geçmiş hizmetleri sayılarak intibak yapılması ve buna göre ücret ödenmesi gerekirken 20.09.2013 tarihine kadar hatalı intibak ile eksik yevmiye aldıklarından 17.02.2010 tarihinden geçerli olmak üzere arada hatalı intibak nedeniyle eksik ödeme ücret farkları da tazmine konu 19.06.2014 tarihli işlemle ödendiğini;
İş hukuku ve mevzuatı açısından işçinin kıdeminden ilamda iddia edildiğinin aksine, işçinin elde ettiği birikim, yıpranma payı, aldığı ödül ve cezalar gibi unsurların değil, aynı işverenin aynı ve hatta değişik işyerlerinde çalıştıkları sürelerin anlaşıldığını; İş Kanununun14’üncü maddesinde, işveren ve iş değişikliği durumunda dahi işçinin kıdeminin işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri toplamı üzerinden hesaplanacağının amir bir şekilde belirtildiğini; İş hukukunda kıdem tazminatı olarak geçen tazminatın hesabında da işçinin aldığı ödül, cezalar, bilgi birikimi, yıpranma payı değil, işçinin toplam çalışma süresinin dikkate alındığını ve çalıştığı her yıl üzerinden kıdem tazminatı ödendiğini;
Kanunun amir hükmünde işçilerin kıdeminin hesaplanması yönünden, işkolu ya da sendikanın farklı olması, yapılan işin niteliği bir ayrıma neden olmamışken ve toplam çalışma süresi esası getirilmişken, temyize konu ilamda ve somut olayda kıdem kavramının hatalı değerlendirilerek büro işkolundan geçen işçilerin çalışma süreleri aynı olsa bile aynı işverendeki geçmiş çalışmalarının kıdemlerinde ve intibaklarında değerlendirilmeyeceği ve yeni işe başlamış işçi gibi muameleye müstahak oldukları gerekçesiyle tazmine karar verilmiş olmasının hakkaniyete ve İş Kanununun amir hükümlerine aykırı olduğunu;
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 5’inci maddesinde; “Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlıkça yapılır” hükmünün öngörüldüğünü ve somut olayda … İl Özel İdaresinin işkolunun da Bakanlıkça 18.12.2009 tarihinde “inşaat işkolu” olarak tespit edildiğini;
Aynı Kanunun 4’üncü maddesinde ise; “(1) İşkolları bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir.
(2) Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır.” hükmünün öngörüldüğünü ve buna göre somut olayda … İl Özel İdaresinin işkolu inşaat olarak Bakanlıkça tespit edilerek artık İdarede fiilen inşaat alanında gerçekleştirilmeyen yardımcı diğer işlerin de asıl işin girdiği işkolundan yani inşaat işkolundan sayılması gerektiğini;
Bu nedenle, İl Özel İdaresinde ister fiilen inşaatta, ister yardımcı büro vb. diğer işlerde çalışılsın tüm işçilerin yaptığı işlerin amir yasa hükmü gereği inşaat işkolundan sayıldığını;
Bu durumda, idare dışı bir kurum olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın tespiti ve 6356 sayılı Kanunun 4 ve 5’inci maddeleri, yani amir yasal hükümler gereği, fiilen yaptıkları büro işi değişmediği halde işkolu yasa hükmü gereği inşaat olarak değişen işçilerden inşaat alanında aynı performansın alınıp alınmayacağı ve performans değerlendirmesi dikkate alınarak kıdem belirlenmesi yapılmasının, idarenin takdirinde bulunmadığını, tümüyle yasal düzenlemelerin bir gereği olduğunu;
19 adet işçinin Yol İş Sendikasında üyeliklerinin başladığı tarihin 17.02.2010 olduğunu ve bu tarihte işçilerin intibakında uygulanması gereken Toplu İş Sözleşmesinin o an yürürlükte olan 01.03.2009-28.02.2011 tarihleri dönemini kapsayan 2. dönem Toplu İş Sözleşmesi olduğunu; o tarihte yürürlükte bulunan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 9’uncu maddesinde, toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikaları üyelerinin yararlanacağı toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde üye olanların yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanların ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanacaklarının amir hüküm olarak öngörüldüğünü;
Bu amir hüküm gereği 17.02.2010 tarihinde işçilerin intibakında uygulanması gerekenin 2. dönem Toplu İş Sözleşmesi olduğunu; ilamda ise kamu zararına gerekçe olarak sonraki tarihli 3. ve 4. dönem Toplu İş Sözleşmeleri hükümlerinin gösterildiğini; olayda uygulanma imkanı bulunmayan 3. ve 4. dönem Toplu İş Sözleşmelerine göre tazmin hükmü çıkarılmasının yasaya ve somut olaya uygun düşmediğini;
Tazmin hükmüne dayanak gösterilen gerek 3. dönem gerekse 4. dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin ancak kendi dönemlerini kapsayan intibak işlemlerinde uygulanabileceğini ve 2010 yılındaki geçiş nedeniyle 2010 yılında yapılan intibak işleminde ve bu intibakta yapılan hatanın düzeltilmesinde 01.03.2009-28.02.2011 tarihleri arasında yürürlükte olan 2. dönem TİS hükümlerinin uygulanması gerektiğini;
İşçilerin kıdemlerinin ne şekilde hesaplanacağının 1475 sayılı İş Kanununun 14’üncü maddesiyle düzenlendiğini ve buna göre “İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.” şeklindeki hüküm ile kıdem konusunun düzenlendiğini; amir hükümle bağdaşmayan ve işçinin geçmiş hizmet sürelerinin kıdeminde dikkate alınmaması gibi bir sözleşme hükmünün kanun karşısında geçerli olmayacağını;
İlamda, Mersin 2.İş Mahkemesinin, Kahramanmaraş İş Mahkemesinin, Yargıtay 9.HD’nin emsal olarak sunulan kararlarının sendikası değişen işçinin, yeni işe başlayan düz işçi gibi ücretlendirilmesiyle ilgili olup somut olayla aynı olmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu;
Kahramanmaraş İş Mahkemesinin 2012/563E.2013/798K.sayılı emsal kararı, Mersin 2. İş Mahkemesinin 2012/921.2013/556K. sayılı emsal kararı, Mersin 2. İş Mahkemesinin 2012/905E.2013/558K.sayılı kararı, Adana 4. İş Mahkemesinin 2012/677E.2013/183K. sayılı kararı, Adana 1. İş Mahkemesinin 2012/594E.2013/344K. sayılı kararı gibi pek çok yerel mahkeme kararında, il özel idaresinde çalışan işçilerin sendika değişikliği nedeniyle Yol İş sendikasına geçişten önceki hizmet sürelerinin derece ve intibaklarında değerlendirilmeye alınmayıp yeni işe girmiş işçi gibi değerlendirilmesinin temel İş Kanunu hükümlerine, işverenin işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama, eşit işlem yapma ilkesine ve Anayasanın 10 ve 55’inci maddelerine tamamen aykırı olduğunun hüküm altına alındığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Başsavcılık mütalaasında;
İlamın 1. maddesi ile ilgili olarak; “Özel İdarelerinde büro iş kolunda çalışan ve T.Tez-Koop-İş Sendikası üyesi olan 19 adet işçinin 17.02.2010 tarihinde inşaat iş kolunu seçerek T.Yol-İş Sendikasına geçiş yapması sonucu geçiş yaptığı tarihten önceki idarede geçmiş hizmetlerinin değerlendirilerek intibak ve kıdem düzeltilmesi yapılmasının 2822 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 9/2. maddesi, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesine uygun olduğunu, ayrıca benzeri olaylarla ilgili dilekçesinde belirtilen birden fazla İş Mahkemesi ile Yargıtay Kararlarının bulunduğunu ileri sürerek tazmin kararının kaldırılmasını,” istemektedir.
Öteden beri Özel İdarelerinde çalışan 19 işçinin T.Yol-İş Sendikasına geçişlerine ilişkin 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin geçici 4. maddesinde aynı işveren olmakla birlikte Yol-İş Sendikası üyeliğinden Önce başka iş kolunda çalışılan çalışma süreleri için derece-kademe ilerlemesi talebinde bulunulamayacağı ifade edildiği, anılan hüküm 01.03.2013- 28.02.2015 tarihleri arasında geçerli olan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin geçici 3. maddesinde: “Başka Kamu Kurumlarından kanunla devredilen işçiler ile idarenin başka iş kolundaki iş yerinden iş kolu değişen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği iş yerinde veya iş kolundaki geçen çalışma suresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır. Ancak yapılacak intibak nedeniyle bu toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden geriye doğru herhangi bir fark ödemesi yapılmayacaktır.” şeklinde yer almıştır. Anlaşılacağı üzere sözleşmenin yürürlük tarihinden Önceki idarede geçen süreleri dikkate alarak intibak ve kıdem düzeltilmesi yapılması mümkün olmadığından tazmin hükmünün tasdikine, uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” denilmiştir.
Duruşma talebinde bulunan … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü 27.01.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5286 sayılı Kanunla kaldırılmış ve tüm çalışanları ile birlikte (İstanbul ve Kocaeli illeri dışında) il özel idarelerine devredilmiştir. Bu nedenle, devredilen işçiler yönüyle özel idarelerde iki ayrı sendikaya tabi çalışan iki ayrı işçi grubu ortaya çıkmıştır. Özel idarelerde işe başlamış ve devam eden işçiler, büro işçisi olduklarından Tez-Koop İş Sendikası; Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünden devren gelen işçiler ise inşaat işkolunda çalışmaları nedeniyle Türkiye Yol-İş Sendikası üyesidir. Bu durum, işyerinde yetkili sendika sorununu ortaya çıkarmış, uzun süren hukuki arayışlar ve mahkeme kararları neticesinde Çalışma Bakanlığı tarafından yetkili sendikanın Türkiye Yol-İş Sendikası olduğu karara bağlanmıştır. Özel İdare kökenli işçiler de 17.02.2010 yılında Tez-Koop İş Sendikasından ayrılarak Türkiye Yol-İş Sendikasına üye olmuşlardır.
İlam’ın gerekçesi olan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi, … İl Özel İdaresi adına TÜHİS (Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası) ile Türkiye Yol-İş Sendikası arasında 01.03.2011-28.02.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanmıştır. Bu sözleşmede, Özel İdare kökenli olup Türkiye Yol-İş Sendikasınca imzalanan sözleşmeden ilk defa yararlanacak olan işçilerin haklarına ilişkin olarak geçici 4’üncü maddeyle bir düzenleme yapılmış olup; maddede aynen: “Başka kamu kurumlarından kanunla devredilen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği işyerinde geçen çalışma süresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır(yıllık ücretli izin hakkı, kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında dikkate alınan çalışma süresi, pozisyon değişikliği sınavında aranan çalışma süreleri vb).
Ancak bu maddeye dayanılarak başka işverenin veya aynı İşveren olmakla birlikte Yol-İş Sendikası üyeliğinden önce başka işkolunda çalışılan çalışma süreleri için derece-kademe ilerlemesi talebinde bulunulamaz.” denilmektedir.
Fakat, İlam’a konu 19 adet işçinin Yol İş Sendikasına geçiş ve üyeliklerinin kesinleştiği dolayısı ile Yol İş Sendikasına ait hak ve yükümlülüklerden yaralanmaya başladıkları tarih 17.02.2010 tarihi olup; intibaklarının da üyelik tarihleri olan 17.02.2010 tarihine göre ve bu dönemde yürürlükte olan 01.03.2009 – 28.02.2011 tarihlerini kapsayan 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesine göre yapılması gerekmektedir.
Zira, o dönemde yürürlükte bulunan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 9’uncu maddesinde “Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanırlar.
Toplu iş sözleşmesinin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanırlar.” hükmü bulunmaktadır.
Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde de, ödeme başlangıcının yani derece-kıdem intibak tarihinin 17.02.2010 olarak alındığı görülmektedir. Dolayısıyla, üyelik tarihleri itibariyle gerek 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesinde gerekse de iş mevzuatında, aynı İşveren olmakla birlikte Yol-İş Sendikası üyeliğinden önce başka işkolunda çalışılan çalışma süreleri için derece-kademe ilerlemesi yapılmasını engelleyen herhangi bir hüküm bulunmadığı için yapılan işlemin mevzuata aykırılığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, sorumlu taleplerinin kabulü ile 113 sayılı İlam’ın 1’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, oy çokluğuyla,
Karşı oy gerekçesi
Üyeler … karşı oy gerekçesi:
… İl Özel İdaresi adına TÜHİS (Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası) ile Türkiye Yol-İş Sendikası arasında 01.03.2011-28.02.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmede, Özel İdare kökenli olup Türkiye Yol-İş Sendikasınca imzalanan sözleşmeden ilk defa yararlanacak olan işçilerin haklarına ilişkin olarak geçici 4’üncü maddeyle bir düzenleme yapılmış olup; maddede aynen: “Başka kamu kurumlarından kanunla devredilen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği işyerinde geçen çalışma süresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır(yıllık ücretli izin hakkı, kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında dikkate alınan çalışma süresi, pozisyon değişikliği sınavında aranan çalışma süreleri vb).
Ancak bu maddeye dayanılarak başka işverenin veya aynı İşveren olmakla birlikte Yol-İş Sendikası üyeliğinden önce başka işkolunda çalışılan çalışma süreleri için derece-kademe ilerlemesi talebinde bulunulamaz.” denilmektedir.
Bu madde uyarınca, Köy Hizmetlerinin özel idarelere devrinden önce … İl Özel İdaresinde çalışan işçilerin, eski çalışma süreleri başka işkolu ve sendikada geçtiği için sadece izin, kıdem gibi yönlerden dikkate alınmış; derece-kademe ilerlemesi bakımından değerlendirilmemiş ve mali hakları da buna göre belirlenmiştir.
Bu hükümler uyarınca özel idare kökenli işçilerin mali hakları 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin yukarıdaki hükümleri de dikkate alınarak düzenlenmiş ve ödemeleri yapılmıştır.
Bu hükme paralel bir hüküm de 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında yürürlükte olan 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesinde de yer almıştır. Bu Sözleşmedeki geçici 3’üncü maddede de aynen;
“Başka kamu kurumlarından kanunla devredilen işçiler ile idarenin başka bir iş kolundaki işyerinden işkolu değişen işçilerin bu sözleşmeden doğan her türlü hak ve menfaatlerinin hesaplanmasında devredildiği işyerinde veya işkolundaki geçen çalışma süresi bu işyerinde geçmiş gibi dikkate alınır(yıllık ücretli izin hakkı, kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında dikkate alman çalışma süresi, pozisyon değişikliği sınavında aranan çalışma süreleri vb).Ancak yapılacak intibak nedeniyle bu toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden geriye doğru herhangi bir fark ödemesi yapılmayacaktır.” denilmektedir.
Bu maddeyle birlikte Türkiye’deki bu sözleşmeye imza koyan tüm il özel idarelerinde çalışan ve birleşme öncesi özel idarede büro işçisi olarak görev yapan işçilerin geçmiş hizmetleri 01.03.2013 itibariyle sayılmış ancak geriye doğru herhangi bir fark ödemesi yapılmamış ve intibaklarının yapıldığı tarih ile sözleşmenin geçerli olduğu tarih olan 01.03.2013 arasında kalan süreler için toplu ödeme yapılmıştır.
… İl Özel İdaresi ile Köy Hizmetlerinin 2005 yılında birleşmesinden önce Özel İdarede çalışan 19 işçi için toplu ödeme yapılması görüşü İl Encümenliğine teklif olarak getirilmiştir. 16.06.2014 tarih ve 2014/109 sayılı İl Encümeni Kararı ile “İntibak Farkları” 17.02.2010 tarihinden 28.02.2013 tarihine kadar (Ayrılan işçiler için 14.11.2011 tarihine kadar) ödenmiştir. Ancak Toplu İş Sözleşmesinin yukarıda bahsi geçen geçici 3’üncü maddesi değişmemiştir.
Tarafların mevzuat çerçevesinde birbirine uygun iradesiyle bağıtlamış olduğu Toplu İş Sözleşmesinin değiştirilmesi ve yeni haklar elde edilmesi ancak iş sözleşmesinin değiştirilmesine yönelik bir değişiklik sözleşmesi ile mümkün olur. Tarafların iş sözleşmesinin değiştirilmesi yönünde aralarında anlaşmaya varamamaları halinde bir tarafın isteği ile iş sözleşmesi değiştirilemeyeceği gibi mahkeme hükmü ile de bir tarafın iradesi yerine geçilerek iş sözleşmesinin değiştirilmesine karar verilemez. Aksinin kabulü sözleşme hukukunun temel ilke ve kurallarıyla bağdaşmaz.
Bu nedenle, tazmin hükmünün Tasdikine karar verilmesi gerekir.
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
**Sorular** 1) Toplu iş sözleşmesinin geçici maddeleri nelerdir? 2) İl özel idaresinden başka bir kamu kurumuna devredilen işçilerin hakları nasıl hesaplanır? 3) Diğer kamu kurumlarında çalışılan süre için, derece-kademe ilerlemesi talebinde bulunulabilir mi? 4) İntibak farkı neye göre ödenir? 5) Toplu iş sözleşmesinin geçici maddelerinin hangi ilkeye dayandığını söyleyin. **Cevaplar** |