|
ÖZET: Başvuran, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümünden mezun olup, Trabzon Belediyesi İmar ve Planlama Müdürlüğü’nde 8 yıl çalıştıktan sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Peyzaj Mimarlığı alanında öğretim görevlisi olarak görev yapmıştır. 2006 yılında A Grubu Plan Yapım Yeterlilik Belgesi için başvuruda bulunmuş, ancak o dönemde üniversitede çalıştığı için belgenin kendisine verilmediği belirtilmiştir. Emekliliğinin ardından, bu belgenin verilmesi için tekrar başvuruda bulunmuş, ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Peyzaj Planlama bölümünün ilgili yönetmelikte belirtilen “planlama ile ilgili uzmanlık dalı” olmadığı gerekçesiyle talebini reddetmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, başvuranın Peyzaj Mimarlığı bölümünde çalıştığı süreyi yeterlilik belgesi için değerlendiremeyeceğini ifade etmiştir. Bakanlık, bu durumun yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu ve başvuranın yalnızca “D” grubu yeterlilik belgesine sahip olabileceğini belirtmiştir. Ancak Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın daha önceki başvurusunun hukuka uygun olduğunu ve kazanılmış haklarının korunması gerektiğini vurgulayarak, A Grubu Yeterlilik Belgesinin verilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın A Grubu Yeterlilik Belgesi talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bu konuda tavsiyede bulunmuştur. Bakanlığın bu karara uygun hareket etmesi için 30 gün içinde işlem yapması gerektiği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/74924-S.20.81465
BAŞVURU NO : 2020/5193
KARAR TARİHİ : 11/09/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : (A) Grubu Yeterlilik Belgesinin verilmesi talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 17/03/2020
I. BAVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
(1) Başvuran, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümünden Şehir
Plancısı lisans diploması alarak mezun olduğunu, 8 yıl süreyle Trabzon Belediyesi İmar ve
Planlama Müdürlüğü’nde şehir plancısı olarak çalıştığını, daha sonra 19.01.1996–
20.02.2019 döneminde KTÜ Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Peyzaj Planlama
ve Tasarım Ana Bilim dalında önce araştırma görevlisi sonra öğretim görevlisi olarak çalıştığını ve emekli olduğunu, 24.01.2006 tarihinde A Grubu Plan Yapım Yeterlilik Belgesi için o zamanki ismi Bayındırlık ve İskan Bakanlığına başvuru yaptığını, anılan Bakanlık
03.03.2006 tarih ve sayılı yazısı ile “İmar Planlarının Yapımını Yükümlenecek
Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmelik kapsamında Yeterlilik Belgesi Komisyonun
24.02.2006 tarihlindeki toplantısında incelenmiş, toplam çalışma süreniz 15 yılı geçtiğinden
(A) Grubu Yeterlilik Belgesi almaya hak kazandığınıza karar verildiği, ancak o tarihte üniversitede görevini sürdürdüğünden Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) adına (A) grubu işler yapmaya yetkisi olduğu, bu nedenle adınıza yeterlilik belgesi düzenlenemediği” ifade edildiğini, (1.1) KTÜ’deki görevinden emekli olduktan sonra hizmet belgesi doğrultusunda hak kazanmış olduğu A Grubu Plan Yapım Yeterlilik Belgesinin verilmesi için başvuru yaptığını, ancak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığın İmar Planı Yapımı Yeterlilik Belgesi Komisyonunun
14.11.2019 tarih ve no’lu toplantısında; KTÜ Orman Fakültesi bünyesindeki Peyzaj
Planlama bölümünün, Plan Yapımını Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında
Yönetmelikte belirtilen yüksek öğretim kurumlarının “planlama ile ilgili uzmanlık dalı” olmadığı düşünülerek 24.02.2006 tarihli Komisyon toplantısında ilgili Yönetmeliğin 7 (b) ve 8 (a/4) maddelerine aykırı olarak karar alındığının görüldüğü ve açık hata ile tesis edilen idari işlem dolayısıyla edinilen hakların kazanılmış hak korumasından yararlanmasının mümkün olmadığı ifade edilerek söz konusu 24.02.2006 tarihli komisyon kararının geri alındığını ve (A)
Grubu Yeterlilik Belgesinin tarafına verilmediğini iddia ederek 14.11.2019 tarih ve no’lu komisyon kararının iptal edilmesini ve (A) Grubu Yeterlilik Belgesinin verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
(2) Çevre ve Şehircilik Bakanlığının başvuru konusuna ilişkin 16/04/2020 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; (2.1) 07.01.2006 tarih ve 26046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Plan Yapımını
Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmeliğin hükümlerine açıkça aykırı olduğundan, başvurucunun talebi Komisyonda yeniden görüşülse dahi, yapılan talebin yerine getirilmesi mümkün olmadığı, (2.2) KTÜ Orman Fakültesi bünyesindeki Peyzaj Planlama Bölümünün ilgili Yönetmelikte belirtilen yüksek öğretim kurumlarında “planlama ile ilgili uzmanlık dalı” olmadığı, 24.02.2006 tarihli Komisyon toplantısında ilgili Yönetmeliğin 7 (b) ve 8 (a/4) maddelerine aykırı olarak açık hata ile karar alındığı, 19.01.1996-20.02.2019 tarihleri arasında Peyzaj Planlama
Bölümünde araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi olarak çalışılan süre, ilgili Yönetmelik kapsamında yeterlilik belge grubunun belirlenmesinde değerlendirilemeyeceğinden “A grubu plan yapım yeterliliğine haiz olunduğu” kararının kaldırılması gerektiği değerlendirildiği, (2.3) Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünden talep edilen görüş yazısında; yüksek yargı içtihatlarında ve idare hukuku doktrininde hukuka aykırı olarak edinilmiş hakların kazanılmış hak sayılmadığı belirtilerek, açık hata ile tesis edilen idari işlem dolayısıyla edinilen hakların kazanılmış hak korumasından yararlanmasının mümkün olmadı görüşü iletildiği, (2.4) Bu çerçevede başvuranın, ilgili Yönetmeliğin 8 (d/3) maddesi uyarınca Trabzon
Belediyesi İmar ve Planlama Müdürlüğünde çalıştığı 8 yıl süreye istinaden “D” grubu plan yapım yeterliliğine haiz olduğuna karar verildiği, (2.5) Yükseköğretim kurumları bünyesindeki farklı akademik bölümlerde her bir bölüm ayrı bir meslek grubuna yönelik eğitim vermekte olduğundan, Şehir ve Bölge Planlama bölümünde verilen eğitimin, Peyzaj Mimarlığı bölümünde veya Mimarlık bölümünde verilen akademik eğitimle aynı olmadığının ortada olduğu, (2.6) Bu çerçevede mezuniyet ünvanı “şehir plancısı” değil “peyzaj mimarı” olan, eğitim sürecinde çalışılan ölçeklerden, eğitim içeriğine kadar tümüyle farklı bir akademik bölümün
“planlama ile ilgili akademik bölüm” olduğunun iddia edilmesi, üniversitelerde ayrı akademi bölüm açılması mantığına aykırı olduğu, eğitim içeriği aynı olmuş olsaydı tek bir akademik bölüm altında öğrencilerin eğitim alması ve aynı mezuniyet ünvanı ile mezun olmaları gerektiği, (2.7) İlgili Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde “planlama işlerini üstlenecek müelliflerde, yüksek öğretim kurumlarının Şehir ve Bölge Planlama bölümlerinden lisans eğitimini tamamlayarak mezun olma” şartı bulunduğu, 3194 Sayılı İmar Kanunu kapsamında yürütülecek olan imar planlarının yapımı sorumluluğunu üniversitelerin Şehir ve Bölge Planlama bölümü mezunlarına veren Yönetmelik, doğal olarak “planlama ile ilgili bilim dalı” olarak yüksek öğretim kurumlarının “Şehir ve Bölge Planlama” bölümünü kabul ettiği, (2.8) Peyzaj Mimarlığı, Mimarlık, Çevre Mühendisliği ve ulaşım planlaması dalında İnşaat
Mühendisliği gibi bölümler şehir planlama iş ve işlemlerine veri sağlayan ve yakın ilişkideki bölümler olsa da nihayetinde farklı akademik bölümler olduğu, ayrı akademik bölümlerin aynı eğitimi vermesi mümkün olmadığından, peyzaj mimarlığı bölümünde çalışılan sürenin, imar planı yapımına yönelik bir ehliyet belgesi olan Plan Yapım Yeterlilik Belgesi grubunun belirlenmesinde değerlendirilmesi açık bir hata olup, ilgili Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
(3) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; (3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, herkesin bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olduğunu güvence altına almıştır.
(4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
(5) 07.01.2006 tarih ve 26046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Plan Yapımını
Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmeliğin; (5.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; şehir ve kasabaların imar plânları da dâhil olmak üzere, yerleşme plânlarının bütün ilgili taraflarca uyulması gereken, güvenilir ve uygulanabilir nitelikte düzenlenebilmesi için plânların yapımı işini üstlenecek müelliflerin ehliyet durumları ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.” Hükmü yer almaktadır.
(5.2) “Müelliflerin öğrenim niteliği” başlıklı 6 ncı maddesinde, “Plânlama işlerini üstlenecek müelliflerde, yükseköğretim kurumlarının Şehir ve Bölge Plânlama Bölümlerinden lisans eğitimini tamamlayarak mezun olmak şartı aranır. Yurt dışında öğrenim görenlerin bu öğrenimlerinin ve aldıkları derecelerin, yurt içinde görülen öğrenim ve alınan derece ile eş değerde olduğunun yetkili makamlarca onaylanmış olması şarttır.” hükmü yer almaktadır.
(5.3) “Müelliflerin derecelendirilme esasları” başlıklı 7 nci maddesinde; “Müelliflerin derecelendirilmesinde, 6 ncı maddede belirtilen öğrenim şartı yanında; a) Plânlama Biriminde belirlenen sürelerde fiilen çalışmış veya b) Yükseköğretim kurumlarının plânlama ile ilgili uzmanlık dalında öğretim üyesi, öğretim görevlisi veya araştırma görevlisi olarak, belirlenen sürelerde fiilen çalışmış veya c) A, B, C veya D gruplarına giren işleri yapan özel plânlama bürolarında, çalışma süresine ait sigorta primlerinin ödendiğini belgelemiş olmak kaydıyla, bu bürolar ilgili işleri yaptıkları sürece, belirlenen süreler kadar bu işlerde fiilen çalışmış veya d) Plânlarla ilgili yarışmalarda birincilik veya iki defa derece veya dört mansiyon almış veya e) Alt yeterlilik grubuna veya gruplarına giren işlerden belirlenen sayıda iş bitirmiş olmaları göz önünde bulundurulur.” hükmü yer almaktadır.
(5.4) “Plân yapımı işlerini üstlenecek müelliflerde aranacak nitelikler” başlıklı 8 inci maddesinde; “Plân yapımı işlerini üstlenecek müelliflerin 5 inci maddede belirtilen gruplardaki işleri yapabilmeleri, bu Yönetmeliğin 6 ncı ve 7 nci maddelerinde yer alan şartları taşımaları yanında aşağıda belirtilen Müellif Gruplarında sayılan niteliklerden en az birine uygun olduklarının Bakanlıkça yapılan değerlendirmede tespit ve kabûl edilmesine bağlıdır.
a) A Grubu Müelliflik için;
1) 5 inci maddede belirtilen B Grubu plânlamalardan en az iki işi bitirmiş olmak,
2) B Grubu plânlamalardan en az bir işi ve C Grubu plânlamalardan en az iki işi bitirmiş olmak,
3) B Grubu plânlamalardan en az bir işi, C Grubu plânlamalardan en az bir işi ve D Grubu
plânlamalardan en az iki işi bitirmiş olmak,
4) Yükseköğretim kurumlarının plânlama ile ilgili bilim dalında doçent veya profesör unvanı
almış veya plânlama birimlerinde iki yıl daire başkanlığı seviyesinde veya daha üst seviyede yönetici olarak görev yapmış veya en az 15 yıl çalışmış olmak,” ifadesi yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
(6) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye
Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme (7) Şikâyet başvurusu, (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, başvuran tarafından,
24.01.2006 tarihinde A Grubu Plan Yapım Yeterlilik Belgesi için o zamanki ismi Bayındırlık
ve İskan Bakanlığına başvuru yaptığı, söz konusu başvurusu incelendiği ve toplam çalışma süreniz 15 yılı geçtiğinden (A) Grubu Yeterlilik Belgesi almaya hak kazandığına karar verildiği, ancak o tarihte üniversitede görevini sürdürdüğünden Karadeniz Teknik Üniversitesi adına (A)
grubu işler yapmaya yetkisi olduğu, bu nedenle adına yeterlilik belgesi düzenlenemediği, KTÜ’deki görevinden emekli olduktan sonra hizmet belgesi doğrultusunda hak kazanmış olduğu A Grubu Plan Yapım Yeterlilik Belgesinin verilmesi için başvuru yaptığı, ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığın İmar Planı Yapımı Yeterlilik Belgesi Komisyonunun 14.11.2019 tarih ve no’lu toplantısında; KTÜ Orman Fakültesi bünyesindeki Peyzaj Planlama bölümünün, Plan Yapımını Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmelikte belirtilen yükseköğretim kurumlarının “planlama ile ilgili uzmanlık dalı” olmadığı düşünülerek daha önceki Komisyon toplantısında ilgili Yönetmeliğin 7 (b) ve 8 (a/4) maddelerine aykırı olarak karar alındığının görüldüğü ve açık hata ile tesis edilen idari işlem dolayısıyla edinilen hakların kazanılmış hak korumasından yararlanmasının mümkün olmadığı ifade edilerek söz konusu
24.02.2006 tarihli komisyon kararının geri alındığı ve (A) Grubu Yeterlilik Belgesinin tarafına
verilmediği iddia edilerek 14.11.2019 tarih ve no’lu komisyon kararının iptal edilmesi ve (A) Grubu Yeterlilik Belgesinin verilmesi talep edilmektedir.
(8) İdarenin işlemi hukuka uygunluk karinesinden yararlanmaktadır. Kişiler bu karineye güvenerek ilişkilerini düzenlemektedir. Ancak hukuka uygunluk karinesinden yararlan bir işlemin hukuka aykırı olduğu idarece fark edildiğinde, idarenin geri alma kararı ile statüyü geçmişe etkili olarak düzeltmesi gerekir. Bu hukuk güvenliği ile çelişen bir durumdur, hukuka aykırılığın giderilmesi de hukuk düzeninin temel değeridir. Hukuk güvenliğini ihlal etmemek için, bir defa geri alma hukuka aykırı işlemlerle sınırlandırılmıştır, ayrıca yararlandırıcı bir idari işlem varsa ancak dava açma süresi içinde geri alınabilecektir. Geri almada süre konusunda uygulamalarda maddi olayın niteliği, idarenin kullandığı yetkinin niteliği, işlemin niteliği gibi nitelikler dikkate alınarak makul süre ölçüsünün kullanıldığı durumlar da mevcuttur.
(Karahanoğulları Onur, İdarenin Hukukla Kavranması: Yasallık ve İdari İşlemler, Turhan Kitabevi Yayınları, Ağustos 2015, sayfa 628)
(9) Süre konusundaki bu değerlendirmeler tüm hukuka aykırı idari işlemleri kapsar nitelikte değildir. Hukuka aykırılığın niteliğine göre de bir ayrım yapılmakta ve yukarıdaki değerlendirmeler olağan hukuka aykırılık halleri için geçerli kabul edilmektedir. Ağır hukuka aykırılık halleri olarak nitelenen açık hata, ilgilinin hilesi ve yokluk hallerinde hiçbir süreye bağlı kalınmaksızın idari işlemin geri alınabileceği Türk doktrin ve yargı kararlarında kabul edilmektedir. (Altındağ Halil, İdari İşlemin Geri Alınması Sebebi Olarak Açık Hata, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi 2016 (4), sayfa 86)
(10) Buradan hareketle acık hatanın tanımına ihtiyaç duyulmaktadır. Danıştay 10. Dairesi
E.2003/5754 K.2005/2591 sayılı kararında; “Açık hata, mevzuat hükmünün yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar açık olduğu, idare edenlerin kasıt ya da ihmal içinde olmadıkları sürece, hükmü uygularken hataya düşmelerinin beklenemeyeceği hallerde, maddi olaya ve mevzuatın açık hükmüne aykırı davranılmış ve bu durum da işlemi yok denilecek kadar sakatlamış ise söz edilebilir.” şeklinde tanımlamıştır. Diğer bir ifadeyle mevzuatta yer alan hüküm yeknesak bir uygulamaya müsait ise, yani mevzuat yoruma veya bir incelemeye ihtiyaç göstermeyecek açıklıkta ise Danıştay bu tip hükümlere aykırılığı açık hata olarak değerlendirmektedir. Ancak mevzuat hükmü yeknesak bir uygulamaya imkan veren bir açıklık taşımıyor ve uygulayıcıların yorumlamalarına ihtiyaç gösteriyorsa Danıştay mevzuata aykırılığı açık hata olarak kabul etmemektedir. (Altındağ, s.89)
(11) Şikayet başvurusu ve idarenin cevabi incelendiğinde, uyuşmazlık konusu ile ilgili iki hususun öne çıktığı görülmektedir. Bu hususlardan birincisi başvuranın öğretim görevlisi olarak görev yaptığı peyzaj mimarlığı bölümünün ilgili Yönetmelikte belirtilen yükseköğretim kurumlarının planlama ile ilgili uzmanlık dalında çalışmış olmak şartını sağlayıp sağlamadığı, diğer husus ise idare tarafından açık hatanın mevcut olduğu iddiasına dayanılarak yapılan geri alma işleminin hukuka uygun olup olmadığıdır.
(12) Öncelikle birinci husus açısından bakıldığında; konunun akademik yönden açıklanmasının faydalı olacağı düşünülerek İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğünden görüş talep edilmiştir. Anılan Rektörlük tarafından hem Şehir ve Bölge Planlama Bölüm Başkanlığına hem de Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanlığına talep edilen konu hakkında görüş yazı hazırlatılmış ve Kurumuza gönderilmiştir. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Başkanlığının hazırladığı görüş yazısı incelendiğinde; Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ve Peyzaj Mimarlığı Bölümü birbirinden farklı bilim alanı olduğu, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü mezunları, Şehir
Plancısı olarak özel ve kamu sektöründe kentsel ve kırsal alanlardaki planlama işlerini üstlendiğini, Şehir Plancıları kamu sektöründe aldığı görevler çerçevesinde, mekânsal planlama işerinden kentsel alanların planlaması yada küçük kırsal yerleşim alanlarının geliştirilmesi vb.
gibi yerel düzeydeki planlama kararlarının alınması içeren farklı planlama işlerini yürüttüğü, diğer taraftan Peyzaj Mimarlığı bölümü mezunları, yapı üretim süreci dışında kalan ve kentsel ile kırsal alanlardan ülke ölçeğine kadar açık alanların oluşturulması, planlanması ve ekolojik olarak kurgulanması tasarlanması peyzaj projelerinin yapılması konusunda görev yaptığı, Peyzaj Mimarlığı bölümündeki eğitim programlarında dersler ağırlıklı olarak tasarım konularına yönelik olduğu, bu nedenle Şehir ve Bölge Planlama Bölümleri ve Peyzaj Mimarlığı
Bölümlerinden mezun öğrenciler mesleki formasyonlarına bağlı olarak farklı dersler alarak mezun olduğu, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ile Peyzaj Mimarlığı Bölümü farklı bilim alanları olduğu, uyuşmazlık konusu Yönetmelik hükmü açısından yapılan değerlendirme çerçevesinde; Yönetmeliğin yerleşme planları yapımını üslenecek müelliflerin ehliyet durumlarına ilişkin usuller ve esasları düzenlemek olan amacı da dikkate alındığında planlama ile ilgili bilim dalında çalışmış olmak şartını, şikayet sahibinin Peyzaj Mimarlığı Bölümünde çalışmış olması karşılamaması anlamı taşıdığı değerlendirmesini yapmıştır.
(13) Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanlığının hazırladığı görüş yazısı incelendiğinde; planlama eğitiminin Peyzaj Mimarlığı eğitiminin içerisinde önemli bir yer tuttuğu, Peyzaj Mimarlığı mesleğinin ülkesel ve yerel ölçeklerdeki fiziki planlama çalışmalarında yer almak, ekosistem ve kaynak analizi yapmak, sürdürülebilir kaynaklara yönelik envanter oluşturma, haritalama, planlama ve koruma çalışmaları yapmak, turizm alanlarının fiziksel planlamalarında ekolojik öncelikli planlar hazırlamak, kentsel açık alanların tasarım ve planlamasını yapmak gibi birçok temel görevlerinin olduğu, ülke ölçeğinden insan ölçeğine varan çok ölçekli ve çok dinamikli bir kurguya sahip olan planlama sistemi içerisindeki plan ve projelerin varlığı dikkate alındığında, şehir ve bölge planlamacıların tek başlarına başka meslek disiplinleri ile işbirliği içerisinde olmaksızın bu üretimleri gerçekleştirmekte olduklarını düşünmenin mümkün olmadığı, ekolojik hassasiyete sahip bir kurguda fiziki planlama ve tasarım eğitimi almış olan meslek insanları olarak Peyzaj Mimarları plan üretim sürecinde önemli bir yere sahip olduğu, planlama ve tasarım yaklaşımlarında çok disiplinli ve disiplinlerarası çalışmaların kaçınılmaz olduğu, kentsel doku ile etkileşime sahip olan sulak alanların yönetim planlarında şehir ve bölge planlamacıların öne çıktığı görülebilmekteyken ekolojik tabanlı planlama yaklaşımının kaçınılmaz olduğu kırsal-doğal doku entegrasyonunun olduğu biyolojik çeşitlilik gibi hassas konuları içeren çalışma alanlarında peyzaj mimarlarının öne çıkmasının doğal olduğu, Peyzaj
Mimarlığı Bölümü bir planlama ve tasarım uzmanlık dalı olduğu, Peyzaj Planlama ise bir
Planlama Bilim Dalı olduğu ifade edilmiştir.
(14) Yukarıda yer verilen iki görüşe bakıldığında başvuranın öğretim görevlisi olarak görev yaptığı peyzaj mimarlığı bölümünün ilgili Yönetmelikte belirtilen yükseköğretim kurumlarının planlama ile ilgili uzmanlık dalında çalışmış olmak şartını sağlayıp sağlamadığını net bir şekilde anlamanın mümkün olmadığı, yönetmelik hükmünün yorumlanmasına ihtiyaç duyulduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da işlemi yaparken ilgili hükmü yorumladığı açıktır.
(15) Buradan hareketler uyuşmazlık konusunu ilgilendiren ikinci husus açısından bakıldığında; idare tarafından açık hatanın mevcut olduğu iddiasına dayanılarak geri alma işlemi yapıldığı görülmektedir. Ancak yukarıda yer verilen bilgiler dikkate alındığında açık hatadan söz edebilmek için mevzuatın yorumuna ihtiyaç duyulmayacak kadar açık olması ve hükmü uygularken idarenin hataya düşmesinin beklenemeyeceği hallerde gerçekleştiği bilinmektedir.
Şikayet konusu incelendiğinde, ilgili Yönetmelik hükmünün lafzına bakıldığında
“yükseköğretim kurumlarının planlama ile ilgili uzmanlık dalında çalışmış olmak” ifadesinin başvuranın görev yapmış olduğu Peyzaj Mimarlığı Bölümünü kapsayıp kapsamadığı anlamak için lafzı amaç yönünden yorumlamak gerektiği, başka bir ifadeyle açık bir şekilde karar vermenin mümkün olmadığı, dolayısıyla hüküm uygulanırken açık hataya düşüldüğünden bahsetmenin mümkün olmadığından, başvuranın elde ettiği hakkın hukuka uygun olarak kabulü ile, kazanılmış hak ve idari istikrar ilkesi gereğince korunması gerekmektedir.
(16) Başvurunun içeriği, idareden gelen bilgi ve belgeler ile tüm dosya içeriği birlikte incelenerek Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı tarafından 24.02.2006 tarihli Komisyon Kararının açık hata bulunduğu gerekçesiyle geri alınmasının hukuka uygun olmadığından başvurana (A) Grubu Yeterlilik Belgesinin verilmesi gerektiği sunucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması”, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
(18) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULUNE; Başvuranın (A) Grubu Yeterlilik Belgesinin verilmesi talebinin karşılanması hususunda
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanun’un 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Çevre ve Şehircilik
Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi