|
ÖZET: Başvuru, açık artırma yoluyla satın alınan bir aracın geçmiş dönem muayene gecikme bedelinin tahsil edilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, Kocaeli İcra Dairesi tarafından satışa çıkarılan aracın muayenesinin, satış tarihinden önceki borçlardan dolayı gecikme bedeli ödenerek gerçekleştirildiğini belirtmektedir. Başvuranın avukatı, aracın yeni sahibi olarak yalnızca KDV ve damga vergisi ödemesi gerektiğini, geçmişe ait borçların eski malikten tahsil edilmesi gerektiğini savunarak, ödenen gecikme bedelinin iadesini talep etmiştir.
İlgili idareler, muayene gecikme bedelinin tahsil edilmesine ilişkin mevzuatta açık bir düzenleme bulunmadığını belirtmişlerdir. Bu durum, yeni malikin geçmiş dönem borçlarından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu yönünde değerlendirilmiştir. Başvuranın, aracın muayene gecikme bedelini ödemek zorunda kalması, hukukun temel ilkelerine ve bireylerin haklarına aykırı bir durum olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesiyle birlikte, tahsil edilen muayene gecikme bedelinin iade edilmesi ve gelecekte benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması tavsiye edilmiştir. Bu bağlamda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na, ihale alıcısının haklarını koruyacak şekilde düzenlemeler yapmaları önerilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/9300-S.24.14420
BAŞVURU NO : 2024/6200
KARAR TARİHİ : 02.09.2024
TAVSİYE KARARI
Adres:
,TCKN:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
Adres:
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI
ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Açık arttırma usulü ile satın alınan aracın satış tarihinden önceki dönemlere ait araç muayene gecikme bedelinin tahsili hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza Şirketi’nin vekili Av.
tarafından yapılan başvuruda özetle; 1.1. Kocaeli İcra Dairesi tarafından / no.lu iflas dosyası kapsamında satışa çıkarılan plakalı Mercedes-Benz Marka kamyonun 28.09.2023 tarihli ihale ile 771.777,00.-TL bedel ile
Şirketi adına ihale olunduğu ve 10.10.2023 tarihinde de ihalenin kesinleştiği, 1.2. İhalenin kesinleşmesi üzerine Şirketi adına devir ve tescil işlemlerinin yapılmasından sonra olarak plakası değiştirilen aracın 13.03.2023 tarihinde muayene götürüldüğü, /
1.3. Ancak, Kocaeli İcra Dairesinin Tüvtürk Muayene İstasyon Müdürlüğüne hitaben 22.02.2024 tarihli müzekkeresinde; “Aracın trafikten men tarihi olan 22.10.2014 tarihinden önceki eski muayene borçlarından alıcının sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle söz konusu borçlar var ise eski malik üzerinden devam edilerek ihale alıcısının tescil işlemlerinin tamamlanabilmesi için ihale alıcısına gerekli kolaylığın sağlanması…” hususlarının belirtilmesine rağmen muayene sırasında araç muayene işleminin gerçekleştirildiği İşletim A.Ş. tarafından aracın geçmiş dönem muayene borcunun bulunduğu gerekçesiyle anılan şirketten gecikme muayene bedeli olarak 21.135,60.-TL + KDV olmak üzere toplam 25.362,72 TL gecikme bedeli tahsil edildiği, 1.4. Konu ile ilgili olarak Şirketi’nin vekili Av.
tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına şikayet yolu ile müracaatta bulunulması üzerine anılan
Başkanlığın 30.04.2024 tarihli ve sayılı yazısından, benzer konuya ilişkin 04.04.2024 tarihli ve sayılı yazılarında belirtilen; “Diğer taraftan, gerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun kapsamında cebri icra yoluyla satılan gerekse 237 sayılı Taşıt Kanunu ve 2886 sayılı
Devlet İhale Kanunu kapsamında milli emlak müdürlükleri ile mal müdürlüklerince satılan araçların muayene zorunluluğunun satış tarihi itibarıyla başlayacağına dair bir düzenleme bulunmadığından, bu araçlar için de yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde işlem tesis edilmesi icap etmektedir.
Buna göre, 2918 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde yasal bir düzenleme yapılmadığı müddetçe muayene süresi geçen araçların icra dairelerince satışının yapılması durumunda anılan madde kapsamında muayene yaptırandan, muayene ücretinin %5 fazlasının tahsil edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan bahse konu dilekçe ve eklerinin birer örneği görüşümüzle birlikte 4/4/2024 tarihli ve sayılı yazımızla Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.” hususlarına eklenecek bir hususun bulunmadığı yönünde cevap verildiği anlaşılmış olup; başvuran vekili tarafından, Şirketi’nin aracı cebr-i icra yoluyla satın aldığı, bu nedenle yalnızca kdv ve damga vergisinden sorumlu olduğu, aracın aynından doğan borçların (mtv), satış giderlerinin, yediemin ücretinin satış bedelinden ödendiği aksi halde borçlu adına kaydedilmesinin gerektiği; otoparkta bulunan araçtan irketi’nin sorumluluğunun bulunmamasına rağmen, muayene ücretine ilişkin gecikme bedelinden sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilmek suretiyle, ödenen 21.135,60.-TL+KDV olmak üzere toplam 25.362,72.-TL gecikme bedelinin iadesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. 06.06.2024 tarihli ve S. sayılı yazımızla Hazine ve Maliye Bakanlığından, Adalet Bakanlığından, İçişleri Bakanlığından ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından bilgi istenilmesi üzerine; 2.1. Gelir İdaresi Başkanlığının 27.06.2024 tarihli ve sayılı yazılarında; 2.1.1. 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (9) sayılı tarifenin (V) numaralı bölümünde yer alan “Teknik
Muayene Harçları” 5228 sayılı Bazı Kanunlarda ve 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun 60 ıncı maddesiyle 01.01.2005 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığı ve anılan Kanunun 44 ve 45 inci maddesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 34 ve 35 inci maddesi değiştirilerek araç muayenesi ile muayene sürelerinin geçirilmesi halinde uygulanacak yaptırımların düzenlendiği, 2.1.2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uyarınca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından teknik muayene hizmeti verme hususunda yetkilendirilen gerçek ve tüzel kişiler faaliyete geçinceye kadar bu hizmetin Karayolları Genel Müdürlüğüne verildiği, bu hizmet karşılığında da vergi dairelerince teknik muayene harcının tahsil edildiği, /
2.1.3. Ancak, teknik muayene hizmetinin yetkilendirilen gerçek ve tüzel kişiler tarafından verilmeye başlanması ile 2918 sayılı Kanunun 35 inci maddesi uyarınca araç muayene hizmeti “harç” yerine “ücret” mukabilinde verilmeye başlanıldığı, 2.1.4. Motorlu araç muayenesinin zorunlu olduğu, muayenenin hangi süre içinde ve nasıl yaptırılacağı, motorlu aracın muayenesinin süresi içinde yaptırılmaması halinde ne gibi yükümlülüklerle karşılaşılacağı hususlarının 2918 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında açıkça düzenlendiği, motorlu araç muayenesinin süresinde yapılmaması veya süresinde yapıldığının belgelendirilememesi halinde muayene ücretinin, muayene süresi geçirilen her ay için % 5 fazlası ile tahsili kanundan doğan bir zorunluluk olduğu, 2.1.5. Diğer taraftan, gerek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre veya
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında cebri icra yoluyla satılan gerekse 237 sayılı Taşıt Kanunu ya
da 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında milli emlak müdürlükleri ile mal müdürlüklerince satılan araçların muayene zorunluluğunun satış tarihi itibarıyla başlayacağına dair 2918 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde bir düzenleme bulunmadığını, 2.1.6. Sonuç olarak; ilgili kanunlar kapsamında satışı gerçekleştirilen araçların; son muayenesinin yapıldığı tarihin belgelenmesi durumunda, bu tarih esas alınarak muayenenin yapılması gereken tarih ila muayenenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için aylık %5 fazlanın alınmasının gerektiği, aracın son muayenesinin yapıldığı tarihin belgelenememesi durumunda ise 01.01.2005 tarihi ila muayenenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için aylık %5 fazlanın alınmasının gerektiği, 2.1.7. Bu kapsamda, araçların muayene işleminin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yetki verilen gerçek veya tüzelkişi ya da alt işleticiler tarafından verilen bir hizmet olduğu, bu hizmetin sunulması aşamasında muayene süresi geçen araçlar için yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde muayene ücretinin %5 fazlasının araç muayenesi yapılırken muayeneyi yaptırandan tahsilinin gerektiği, 2.1.8. Öte taraftan, 2918 sayılı Kanunun 35 maddesi gereğince muayenenin süresinde yapılmamış olmasından dolayı alınan %5 fazlanın motorlu taşıtlar vergisi gibi yıl bazında tahakkuk etmediğinden hizmetin sunulması sırasında tek seferde hesaplandığı, 2.1.9. Diğer yandan, icra daireleri tarafından satışa çıkarılan araçların ihale ilanlarında, aracın muayene süresinin geçmiş olması halinde muayene ücretinin %5 fazlasının muayene yaptırandan (ihale alıcısından)
tahsil edileceği hususunun belirtilmesinin uygun olacağı yönünde 08.01.2018 tarihli ve 1850 sayılı yazıyla
Adalet Bakanlığına görüş verildiği, 2.1.10. Bu itibarla, araçların muayene süresinin geçirilmesi halinde son muayenenin yapıldığı tarihten (son muayenenin yapıldığı tarihin belgelenememesi durumunda ise 01.01.2005 tarihinden) itibaren muayenenin yapılacağı tarihe kadar geçen süre için muayene ücretinin aylık %5 fazlası ile tahsil edilmesi gerektiğinden, Şti.’ne Kocaeli İcra Dairesince ihale edilen araç için tahsil edilen
%5 fazlanın adı geçen şirkete iade edilmesinin mevcut düzenlemeler çerçevesinde mümkün bulunmadığı hususlarına yer verilmiştir.
2.2. Adalet Bakanlığının 12.06.2024 tarihli ve / sayılı yazılarında; 2.2.1. İcra dairelerince sicile kayıtlı araçların satışlarında düzenlenen satış şartnamesinde ihaleye ilişkin bilgilerin yer aldığı, 2004 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında ve 6183 sayılı Kanunun 21 inci maddesi gereğince ihale bedelinin rehin bedelini karşılamadığı durumlar hariç olmak üzere aracın aynından doğan vergi borcunun ihale bedelinden öncelikle ödeneceğinin belirtildiği, bu ödeme sırasında aracın kayıtlarına aynından doğan vergi borcu nedeniyle haciz ve benzeri başkaca şerh konulması ve bu hususun takyidatlarda yer alması koşulunun aranmadığı,
2.2.2. Aracın muayenesinin yapılmaması veya geciktirilmiş olması nedeniyle mevzuat düzenlemeleri gereğince %5 oranında alınacak fazla miktarın ihale bedelinden veya ihale alıcısı tarafından ödeneceğine ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu nedenle ihale katılımcıları tarafından görülen ve satışa ilişkin şartları belirleyen şartnamede bu yönde veya muayene ücretinin tamamının ihale alıcısı tarafından ödenmesine ilişkin bir belirtme yapılmasının mümkün olmadığı, 2.2.3. İhale alıcısının cebri icra satışlarındaki hukuki durumu değerlendirildiğinde; icra takibinin tarafı olmadığı, ihale katılımcısı olarak ihaleye katılan; en yüksek teklifi vermesi ve ihale bedelini ödemesi hâlinde ise ihale alıcısı olarak UYAP kayıtlarında yer alan üçüncü kişi olduğunun anlaşılacağı, ihaleye katılan tüm katılımcıların şartnamede yazılı şartları yerine getirmek durumunda oldukları, sicile kayıtlı araç üzerindeki mülkiyet hakkının ise şartların bulunması hâlinde artırmanın sona erdiği gün ve saatte ihale alıcısına geçtiği, ihalenin kesinleşmesine müteakip teslim ve tescil işlemlerinin yapıldığı, bu tarihin belirlenmesi mala ilişkin fayda ve zararın tespiti ile kimin sorumlu olacağının değerlendirilmesi açısından önem teşkil ettiği, bu nedenle ihale öncesinde borçlunun mülkiyetinde bulunan aracın ödenmeyen muayene ücreti ve işleyen gecikme zammının ihale katılımcısına yüklenmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmayacağı, 2.2.4. Bu hususta Bakanlıkları Personel Genel Müdürlüğünün 07.10.2016 tarihli ve sayılı yazısı ile de, ihale bedelinin paylaştırılması aşamasında sıra cetvelinde yer alabilmek için usulüne uygun yapılmış bir icra takibi sonucu haciz konulmuş olması veya mahcuz üzerinde rehin tesis edilmiş bulunması ya da alacağın malın aynından doğan bir borçtan kaynaklanmış olmasının gerektiği, 2.2.5. Trafik para cezası ile muayene ücreti ve diğer vergi türlerinden doğan alacakların sıra cetvelinde yer alabilmesi için mutlaka usulüne uygun bir takip nedeniyle satılan malın haczedilmiş olmasının gerekeceği, 2.2.6. İcra takibinden önceki döneme isabet ettiği anlaşılan muayene ücretinin satış bedelinden öncelikli olarak ödenmesini gerektiren düzenleme bulunmadığı gibi muhafaza tarihinden önce tahakkuk eden muayene ücretinin ihale alıcısından talep edilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, bu nedenle muhafaza tarihinden önceki döneme isabet eden muayene ücretinin aracın önceki malikinden tahsil edilmesinin gerektiği yönünde görüş bildirildiği hususlarına yer verilmiştir.
2.3. Emniyet Genel Müdürlüğünün 14.06.2024 tarihli ve sayılı yazısının ve ekinin incelenmesinden; bahse konu olayın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Hazine ve Maliye
Bakanlığı tarafından değerlendirilmesinin gerektiği belirtilmiştir.
2.4. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 14.06.2024 tarihli ve sayılı yazılarında; Karayolları
Trafik Kanununun 35 inci maddesinde yer alan “…Muayene süresi geçirilen her ay için muayene ücreti, yetki verilen gerçek veya tüzelkişi ya da alt işleticiler tarafından, % 5 fazlası ile tahsil edilir…” hükmünün uygulanması ile ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş talep edilmesi üzerine anılan
Bakanlığın 17.04.2012 tarihli görüş yazısında; “4- 2918 sayılı Kanun’un Ek-14 üncü maddesi gereğince buluntu olması nedeniyle veya 2918 sayılı Kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve milli emlak müdürlükleri ile mal müdürlüklerince satılan araçların; -Buluntu veya trafikten men tarihi ila araç satışının yapıldığı tarihe kadar geçen süre için aylık %5 fazlanın alınmaması, -Buluntu veya trafikten men tarihinden önce aracın son muayenesinin yapıldığı tarihin belgelenmesi durumunda bu tarih esas alınarak muayenenin yapılması gereken tarih ila buluntu veya trafikten men tarihine kadar geçen süre için aylık % 5 fazlanın alınması, /
-Buluntu veya trafikten men tarihinden önce aracın son muayenesinin yapıldığı tarihin belgelenememesi durumunda 01.01.2005 tarihi ila buluntu veya trafikten men tarihine kadar geçen süre için aylık %5 fazlanın alınması, … gerekmektedir.” açıklamalarına yer verildiği, bunun neticesinde; muayene süresi geçirilen ve % 5 fazlası ile tahsil edilecek araç muayene ücretlerine ilişkin iş ve işlemlerin, 2918 sayılı Kanun kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığının talimatları doğrultusunda yapılmakta olduğu belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasa’nın 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” hükmü, 3.1. Anayasa’nın 38 inci maddesinde; “…Ceza sorumluluğu şahsidir….” hükmü yer almaktadır.
4. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 20 nci maddesinde; “(1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.
5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması” üst başlıklı, “Tescil” kenar başlıklı 705 inci maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.
Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” hükmü yer almaktadır.
6. 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun; 6.1. “İhalenin yapılması” başlıklı 115 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Artırmanın sona erdiği gün ve saatte şartların bulunması hâlinde, mal en yüksek teklif verene ihale edilmiş olur ve malın mülkiyeti ihale alıcısına geçer.” hükmüne, 6.2. “Adi ve rehinli alacakların sırası” başlıklı 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir.” hükmüne yer verilmiştir.
7. Diğer taraftan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun “Amme alacaklarında rüçhan hakkı” başlıklı 21 inci maddesinde; “Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur. Genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim, harç ile vergi cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizler için tatbik edilen hacizlerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun
268 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi hükmü uygulanmaz.
Rehinli alacaklıların hakları mahfuzdur. Gümrük resmi, bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan sonra gelir….” hükmü yer almaktadır.
8. Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun; /
8.1. “Araçların muayenesi” başlığı altında yer alan 34 üncü maddesinde; “Trafiğe çıkarılacak motorlu araçların teknik şartlara uyup uymadığı ekonomik yapıları da, dikkate alınmak suretiyle belirli zamanlarda muayene edilerek tespit edilir.
Bu Kanuna göre, yaptırılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortası geçerli teminat tutarları üzerinden yaptırılmamış araçlar, muayeneye alınmazlar.
Motorlu araçların muayenelerinin, yönetmelikte belirtilen süreler içinde yaptırılması zorunludur.
Muayene süresi dolmadan kazaya karışması sonucu yetkili zabıtaca muayenesi gerekli görülenler ile üzerinde değişiklik yapılan araçların ayrıca özel muayenesi zorunludur. Bu muayeneler öncelikle yapılır.
Karayollarında kullanılmakta olan araçların, teknik şartlara uyup uymadığı trafik zabıtasınca kontrol edilerek her an muayeneleri yapılabilir.
Muayenesi yapılmamış bir araçla trafiğe çıkılması hâlinde, araç sahibine 235 Türk lirası idari para cezası verilir. Bu araçlara, muayenelerinin yaptırılması için süre ve şartları Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen şekilde izin verilir. İzin verilen süre sonunda, muayenesi yapılmadan veya muayene sonucunda emniyetsiz raporu verilen araçların trafiğe çıkarılması hâlinde, araç sahibine 488 Türk lirası idari para cezası verilir.
Bu araçlar trafikten men edilir ve en yakın muayene istasyonuna gönderilirler.
Araç muayene sonuçları, Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında yapılacak bir protokol çerçevesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü ile paylaşılır.” hükmü, 8.2. “Muayeneye yetkili kuruluşlar” başlığı altında yer alan 35 inci maddesi; “Araçların muayeneleri
Ulaştırma Bakanlığına ait muayene istasyonlarında veya bu Bakanlık tarafından işletme yetki belgesi ile yetki verilmesi halinde ise, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait muayene istasyonlarında yapılır. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu yetkilerini Ulaştırma Bakanlığının onayı ile alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşulu ile devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek ve tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Bu istasyonların yönetmelikler doğrultusunda aranan nitelik ve şartlara uygunluğunun saptanması sonucunda işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir.
…Muayene süresi geçirilen her ay için muayene ücreti, yetki verilen gerçek veya tüzelkişi ya da alt işleticiler tarafından, % 5 fazlası ile tahsil edilir. Ay kesirleri tam ay olarak hesap edilir. Cumhurbaşkanı, uygulanmakta olan muayene ücretlerini her beş yılda bir % 20’ye kadar artırmaya veya eksiltmeye yetkilidir.
Yetki verilen gerçek veya tüzel kişilerce bir ay içinde muayene ücreti olarak doğrudan elde edilen hasılat ile yetki devrettikleri alt işleticilerce muayene ücreti olarak elde edilen hasılat tutarı toplamının (katma değer vergisi hariç) ilk üç yıl % 30’u, sonraki yedi yıl % 40’ı, daha sonraki on yıl % 50’si ile % 5 oranında fazla tahsil edilen tutarın tamamı Hazine payı olarak, izleyen ayın yedinci günü akşamına kadar, yetki verilen gerçek veya tüzel kişi tarafından, yıllık gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirim ile birlikte ödenir.
Bu madde gereğince ödenmesi gereken Hazine payını süresinde ödemeyen ya da eksik ödeyen yetki verilen gerçek veya tüzel kişilerden, söz konusu tutarlar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesince tahsil edilir. …” hükmü yer almaktadır.
9. 06.01.2021 tarihli ve 31356 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmeliğin;
9.1. “Muayene süresi” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(1) Araçlar cinslerine, kullanma amaç ve şekillerine uygun olarak periyodik muayeneye tabidir. Buna göre aracın uygunluk belgesindeki imal tarihinden itibaren; a) Hususi ve resmî otomobiller ilk üç yaş sonunda ve devamında her iki yılda bir, b) Lastik tekerlekli traktörler ilk üç yaş sonunda ve devamında üç yılda bir, c) İki veya üç tekerlekli araçlar ilk üç yaş sonunda ve devamında iki yılda bir, ç) Diğer bütün motorlu araçlar, römorklar ve yarı römorklar ilk bir yaş sonunda ve devamında yılda bir, periyodik muayeneye tabi tutulur.
…
(4) Muayene geçerlilik tarihi tespit edilirken; a) Araç muayenesi sonucunda muayenesi onaylanan araçların muayene tarihi, b) Muayene tekrarı sonucunda araç muayenesi onaylanan araçların ise muayene tekrarı onaylama tarihi, c) İlk defa tescil edilen yeni araçlarda aracın uygunluk belgesi tarihi, esas alınır.” düzenlemesine, 9.2. “Araç muayene ücretleri” başlıklı 15 inci maddesinde “(1) Araç muayeneleri için 2918 sayılı Kanunun
35 inci maddesine göre belirlenen ücretler alınır.
(2) Geçerli muayene ücret tarifesinin, araç muayene istasyonunda herkesçe görülebilecek uygun bir yere asılması veya elektronik olarak görüntülenmesi zorunludur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, (1) numaralı paragrafta açıklandığı üzere; söz konusu aracı cebr-i icra yoluyla satın aldığını, bu nedenle yalnızca kdv ve damga vergisi kapsamında sorumluluğunun olduğunu, aracın aynından doğan borçların (mtv v.b.), satış giderlerinin, yediemin ücretinin satış bedelinden ödendiğini, aksi halde borçlu adına kaydedilmesinin gerektiğini, bu nedenle; otoparkta bulunan araçtan
Şirketi’nin sorumluluğunun bulunmadığını, buna rağmen; muayene ücretine ilişkin gecikme bedelinden sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ödenen 21.135,60.-TL+KDV olmak üzere toplam 25.362,72.-TL gecikme bedelinin iadesini talep etmektedir.
12. Başvuru hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından; 12.1. Motorlu araç muayenesinin zorunlu olduğu, gerek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanuna göre veya 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında cebri icra yoluyla satılan gerekse
237 sayılı Taşıt Kanunu ya da 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında milli emlak müdürlükleri ile
mal müdürlüklerince satılan araçların muayene zorunluluğunun satış tarihi itibarıyla başlayacağına dair
2918 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde bir düzenleme bulunmadığını,
12.2. İlgili kanunlar kapsamında satışı gerçekleştirilen araçların; son muayenesinin yapıldığı tarihin belgelenmesi durumunda, bu tarih esas alınarak muayenenin yapılması gereken tarih ila muayenenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için aylık %5 fazlanın alınmasının gerektiği, aracın son muayenesinin yapıldığı tarihin belgelenememesi durumunda ise 01.01.2005 tarihi ila muayenenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için aylık %5 fazlanın alınmasının gerektiği, 12.3. Bununla birlikte, 2918 sayılı Kanunun 35 maddesi gereğince muayenenin süresinde yapılmamış olmasından dolayı alınan %5 fazlanın motorlu taşıtlar vergisi gibi yıl bazında tahakkuk etmediğinden hizmetin sunulması sırasında tek seferde hesaplandığı, 12.4. Diğer yandan, icra daireleri tarafından satışa çıkarılan araçların ihale ilanlarında, aracın muayene süresinin geçmiş olması halinde muayene ücretinin %5 fazlasının muayene yaptırandan (ihale alıcısından) tahsil edileceği hususunun belirtilmesinin uygun olacağı yönünde 08.01.2018 tarihli ve
1850 sayılı yazıyla Adalet Bakanlığına görüş verildiği,
12.5. Bu itibarla, araçların muayene süresinin geçirilmesi halinde son muayenenin yapıldığı tarihten (son muayenenin yapıldığı tarihin belgelenememesi durumunda ise 01.01.2005 tarihinden) itibaren muayenenin yapılacağı tarihe kadar geçen süre için muayene ücretinin aylık %5 fazlası ile tahsil edilmesi gerektiğinden, Şti.’ne Kocaeli İcra Dairesince ihale edilen araç için tahsil edilen
%5 fazlanın adı geçen şirkete iade edilmesinin mevcut düzenlemeler çerçevesinde mümkün bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
13. Bununla birlikte, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, Karayolları Trafik Kanununun 35 inci maddesinde yer alan “…Muayene süresi geçirilen her ay için muayene ücreti, yetki verilen gerçek veya tüzelkişi ya da alt işleticiler tarafından, % 5 fazlası ile tahsil edilir…” hükmünün uygulanması ile ilgili olarak; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına (Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı) hitaben yazılan 17.04.2012 tarihli görüş yazısında; “4- 2918 sayılı Kanun’un Ek-14 üncü maddesi gereğince buluntu olması nedeniyle veya 2918 sayılı Kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan ve milli emlak müdürlükleri ile mal müdürlüklerince satılan araçların; -Buluntu veya trafikten men tarihi ila araç satışının yapıldığı tarihe kadar geçen süre için aylık %5 fazlanın alınmaması, -Buluntu veya trafikten men tarihinden önce aracın son muayenesinin yapıldığı tarihin belgelenmesi durumunda bu tarih esas alınarak muayenenin yapılması gereken tarih ila buluntu veya trafikten men tarihine kadar geçen süre için aylık % 5 fazlanın alınması, -Buluntu veya trafikten men tarihinden önce aracın son muayenesinin yapıldığı tarihin belgelenememesi durumunda 01.01.2005 tarihi ila buluntu veya trafikten men tarihine kadar geçen süre için aylık %5 fazlanın alınması, … gerekmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
14. Başvuruya ilişkin olarak Adalet Bakanlığı tarafından; 14.1. Aracın muayenesinin yapılmaması veya geciktirilmiş olması nedeniyle mevzuat düzenlemeleri gereğince %5 oranında alınacak fazla miktarın ihale bedelinden veya ihale alıcısı tarafından ödeneceğine ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu nedenle ihale katılımcıları tarafından görülen ve satışa ilişkin şartları belirleyen şartnamede bu yönde veya muayene ücretinin tamamının ihale alıcısı tarafından ödenmesine ilişkin bir belirtme yapılmasının mümkün olmadığı,
14.2. İhaleye katılan tüm katılımcıların şartnamede yazılı şartları yerine getirmek durumunda oldukları, sicile kayıtlı araç üzerindeki mülkiyet hakkının ise şartların bulunması hâlinde artırmanın sona erdiği gün ve saatte ihale alıcısına geçtiği, ihalenin kesinleşmesine müteakip teslim ve tescil işlemlerinin yapıldığı, bu tarihin belirlenmesi mala ilişkin fayda ve zararın tespiti ile kimin sorumlu olacağının değerlendirilmesi açısından önem teşkil ettiği, bu nedenle ihale öncesinde borçlunun mülkiyetinde bulunan aracın ödenmeyen muayene ücreti ve işleyen gecikme zammının ihale katılımcısına yüklenmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmayacağı, 14.3. İcra takibinden önceki döneme isabet ettiği anlaşılan muayene ücretinin satış bedelinden öncelikli olarak ödenmesini gerektiren düzenleme bulunmadığı gibi muhafaza tarihinden önce tahakkuk eden muayene ücretinin ihale alıcısından talep edilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı, bu nedenle muhafaza tarihinden önceki döneme isabet eden muayene ücretinin aracın önceki malikinden tahsil edilmesinin gerektiği yönündeki açıklamalara yer verilmiştir.
15. Yine, başvuru hakkında; 15.1. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; bahse konu olayın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından değerlendirilmesinin gerektiği açıklamalarına, 15.2. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından ise; Hazine ve Maliye Bakanlığının 17.04.2012 tarihli görüş yazısına atıfta bulunularak, muayene süresi geçirilen ve % 5 fazlası ile tahsil edilecek araç muayene ücretlerine ilişkin iş ve işlemlerin, 2918 sayılı Kanun kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığının talimatları doğrultusunda yapılmakta olduğu hususundaki açıklamalarına yer verilmiştir.
16. Benzer bir olay hakkında Kurumumuza yapılan başvuruda; açık arttırma usulü ile satın alınan aracın satış tarihinden önceki dönemlere ait, kendisi ile bağı bulunmayan, araç muayene gecikme cezasını ödemek zorunda kalan başvuranın, bu durumun genel hukuk kurallarına aykırılığından dolayı mağduriyetinin giderilmesi talebiyle Kurumumuza yapılan başvuru hakkında; “29. Şikâyetçinin, şahsıyla illiyet bağı bulunmayan bir fiilden sorumlu tutularak Karayolları Trafik Kanununun 35 inci maddesi gereği geciken muayene ücreti nedeniyle gecikme bedeli ödemek zorunda kaldığı görülmektedir. Ancak kişinin kendi eyleminden kaynaklanan olaylardan sorumlu olması gerek ceza hukuku gerekse borçlar hukukunun temel kuralıdır. Aksi halde kişiler işlemedikleri bir fiil nedeniyle müeyyide ye uğramak zorunda kalacaklardır.
Söz konusu maddenin, şikâyet konusunda olduğu gibi mağduriyetlere yol açmasını önlemek için gerekli düzenlemenin yapılması gerekmektedir.
30. Anayasa ve Borçlar Kanunu ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere müeyyide uygulanabilmesi için hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması ve bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Şikâyet konusu olayda aracın yeni sahibi şikâyetçinin, aracın geçmiş dönemlerine ait muayene gecikme ücretinden sorumlu tutulmasının hukukun temel kurallarına yani hukuk devleti ilkesine açıkça aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Hukuk devleti ilkesinin özü, devlet organlarının eylem ve işlemlerini, hukuk kuralları içinde kalarak yerine getirmesidir. Hukuk devleti Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayar. Anayasa Mahkemesi tarafından da hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmaktadır. Şikayet konusuna ilişkin uygulamalar bölümünde de kısaca bahsedildiği üzere eylemi gerçekleştiren kişi ile müeyyide arasında illiyet bağı kurulmadan yaptırımına gidilmesi tamamen Anayasaya ve Hukuk Devleti
/
ilkesine ters düşmektedir.” gerekçesi gösterilmek suretiyle Tavsiye Kararı verilmiştir. (2014/282 Şikayet
No.lu başvuruya istinaden 07.07.2014 tarihli Tavsiye Kararı)
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, 17.1. Karayolları Trafik Kanununa göre; trafiğe çıkacak motorlu araçların trafik güvenliğini riske sokup sokmadıkları belirli zamanlarda muayene edilerek tespit edilmektedir. Süresi içinde araç muayenelerini yaptırmayan araç sürücüleri ise, anılan Kanunda öngörülen idari para cezası ile cezalandırılmaktadır.
Ancak, çoğu zaman cebr-i icra yoluyla yapılan araç satışlarında %5 oranında alınacak fazla miktarın kimden alınacağına (mükellefini) ilişkin mevzuatta açık bir hüküm bulunmaması haksız uygulamalara yol açmaktadır. Bu durumun, idarenin tutum ve davranışıyla, mevzuatı yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı görülmektedir.
17.2. Öncelikle, aracın muayenesinin yapılmaması veya geciktirilmiş olması nedeniyle mevzuat düzenlemeleri gereğince %5 oranında alınacak fazla miktarın ihale bedelinden veya ihale alıcısı tarafından ödeneceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. İcra takibinden önceki döneme isabet ettiği anlaşılan muayene ücretinin satış bedelinden öncelikli olarak ödenmesini gerektiren düzenleme bulunmadığı gibi muhafaza tarihinden önce tahakkuk eden muayene ücretinin ihale alıcısından talep edilmesinin yasal dayanağının da bulunmadığı hususu dikkate alındığında, ihale katılımcıları tarafından görülen ve satışa ilişkin şartları belirleyen şartnamede bu yönde veya muayene ücretinin tamamının ihale alıcısı tarafından ödenmesine ilişkin bir belirtme yapılmaması gerekmektedir.
17.3. Bununla birlikte; mevzuatta, araç muayenesi gecikme bedelinin kimden alınacağını belirleyen açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, eski malikten alınmayan araç muayenesi gecikme bedelinin, bireyin zayıflığından faydalanarak yeni malikten tahsiline gidilmesi hakkaniyet temelli adalet anlayışına uymamaktadır. Bu durumun, birey odaklı yönetim anlayışının hâkim olduğu günümüzde kabulü mümkün değildir.
17.4. Kaldı ki; araçların satış işlemleri kural olarak noterler tarafından yapılmaktadır. Noterler üzerinden gerçekleştirilen araç satışlarında, satılacak aracın muayenesinin olmaması durumu, araç satışını engelleyen bir durumdur. Söz konusu araç satışının noterler üzerinden gerçekleştirilebilmesi için araç muayenesinin yaptırılması gerekmektedir. Bu durumda, satış işlemi öncesindeki malikin satıcı olduğu dikkate alındığında, söz konusu işlemin satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir.
17.5. Resmi araçların satış veya devirleri ise (İcra Müdürlükleri/ TASİŞ/ Milli Emlak v.b.) ilgili kurum veya kuruluşların tabi oldukları mevzuata göre yapılmaktadır. Ancak; mevzuatta, araç muayenesi gecikme bedelinin kimden alınacağını belirleyen açık bir hüküm bulunmadığı hususu dikkate alındığında, geçmiş dönem araç muayene bedelinin eski malik tarafından mı, yoksa yeni malik tarafından mı ödenmesi gerektiği hususuna hakkaniyet temelinde karar verilmedir.
17.6. Başvuru konusunda da, açık arttırma yolu ile satılan aracı alan başvuranın aracın muayenesini yaptırabilmek için geçmiş dönemlerine ait muayene gecikme bedelini yatırdığı anlaşılmaktadır. Bu durum, başvuranın şahsıyla illiyet bağı bulunmayan bir fiilden sorumlu tutularak Karayolları Trafik
Kanununun 35 inci maddesi gereği geciken muayene ücreti nedeniyle gecikme bedelini ödemek zorunda bırakılmasına neden olmaktadır. Ancak kişinin kendi eyleminden kaynaklanan olaylardan sorumlu olması; gerek ceza hukuku, gerekse borçlar hukukunun temel kuralıdır. Aksi halde kişiler işlemedikleri bir fiil nedeniyle müeyyideye uğramak zorunda kalacaklardır. Mezkûr maddeye ilişkin olarak, başvuru konusunda olduğu gibi mağduriyetlere yol açmasını önlemek için, gerekli düzenlemenin yapılması gerekmektedir.
17.7. Anayasa ve Borçlar Kanunu ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kişilere müeyyide uygulanabilmesi için hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması ve bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda aracın yeni sahibi başvuranın, aracın geçmiş dönemlerine ait muayene gecikme bedelinden sorumlu tutulmasının hukukun
/
temel kurallarına yani hukuk devleti ilkesine açıkça aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Hukuk devleti ilkesinin özü, devlet organlarının eylem ve işlemlerini, hukuk kuralları içinde kalarak yerine getirmesidir. Anayasa
Mahkemesi tarafından da hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmaktadır. Eylemi gerçekleştiren kişi ile müeyyide arasında illiyet bağı kurulmadan yaptırımına gidilmesi Hukuk Devleti ilkesine ters düşmektedir.
17.8. Avrupa insan hakları sözleşmelerinde de kabul edilen evrensel kurallar uyarınca, yasaların açık, net, anlaşılabilir ve bireyler tarafından öngörülebilir olması benimsenmiştir. Bireylerin toplumsal hayatlarında yasalara uygun hareket etmek zorunluluğunda olduğu tartışmasız olup, bunun sonucu olarak da uymak zorunda oldukları yasaların kendileri için çizmiş olduğu sınırların açık, net, anlaşılabilir ve öngörülebilir olmasını istemek hakkına da sahip olmaları işin doğası gereğidir. Oysa Karayolları Trafik Kanununun 35 inci maddesinde yer alan mevzuatın araç muayene ücreti gecikme bedelinin muayene tarihindeki malikinden mi, yoksa bu koşul aranmadan müracaat eden araç malikinden mi alınacağı konusunda açık, net ve öngörülebilir bir düzenlemeyi içermediği görülmektedir.
17.9. Somut olayda; bahsi geçen aracın muayene gecikme ücreti eski malik dönemine ait olup, bu nedenle eski malikten tahsili gerekirken satın alan başvurandan tahsil edilmesi doğru değildir.
17.10. Bu haliyle; yukarıda gerekçeli olarak açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca başvurandan, sorumlu olmadığı bir eylemden kaynaklı gecikme bedeli alınmasının hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğu sonuç ve kanatine varılmıştır. Başvurana eski döneme ilişkin tahsil edilen gecikme bedelinin ödenmesinin yanı sıra, bir daha aynı mağduriyetlere sebebiyet verilmemesi için, muayene gecikme bedeli ödenirken sorumlusunun (mükellefi) belirlenmesi amacıyla, Karayolları Trafik Kanunu ile
Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddelerinde, gecikme ücretinden (zammının) yeni alıcının sorumlu tutulmaması yönünde açık ve net bir şekilde düzenleme yapılması, bu kapsamda mağduriyetlere sebebiyet verilmemesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; 18.1. Başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak İdarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
18.2. Öte yandan, araç muayene işlemini gerçekleştiren şirket, ilgili bakanlıktan aldığı yetki belgesi uyarınca faaliyet göstermektedir. Bakanlığın belirlediği periyotlarda denetlenmektedir. Denetim sonucunda yetki iptali, idari para cezası hatta üçüncü kişilerin zarar görmesi halinde ilgili hakkında ceza davasının açılması sonucunu doğuran müeyyidelere maruz kalabilmektedir. Bunun yanı sıra yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişilerin muayene ücreti olarak elde edilen hasılattan kanunda belirtilen oranlarda belirli süre içerisinde Hazineye pay ödeme zorunluluğu bulunmaktadır.
/
18.3. Bu açıklamalar ışığında olaya bakıldığında, araç muayene işini yapması hususunda yetki veren ilgili
Bakanlığın, muayenesini geciktirenlerin tespiti ve bildirilmesi konusunda gerekli çalışmayı yapıp, bildirimde bulunmayan bahsi geçen muayene istasyonu hakkında mevzuattan kaynaklanan denetim görevini eksik yapmış olmakla, gerek muayene istasyonu gerekse yetki veren ilgili Bakanlığın haklı beklentiye uygunluk, kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik gibi iyi yönetim ilkelerine uygun davranmadığı sonucuna varılmış olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kocaeli İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvurandan tahsil edilen araç muayene gecikme bedelinin kendisine aynen iade edilerek mağduriyetinin giderilmesi ve cebri icra yoluyla satışlarda ihale öncesinde borçlunun mülkiyetinde bulunan aracın ödenmeyen muayene ücreti ve işleyen gecikme zammının kimden tahsil edileceğine ilişkin mevzuatta yer alan boşluğun ihale alıcısı lehine düzenleme yapılarak giderilmesi hususunda HAZİNE ve MALİYE
BAKANLIĞI İLE ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; HAZİNE
ve MALİYE BAKANLIĞI İLE ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN VEKİLİ ile HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA, ULAŞTIRMA VE
ALTYAPI BAKANLIĞINA ve bilgileri için ADALET BAKANLIĞINA TEBLİĞİNE; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi