ÖZET: Başvuran, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde uzman çavuş olarak görev yapmaktadır. Açık öğretim sınavları için mazeret izni talep etmiş, ancak bu talebin reddedildiğini ve kendisine sistematik mobbing uygulandığını iddia etmiştir. Başvuran, yıllık izin hakkının ihlal edildiğini, eşitlik ilkesinin çiğnendiğini ve idarenin kendisine yönelik ayrımcı uygulamalarının sona erdirilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmiştir.

İdare, başvuranın iddialarını incelemiş ve yapılan araştırmalar sonucunda mobbing uygulamalarının varlığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtmiştir. Jandarma Genel Komutanlığı, izinlerin verilmesinde ilgili mevzuat çerçevesinde hareket ettiğini, başvuranın izin taleplerinin kısmen karşılandığını ve herhangi bir ayrımcılık yapılmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın iddialarının sistematik bir mobbing oluşturacak nitelikte olmadığını ve bu tür bir davranışın tespit edilmediğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. İdarenin işlemleri, hukuka ve insan haklarına uygunluk açısından değerlendirildiğinde, başvuranın yaşadığı durumların mobbing olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/5932-S.24.9309

BAŞVURU NO : 2023/20450

KARAR TARİHİ : 03.06.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın açık öğretim sınavlarında mazeret izni kullandırılmaması ve mobbing iddiası hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 18.12.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran vekili Av. başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin İçişleri Bakanlığına bağlı

Jandarma Genel Komutanlığı 3’üncü Jandarma Komando Tabur Komutanlığı 2’nci Jandarma

Komando Bölük Komutanlığı bünyesinde uzman çavuş olarak görev yaptığını, açık öğretim programları güz dönemi ara sınav günleri olan 09/12/2023 ve 10/12/2023 tarihleri için kendisine yıllık izin verildiğini ve kanuni izin hakkından düşürüldüğünü, aynı günlerde emsal personele mazeret izni verilerek eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, Gönderme Kararı sonrası telefonla aranarak başvuru konusu olaylara ile ilgili soruşturma başlatıldığını ve kendisinin de bilgisine başvurulacağı iletilse de herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, ayrıca başka time görevlendirildiğini ve yeni görevlendirildiği Tim izinli iken göreve çıkartılan önceki Timiyle birlikte göreve gönderildiğini ve her göreve iştirak ettiğini, kendisine yapılan ayrımcılığın sona erdirilmesi için birçok kez yazılı ve sözlü olarak idareye başvuru yaptığını ancak yanıtsız bırakıldığını belirtmektedir. Başvuran idarenin sistematik mobbing uygulamaları nedeniyle yerinde inceleme yapılmasını, gerekli tedbirlerin alınmasını, sınavlara giriş için mazeret izni imkanından faydalandırılmasını ve başvuruya sebep uygulamaların düzeltilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

/

2) Kurumumuzun 19/01/2024 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden

İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 23/02/2024 tarih ve E- sayılı cevabi yazı eklerinde özetle;

2.1) Jandarma Komando Alay Komutanlığı emrinde görevli J.Uzm.Çvş. vekili Av.

tarafından Kurumumuza yapılan ve İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Kolluk Gözetim

Komisyonu Sekretaryasının 09/10/2023 tarihli sayılı yazsına atfen alınan başvuru hakkında

Jandarma Genel Komutanlığının 24/10/2023 tarihli ve jandarma müfettişi görevlendirmesi

“Olur”u kapsamında başvuruya ilişkin araştırma/inceleme yapmak üzere Jandarma Genel Komutanlığının 26/10/2023 tarihli ve sayılı ile jandarma müfettişi görevlendirildiği, jandarma müfettişi tarafından araştırma/inceleme halen devam etmekte olup, işlemlerin tamamlanmasını müteakip yapılan araştırma/inceleme işlemleri ile talep edilen bilgi ve belgelerin gönderileceği,

2.2) Başvuruya konu uyuşmazlıklara ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesinde 657 Sayılı Devlet Memurları

Kanunu, 2803 Sayılı Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu, 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunu, Uzman Erbaş Yönetmeliği, J.Gn.K.lığı İzin Yönetmeliği, J.Gn.K.lığı ve Shl.Güv.K.lığı Hizmet Esasları

Yönetmeliği, J.Gn.K.lığı ve Shl.Güv.K.lığı Personel Yönetmeliği, JGY: 51-3 (Ç) J.Gn. K.lığı Uzman Erbaş

Yönergesi, JGY: 52-15 J.Gn.K.lığı Geçici Görevlendirme İşlemleri Yönergesi, J.Komd.A.K.lığı

Operasyon Devamlı Talimatına göre hizmetlerin yürütüldüğü,

2.3) Personelin Komutanlık emrinde göreve başladığı tarihten itibaren kuruma herhangi bir mobbing iddiası

ile ilgili müracaat ve şikayetinin bulunmadığı, bahse konu başvuru ile ilgili olarak J.Gn.K.lığınca 22/01/2024 tarih ve E. sayılı yazı ile müfettiş görevlendirildiği ve görevlendirilen müfettiş tarafından 19-20/01/2024 tarihlerinde 3’üncü J.Komd.Tb.K.lığında yerinde inceleme ve araştırma yapıldığı, müfettişe verilmek üzere tanzim edilen evrakların Ek’te sunulduğu,

2.4) Personel izinlerinin Jandarma Genel Komutanlığı İzin Yönetmeliğine göre verildiği, Yönetmelikte

“Personelin yıllık mazeret izin talebinin izin vermeye yetkili amiri tarafından uygun görülmesi durumunda, yıllık iznini kullanmamış olsa dahi, öncelikli olarak yıllık mazeret izni verilir.” ibaresinin hakim olduğu, eğitim ve öğretim sınavları ile ilgili olarak kanun, yönerge ve yönetmeliklerde “yıllık veya mazeret izni kullandırılır” ibaresinin bulunmadığı, ilgili mevzuatlar incelendiğinde ölüm, doğum, evlilik, doğal afetler vb. durumlar dışında mazeret izinlerinin izin vermeye yetkili amirin uygun görülmesi halinde verildiği, personelin Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu Dış Ticaret 2 yıllık ön lisans bölümünden 2017 yılında mezun olduğu, aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Sivil Hava Ulaştırma

İşletmeciliği Ön Lisans Programı (2 yıllık), İstanbul Üniversitesi Tıbbi Sekreterlik ve Dökümantasyon Ön

Lisans Programı (2 yıllık), Anadolu Üniversitesi Havacılık Güvenliği Ön Lisans Programı (2 yıllık)

öğrencisi olduğu, bunun dışında personelin Lisans Mezunu öğretmenlerin alan sınavı olarak bilinen ve personelin mezun olduğu ve okuduğu bölümler ile ilgisi bulunmayan 2023 yılı Öğretmenlik Alan Sınavına, Ön Lisans KPSS sınavına ve yine mezun olmadığı ve okumadığı Lisans KPSS sınavına girdiği, üniversitelerin güz ve bahar dönemi olmak üzere iki dönemde eğitim verdiği, her dönemde ayrı ayrı olmak üzere ara sınav ve final olarak 2 sınav yapıldığı, her bir üniversite için bir dönemde 4 sınav günü, toplamda

3 üniversite için bir dönemde 12 sınav günü olduğu, her iki dönem için toplamda 24 sınav günü sınav

yapıldığı, ayrıca personelin girdiği KPSS Ön Lisans, KPSS Lisans ve Öğretmen Alan Bilgisi sınavı toplam

4 sınav günü olmak üzere bir yılda girdiği tüm sınavlar için 28 sınav günü yaptığı,

2.5) Lice J.Komd.A.K.lığı ve bağlılarının terörle aktif olarak mücadele ettiği ve görev bölgesinin terör

örgütlerince eylem girişiminde bulunarak kendisini kanıtlama ihtiyacı içerisinde olduğu bir bölge olduğu, bu kapsamda icra edilen tüm izin, idari vb. faaliyetler KTM ile icra edildiği, personelin her ne sebeple olursa olsun birlik dışına çıktığı tüm faaliyetlerde toplu olarak hareket ettiği, başvuran ile ilgili olarak yukarıda açıklanan tüm hususlar değerlendirildiğinde, kendi bölüm ve eğitimi ile ilgili olmayan sınavlara dahi girerek görevden kaçma eğiliminin bulunduğu, bu durumun tabur içerisinde terörle mücadele eden

/

diğer personelleri moral ve motivasyon olarak olumsuz etkilediği, personelin icra edilen operasyonlardan sınav nedeniyle muaf tutularak talep ettiği bütün sınavlara girmesi için izin verildiğinin tespit edildiği, başvuranın talep ettiği tüm izinler karşılanarak eğitim öğretim hakkı engellenmediği,

2.6) Personele söz konusu mazeret izni talebi dahil olmak üzere Komutanlıkta görev yaptığı süre içerisinde

herhangi bir disiplin işlemi tesis edilmediği, Açık öğretim sınavına ilişkin izinlerin verilmesine ilişkin tüm yazışma, bilgi ve belgelerin Ek’te sunulduğu, başvuranın iddialarına ilişkin herhangi bir müracaat ve şikayet olmadığından Komutanlık tarafından herhangi bir soruşturma yapılmadığı,

2.7) 3’üncü J.Komd.Tb.K.lığı emrinde 2.J.Komd.Bl.K. olarak görevli J.Ütğm. isimli personelin

02/10/2023 tarihi itibariyle 15 gün yıllık izine gitmesi sebebiyle 15 gün süre ile 3’üncü

J.Komd.Tb.K.lığı Des.Bl.K. J.Ütğm. ’nin asli görevi uhdesinde görevlendirildiği, vekaleten baktığı süreçte başvuran ve diğer personeller ile ilgili herhangi olumsuz bir durumun olmadığı, mobbing iddiaları gerçeği yansıtmadığı, vekaleten bakılan süre içerisinde Komutanlığa mobbing ile ilgili hiç bir personel tarafından müracaat ve şikayet olmadığının tespit edildiği,

2.8) Personeller ile ilgili sıralı amirleri tarafından zaman zaman birebir görüşmeler yapılarak takip edilen

ve görev ile ilgili talep ve sorunlarının dinlendiği ve bu konuda rütbe ayrımı kesinlikle yapılmadığı,

2.9) Başvuruda belirtilen “Uzman çavuşlar yanıma gelmesin, onlarla muhatap olmak istemiyorum, tim

komutanları gelsin” şeklinde iddia edilen husus ile ilgili 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtildiği şekliyle “Müracaat ve şikayetler söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yolu ile şikayet edilen amirler atlanarak yapılır.” ibaresinin hakim olduğu, söz konusu ifade yukarıda belirtildiği şekliyle söylenmediği, tamamen Devlet Memurları Kanununda belirtilen husus çerçevesinde personele izah edilerek, silsileyi bozmadan her türlü şikayet ve müracaatı yapabileceklerinin ifade edildiği,

2.10) İcra edilen operasyonlar öncesi, operasyon dönüş günü ve sonrasını takip eden iş günü olmak üzere

personele istirahat verilmekte, ayrıca görevler esnasında yaşam faaliyetleri için ihtiyaçlarının karşılandığı,

2.11) Birliğin konuşlu bulunduğu bölgede elektrik kesintileri sık sık olmakta ve bu durumun arızalara neden

olduğu, Birlikte 2022-2023 yıllarında personel misafirhanesinde ve hizmet binasında olmak üzere (2)

yangın olayı meydana geldiği ve personel yaralanmadan maddi hasar ile sonuçlandığı, misafirhanedeki yangın olayı elektrik sobasının çalışmadığı halde prize takılı olması ve priz arızası nedeni ile, hizmet binasında meydana gelen yangının ise elektrik hattına aşırı yüklenme nedeniyle meydana geldiği, bu olaylar sonrası elektrik hattı güçlendirmeleri yapıldığı, ayrıca klimalar için ayrı bir hat çekilerek güçlendirme tamamlandığı, yaz aylarında bölgedeki hava sıcaklığının normalin üstünde olduğu, bazı personel misafirhanelerinde personellerin mesai saatleri içerisinde klima ve elektrikli aletleri çalışır vaziyette bulunduğu tespit edilerek gerekli uyarıların yapıldığı, bu konu ile ilgili J.Gn.K.lığınca defaten yayınlanan tasarruf tedbirleri emirlerinin gözetildiği,

2.12) Aynı zamanda birlikte 2023 yılında mesai saatleri içerisinde bir personelin misafirhanede kendi zati

tabancası ile silah kazası olayı meydana geldiği ve personel yaralanarak tedavi ve istirahat sonrası görevine devam ettiği, ayrıca birlikteki genel hususlar ile ilgili günlük emir yayınlandığı ve “Rütbeli misafirhanelerinde kalan personel (Sb. Asb. Uzm.J. J.Uzm.), misafirhaneleri düzenli olarak kullanacaktır.

Buralara yemek, alkollü içki vb. servisi yapılmayacaktır. Tüm personel tarafından Komutanlığımızın dinamik bir birlik oluşu, her an göreve çıkılabilir pozisyonunda oluşumuz ve ilçesinin aile götürülemez garnizon statüsünde olması sebebiyle 7/24 esasına göre mesai yürüttüğümüz akıldan çıkarılmayacak, bu bilinçle hareket edilecek” şeklinde talimatlandırıldığı, takip ve kontrolünün sıralı amirler tarafından yapılmasının istenildiği, bu nedenlerden dolayı rütbeli misafirhaneleri zaman zaman gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi amacıyla emniyet ve kaza önleme kapsamında kontrol edildiği, yapılan kontrollerde kesinlikle özel hayatın gizliliğine dikkat edildiği, hizmet ve görev anlayışı ile ilgili

/

tedbirlerin alındığı, hiçbir personelin odasındaki kişisel eşyalara, dolap, valiz, kıyafet vb. durumlarına müdahale edilmediği, kontrolün tamamen olması muhtemel yeni kazaları önleme kapsamında olduğu,

2.13) Birlikteki genel hususlar ile ilgili günlük emir yayınlandığı ve “Rütbeli misafirhanelerinde kalan

personel (Sb. Asb. Uzm.J. J.Uzm.), misafirhaneleri düzenli olarak kullanacaktır.” şeklinde emir verildiği, ayrıca birlik içindeki hizmet alanları ile ilgili mıntıka görevlendirmesi yapılarak düzenli olarak mıntıkalar yapıldığı, Uzman Erbaş Kanununda “Uzman erbaşlar istihdam edildikleri kadro görevleri ile beraber Türk

Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda erbaşlar için belirtilen görevleri de yaparlar.” ibaresi hakim kılındığından mıntıka temizliği er sayısının yetersiz olması nedeniyle uzman erbaşlar tarafından da yapıldığı,

2.14) 3’üncü J.Komd.Tb.K.lığında (3) J.Komd.Bl.K.lığı bulunduğu, 2023 yılı genel atama dönemi

sonrasında timlerde görevlendirilen personellerin sağlık raporları nedeniyle operasyonlarda zafiyet olmaması adına 05/10/2023 tarihi itibariyle (3) tim lağvedilerek (9) operasyon timi oluşturulduğu, 05/10/2023 tarihinden itibaren timlerde görevli personele hiç bir suretle nöbet tutturulmadığı, Birlikteki nöbet faaliyetleri Des.Bl.K.lığı tarafından icra edildiği, terör eylem ve ikazlarının yoğun olduğu ve risk olarak belirlendiği günlerde dönem dönem hazır kıta uygulaması yapıldığı, hazır kıta görevli timin görev sonrasında tam gün istirahat ettirildiği,

2.15) Özellikle timlerde görevli personele her ne sebeple olursa olsun ek görev verilmediği, Operasyon timi

olarak adlandırılan timlerin sadece arazi görevi, birlik içinde ise eğitim ve spor faaliyetlerine iştirak ettiği, mesai saatlerinin hafta içi 08.00-17.00 olarak belirlendiği, hafta sonu ise personelin görev dışında birliğe çağrılmadığı, bahse konu başvuruda geçen hafta sonu temizlik, taşıma ve metal kaynak işleri ile ilgili iddiada ise, tim depo ve konteynırlarında bakım onarım faaliyeti icra edildiği, yağmur nedeniyle akan tavanların tadilatı yapıldığı, bu süre içerisinde tim depo ve konteynırlarında bulunan personele ait malzemelerin kayıp olmasını engellemek adına personel görev yerine çağrıldığı,

2.16) Bahse konu başvuruda belirtilen J.Ütğm. ‘nin personeli kasıtlı olarak mayınlı bölgeye girme

emrinin gerçeği yansıtmadığı, bahsedilen olayın 2.J.Komd.Bl.K. J.Ütğm. . görevde iken 13-14/09/2023 tarihinde icra edilen operasyon kapsamında ABN noktası olarak belirlenen J.Krk.K.lığına yaklaşma istikametinde karakolun etrafında bulunan, (2) metre yüksekliğinde çift fens teli ve jiletli tel içerisinde mayınlı olduğu değerlendirilen bölge bulunduğu ancak mayın olup olmadığının tam tayin edilmediği, J.Krk.K.lığı köyünün içeresinde olup, bölgede yerleşim yeri bulunmadığı, icra edilen görevde gece intikal esnasında bahse konu bölge uzaktan görüldüğü ve personelin istikameti değiştirilerek J.Krk.K.lığında bulunan ABN noktasına gelindiği, iddia edildiği üzere mevcut mayınlı bölgeye alınan fiziki emniyet tedbirleri nedeniyle geçiş imkanı bulunmadığı, söz konusu iddia ile ilgili olarak 22/01/2024 tarih ve E- sayılı yazı ile görevlendirilen müfettiş raporuna esas olmak üzere J.Krk.K.lığından alınan 2002 yılına ait Mayın Tarlası Temizleme Raporu Yazısı ve ekleri teslim edilerek Ek’te sunulduğu,

2.17) 3’üncü Jandarma Komando Tabur Komutanlığı kendisine verilen her türlü mülki ve adli görevi,

yürürlükteki mevzuat ve evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda, insan merkezli görev anlayışıyla yerine getirdiği, bahse konu iddiaların gerçeği yansıtmadığı, gerçeklikten yoksun soyut iddialar olduğu, yapılan müracaatın personelin kendi kişisel düşüncesi yönünde yapıldığının değerlendirildiği,

2.18) Jandarma Genel Komutanlığının 09/03/2024 tarihli ve sayılı yazısında, jandarma müfettişi

marifetiyle yapılan Jandarma Genel Komutanlığının 15/03/2024 tarihli sayılı yazı ekinde alınarak Ek’te gönderilen Araştırma Raporunda iddialar ile ilgili “…herhangi bir İDARİ İŞLEM, DİSİPLİN

VEYA ADLİ SORUŞTURMAYA GEREK OLMADIĞI” kanaatine varıldığının bildirildiği, araştırma sonucunun 6713 sayılı Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanunun Uygulanmasına Dair

Yönetmelik kapsamındaki işlemler için Diyarbakır Valiliğine ve Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığına gönderildiği, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı

74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nun,

5.1) “İzinler” başlıklı Ek 3’üncü maddesinde; “Subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay,

uzman jandarma ve uzman erbaşların yıllık izinleri ve yıllık mazeret izinleri aşağıdaki gibidir:

a) Personelin her yıl otuz gün yıllık izin hakkı vardır. Bu müddete yol dâhil değildir. Ayrıca, kısa süreli mazeretlerde kullanılmak üzere on beş güne kadar yıllık mazeret izni verilebilir.

b) Yıllık izinlerin verilmesi, zaman ve süresi, hizmetin aksamaması esas alınmak suretiyle birlik, karargâh ve kurum amirlerince düzenlenir.

c) Personele, nasbedildikleri veya ilk sözleşmelerinin onaylandığı tarihten aynı yılın 31 Aralık tarihine kadar olan süre için yıllık izinleri orantılı olarak verilir.

ç) Yıllık izinlerin senesi içinde kullanılması esastır. Ancak hizmet, alıkonulma, esaret ve sair zorunlu nedenlerle yıllık izinlerini kısmen veya tamamen kullanamayanların izinleri, müteakip sene içinde verilebilir. Bu müddet hiçbir suretle toplam altmış günü geçemez.

d) Görev ve hizmet ihtiyacının gerektirdiği durumlarda, asgari yıllık izin planlamasını onaylayan makam tarafından personel izinden geriye çağrılabilir.

Subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara birinci fıkrada yazılı on beş günlük yıllık mazeret izinleri dışında; a) Eşinin doğum yapması, eşinin ölümü, çocuğunun ölümü, kendisinin veya eşinin ana, baba veya kardeşinin ölümü hallerinin her birinde isteği üzerine on güne kadar; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi halinde isteği üzerine yedi güne kadar mazeret izni verilebilir.

b) Yangın, deprem, su baskını gibi olağanüstü bir mazeret dolayısıyla bir yıl içinde otuz güne kadar mazeret izni verilebilir.

c) Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele her yıl, yıllık izinlerinden ayrı olarak, bir aylık izin verilir.

ç) Gerekli uzmanlık dallarında ve ihtiyaç duyulan branşlarda yurt içinde öğrenim için özlük hakları saklı kalmak şartıyla öğrenim süresi kadar veya eğitim öğretim programının özelliğine göre ve programın safhaları dikkate alınarak ihtiyaç duyulan sürelerde bölümler halinde izin verilebilir.

d) Bakmakla yükümlü olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek anne, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren önemli bir hastalığa tutulmuş olması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine,

aylık ve özlük hakları korunarak üç aya kadar izin verilebilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.

Bu sürenin bitimini müteakip istekleri üzerine ayrıca altı aya kadar aylıksız izin verilebilir. Bu bent hükmü aynı kişi ve aynı vakaya dayalı olarak bir defaya mahsus uygulanır. Aylıksız izinli olarak geçirilen süreler mecburi hizmet süresinden, uzman erbaşlar için sözleşme süresinden sayılmaz.

e) En az yüzde 70 oranında engelli ya da süreğen hastalığı olan çocuğunun (çocuğun evli olması durumunda eşinin de en az yüzde 70 oranında engelli olması kaydıyla) hastalanması hâlinde hastalık raporuna dayalı olarak ana veya babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar mazeret izni verilir.

f) Bu fıkra kapsamında verilen mazeret izinleri yıllık izne mahsup edilmez….”

6) 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun;

6.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin erbaş

kadrolarında devamlılık arz eden teknik ve kritik görevlerde, yetişmiş personel ihtiyacını karşılamak maksadıyla istihdam edilecek uzman onbaşı ve uzman çavuşların temini, hizmet şartları görev ve hakları, yükümlülükleri, astsubay sınıfına geçirilmeleri ile ilgili esas ve usulleri düzenlemektir.”

6.2) “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Kanunda yer alan deyimlerden;

a) Uzman Çavuş: En az lise veya dengi okul mezunu çavuşlar veya en az ilköğretim okulu mezunu olup, muvazzaflık hizmetini çavuş rütbesi ile tamamlayanlardan, muvazzaflık hizmetini müteakip Türk Silâhlı

Kuvvetlerinin devamlılık arz eden teknik ve kritik görev yerlerinde veya çavuş kadro görev yerlerinde, bu

Kanun esaslarına göre istihdam edilenler ile yönetmelikte belirtilen esaslara göre uzman onbaşılıktan uzman çavuşluğa geçirilenleri, …

c) Uzman Erbaş: Bu Kanun hükümlerine göre istihdam edilen uzman çavuş ve uzman onbaşıları İfade eder.”

7) 09/12/2022 Tarih ve 32038 sayılı Jandarma Genel Komutanlığı İzin Yönetmeliği’nin,

7.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “ Bu Yönetmeliğin amacı, Jandarma Genel Komutanlığı

personelinin izinlerinin verilme usul ve esasları, izin vermeye yetkili makamları ve sair hususlar ile görgülerini artırmak üzere yabancı memleketlere izinli gideceklerin seçilmeleri, yollanma tarzları, o yerdeki yaşama ve çalışmalarının ne şekilde takip ve kontrol edilecekleri ve ne gibi hallerde geri çağrılacakları ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir.”

7.2) “Dayanak” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma

Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun ek 3’üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”

7.3) “Genel esaslar” başlıklı 5’inci maddesinde; “1) Personelin izin işlemleri aşağıdaki genel esaslar

dâhilinde yürütülür.

a) Personele verilecek izinler şunlardır:

1) Yıllık izin.

2) Mazeret izinleri.

3) Sıhhi izinler.

4) Yurt dışı izinleri

b) Atama ile birliğinden ayrılan personelin, bulunulan yıl içinde izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise süre ve tarihleri, ayrılış/katılış belgelerinin izinle ilgili bölümlerine yazılır ve onaylanır.

c) Personelin kullandığı izinler, merkezi personel bilgi sisteminin izin bölümüne işlenir ve izin belgeleri birlik ve sayısal özlük dosyalarında muhafaza edilir.

ç) Personelin her türlü izin işlemleri, özlük işlemlerinin yerine getirildiği makamlarca yürütülür.

d) Adli makamlara şüpheli, sanık, tanık, mağdur veya bilirkişi olarak çağrılan personelin görevden ayrı kaldığı süreler kanuni izinlerinden mahsup edilmez. Personel, amiri tarafından çağrıya esas süre ve yol süresi göz önüne alınarak gönderilir.

e) İzin vermeye yetkili amirlerin yerine vekâlet edenler, vekâlet ettikleri kadronun izin verme yetkisine sahiptir.

f) 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununun 29 uncu maddesi uyarınca milletlerarası seviyede yurt içi ve yurt dışı spor müsabakaları ve bunların hazırlık çalışmalarına katılacak personel, organizasyonun devamı süresince izinli sayılır.

g) Savaş ve olağanüstü hallerde 2803 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi uyarınca izin süreleri kısaltılabilir veya kaldırılabilir. Bu hâllerde, personel izinden geriye çağrılabilir.

ğ) Görev ve hizmet ihtiyacının gerektirdiği durumlarda, asgari yıllık izin planlamasını onaylayan makam tarafından personel izinden geriye çağrılabilir. Personelin izinden çağrılması, yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Her iki halde de bu durum, görevlendirme yazısı ile yazılı hale getirilir. Bu yazının bir sureti personelin birlik ve sayısal özlük dosyalarında muhafaza edilir. Personelin izinden dönüş masrafları ile tekrar izne gidiş masrafları 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre kendisine ödenir.

h) İzinlerin başlangıç ve bitiş saati günün başlangıç saatidir. Emniyet ve asayiş durumu, ulaşım ve hava şartları, birlik görev ve personel ihtiyacı gibi istisnai durumlarda izin vermeye yetkili amir tarafından izin başlangıç ve bitiş saati farklı bir saat olarak belirlenebilir.

ı) İzinden süresi içinde dönmeyenler, izin konusunda gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar ve mazeretsiz veya müsaadesiz olarak izin sıra çizelgelerine aykırı hareket edenler hakkında yasal işlem yapılır.

i) Yurt dışında izinde bulunup, yurda dönme kararı kendisine tebliğ edilen personel, 48 saat içerisinde, en kısa yoldan ve en seri vasıta ile dönüşe geçer. Mücbir sebeplerden dolayı bu süre uzatılabilir.

j) Personel görev yaptığı ilin dışına izinsiz çıkamaz. Hafta sonu, yılbaşı, ulusal, resmi ve dini bayramlarda veya kamu kurum ve kuruluşlarının idari izinli sayıldığı günlerde personelin talebi üzerine hizmet ve görev ihtiyaçlarını aksatmayacak şekilde ve hizmet bölgesinin görev şartları da göz önünde bulundurularak 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ğ) bendinde belirtilen oranlarda dikkate alınmak suretiyle il dışına izin verilebilir. Bu izinler kanuni izinlerden mahsup edilmez.

k) Personelin mesai saatleri dışında, genel tatil günlerinde veya idari izinli sayıldığı günlerde görevli olduğu ilin sınırları içerisinde herhangi bir izine ihtiyaç duymadan gidebilecekleri yerler, mülki teşkilata tabi birlikler için il valileri, diğer birlik, karargâh ve kurumlar için Ankara ilinde Jandarma Genel

Komutanlığı, diğer illerde ise asgari alay ve eşiti birlik komutanı/kurum amiri tarafından belirlenir. Bu yerlerin dışına çıkmak isteyen personele, izin vermeye yetkili amiri tarafından uygun görülmesi halinde müsaade edilebilir. Söz konusu yerlerin tespitinde kamu görevinin aksatılmaması kaydıyla; birliğin yürüttüğü faaliyetler, mevcudu ve imkânları, konuşlu olduğu yerin statüsü, coğrafi koşulları, güvenlik durumu ve çevresindeki yerleşim yerleri, komşu kolluk birimlerinin durumu, takviye imkânları ve ani gelişen durumlarda personelin makul süre içerisinde görev başında bulunması gibi hususlar göz önünde bulundurulur.

l) Personel her zaman kendisine ulaşılabilecek iletişim vasıtalarını ve adreslerini izin belgesinde belirtmek zorundadır.

/

m) Kursiyerlere, kursların devamı süresince kurs programına göre belirlenen planlı tatiller dışında izin verilmez. Ancak, geçerli özürleri bulunanlara kurs bitiş tarihini aşmamak kaydıyla kursu veren birim tarafından yıllık mazeret veya mazeret izni verilebilir. Verilen her türlü izin personelin birliğine yazılı olarak bildirilir.”

7.4) “Yıllık izin ve yıllık mazeret izinleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “(1) Personelin yıllık izinleri ve

yıllık mazeret izinleri aşağıdaki gibidir:

a) Personelin her yıl otuz gün yıllık izin hakkı vardır. Bu müddete yol dâhil değildir. Ayrıca kısa süreli mazeretlerde kullanılmak üzere on beş güne kadar yıllık mazeret izni verilebilir.

b) Personele statü değişiklikleri hariç olmak üzere ilk naspedildikleri veya ilk sözleşmelerinin onaylandığı tarihten aynı yılın 31 Aralık tarihine kadar olan süre için yıllık izinleri orantılı olarak verilir. Kesirler, bir sonraki tam güne tamamlanır.

c) Yıllık izinlerin; personelin talebi, birlik görevleri ve personel mevcudu dikkate alınarak, yirmi ve on günlük olarak iki defada kullandırılması esastır. Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında kullanılacak yıllık izin süresi en fazla yirmi gün olarak planlanır. Ancak yıllık izinler, uygun olduğu takdirde, izin sıra çizelgesini onaylayan makamın yetkisinde iznin tamamı bir seferde veya birkaç defada verilebilecek şekilde planlanabilir.

ç) Personelin yıllık mazeret izin talebinin izin vermeye yetkili amiri tarafından uygun görülmesi durumunda, yıllık iznini kullanmamış olsa dahi, öncelikli olarak yıllık mazeret izni verilir.

d) On beş günlük yıllık mazeret izni bir veya birden fazla defada verilebilir.

e) İzin verilen personel için her defasında, Ek-1’de örneği bulunan izin belgesi düzenlenir. İzin belgesi onaylanmadan personel izine ayrılamaz.

f) Yıllık izinlerini kullanan personelin gidiş ve dönüşlerinde bir defaya mahsus olmak üzere, iznin geçirileceği il, ulaşım imkânları, intikal aracı ve fiilen yolda geçecek süreler dikkate alınarak iki günden az olmamak kaydıyla dört güne kadar yol izni verilir. İzin dönüşlerinde, belgeye dayanan gecikmeler dikkate alınır.

g) Diğer bakanlık ve kurumlarda görevlendirilen personelin yıllık izinleri ve yıllık mazeret izinleri, görev yaptıkları birimin görüşleri alınmak suretiyle özlük işlemlerini yürüten birim tarafından plânlanır.

ğ) Aynı anda izin kullanacak personel sayısının, birimin genel mevcudunun yüzde 25’ini geçmemesi, izinlerin mevsimlere ve aylara göre dağıtılmasında eşitliğin sağlanması esastır.

h) İzin sıra çizelgelerinde olağandışı zorunlu haller ve plân dışı faaliyetler nedeniyle onaylayan makam tarafından değişiklik yapılabilir.

ı) Yıllık izinlerini kullanmadan herhangi bir göreve atanan personelin kalan izinleri yeni atandığı birlik, karargâh ve kurum tarafından tekrar planlanır.

i) Yıllık izinlerin senesi içinde kullanılması esastır. Yıllık izinlerini kendi isteğiyle senesi içinde kullanmayan personelin yıllık izinleri ertesi yıla devredilmez. Ancak hizmet, alıkonulma, esaret ve sair zorunlu nedenlerle yıllık izinlerini kısmen veya tamamen senesi içinde kullanamayanların izinleri, müteakip sene içinde verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç önceki yıllara ait kullanılmayan yıllık izin hakları düşer.

Aynı yıl içinde kullanılabilecek yıllık izin süresi hiçbir suretle toplam altmış günü geçemez.

j) Ertesi yıla devredilecek izinler için personelin özlük işlemlerinin yürütüldüğü birim tarafından Ek-2’de örneği bulunan İzin Erteleme Belgesi düzenlenir. Ertelenmesi uygun görülen izinler, onaylayan makam tarafından planlanan tarihlerde kullandırılır.

/

k) Yıllık iznini kullanmakta iken sağlık raporu verilen personel;

1) İstirahat süresi, yıllık izninin bittiği tarihten önce sona ermesi halinde, yıllık izninin bitiş tarihinde,

2) İstirahat süresi, yıllık izninin kalan kısmından daha fazla olması halinde, istirahat süresinin bitimini

müteakip,

3) İstirahat süresi ile yıllık izninin aynı tarihte bitmesi halinde, bu iznin bittiği tarihte, göreve başlar.

İstirahat süresi ile yıllık iznin kesişen kısmında geçen izin süresi, izin sıra çizelgesini onaylayan makamın uygun göreceği bir tarihte kullandırılır.”

7.5) “Yıllık izin ve yıllık mazeret izinlerinin verilmesi” başlıklı 8’inci maddesinde; “ (1) Yıllık izinler ve

yıllık mazeret izinleri; a) Jandarma Genel Komutanı için İçişleri Bakanı, b) Jandarma Genel Komutanı Yardımcıları için Jandarma Genel Komutanı, c) Merkez ve doğrudan merkeze bağlı birlik komutanları ve birim amirleri için Jandarma Genel Komutanı veya yetki devri yapacağı Jandarma Genel Komutanı Yardımcısı, ç) Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanı için Akademiden sorumlu İçişleri Bakan Yardımcısı, d) Jandarma bölge komutanları ve il jandarma komutanları için konuşlu bulunduğu ilin valisi, e) İlçe jandarma komutanları için kaymakam, tarafından verilir.

(2) Birinci fıkra dışında kalan personelin yıllık izin sıra çizelgeleriyle onaylanan yıllık izinleri asgari bölük/ilçe jandarma komutanı ve eşiti veya şube müdürü tarafından verilir.

(3) Birinci fıkra dışında kalan personelin dört güne kadar olan yıllık mazeret izni asgari tabur komutanı, ilçe jandarma komutanı veya şube müdürü seviyesinde birlik komutanı/birim amiri tarafından verilir.

Verilen bu izinleri uzatma yetkisi asgari alay ve eşiti birlik komutanı/birim amirindedir. Beş gün ve üzeri yıllık mazeret izni asgari alay ve eşiti birlik komutanı/birim amiri tarafından verilir.

(4) İznin yazılı olarak verilmesi esastır. Acil durumlarda sözlü olarak da izin verilebilir. Sözlü olarak verilen izinler yirmi dört saat içinde yazılı hale dönüştürülür. Amiri ile farklı il ve ilçelerde bulunan personelin onaylı izin belgesi ilgili personele iletişim vasıtaları ile iletilir.

(5) İzne ayrılacak ilçe jandarma ve karakol komutanlarının yerine vekâlet edecek personelin belirlenmesi maksadıyla izne ayrılmadan asgari bir hafta önce ilçe jandarma komutanlarınca il jandarma komutanlığı ile koordine kurularak uygun görüş alınır. İzne ayrılacak il jandarma komutanları da izne ayrılmadan önce bir üst komutanlıkla koordine eder ve uygun görüş alır.”

7.6) “Mazeret izinlerinin verilmesi” başlıklı 9’uncu maddesinde; “(1) Personele 6 ncı maddede yazılı on

beş günlük yıllık mazeret izinleri dışında; a) Eşinin doğum yapması, eşinin ölümü, çocuğunun ölümü, kendisinin veya eşinin ana, baba veya kardeşinin ölümü hallerinin her birinde isteği üzerine on güne kadar; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi halinde isteği üzerine yedi güne kadar mazeret izni verilebilir. Bu bentte yazılı izinler ertelenemez veya devredilemez.

b) Yangın, deprem, su baskını gibi olağanüstü bir mazeret dolayısıyla bir yıl içinde otuz güne kadar mazeret izni verilebilir.

c) Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele her yıl, yıllık izinlerinden ayrı olarak, otuz gün izin verilir. Bu izin bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz.

/

ç) Gerekli uzmanlık dallarında ve ihtiyaç duyulan branşlarda yurt içinde öğrenim için özlük hakları saklı kalmak şartıyla öğrenim süresi kadar veya eğitim öğretim programının özelliğine göre ve programın safhaları dikkate alınarak ihtiyaç duyulan sürelerde bölümler halinde Jandarma Genel Komutanlığınca izin verilebilir.

d) Bakmakla yükümlü olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek anne, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren önemli bir hastalığa tutulmuş olması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, istekleri üzerine, aylık ve özlük hakları korunarak üç aya kadar izin verilebilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.

Bu sürenin bitimini müteakip istekleri üzerine ayrıca altı aya kadar aylıksız izin verilebilir. Bu bent hükmü aynı kişi ve aynı vakaya dayalı olarak bir defaya mahsus uygulanır. Aylıksız izinli olarak geçirilen süreler mecburi hizmet süresinden; sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay ve sözleşmeli uzman erbaşlar için

sözleşme süresinden sayılmaz. Bu iznin verilmesinde aşağıdaki hususlara riayet edilir:

1) Refakat sebebiyle izin verilmesine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporunda, refakati gerektiren tıbbî

sebepler, refakat edilmediği takdirde hayatî tehlike bulunup bulunmadığı, sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği, asgari refakatçi sayısı, üç ayı geçmeyecek şekilde refakat süresi ve refakatçinin kimlik bilgileri yazılır.

2) Sağlık kurulu raporunda birden fazla refakatçi belirtilmemiş ise aynı kişiyle ilgili olarak aynı dönemde

birden fazla personel/kamu görevlisi refakat nedenli mazeret izni kullanamaz.

3) Aynı kişi ve aynı vakaya dayalı olarak verilecek refakat izninin aylıklı ve aylıksız toplam süresi on iki

ayı geçemez.

4) İzin süresi içinde refakati gerektiren durumun ortadan kalkması hâlinde personel iznin bitmesini

beklemeksizin göreve başlar. Bu durumda veya izin süresinin bitiminde, göreve başlamayan personel izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında ilgili mevzuat hükümlerine göre yasal işlem yapılır.

5) Bu bent kapsamında izin talebinde bulunacak olan personel Ek-4’te bulunan dilekçeyle başvurur.

Dilekçesine, daha önce refakat izni kullanıp kullanmadığına ilişkin bilgileri yazar, varsa konuya ilişkin belgeleri ekler.

6) İzin süresi, her durumda raporun bitiş tarihinde sona erer.

e) 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim

Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özel gereksinim düzeyi çok ileri düzeyde ve üzeri ya da süreğen hastalığı olan çocuğunun (çocuğun evli olması durumunda eşinin de en az yüzde 70 oranında engelli olması kaydıyla) hastalanması hâlinde, hastalık raporuna dayalı olarak ana veya babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar mazeret izni verilir.

f) Personele, bakmakla yükümlü olduğu özel gereksinim düzeyi çok ileri düzeyde ve üzeri raporu bulunan eşi, çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edilmesi kaydıyla engelli kardeşinin; 7/7/2018 tarihli ve 30471 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği veya 18/5/2012 tarihli ve 28296 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğine göre bir özel eğitim kurumunda kayıtlı olması şartı ile özel eğitime getirilip/götürülmesi ve eğitime iştiraki maksadıyla, her engelli birey için haftada sekiz saat günlük eğitim izni verilir. 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Engelli çocuk sahibi anne ve babanın her ikisinin çalışması durumunda bu izin, alınan beyana istinaden birine kullandırılır. Anne ve babadan birinin çalışması durumunda, alınan beyana ve gerekçeye istinaden çalışan ebeveyne bu izin kullandırılır. Bu süre, ilgili olduğu haftayı

/

geçmeyecek şekilde personelin isteğine göre Ek-5’te örneği bulunan dilekçeye istinaden bir defada veya bölünerek kullandırılır.

g) Personelin bakmakla yükümlü olduğu eşi, çocukları ve aynı çatı altında yaşayan anne, baba veya yargı kararı ile vasi tayin edilmesi kaydıyla kardeşinin; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında

Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili hastaneden alınması şartı ile raporunda tam bağımlı ve yüzde 70 ve üzeri engelli raporu bulunan ibaresi olan yakınlarının bakımı maksadıyla, her engelli birey için ayrı olmak üzere, günde bir saat günlük bakım izni verilir. Bu sürenin gün içerisinde kullandırılma zamanı personelin isteğine göre düzenlenir.

Engelli çocuk sahibi anne ve babanın her ikisinin çalışması durumunda bu izin, alınan beyana istinaden birine kullandırılır. Anne ve babadan birinin çalışması durumunda, alınan beyana ve gerekçeye istinaden çalışan ebeveyne bu izin Ek-6’da örneği bulunan dilekçeye istinaden kullandırılır.

ğ) Her engelli birey için ayrı olmak üzere bir gün içerisinde, günlük bakım izni veya günlük eğitim izinlerinden sadece biri kullanılır.

h) Mazeret izinlerinde yol izni verilmez.

(2) Bu madde kapsamında verilecek izinler, dilekçe ile yapılacak müracaata istinaden; a) 8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen personele, anılan fıkrada belirtilen izin vermeye yetkili amirlerce, b) Diğer personele;

1) Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan izinler asgari bölük/ilçe jandarma komutanı ve eşidi veya şube

müdürü tarafından,

2) Birinci fıkranın (b), (c), (d), (e), (f) ve (g) bentlerinde yazılı izinler ise alay ve eşidi birimlerin amirleri

ile daha üst seviyedeki amirler tarafından, verilir. Birinci fıkranın (d) bendi kapsamındaki izinler Jandarma

Genel Komutanlığı Personel Başkanlığına bildirilir. Personelin izin evrakı birlik ve sayısal özlük dosyalarında muhafaza edilir.

(3) Bu madde kapsamında verilen mazeret izinleri yıllık izne mahsup edilmez.”

8) Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmeliği’nin,

8.1) “Disiplin” başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Disiplin, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik

Komutanlığı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin temelidir ve hiçbir suretle disiplinden taviz verilemez.

(2) Personel görevini yerine getirirken ast-üst ve amir-maiyet ilişkisi içerisinde hareket etmekten, görev, nöbet, selamlama, kılık ve kıyafet gibi disiplinin ayrılmaz unsurlarına ilişkin mevzuat hükümlerine, disiplin kurallarına ve emirlere uymak zorundadır.

(3) Disiplinin muhafazası, mevzuatın ve emirlerin tam ve doğru olarak bilinmesi ve uygulanması ile mümkündür. Bu husus, her kademedeki âmir tarafından hassasiyetle takip edilir.

(4) Üst, disipline aykırı gördüğü her duruma müdahaleye, mevzuatta tanımlanan yetkilerini kullanmaya ve disiplinin yeniden tesisi için emir vermeye yetkili ve sorumludur.

(5) Herhangi bir karargâh, birlik veya kurumda birden fazla personel, bir üst veya âmire hep birlikte itaatsizlik veya mukavemet ederse veya bu eylemlerden biri veya birkaçını yapmak için ittifak ederse; düzeni temin etmek ve disiplinsizliğin önünü almak için bu halleri gören her üst emir ve komuta işini üzerine almak ile yükümlüdür.

(6) Tam ve sağlam bir disiplin için, âmir ile maiyetin karşılıklı sevgi ve saygı ile birbirlerine itimat beslemeleri ve mevzuat çerçevesinde mutlak itaat anlayışı içinde hareket etmeleri şarttır.

(7) Disiplin, en zor zamanlarda bile uygulanacak şekilde tesis edilmelidir.

(8) Disiplinin bozulduğunu veya gevşediğini sezen her âmir, bunun maddi ve manevi sebeplerini araştırarak gidermeye ve disiplinin korunması için gerektiğinde mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaya ve yetkilerini kullanarak disiplini yeniden tesis ve idameye mecburdur.

(9) Personelin moral ve motivasyonunu olumsuz yönde etkileyen ve kanunen yasak olan davranışların önlenmesi ile personelin hak ve hukukunun korunmasından her kademedeki âmir sorumludur.

(10) Sevk ve idarede otoritenin, öncelikle bilgi, yetenek ve yüksek bir karakter ile sağlanması esastır.”

8.2) “Astın görevleri” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1) Ast, âmir ve üstlerine genel görgü ve disiplin

kurallarına uygun tam bir saygı göstermekle, resmî kıyafetli olsun veya olmasın âmirlerinin, usulüne uygun emirlerini tam, zamanında, değiştirmeden ve eksiksiz olarak yerine getirmekle, görevini kusursuz icra etmekle ve yapılması kendisince de malum olan görevleri yerine getirmekle, doğru insiyatif kullanmakla ve emrin icrası veya sonuçları ile ilgili olarak görevlendirme yapan âmirine bilgi vermekle yükümlüdür…”

8.3) “Amirin görevleri” başlıklı 9’uncu maddesinde; “(1) Tüm görevleri mevzuata uygun, zamanında ve

eksiksiz yapar veya yaptırır, disiplini tesis ve idame eder, maiyetini yetiştirir, hal ve hareketlerini takip ve kontrol eder. (2) Maiyetinin sağlık, özlük ve sosyal haklarını sürekli gözetir. Moral ve motivasyonunu yüksek tutar…”

9) 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin

(Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; “kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin

konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; 3’üncü Jandarma Komando Tabur

Komutanlığı 2’nci Jandarma Komando Bölük Komutanlığı bünyesinde uzman çavuş olarak görev yaptığını, açık öğretim programları güz dönemi ara sınav günleri olan 09/12/2023 ve 10/12/2023 tarihleri için kendisine yıllık izin verildiğini ve kanuni izin hakkından düşürüldüğünü belirterek idarenin sistematik mobbing uygulamaları nedeniyle yerinde inceleme yapılmasını, gerekli tedbirlerin alınmasını, sınavlara

/

giriş için mazeret izni imkanından faydalandırılmasını ve başvuruya sebep uygulamaların düzeltilmesini talep etmektedir.

12) Başvuruya konu uyuşmazlığın idareyle başvuran arasında vuku bulan birtakım işlem, eylem, tutum ve

davranışlardan kaynaklandığı anlaşılmakta olup söz konusu uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle söz konusu işlem, eylem, tutum ve davranışların psikolojik taciz (mobbing) olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğinin ortaya konulması gerekmektedir.

13) Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik

gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle

Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]

14) Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun

bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği

Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]

15) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E:2014/18743, K:2014/24185 sayılı

kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. … Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur. Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” hükmü yer almaktadır

16) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 22/05/2014 tarihli E:2013/11788, K:2014/14008 sayılı

kararında; “Mobbingin varlığı ve kabulü için mağdurda psikolojik rahatsızlığın meydana gelmesi zorunlu olmadığı gibi, her psikolojik rahatsızlığın nedeni de mobbing değildir. Birçok olguda işyeri stresinin çalışanların sağlığı üzerinde mobbinge benzer etkiler oluşturduğu bilinen bir husustur. Çalışanlar üzerinde olumsuz etki yaparak, onların davranışlarını, verimliliklerini ve sosyal ilişkilerini etkileyen olgu, stres olarak tanımlanır ve rahatsızlık belirtileri birçok yerde mobbinge benzerdir. Mobbing oluşturan eylemler, mağdur üzerinde psikolojik baskı oluştursa ve bunun sonucunda bir kısım sağlık sorunlarına neden olsa da, her psikolojik baskıyı ve rahatsızlığı mobbinge bağlamak doğru değildir. Bu bağlamda, bir

/

işyerinde yaşanan belli yoğunluktaki stres, kaba, kırıcı ve küçümseyici davranışlar, çalışanları mutsuz yapsa, onların psikolojik ve ruhsal sağlığında bozulmalar meydana getirse de, diğer unsurlara bakılmadan mobbing olarak kabul edilmesi hatalıdır. Örneğin, nezaket ve saygının yokluğu olan işyeri kabalığı, doğal olarak kişiye bağlı, beğenilmeyen, çirkin görülen, rahatsız edici ve hoş karşılanmayan söz, tutum ve davranışlardan oluşmaktadır. … Mobbing kavramının etimolojik anlamına ve tarihsel gelişimine bakıldığında; aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir. Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur.” ifadelerine yer verilmiştir.

17) Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.01.2018 tarihli ve E.2017/7(22)-3017, K.2018/99 sayılı

kararında, bir eylemin psikolojik taciz olarak kabul edilebilmesi için, bir işçinin hedef alınarak gerçekleştirilmesi, belli bir süreye yayılması ve bu durumun sistematik bir hâl alması gerektiği, belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, psikolojik tacizin nedenlerinin farklılık gösterdiği, ancak amacının çoğu kez işçinin işyerinden ayrılmasını sağlamak olduğu vurgulanmakta, psikolojik tacizin ispatıyla ilgili olarak ise psikolojik tacize uğradığını iddia eden mağdurun, bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, bununla birlikte psikolojik tacizin genellikle tacizi uygulayan ile tacize maruz kalan arasında gerçekleşen bir olgu olması karşısında olayların tipik akışı, tecrübe kuralları göz önüne alınarak sonuca gidilmesinde yarar bulunduğu, yaklaşık ispat olarak adlandırılan bu yaklaşım tarzının işin doğasına da uygun olduğu belirtilmektedir.

18) Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında; “Kural

olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucu1arın bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir. Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir

19) Jandarma Genel Komutanlığından istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare tarafından

Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.

19.1) İdarece başlatılan ve 23/02/2024 tarihinde sonuçlanan Araştırma Raporunun sonuç bölümünde; 2’nci

Jandarma Komando Bölük Komutanı J.Ütğm. . ve vekaleten görevini yapan J.Ütğm. . ’nin yaptığı uygulamaların psikolojik tacizi oluşturup oluşturmadığı hususlarında yapılan incelemede, hastane veya revir belgelerine istinaden, şikayetçi personelin sağlığında olumsuz bir durumun yaşanmadığı, görevine ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmadığı, hakkında kendisini maddi zarara uğratacak bir idari işlem yapılmadığı, misafirhanelerinde personelin özel hayatı ve konut dokunulmazlığını ihlale varan uygulamaya rastlanılmadığı Kışlada tüm personeli kapsayacak bir temizlik planına göre faaliyet yapıldığından hiçbir personele rütbesiyle örtüşmeyecek temizlik görevleri verilmediği, sadece sık sık personeli temizlik konularında ve diğer konularda ikaz ettiklerine dair personel beyanlarının bulunduğu, süreklilik arz edecek ve bir personele yönelen hakaret veya küfür ettiklerine dair bir eylemlerinin tespit edilmediği, özellikle şikayetçi personel hedef alınarak hakkında herhangi bir idari veya adli soruşturma yapılmadığı tespitli olduğundan şikayetçi personeli görevden uzaklaştırmak gayesiyle hareket edilmediği, insani zaruri ihtiyaçları dikkate almadıkları hususunun mesai saatleri dışında keyfiyetten çalıştırıldıkları iddiasının, devamlı olarak 12 saatten fazla nöbet tutturulmasının asılsız olduğu personel beyanlarından da anlaşıldığı,

görevlerden sonra 24 saat yerine 12 saat istirahat verilmesinin kasıtlı olmadığı, zorunluluktan ibaret olduğu gerekçeleriyle Bölük Komutanları tarafından yapılan uygulamaların belirli bir süreye yayılmış, sistematik bir şekilde devamlılık arz etmediği, kasıt taşımadığı belirli bir kişinin hedef alınmadığı hem personel beyanlarından hem de incelenen belgelerden anlaşıldığından bahisle J.Ütğm. . ve vekaleten görevini yapan J.Ütğm. . ’nin psikolojik taciz yaptığına dair her türlü şüpheden uzak ve yeterli ve inandırıcı delile rastlanmadığı,

19.2) Bununla birlikte Jandarma Karakol Komutanlığı çevresine 1993 yılında serilip 2022 ve 2006

yıllarında yapılan kaldırma çalışmaları sonucunda bulunamayan yaklaşık 17 adet mayının olduğu, tel çit engelle çevrili bölgenin 2006 yılından beri mayınlı bölge olduğunun bilindiği, tel çit engelle çevrili olduğu için anılan bölgeye girilmesinin mümkün olmadığı, hem Karakol personeli tarafından hem de tim öncüsü olan personel tarafından bölgenin mayınlı olduğu Tim Komutanına ve Bölük Komutanına telsiz aracılığı ile söylendiği, tüm bunlara rağmen Bölük Komutanı J.Ütğm. . tarafından mayınlı bölgeye girilmesi emrinin verilmesi iddiasının yersiz ve mesnetsiz olduğu, bile isteye bu şekilde bir emir verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirildiğinden Bölük Komutanı J.Ütğm. . “mayınlı bölgeden devam edin” emrini vermediğinin anlaşıldığı,

19.3) 3’üncü Jandarma Komando Tabur Komutanlığı personelinden sınava yönelik mazeret izni talep

dilekçelerine, kısmen mazeret izni, kısmen de yıllık izne mahsuben izin verildiği, mazeret izni verme yetkisinin Tabur Komutanlığı Makamında olduğundan Bölük Komutanlarının mazeret izni verme yetkisinin bulunmadığı, Jandarma Genel Komutanlığı İzin Yönetmeliğine göre, mazeret izin taleplerinin

“uygun görülmesi yetkisini” izin vermeye yetkili makama, yani Tabur Komutanlığı Makamına verildiği, mazeret izni verilebilmesi için verilen dilekçenin Tabur Komutanı tarafından uygun görülmesi gerektiği, Tabur Komutanı bu yetkisini kullanarak, Bölük Komutanlarına izin dönüşünün son günü veya göreve çıkılacağı gün rapor alanlardan sınava yönelik mazeret izin talep dilekçesi verenlere, yıllık izne mahsuben izin verilmesi şeklinde emir verdiği, son bir yıl içerisinde 3’üncü Jandarma Komando Tabur

Komutanlığı içerisinde 85 personelin rapor aldığı dikkate alındığında rapor alma durumunun operasyonel ve idari faaliyetleri olumsuz etkileyeceğinin değerlendirildiği, şikayetçi personelin Tabur Komutanının verdiği emre istinaden, kısmen mazeret izni, kısmen de yıllık izne mahsuben sınava yönelik izin verildiğinin görüldüğü, hiç izin verilmemesi konusunda herhangi bir emir verilmediği, eğitim hakkı çerçevesinde ayrım gözetilmeden mutlaka personel izin verildiğinin anlaşıldığı, 06/02/2023 tarihinde

Kahramanmaraş merkezli deprem sebebiyle izinlerin kaldırılması sonucu personelin izin taleplerine istedikleri tarih ve süre kapsamında cevap verilemediği, izin durumları normale dönünce her şeye rağmen izin konularında esnek olmaya çalışıldığı, eğitim hakkının kesinlikle engellenmediği, ayrımcılık yapılmadığı, tüm personele aynı şekilde uygulamanın yapıldığının tespit edildiği belirtilerek herhangi bir idari işlem disiplin veya adli soruşturmaya gerek olmadığı kanaatine varıldığının değerlendirildiği görülmektedir.

20) Başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları bir arada değerlendirildiğinde görüleceği üzere, birim

içerisinde ilgili kişiler arasında küçük çaplı-arızi bazı sorunların yaşandığı görülmekle birlikte yıllık mazeret izinlerin kullandırılması konusunda ilgili mevzuatın amire takdir yetkisi tanıdığı, amirin söz konusu takdir yetkisi çerçevesinde gerektiğinde yıllık veya mazeret izinlerin kullanılmasıyla ilgili tasarrufta bulunabileceği, somut olayda ise başvuranın, kısmen mazeret izni, kısmen de yıllık izne mahsuben sınava yönelik izin verildiği dolayısıyla bütün izin talepleri karşılandığından başvuranın yıllık veya mazeret izinlerini kullanmasında kendisine zorluk çıkarıldığına dair bir tespit yapılamamıştır.

21) Yukarda yer verilen Mahkeme kararlarında belirtildiği üzere süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla

sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranışın mobbing olarak nitelendirilme imkânı bulunmamaktadır. Bu nedenle başvuru konusu olaylarla ilgili başvuranın görev yaptığı bölgenin terörle mücadele kapsamında terör örgütlerince eylem

/

girişiminde bulunarak kendisini kanıtlama ihtiyacı içerisinde olan bir bölge olduğu, birlik dışına çıkışan tüm faaliyetlerde toplu olarak hareket edildiği, personelin icra edilen operasyonlardan sınav nedeniyle muaf tutularak talep ettiği bütün sınavlara girmesi için izin verildiği, dolayısıyla ilgili birimde çalıştığı süre zarfında yukarıda değinilen münferit birkaç sorun yaşadığı, ancak süreklilik gösteren ve belli aralıklarla sık sık tekrarlanan mobbing olarak nitelendirilebilecek eylemlere rastlanmadığı anlaşıldığından başvurana mobbing yapıldığına dair bir tespit yapılamamıştır.

22) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgeler, anılan mevzuat

hükümleri, yüksek yargı kararları ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurularak başvuruya konu olaylar bir bütün olarak incelendiğinde, İdare ile başvuran arasında bir takım anlaşmazlıklar söz konusu olsa da, idarece gerçekleştirilen söz konusu eylemlerin psikolojik taciz olarak nitelendirilebilecek seviyede olmadığı, başvuranın mobbing olarak nitelendirilebilecek seviyede bir mahrumiyet yaşadığını veya kötü muameleye maruz kaldığını, yaşananların mobbing kapsamında değerlendirilebilmesi için gerekli asgari eşiği aştığını söylemek mümkün olmadığından, başvuranın mobbing iddiası talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Diyarbakır İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA ve JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/