|
ÖZET: Başvuran, evinin karşısında bulunan acil sağlık hizmetleri istasyonunun taşınmasını talep etmiş, bu talep gürültü, trafik yoğunluğu ve çevre kirliliği gibi sorunlara dayandırılmıştır. İdare, istasyonun taşınmasının doğalgaz tüketim maliyetlerini artıracağı ve tasarruf tedbirlerine aykırı olacağı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. İdarenin sunduğu verilere göre, istasyonun mevcut binasında sağlanan enerji tasarrufu, taşınma durumunda ciddi şekilde azalacak ve maliyetler artacaktır.
Danıştay, acil sağlık hizmetleri istasyonlarının faaliyetlerinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan gürültü ve trafik yoğunluğunun genel ve olağan nitelikte bir külfet olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, sağlık hizmetlerinin hızlı ve etkili sunumunun kamu yararı açısından öncelikli olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. İdarenin tasarruf tedbirlerine uyum sağlaması gerektiği de ifade edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/13171-S.23.20823
BAŞVURU NO : 2023/9360
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın evinin karşısında bulunan acil sağlık hizmetleri istasyonunun il sağlık müdürlüğü binasına taşınması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/07/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza 12.04.2023 tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; Mah. Sokak No: de ikamet ettiğini, Uşak İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı İl Ambulans
Servisi Başhekimliği bünyesinde hizmet veren Merkez No’lu 112 acil sağlık hizmetleri İstasyonunun evinin karşısında bulunduğunu, personel gürültüsü, araç hareketliliği, ambulans ikaz ışıkları dolayısıyla rahatsızlık yaşadıklarını, ambulanslar temizlenirken sokağın kirletildiğini, yoğun bir sokak olması ve araç yoğunluğu nedeniyle trafik kazalarının yaşandığını ifade ederek No’lu Acil Sağlık Hizmetleri
İstasyonunun İl Sağlık Müdürlüğü binasına taşınması talebi ile başvuruda bulunmuş, ilgili başvuru
05.05.2023 tarih ve S. sayılı Gönderme Kararı ekinde Sağlık Bakanlığına iletilmiştir. Başvuran
05.07.2023 tarihinde aynı konuda tekrar başvuru yaparak taleplerini yinelemiştir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 17.07.2023 tarih ve
S. sayılı yazısı ile Sağlık Bakanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin
08.08.2023 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle:
2.1. İl Sağlık Müdürlüğü Hizmet Binası ile No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun hizmet verdiği binanın doğalgaz sistemleri faturalar üzerinden kıyaslandığı vakit İl Sağlık Müdürlüğü hizmet binasının doğalgaz tüketim maliyetinin 2023 yılı ilk 6 ayında 458.667,96 TL olduğu, Mahallesi
Sokak No: adresinde hizmet veren No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu binasının ise 2023 yılı ilk 6 ayındaki doğalgaz tüketim maliyetinin 46.517,45 TL olduğu, /
2.2. İl Sağlık Müdürlüğünün 08.30-17.30 arası 9 saatlik hafta içi mesaisindeki doğalgaz tüketim maliyetinin 458.667,96 TL olduğu, 7 gün 24 saat esasına göre hizmet veren No’lu Acil Sağlık Hizmetleri
İstasyonunun İl Sağlık Müdürlüğü hizmet binası içerisinde hizmet vermeye başlaması hâlinde doğalgaz ısıtma sisteminin haftalık 168 saat çalışacağı ve bunun sonucunda doğalgaz tüketim maliyetinin en az 3 katına çıkacağı dolayısıyla 7 gün 24 saat çalışır durumda olan No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu binasında 2023 yılında ödenen 46.517,45 TL’ye karşılık 20 katı daha fazla doğalgaz sarfiyatı olacağının öngörüldüğü, 2.3. Bununla birlikte 8.733 m² kapalı alana sahip İl Sağlık Müdürlüğü hizmet binasının doğalgaz ısınma sistemi ayrılamadığından sadece No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun bina içerisinde olması sebebiyle ısınma sisteminin 24 saat çalışacak olması yerine No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun daha küçük alana sahip binada hizmet vermesinin Cumhurbaşkanlığı 2021/14 sayılı ve Tasarruf Tedbirleri konulu Genelgesinde belirtilen tasarruf tedbirleri açısından uygun görüldüğü, 2.4. Başvuranın belirttiği kan ve kusmuk artıklarının sokak ortasında yıkandığıyla ilgili alınan tedbirler kapsamında; hasta sevk ve nakil işlemlerinden sonra atıkların hastanın nakledildiği hastanede temizlenmesi, acil sağlık hizmetleri istasyonu önünde sadece ambulansın fiziksel temizliğinin yapılması konusunda istasyon sorumlusuna talimat verildiği, 2.5. Ayrıca acil sağlık hizmetleri istasyonu önünde oluşan ses kirliliğine yönelik, istasyonda görevli personellerin vakaya çıkarken zaruriyet ve aciliyet dışında sokak sonunda siren ve lambaların kullanılması konularında gerekli tedbirlerin alınmasının ilgili personellere tebliğ edildiği, Hususlarına yer verilmiştir.
3. Başvuranın 12.04.2023 tarihinde yapmış olduğu başvuru sonrası Kurumumuzca verilen 05.05.2023 tarihli ve S. sayılı Gönderme Kararı üzerine Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen
26.05.2025 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazısında özetle;
3.1. Başvuranın Mahallesi Sokakta bulunan aile hekimliğine 2000 kişinin başvuruda bulunduğu, aynı sokakta diş fakültesi ve psikiyatri yatan hasta bölümü bulunması nedeniyle trafik yoğunluğu yaşandığını belirtmesine istinaden; aile hekimliği başvuru sayısının resmi kaynaklara göre nisan ayı ortalamasının 600 hasta olduğu, bahse konu diş fakültesinin giriş kapısının acil sağlık hizmetleri istasyonunun bulunduğu Yüce Sokak ile bağlantısının bulunmadığı, bununla birlikte Uşak Eğitim ve
Araştırma Hastanesi psikiyatri yatan hasta bölümünün başvuranın belirttiği adresten ana yerleşke binasına taşındığı, 3.2. Başvuranın belirttiği 2022 Eylül ayında eczaneden çıkan bir vatandaşımızın karıştığı trafik kazasıyla ilgili olarak, Uşak İl Sağlık Müdürlüğü İl Ambulans Servisi Başhekimliğine bağlı kullanılan ambulansların kazaya karışan araçlarla ilgisi olmadığı, aynı sokakta bulunan istasyonda görevli ekibin ise ivedilikle yaralı vatandaşımıza müdahale ettiğinin tespit edildiği, 3.3. Başvuranın eylül ayında yapılan Bakanlığın denetimleri sırasında ambulansların istasyondan kaldırıldığı, denetim bittikten sonra tekrar getirildiği iddiası ile ilgili olarak, ambulansların bahse konu tarihte bakım-onarım nedeniyle yetkili servisin muayene alanına çekildiği, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
/
4.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5. maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 4.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56. maddesi: “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
…” 4.4. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65. maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 4.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 11.05.2000 tarihli ve 24046 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Acil Sağlık Hizmetleri
Yönetmeliği’nin; 6.1. “İstasyonlar” başlıklı 10. maddesinde: “İstasyonlar; acil sağlık hizmeti sunmak ve tıbbi müdahalede bulunmak amacıyla, bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde belirtilen kriterler dikkate alınarak yapılan incelemeler sonucunda müdürlüğün teklifi ve valiliğin onayı ile kurulan birimlerdir. Ancak lüzumu halinde il sınırları dışında da valiliklerin teklifi ve Bakanlığın onayı ile istasyon açılabilir.
…
İstasyonlarda acil sağlık hizmetleri konusunda eğitim görmüş sağlık ekibi ile tıbbi donanımlı ambulanslar görev yapar. İstasyonlarda görev yapan personelin standart donanımları başhekimlik, iaşe, ibate ve güvenlikleri, içinde bulundukları kuruluşlar tarafından sağlanır. İstasyonda ambulans ve ambulansta görev yapan ekibe lojistik destek sağlamak amacıyla, en az üç oda, eğitim salonu, tuvalet, banyo, mutfak, malzeme deposu, ambulans garajı ile telefon, sabit telsiz ve gereken diğer malzeme bulunur. İstasyonların, Bakanlıkça bu hizmete özel inşa edilen ve yukarıda sayılan özellikleri taşıyan tesislerde faaliyet göstermesi esastır. Bakanlığa ait mevcut sabit sağlık tesislerinden, bu tesislerin de yeterli olmadığı durumlarda, diğer özel ve resmi kurum ve kuruluşlarına ait tesislerden de önceden izin almak kaydıyla yararlanılabilir.
…” 6.2. “İstasyon yerlerinin belirlenme kriterleri” başlıklı 11. maddesinde: “İstasyon yerlerinin belirlenmesinde aşağıdaki kriterler dikkate alınır; a) Hizmet sunulması planlanan hedef nüfusun azami elli bin kişi olması,
b) Ulaşım imkânlarının güçlüğü, c) Acil yardım gerektiren olayların sıklığı, d) Trafik ve iş kazaları sayısı ve benzeri olayların sıklığı, kriter olarak kullanılır.” 7. 30.07.2021 tarihli 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Tasarruf Tedbirleri konulu
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin “Enerji Ve Su Alımları” bölümünde; “Kamu kurum ve kuruluşları, enerji maliyetlerini azaltmak amacıyla Kamu Binalarında Tasarruf Hedefi ve Uygulama Rehberinde yer alan tasarruf önlemlerine uyacaklardır.
Ayrıca doğalgaz ve elektrik enerjisi tedarikinde serbest tüketici kriterlerini sağlayan binalarda ihale usulleri uygulanarak enerji giderlerinin azaltılmasına yönelik gerekli tedbirler alınacaktır.
…” 8. 19.09.2019 tarihinde yayınlanan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yayınlanan Kamu
Binalarında Tasarruf Hedefi ve Uygulama Rehberi’nin “Enerji Yönetimi faaliyetleri ve Uygulanabilecek
Enerji Verimliliği Önlemleri” başlıklı 9. maddesinde: “Kamu kurum ve kuruluşları, bu rehber kapsamında tanımlanan hedefleri sağlamak amacıyla aşağıda sıralanan enerji yönetim faaliyetlerini ve enerji verimliliği önlemlerini veya etüt çalışmaları ile belirlenen önlemleri bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla maliyet, tasarruf potansiyeli, uygulama kolaylığı, uygulamanın ekonomik ömrü, ekonomik yapılabilirlik gibi kriterleri dikkate alarak önceliklendirecek ve 2023 yılı sonuna kadar kısmen veya tamamen uygulayacaktır.
…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Mah.
Sokak No: de ikamet ettiğini, Merkez No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun evinin karşısında bulunduğunu, personel gürültüsü, araç hareketliliği, ambulans ikaz ışıkları dolayısıyla rahatsızlık yaşadıklarını, ambulanslar temizlenirken sokağın kirletildiğini, yoğun bir sokak olması ve araç yoğunluğu nedeniyle trafik kazalarının yaşandığını ifade ederek No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun İl Sağlık
Müdürlüğü binasına taşınması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
11. İdare tarafında bilgi ve belge talebine cevap olarak gönderilen yazı ve eklerinde Acil Sağlık Hizmetleri
İstasyonunun taşınması taleplerinin reddedilme gerekçesi olarak; Mahallesi Sokak No:
adresinde yer alan ve 7 gün 24 saat esasına göre hizmet veren No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu binasının, başvuranın talebi doğrultusunda 08.30-17.30 saatleri arası hizmet veren İl Sağlık Müdürlüğü
Hizmet Binasına taşınması durumunda doğalgaz ısıtma sisteminin haftalık 168 saat çalışacağı ve doğalgaz tüketim maliyetinin en az 3 katına çıkacağı, 7 gün 24 saat çalışır durumda olan No’lu Acil Sağlık
Hizmetleri İstasyonu binasında 2023 yılında ödenen 46.517,45 TL’ye karşılık 20 katı daha fazla doğalgaz sarfiyatı oluşacağı ve bununla birlikte 8.773 m² kapalı alana sahip olan İl Sağlık Müdürlüğü binasının doğalgaz ısınma sisteminin ayrılamadığından No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun İl Sağlık
Müdürlüğü binasında hizmet vermeye başlaması durumunda ısınma sisteminin 24 saat kesintisiz çalışacağından ötürü No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun daha küçük alana sahip mevcut binada
hizmet vermeye devam etmesinin Cumhurbaşkanlığı 2021/14 sayılı ve Tasarruf Tedbirleri konulu
Genelgesinden belirtilen tasarruf tedbirleri açısından gerekli görüldüğünden, Acil Sağlık Hizmetleri binasının taşınması talebinin uygun bulunmadığı ifade edilmiştir.
12. Bu çerçevede uyuşmazlığın, No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun, İl Sağlık Müdürlüğü binasına taşınması talebinin idare tarafından ambulans dezenfeksiyon ve temizlik işlerinin Tıbbi Atıkların Kontrolü
Yönetmeliğine uygun olarak yapılması ve hizmet araçlarının vakaya çıkarken zaruriyet ve aciliyet dışında sokak sonunda siren ve lambalarının kullanılması konularında istasyon sorumlusuna talimat verildiği ayrıca her iki kamu hizmet binasındaki doğalgaz tüketim maliyetleri arasında belirgin bir farklılığın olmasından kaynaklı 2021/14 sayılı Tasarruf Tedbirleri konulu Genelge gerekçe gösterilerek reddedilmesinin hukuki olup olmadığı noktasında düğümlendiği görülmüştür.
13. Sosyal haklar arasında yer alan sağlık hakkı, Anayasa’nın 56. maddesiyle güvence altına alınmıştır.
Devlet hem sağlık hakkının birey tarafından etkili bir şekilde kullanmasını sağlayıcı tedbirler almak hem de sağlık hizmetlerini buna göre kurmakla yükümlüdür. Devlet bu görevini, kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirmekte ve sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini sağlamaktadır. İnsanların sağlıklarının korunması, hastalandıklarında iyileşmeleri, tıbbi bakım görebilmeleri ve tedavi edilebilmeleri için devletin sağladığı her türlü imkândan yararlanması olan sağlık hakkı, doğuştan kazanılan, vazgeçilemez ve devredilemez haklarının başında gelmektedir.
14. Sağlık hakkı, her bireyin sağlıklı bir yaşam sürme hakkına sahip olduğunu vurgulamaktadır. Acil sağlık hizmetleri istasyonlarının Devlet eliyle kurulması ve hizmet vermesi ise sağlık hakkının hayata geçmesinde önemli bir yönünü oluşturmaktadır. Acil sağlık hizmetleri istasyonları, aniden ortaya çıkan sağlık sorunlarına hızlı ve etkili müdahale sağlayarak insanların yaşamlarını koruma ve sağlıklarını sürdürme hakkını desteklemektedir. Sağlık hakkıyla uyumlu olarak, acil sağlık istasyonlarının uygun yerlerde ve erişilebilir şekilde konumlandırılması, herkesin gerektiğinde sağlık hizmetlerine kolayca ulaşmasını sağlayarak sağlık hakkının gerçekleşmesine katkıda bulunmaktadır.
15. Acil sağlık hizmetleri istasyonları acil sağlık hizmeti sunmak ve tıbbi müdahalede bulunmak amacıyla, Yönetmelik’te belirtilen kriterler dikkate alınarak yapılan incelemeler sonucunda il sağlık müdürlüğünün teklifi ve valiliğin onayı ile kurulan birimlerdir. İstasyonlar verdikleri hizmete göre üç tipte kurulmaktadır.
Başvuruya da konusu edilen A Tipi İstasyonlar 24 saat kesintisiz sadece ambulans hizmeti verilen, ihtiyaca göre birden fazla ekip ve ambulans bulundurulan, idari ve özlük hakları bakımından başhekimliğe bağlı ve kadrolu personeli olan istasyonlardır. Bu istasyonlarda acil sağlık hizmetleri konusunda eğitim görmüş sağlık ekibi ile tıbbi donanımlı ambulanslar görev yapmaktadır.
16. Acil sağlık hizmeti istasyonlarının yerlerini belirlerken nüfus yoğunluğu, coğrafi erişilebilirlik, trafik yoğunluğu, hastane ve sağlık merkezlerine olan mesafe, risk bölgeleri (örneğin deprem, sel gibi), güvenlik, kurtarma operasyonlarının kolaylığı gibi faktörler göz önünde bulundurulmaktadır. Acil Sağlık Hizmetleri
Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde istasyonların yerlerinin belirlenmesinde; hizmet sunulması planlanan hedef nüfusun azami elli bin kişi olması gerektiği, ulaşım imkânlarının güçlüğü, acil yardım gerektiren olayların sıklığı, trafik ve iş kazaları sayısı ve benzeri olayların sıklığının kriterler olarak dikkate alındığı belirtilmiştir.
17. Kamu külfeti, idare tarafından verilen hizmetlerin karşılığında bu hizmetten kaynaklanan yükümlülükleri ifade etmektedir. Anayasamızda da belirtildiği üzere; kanun önünde her vatandaş eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. Yani hakları kullanma ve yükümlülüklere katlanma noktasında ‘eşitlik ilkesi’ kabul edilmiştir. İdare tarafından verilen hizmetten her vatandaş eşit bir biçimde yararlanma hakkına sahip olduğu gibi, bu hizmetten kaynaklanan külfetlere de her vatandaşın eşit olarak katlanması beklenmektedir.
18. Kusursuz sorumluluk sebeplerinden olan “kamu külfetleri karşısında eşitlik” ya da diğer adıyla
“fedakârlığın denkleştirilmesi” ilkesi, nimetlerinden tüm toplum tarafından yararlanılan idarenin eylem ve işlemlerinden doğan külfetlerin, sadece belli kişi veya kişilerin üstünde kalması durumunda, bu kişi veya kişilerin uğradığı zararların, kusuru olmasa dahi idarece tazminini öngörmektedir. Risk sorumluluğundan farklı olarak burada, kazalardan kaynaklanmayan, diğer bir deyişle arızi nitelikte olmayan, önceden öngörülebilen zararların tazmini söz konusudur. İdari faaliyetin doğal sonucu olan bu zarar, etki alanı bakımından sınırlı, özel ve olağan dışı nitelik arz etmektedir.
19. Kamu külfetleri karşısında eşitliğin bozulmasından dolayı sorumluluğun varlığı için, zararın özel nitelikte ve anormal (belli bir ağırlıkta) olması şarttır. Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi kapsamında idarenin hukuka uygun davranışından kaynaklanan her zarar değil yalnızca “anormal ve özel” olan zararlar tazmin edilecektir. Zararın “anormal ve özel oluşu”, herkesin katlandığı külfetten daha ağır bir zararın ortaya çıkması demektir. Bu ilke gereğince kamu yararına faaliyetten kaynaklanan her külfet (zarar) değil, herkesin katlanmak zorunda olduğu külfetten daha ağır zararlar tazmin edilmektedir.
20. Diğer yandan kamusal yarar ile kişisel çıkarlarının çatışması hâlinde, üstün çıkarın korunması amacıyla ferdin malvarlığına ya da kişi varlığına yönelik olumsuz müdahaleler, kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Kamu yararı gerektirdiği için bireyler üzerine yüklenen külfetler, idarenin tamamen kusursuz ve hukuka uygun tasarrufları dolayısıyla meydana gelmektedir. Devletin kamu yararı zorunluluğu nedeniyle bilerek veya isteyerek yaptığı bir eylem ya da işlem nedeniyle kamu yararı ile bireysel menfaatlerin karşı karşıya kaldığı durumlarda bireysel menfaatlerin kamu yararına feda edilmesi, İdare Hukuku anlayışına göre hukuka aykırı bir tecavüz olarak kabul edilmemektedir. Ancak kamu yararı karşısında feda edilen bireysel fayda kabul edilebilir ağırlıktan fazla veya özel ve anormal nitelikte ise kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi gereğince idarece tazmini gerekmektedir. (AYANOĞLU Taner, Danıştay
Kararlarına Göre Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik İlkesi ve Uygulama Alanı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1994, s.44,45)
21. İstanbul`un trafik sorununu çözmek amacıyla yapılan Marmaray Projesi kapsamında, davacının iş yerinin bulunduğu yerde yapılan kazı çalışmaları nedeniyle caddenin bir bölümünün trafiğe kapatıldığı, alınan bu önlemlerden dolayı müşteri kaybının olmuş olabileceği, kazı sırasında çıkan toz nedeniyle temizlik giderlerinin arttığı, caddenin araç trafiğine kapatılması nedeniyle hammaliye giderinin olduğu, bu durumun 2008 Yılı Aralık ayı sonuna kadar devam edeceği iddia edilerek doğmuş ve ileride doğacak maddi zararının tazmini istemiyle açılan davada Danıştay; “Kamu hizmetinin yürütülmesinin neden ve etkisinden kaynaklanan bir zararın doğmaması için idarece her türlü tedbir alınmasına rağmen, hizmetin doğal ve zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkan, hizmetten yararlananlar yönünden genel ve olağan nitelikteki bir külfetten kaynaklanan zararın, kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca idarece karşılanmasına olanak bulunmamaktadır. Kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan bir zararın, kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi uyarınca idarece karşılanabilmesi için, uğranıldığı ileri sürülen zararın kamu külfeti olmaktan çıkıp, hizmetten yararlananlar yönünden özel ve olağandışı bir niteliğe dönüşmüş olması gerekir.” değerlendirmesinde bulunarak davayı reddetmiştir. (Danıştay 10. Dairesi,
2018/188 E. , 2012/934 K. , 16.03.2012)
22. Buna göre somut olayda acil sağlık hizmetleri istasyonunda bulunan hizmet araçlarının neden olduğu trafik yoğunluğunun ve acil durumlarda vakaya çıkarken siren ve lambalarının çalışmasından kaynaklı ses kirliliğinin yaşanmasının, acil sağlık hizmeti sunmak ve tıbbi müdahalede bulunmakla görevli istasyonların faaliyetlerinin doğal ve zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıktığı ve acil sağlık hizmetinin sunulması sırasında meydana gelen külfetin genel ve olağan nitelik arz ettiği görülmektedir.
23. Diğer yandan kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanması, bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması amacıyla 30/6/2021 tarihli ve
31527 sayılı Resmî Gazetede “Tasarruf Tedbirleri” konulu 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi
/
yayımlanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde genel ilkeler; kamu hizmetlerinin bütçe sınırları içinde kalınarak ayrılan kaynaklar üzerinde harcama yapılmasına yol açılmadan azami tasarruf anlayışı içinde yerine getirilmesi, bütçelerde ilave yük oluşturacak şekilde faaliyet genişlemesine ve iş artışına gidilmemesi, ilgili mevzuatta belirtilen faaliyet alanları ile doğrudan ilgili olmayan herhangi bir harcama veya taahhütte bulunulmaması ve ölçek ekonomisinden yararlanarak ihtiyaçların daha düşük maliyetlerle karşılanması için azami gayret gösterilmesi olarak belirlenmiştir.
24. Bahsi geçen 2021/14 sayılı Tasarruf Tedbirleri konulu Genelgede “Enerji ve Su Alımları” başlıklı bölümde kamu kurum ve kuruluşların, enerji maliyetlerini azaltmak amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı tarafından yayınlanan Kamu Binalarında Tasarruf Hedefi ve Uygulama Rehberinde yer alan tasarruf önlemlerine uymasının zorunlu olduğu, sözü edilen rehberde ise kamu binaları için 2023 yılı sonuna kadar asgari %15 enerji tasarrufu hedefinin sağlanabilmesi için enerji yönetim faaliyetlerinin ve enerji verimliliği önlemlerinin uygulanmasında kurum ve kuruluşun harcama yetkilisinin sorumlu olacağı belirtilmiştir.
25. Bu kapsamda, başvuranın talebi, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; acil sağlık hizmeti sunmak ve tıbbi müdahalede bulunmak maksadıyla kurulan acil sağlık hizmetleri istasyonlarının verdikleri hizmetin doğal ve zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkan ve hizmetten yararlananlar yönünden genel ve olağan nitelikteki külfetten kaynaklanan neticenin idarece üstlenilmesinin zorunlu olmadığı, acil sağlık hizmetlerinin hızlı ve etkili şekilde işlemesinin kamusal bir menfaat olduğu dolayısıyla bireysel menfaat karşısında öncelik arz ettiği, ayrıca acil sağlık hizmetleri istasyonunun il sağlık müdürlüğü binasına taşınması hâlinde doğalgaz tüketim maliyetinin ciddi ölçüde artacağı ve bu durumun da “Tasarruf Tedbirleri” konulu 2021/14 sayılı
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kamu idarelerine getirilen yükümlülüklerin ihlali sonucunu doğuracağı öngörüldüğünden No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun taşınması talebinin idare tarafından reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiş olup bu sebeple başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderdiği anlaşılmıştır.
27. Bununla birlikte başvuranın şikâyet konusu ettiği acil sağlık hizmetleri istasyonunda görevli personel ve hizmet araçlarının neden olduğu ses kirliliği ile hasta sevk ve nakil işlemlerinden sonra yapılan ambulans temizliği işlemi sonrası sokağın kirlendiği beyanları karşısında konuyla ilgili idarece gerekli tedbirlerin alınması hususunda daha fazla hassasiyet gösterilmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca
/
başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Uşak İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/