|
ÖZET: Bu karar, Viranşehir Devlet Hastanesi’nde çalışan bir radyoloji teknikerinin, acil servis hastalarına hizmet verdiği süre zarfında aldığı artırımlı nöbet ücretinin geri iadesini talep etmesi üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, Sağlık Bakanlığı’nın, tomografi cihazının acil servis sınırları içinde olmadığını belirterek 6.992,72 TL’lik nöbet ücretinin geri ödenmesini istemesi üzerine mağduriyet yaşadığını ifade etmiştir. Danıştay 12. Dairesi’nin daha önceki bir kararında, artırımlı nöbet ücretinin ödenebilmesi için personelin belirli bir birimde görev yapması gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, önceki iptal kararının bozulmasıyla birlikte, yapılan ödemelerin hukuken dayanaksız hale geldiğini ve bu nedenle geri talep edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu vurgulamıştır. İdarenin, mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğü, kararın kesinleşmesine bağlı olmaksızın devam etmektedir. Sonuç olarak, başvuranın 6.992,72 TL’lik artırımlı nöbet ücretinin geri ödenmesi talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/7479-S.22.11451
BAŞVURU NO : 2022/1585
KARAR TARİHİ : 09/06/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Ödemelerin iadesi hakkında
BAŞVURU TARİHİ : 29/01/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Viranşehir devlet hastanesinde radyoloji teknikeri olarak çalıştığını, 2019 Ekim tarihinden itibaren 2021 Nisan ayına kadar tomografi cihazında hem acil servis hem poliklinik hastalarına hizmet verdiğini bu süre zarfında nöbet ücretlerinin acil servis üzerinden ödendiğini, Sağlık Bakanlığı cihazın acil servis sınırları içinde olmadığını gerekçe göstererek artırımlı nöbet ücretlerinin geri iadesi istediğini, cihazın acil servisin için olup olmamasının kendi suçu olmadığını, akşam saat 16 dan itibaren sabah 9’a kadar ve hafta sonları 24 saat sadece acil servis hastalarına hizmet verdiğini nöbet ve döner sermeye listelerinde ekte sunduğunu, 6.992,72 TL artırımlı nöbet ücretlerinin iadesini geri yaptığını ifade ederek mağdur edildiğinden bahisle 6.992,72 TL artırımlı nöbet ücretinin geri iadesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen – sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Viranşehir Devlet Hastanesi Başhekimliğine gönderilen 9/9/2021 tarihli yazıda; “Hastanenizde Tomografi ve Laboratuvar biriminde çalışan personellerin para iadesi yapmak istemediklerine dair verilen dilekçeler üzerine konu hakkında nasıl bir yol izleneceğine dair görüş istenmiştir. Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün konuya dair görüşü daha önce
Destek Hizmetleri Başkanlığımızın sayılı yazısı ile tarafınıza bildirilmiştir. Söz konusu ödemeler kamu alacağı kapsamına girdiğinden idarenizce alacakların tahsili için 6183 Sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre hareket edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda yersiz ödeme yapılan her bir personel hakkında idarenizce alacak dosyası düzenlenmelidir.
Personele yapılan ödemede kendilerine atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığından söz konusu
alacaklara herhangi bir faiz işletilmeden ve her bir personele ne kadar sürede yersiz ödeme yapılmışsa o kadar sürede alacağın peyder pey iadesi imkanı sağlanmalıdır. İade kolaylığına uyularak geri ödeme yapılmasının; aksi takdirde ödeme yapmayan her bir personelin temerrüde düşerek alacağa yasal faiz işletilerek cebri icra yoluyla tahsili cihetine gidilmesi gerektiği hususunu bilgilerinize rica ederim” ifadelerine yer verilmiştir.
Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Strateji Geliştirme Başkanlığı’na yazdığı görüş yazısında;
2.2. Mülga Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazısının “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2 nci maddesinin Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve E:2018/4576- K:2019/2960 sayılı kararıyla, diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücreti ödeneceği, bu ücretin ödenebilmesi için bu birimlerde görevlendirilmiş olma koşulunun aranmadığı ve mevzuatta birimlere hizmet verecek şekilde nöbet tutulmasının yeterli olduğu, artırımlı nöbet ücreti ödenmesinde nöbet hizmetinin verildiği birime bakılarak, bu birimlere hizmet veren sağlık personeline yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücreti ödenmesi gerektiği gerekçesiyle iptali üzerine, anılan kararın uygulanmasını teminen, kararın Bakanlığımıza tebliğ edildiği 17/09/2019 tarihinden itibaren, ayrı bir acil laboratuvar/röntgen birimi bulunmayan sağlık tesislerinde, nöbet görevini ifa etmekte iken mesai saatleri dışında acil servis hastalarına da hizmet veren laboratuvar/röntgen biriminde görevli personele bu şekilde çalıştıkları süreler için yüzde elli oranında artırımlı nöbet ücreti ödemesinin yapılması hususu, Başkanlıklarınca Bakanlığımız teşkilatına tamim edilmiş olduğu,
2.3. Danıştay 12. Dairesi’nce verilen iptal kararının. Genel Müdürlüğümüz temyiz başvurusu üzerine
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/10/2020 tarihli ve E:2019/2897- K:2020/1771 sayılı kararıyla “…Söz konusu düzenleme hizmet bazında değil birim bazında yapıldığından personelin bu birimler için öngörülen katsayıdan faydalanabilmesi için görev yapılan kurumda bu birimin bulunması ve hizmetin fiilen bu birimde verilmiş olması gerektiği,
2.4. Bu nedenle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesi ve yukarıda anılan Toplu
Sözleşme hükümlerinde tahdidi olarak sayılan diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetleri birimlerinde çalışan personelin görevinin sürekli özen ve dikkat gerektirmesi, öte yandan bu birimlerde görevli personelin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi hususlar dikkate alındığında, %50 artırımlı nöbet ücretinden yararlanma koşulunun hizmet değil birim bazında değerlendirilmesi gerektiği ve bahsi geçen birimlerde görev yapmayan personele nöbet ücretinin %50 artırımlı ödenmesine hukuken imkan bulunmadığı görülmektedir.” gerekçesiyle bozulmasına ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiğinin bildirimi üzerine, bundan sonraki uygulamanın
Temyiz Mahkemesi kararı doğrultusunda yapılıp yapılamayacağı, Danıştay 12. Dairesi’nce verilen iptal kararı uyarınca personele yapılan ödemelerin iadesinin, bu ödemelerin geri alınması yükümlülüğünün çok sayıda personeli ilgilendirmesi nedeniyle karar kesinleşinceye kadar bekletilip bekletilemeyeceği hususlarında ilgi yazı ile Genel Müdürlüğümüz görüşü istenilmekle konunun incelendiği,
2.5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kararın bozulması, bozulan kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurduğundan, bozmanın yargı kararına dayalı işlemler üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi gerektiği,
2.6. İptal kararları icabı tesis edilen işlemlerin hukuki sebebi ilgili iptal kararıdır ve dolayısıyla söz konusu karar bozulduğunda bu karara göre yapılan işlem hukuki sebepten yoksun hale gelmektedir.
Bu hale göre bozma kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma uygun işlemler tesis edilmesi ve iptal kararını uygulamak üzere tesis edilen işlemlerin etkisinin giderilmesi gerekeceği,
2.7. Bu itibarla, Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve E;2018/4576-K:2019/2960 sayılı iptal kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 08/10/2020 tarihli ve E;2019/2897-K:2020/1771 sayılı kararıyla bozulması sebebiyle, 1) Daire kararı gereği tesis edilen işlemlerin geri alınması ve İdari Dava
Daireleri Kurulu’nun bozma kararı gerekçesi doğrultusunda yeniden işlem/düzenleme yapılması gerektiği, 2) Danıştay 12. Dairesi’nce verilen iptal kararının yarattığı hukuki sonuç, bozma üzerine ortadan kalktığından ve dolayısıyla karar gereği yapılan ödemeler hukuken sebepsiz hale geldiğinden, yapılan ödemelerin geri alınmasının iktiza ettiği değerlendirildiği
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,
3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
5.1. 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye
veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez… .”,
5.2. “Kararın bozulması” başlıklı 49 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında, “4. Mahkeme bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebilir. Israr kararının ilgili tarafından temyizi halinde, dava, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir. Danıştayın ilgili dava dairesinin kararı uygun görülürse mahkemenin kararı bozulur; aksi halde onanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava
Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.”,
5.3. 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.”,
6. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir. Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Viranşehir devlet hastanesinde radyoloji teknikeri olarak çalıştığını, 2019 Ekim tarihinden itibaren 2021 Nisan ayına kadar tomografi cihazında hem acil servis hem poliklinik hastalarına hizmet verdiğini bu süre zarfında nöbet ücretlerinin acil servis üzerinden ödendiğini, Sağlık Bakanlığı cihazın acil servis sınırları içinde olmadığını gerekçe göstererek artırımlı nöbet ücretlerinin geri iadesi istediğini, cihazın acil servisin için olup olmamasının kendi suçu olmadığını, akşam saat 16 dan itibaren sabah 9’a kadar ve hafta sonları 24 saat sadece acil servis hastalarına hizmet verdiğini nöbet ve döner sermeye listelerinde ekte sunduğunu, 6.992,72 TL artırımlı nöbet ücretlerinin iadesini geri yaptığını ifade ederek mağdur edildiğinden bahisle 6.992,72 TL artırımlı nöbet ücretinin geri iadesini talep etmektedir.
9. Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi
E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013).
10. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138 inci ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Dolayısıyla, idarenin mahkeme kararlarını uygulaması
Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.
11. Anayasa Mahkemesi kararlarından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının icaplarına uygun olarak uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
12. Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ışığında,
12.1. 31/8/2021 tarihinde Viranşehir Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından tebliğ edilen yazıda; Danıştay kararı gerekçe gösterilerek fazla ve yersiz ödeme yapıldığı gerekçe gösterilerek 6.992,72 TL’nin iadesinin istendiği,
12.2. Sağlık Bakanlığınca temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu’nun 08/10/2020 tarihli ve E:2019/2897- K:2020/1771 sayılı kararında,
“Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun 23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu
Genel Yazısının; “Özellik Arz Eden Birimlere Hizmet Verenlerin Nöbet Ücreti” başlıklı 2. maddesi yönünden; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesi ve Toplu Sözleşme hükümlerinde tahdidi olarak sayılan diyaliz, ameliyathane, yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetleri birimlerinde çalışan personelin görevinin sürekli özen ve dikkat gerektirmesi, öte yandan bu birimlerde görevli personelin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi hususlar dikkate alındığında, %50 artırımlı nöbet ücretinden yararlanma koşulunun hizmet değil birim bazında değerlendirilmesi gerektiği ve bahsi geçen birimlerde görev yapmayan personele nöbet ücretinin %50 artırımlı ödenmesine hukuken imkân bulunmadığı,
23/06/2014 tarih ve 869 sayılı “Nöbet Ücretleri” konulu Genel Yazı’nın 3. maddesinin “Fazla ve Yersiz
Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı (b) bendinin iptali istemine ilişkin olarak ise, 5018 sayılı Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesinde, mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması halinin de kamu zararı kapsamında olduğu açıkça belirtildiğinden, bir kamu görevlisine mevzuata göre yapılmaması gereken bir ödemenin yapılmış olduğunun anlaşılması halinde de, ilgili idare tarafından söz konusu meblağın ilgilinin maaşından cebren kesinti yapılmak suretiyle istirdat edilemeyeceği, fazladan ve yersiz ödendiği iddia edilerek davacı adına borç çıkarılan tutarların rızaen geri ödenmemesi durumunda
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği” gerekçelerine dayanılarak Danıştay 12. Dairesi’nin 18/04/2019 tarihli ve E:2018/4676K:2019/2960 sayılı iptal kararının bozulmasına karar verildiği,
12.3. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararı ile başvurana artırımlı nöbet ücretinin verilmesine dayanak teşkil eden yargı kararının ortadan kalkmış olduğu anlaşılmaktadır.
13. İdarenin iptal kararını uygulama yükümlülüğü kararın onanmasına ya da kesinleşmesine bağlı olmadığından 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur….iptal kararının verilmesiyle bu kararın bozulması arasında geçen süre otuz günden çok daha uzun olacağı için, uygulanması tesis edilecek yeni işlemlerle otuz günü geçmesi mümkün iptal kararları bile bozma kararı çıkıncaya kadar uygulanmış ve idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmiş olması gerekir…. İdarenin iptal kararı üzerine bu kararı uygulama kapsamında tesis ettiği işlemlerin dayanağını yargı yerince verilen iptal kararı oluşturmaktadır. Bu işlemlerin dayanağını oluşturan yargı kararının varlığı ise bozma kararı ile ortadan kalkmaktadır. Bu durumda dayanak yargı kararının ortadan kalkması, yargı kararına dayalı işlemler üzerinde etki doğuracaktır.
(https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/208316 )
14. Bu kapsamda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bozma kararı neticesinde Danıştay 12.
Dairesi’nce verilen iptal kararının doğurmuş olduğu hukukî sonucun ortadan kalkmış olması ve iptal kararına istinaden yapılmış olan ödemelerin hukuken dayanaksız hâle gelmesi, dayanak yargı kararının ortadan kalkması ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararında da yer verildiği üzere söz konusu mevzuata uygun olmaksızın yapılan ödemelerin yersiz ödeme olarak kamu zararı niteliğinde değerlendirilmesi nedeniyle başvurana iptal kararına istinaden artırımlı nöbet ücreti ödemelerinin geri talep edilmesi ile ilgili idarenin mahkeme kararını icaplarına göre yerine getirmesi yönünde tezahür eden işlemlerin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
15. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; başvuranın 2019 Ekim ayından 2021 Nisan ayına kadar olan döneme ilişkin yersiz ödeme olarak kendisine çıkarılan 6.992,72 TL borcu ödemiş olduğu bu meblağın kendisine iadesine ilişkin talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık görülmediğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi